Ankara BAM 22. HD 2024/306 E. 2024/325 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2024/306
2024/325
26 Mart 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/306 (KABUL KALDIRMA YENİDEN ESAS
KARAR NO : 2024/325 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2017
ESAS NO : 2014/849 E 2017/1005 K
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVACI :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, Dairece verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesi uyarınca, incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ:
Davacılar vekili; davalı tarafça davacılar aleyhine başlatılan icra takibine konu 15.09.2009 keşide tarihli, 300.000,00 TL bedelli çekte bulunan keşideci ... imzası ile ciranta diğer davacı şirket imzasının sahte olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili; takibin kesinleşmesinden sonra kötü niyetli olarak bu davanın açıldığını, davacıların borcu kabul ettiğini, davacıların davasını ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece; davaya konu çek üzerinde bulanan keşideci imzası ile çekin arka yüzünde bulunan ciranta imzasının davacı ...'ya ait olduğunu, ...'nın aynı zamanda diğer davacı şirketin yetkili temsilcisi olduğu, davacının davasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davacı tarafça alınan uzman görüşünde imzanın davacılara ait olmadığının tespit edildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR:
Uyuşmazlık; davaya konu çek üzerinde keşideci ve arka yüzündeki ciranta imzasının inkarına dayalı davada mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; keşideci ve ciranta sıfatıyla davacı adına atılı bulunan imzanın sahteliği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dairemizin 2018/2196 Esas , 2022/170 Karar ve 22/02/2022 tarihli kararı ile:
‘’…Mahkemece alınan bilirkişi raporu yetersiz görüldüğü için Dairemizce alınan bilirkişi raporunda da keşideci ve çek arkasındaki ciranta imzalarının davacı ...'nın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, ...nın aynı zamanda davacı şirketin yetkilisi olduğu, alınan bilirkişi raporu yeterli mukayese belgesi üzerinde ve teknik araçlarla çalışılan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, alınan bilirkişi raporları ile imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça alınan uzman görüşüne itibar edilmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir…’’
İşbu kararın Davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tarafından 2022/3273 Esas, 2023/7102 Karar sayılı ve 06/12/2023 tarihli ilamı ile;
"… Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece yargılamasında görülen eksikliğin duruşma açılmak suretiyle tamamlandığı anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendi gereğince duruşma açılmaksızın tamamlanabilecek yargılama eksikliklerinin varlığı durumunda dâhi, Bölge Adliye Mahkemesince esastan yeni bir karar verilmesinin gerekli kılınmış olduğu nazara alındığında, yargılamadaki eksikliğin duruşma açılarak giderilmesi hâllerinde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemeyeceği, bu gibi hâllerde de esastan yeni bir hüküm kurulması gerektiği kuşkusuzdur. Aksi halde, incelenen kararda olduğu gibi, bir yandan kararın gerekçesinde yargılama eksikliğine ve bunun giderildiğine değinilirken, bir yandan da ancak ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hâllerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki ve infazda tereddüt oluşacağı, bu durumun ise kanuna açık aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil edeceği açıktır. Somut davada İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda imzanın davacı temsilciye ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça alınan uzman görüşünde ise imzanın davacı temsilciye ait olmadığının tespit edildiği, buna göre raporlar arasında çelişki oluştuğu, istinaf incelemesinde ise İlk Derece Mahkemesince alınan raporun yetersiz görülmesi nedeniyle çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor alındığı ve alınan yeni rapor kapsamında karar verilmiş olduğu halde davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince çelişkiyi gidermek için alınan son bilirkişi raporu kapsamında karar verildiğine göre esastan yeni bir hüküm kurulması gerekirken, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Dairemizce anılan bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir. Davaya konu çekteki keşideci sıfatıyla ve ciranta sıfatıyla davacıya atfen atılı bulunan imzaların inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti istemli açılan davada, davaya konu çekin incelenmesinde; keşidecisinin davacı ..., lehtarının diğer davacı ...... Ltd. Şti., cirantaların ... Ltd. Şti., ... ve davalı olduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizce ilk derece mahkemesince imza incelemesi yönünden yapılan inceleme ve araştırma eksik ve yetersiz kabul edilerek, 3 kişilik Adli Tıp uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda : Keşideci ve çek arkasındaki ciranta imzalarının davacı ...'nın eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Davacı ..., aynı zamanda davacı şirketin yetkili temsilcisidir. Dairemizce alınan bilirkişi raporu konunun uzmanlarınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonucunda imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilerek tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulmuştur. İlk derece mahkemesince ve Dairemizce alınan bilirkişi raporları ile imzanın davacıya ait olduğu anlaşıldığı gerekçeleriyle davacı tarafça alınan uzman görüşüne itibar edilmeyerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
-
Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2017 Tarih, 2014/849 Esas, 2017/1005 Karar sayılı kararının HMK'nın 356/2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3- YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
- A. Davanın REDDİNE,
B-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 5.123,25-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.695,65-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
C-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Ç-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen 47.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
D-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
-
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
-
Bozma üzerine resen duruşma açıldığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Taraf vekillerinin yüzüne karşı,HMK'nin 356/2 maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1.maddesi gereğince kesin olmak üzere, 26/03/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18