Ankara BAM 22. HD 2023/906 E. 2024/227 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2023/906
2024/227
13 Mart 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/906 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
KARAR NO : 2024/227 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR.... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/03/2023
ESAS NO : 2022/34 E 2023/223 K
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 13/03/2024
YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalı ...'ın 15.03.2015 keşide tarihli 30.06.2015 vade tarihli 130.000,00 TL tutarlı bonoya dayanarak müvekkili ... aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2015/14030 Esas sayılı dosyası ile 02.07.2015 tarihinde kambiyo senetlerine özgü ilamsız icra takibi başlattığını, ancak müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin takibe konu senedi imzalayarak davalıya teslim etmediğini, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davaya konu icra takip dosyası başlatılmadan önce kendisini postacı olarak tanıtan bir şahsın müvekkili imzası karşılığında bir zarfı müvekkilinin evinde teslim ettiğini, müvekkilinin üçüncü şahsı yolcu ettikten sonra eve girdiğini ve teslim aldığı zarfı açtığını, zarfın kimden gönderildiği belli olmadığı gibi, içinden üst kısmı yartılmış bir d-smart faturası çıktığını, müvekkilinin anlam veremediği bu olayı araştırmak için postaneye ve köy sakinlerine giderek zarfı getiren üçüncü şahsı sorduğunu, ancak bu şahsa dair yeterli bir bilgiye ulaşamadığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep va dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, senetteki imzanın davacı eli ürünü olduğu, senedin aksinin yazılı belge ile kanıtlanmasının gerektiği, kaldırma kararı öncesi senede karşı yazılı belge ile ispat koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek karar verilmiş ise de dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya muhteviyatından HMK 203/ç maddesi uyarınca senetteki imzanın karşılıksız olarak davacının iradesi dışında temin edildiği kanaatının oluştuğu, davacı asilin yaşı gereği davalı ile arkadaşlık ve dostluğunun olmadığı, maddi durumu iyi olması nedeniyle borç alma ihtiyacının olmadığı, 2015 yılından önce köyden taşınan davalının davacıya 2015 yılında ne şekilde borç verip senet aldığının anlaşılamadığı, maddi durumu iyi olan davacının aralarında hiçbir yakınlık olmayan ve köyden ayrılmış olan davacıdan senet karşılığı borç para almış olmasının hayatın olağan akışına da uymadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Senet üzerindeki imzaların davacıya ait olduğu ve CBS tarafından verilen ve kesinleşen kararın yok sayıldığı, davacı yanın senedin geçersizliğine dair herhangi bir belge sunamadığı, dinlenen tanık beyanlarının da hile olgusunu ortaya koyamadığı, senette tahrifat yapıldığı, boş kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğuna yönelik iddialarının usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerektiği, kaldırma kararında sadece bildirilen tanıkların dinlenmediği gerekçesine dayanıldığı, kaldırma kararına istinaden dinlenen tanıkların da iddiaları ispat edemediği, müvekkili aleyhine açılan davanın reddi ile müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve dava konusu bononun haksız ya da hile ile ele geçirilip geçirilmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 72 maddesi gereğince takipten sonra açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı tarafından Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2015/ 14030 E. sayılı dosyasında kambiyo senedine özgü yolla takibe konan 15.3.2015 keşide tarihli 30.6.2015 vadeli 130.000,00 TL’ lik senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, davalı ile aralarında böyle bir senet düzenlenmesine yol açacak bir ilişkinin bulunmadığını, davacı ile kız kardeşi ... arasında babalarından kalma miras sebebi ile açılmış davalarda davalı aleyhine tanıklık yapmaması için sahte senet düzenlendiğini, kendisinin tehdit edildiğini, ayrıca icra takibi öncesi kendisini postacı olarak tanıtan bir şahsın imza karşılığı teslim ettiği zarftan üst kısmı yırtılmış d-smart faturasının çıktığını, senedin hile ile düzenlenmiş olduğunu ya da davalının babası ile müvekkili arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi sırasında verilmiş olan bir senet olabileceği belirtilerek iş bu menfi tespit davası açılmıştır.
Davacının menfi tespit istemi, birden fazla sebebe dayanmakta olup her birinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu bono ile ilgili olarak imza inkar ve davalının babasına arsa karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında verilmiş bir senedin sonradan anlaşmaya aykırı bir biçimde düzenlenerek takibe konu edildiğinden bahisle davacı yanca suç duyusunda bulunulduğu, Ankara C. Savcılığının 2016/2129 sayılı soruşturma dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda senetteki imzanın davacı eli ürünü çıktığından bahisle, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz edilerek kesimleştiği anlaşılmıştır.
İş bu dosya kapsamında mahkemece 07.09.2017 tarihli ATK raporunda dava konusu bono üzerindeki imzaların kuvvetle muhtemel davacı eli ürünü olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı yanca dosya kapsamında bildirilen tanıklar dinlenmiştir.
Tanık ... “Ben kardeşim ... aleyhine miras davası açmak istediğimde tanık olarak beyanda bulunumup bulunmayacağına ilişkin davacı ile tanıştım babam Mutaitti idi arsa sahibi olan Davacıya kat karşlığı inşaata sözleşmesi ile bina yapmıştır. Köy tatar köyü olduğundan devirler 10 yıl sonra gerçekleştiğinden kendisinden bir teminat senedi alındğını babamdan duymuştum davaya konusu senedin buna ilişkin olduğunu düşünüyorum Davacı tarafça davalıdan 130 bin liralık para lanımasını gerektirecek herhangi bir durumu söz konusu değildir davacı benim davamda tanık olarak beyanda bulunaacağın söyledikten sonra kendisin davalı tarafça tehdit edildiğini söylemişti ayrıca ben birinci ayda davamda tanık olarak listede davacının adına bildirdiğimde üçüncü ayda bu senedin düzenlendiğini düşünüyorum ayrıca davacı tehdit edildiğini söylediğinde benim çok tanığım var siz tanıklık yapmayın dediğimde Allah için bildiğimi söyleyeceğim davacı vekilini talebini üzerine soruldu davalı Emniyet müdürü olmamaa rağmen yolumu kesip beni tehdit etmiştir. Yanımda çalışan işçilerin yalan tanıklığı ve sahte belge düzenlenmesi söz konusudur 17 asliye cezada sahte belge ile davamız halen sürmektedir.davalı vekilini talebi üzerine soruldu. Tanık tarafından davalının şikayeti üzerine açılmış davalar vardır bir tanesinden berat etmiştir. Sorulmasını istiyorum dedi. Tanık :berat kararı henüz kesinleşmemiştir. Ayrıca davalı vekilininde ben sahte belge konusunda şikayet etmiştim” demiştir.
Tanık ... “Ben ... şahsen bilmem babasını tanırdık kendisi kat karşılğı inşaat sözleşmesi ile bize bina yapmıştır. Senet alınıp verildğini hiç bilmiyorum ...'dan 2015 yılında alınmış 130 bin liralık herhangi bir alacak yoktur. O dönem bizim böyle bir parayada ihtiyacımız yoktu.Eşim ile davalı arasında bu tarz bir para alışveriş söz konusu değildir. Senedin ne şekilde düzenlendiğin bilmiyorum Ancak davalı ile ... arasında ki miras davasında bize gelerek kendisinden yana tanıklık yapılmasını istedi beyimi tehdit ettiğini kendisinden duydum sabah erken vakit bir kaç kez tanıklık için davalı gelmişti. Davacı vekilini talebi üzerine soruldu. Eşim ile davalı arasında borç alıp verime gibi bir durum söz konusu değildi.Tarihinii hatırlayamadım bir dönemde genç bir çocuk eşime bir şey imzalattı kendisini muhtar olduğu için sürekli imzaya gelirlerdi ancak imzalattığı belgenin içinde bir şeye çıkmadı. Neye imza atıp veridiğini bilmiyorum” demiştir.
Tanık ... “Y... yani davalının babası ile davacı arasında arsa karşılığı inşaat yapımı konusunda anlaşma olmuştu. Babası bina yapımış karşılğındada arsa almıştır ancak o dönem tapuda devir yapılamadğından güvence olarak teminat senedi verilmekte idi ben dava konusu 15/03/2015 keşide tarihli senedin ne şekilde düzenlendeğii bilmiyorum ancak taraflar arasında bu şekilde senet düzenlemesi bir ilişki mevcut değildi. Davacının böyle bir alacağa ihtiyacı yok diye biliyorum davalı ile aralarında arkadaşlık dostluk ilişkisinin olmadğını,davalı ile aralarındaki yaş sebebi ile de aralarında böyle bir ilişkini söz konusu olmadğını biliyorum davacı vekilinin talebi üzerine soruldu. İnşaat bittikten sonra bu dava başlayana kadar aralarında bir görüşme olduğunu zannetmiyorum. Davalı vekilini talebi üzerine soruldu: ben ...ın açıtğı davada davacı tanığı olarak tanıklık yapmıştım. Davalı benden tanık olmamı istedi ancak ben kabul etmedim” demiştir.
Tanık ... “Senetle ile ilgili bilgim yoktur ancak davalının babası tarafından davacıya arsa karşığlı inşaat yapılmıştır. O dönem arsalar belediyeden dağıtıldğı için tapu devri yapılamayıordu bu nedenle güven esasına göre devirler yapılmakda idi senedin o dönem verildiğini düşünüyorum ... ile davacı arasında özel bir dostulk arkadaşlık söz konusu değildir babası tarafından inşaat yapılarken kendisi 14 - 15 yaşlarında idi Mutaitlik yapmaya davalı devam etmiştir ancak ilk bina yapıldığı tarihten sonra aralarında herhangi bir ilişki olmamıştır 2015 ten öncede davalı köyden taşınmıştı. Borç alacağı ilişkisi olduğnu tahmin etmiyorum davacının zaten maddi durumumu iyiydi borç alma ihtiyacı bildiğim kadarıyla yok idi. Davalının maddi durumunuda iyi olduğunu biliyorum Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu:Muris Muvazaası davasında ...' ın tanığı olarak beyanda bulunmuştum” demiştir.
Dairemizin 27/12/2021 tarih 2019/1070 E. 2021/2163 K. sayılı kararı ile bir kısım davacı tanıklarının dinlenmemesi nedeniyle kararın kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece dosya kapsamında kaldırma kararı doğrultusunda eksik delillerin toplandığı anlaşılmıştır.
Tanık ... “Ben tarafları tanırım, aynı köyde oturmaktaydık, ...'ı ...'ın babası ile bina yapımı ile ilgili bir ilişki olmuştu, ... ...'a bina yapmıştı, o da karşılığında arsa vermiş diye köyde bilinir, dava konusu senetle ilgili herhangi bir bilgim yoktur. Ancak ...'ın maddi durumu iyidir, kendisi muhtarlık da yapmıştır. Kendisinin borç alacak durumda olduğunu düşünmüyorum. Davacının ... ile olan ilişkisi konusunda herhangi bir bilgim yoktur, 1997 yılında ben köye geldim, bina ben gelmeden önce yapılmıştı, 1995-1997 yıllarında yapılmış olabilir, o zamanlar ... tahminice 16-17 yaşlarındaydı demiştir.
Tanık ... “Benim dava konusu senetle ilgili bilgim yoktur. 1997-98 yılından beri ... ile hiç görüşmedim, ...'ın babası ile ...'a bina yaptığını biliyorum. ... benim okul arkadaşımdı, ... yaşını almış birisi olduğu için aralarında bir dostluk arkadaşlık olduğunu düşünmüyorum. Böyle bir şey görmedim, ...'ın maddi durumu iyiydi, borç alacak bir durumu olduğunu düşünmüyorum” demiştir.
Mahkemece Tanık ...'ın dinlenmesinden adresinin tespit edilememesi ve yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmesi nedeni ile ve davacı vekilinin talebi de dikkate alınarak sarfı nazar edilmesine karar verilmiştir.
Davacı yanca senedin davalının babasına verilen senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak davalı tarafından ele geçirilip doldurulduğuna ilişkin iddiaları ile hile iddiasına yönelik iddialarının dosya kapsamı ile ispat edilemediği, hatırlatılan yemin hakkının da kullanılmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne dair verilen kararının doğru olmadığı, ancak davacı yanın kötüniyetli olduğu dosya kapsamı ile ispat edilemediğinden davalı yanın kötüniyet tazminatı isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;
-
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/34 Esas 2023/223 Karar sayılı 29/03/2023 tarihli kararının HMK 353/1. b. 2.maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
-
a. Davacının davasının REDDİNE,
b-Davacı yan haksız ise de kötüniyetli olduğu hususu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
c-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 2.220,08-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.792,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
ç-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen 20.800,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
e-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ;
-
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
-
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yapılan 177,00TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin olmak üzere 13/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39