Ankara BAM 22. HD 2021/939 E. 2024/208 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2021/939
2024/208
11 Mart 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2021/939 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/208
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2020
ESAS-KARAR NO : 2018/12 E - 2020/583 K
DAVACI : ...
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 11/03/2024
YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 23.06.2014 tarihli Bayilik Protokolü'ne istinaden davalı şirkete bayilik hakkı verildiğini, protokole ek olarak Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ile aynı şekilde 30.09.2014 tarihli Cari Hesap Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu protokolün 21. maddesi uyarınca, müvekkili şirketin 60 ayda eşit taksitler halinde geri ödenmek üzere bila faiz 4.600.000,00 USD nakdi krediyi davalıya sağladığını, ancak davalı vadesi geçmiş olmasına rağmen bugüne kadar 2.182.112,14 USD kredi borcunu müvekkili şirkete geri ödemediğini, ayrıca akaryakıt alım taahhüdünden doğan 1.113.821,00 USD ve madeni yağ alım taahhüdünden doğan 4.050,00 USD olmak üzere toplamda 1.117.871,00 USD cezai şart alacağının da muaccel hale geldiğini, yine protokolün 27. maddesi ile Bayilik Sözleşmesinin 24. maddesi kapsamında, sözleşmenin feshi halinde Bayi, sözleşmeden doğan borçları ile doğacak borçlarının muacceliyet kesbedeceğini, satın aldığı ürünlerden dolayı müvekkili ...'ye olan her türlü borçlarının muaccel hale geleceğini, kredi borçlarının muaccel hale geleceğini, 182.000,00 USD cezai şartı ödemeyi, asgari alım taahhüdünden doğan cezai şart borcunu ödeyeceğini, peşin satış destek primini artık geçerli olmayacak sözleşme süresine karşılık gelen kısmını müvekkili ...'den aldığı günden itibaren işleyecek ticari faiz ve masrafları ile birlikte ödeyeceğini, müvekkili ...'nin uğrayacağı kar mahrumiyeti dahil sair zarar ve ziyanı tazmin edeceğini açıkça kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, aynı şekilde 30.09.2014 tarihli Cari Hesap Sözleşmesinin 4/2. maddesinde "...'nin borçlu ile yaptığı her türlü fiil ve işlerden dolayı kendi ticari defterlerindeki borç ve alacağını bayiinin cari hesabına borç ve alacak olarak kaydetmek hakkını haizdir." hükmünün yer aldığını, buna göre davalının geçmiş döneme ilişkin borçları olduğundan ilgili bakiyenin bir kısmının da kredi borcuna sayıldığını, yine aynı sözleşmenin 4/9. maddesinde "bayii taahhütlerini vadesinde yerine getirmediği taktirde ihtar ve merasime gerek kalmaksızın bakiye borcun tamamının muaccel hale geleceği"nin kararlaştırıldığını, davalının Kartal 8. Noterliğinin 20.09.2017 tarihli ve 17795 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesine tek taraflı feshettiğini, iş bu ihtarda ileri sürülen tüm iddialar gerçeği yansıtmadığı gibi hiçbir dayanağının da olmadığını, davalıya Gaziosmanpaşa 1. Noterliğinin 21.11.2017 tarih ve 21055 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, 23.06.2014 tarihli Bayilik Protokolü'nün 27 ve 23.04.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin 24. maddeleri mucibince davalı tarafça sözleşmenin erken feshi nedeniyle müvekkili şirket ticari kayıtlarında, muaccel hale gelen bakiye kredi borcu olan 2.182.112,14 USD, akaryakıt alım taahhüdün 22.000 m3 olmasına rağmen, bugüne dek yalnızca 7.901 m3 akaryakıt alımı yapıldığından, 14.099 m3 eksik tonaj taahhüdü oluştuğundan karşılığında m3 başına 79,00 USD'den toplamda eksik tonaj taahhüdü borcu olan 1.113.821,00 USD, madeni yağ alım taahhüdü 5 ton iken sadece 2,975 ton yağ alımı yapıldığından, bakiye 2,025 ton eksik tonaj taahhüdü oluştuğundan karşılığında ton başına 2.000,00 USD'den toplamda eksik tonaj taahhüdü borcu olan 4.050,00 USD, peşin satış destek priminin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle bayilik sözleşme süresinden önce fesih edilmesi sebebiyle kıstelyevm usulüne göre yapılan hesaplama uyarınca 216.438,36 USD ve erken fesih sebebiyle cezai şart olarak 182.000,00 USD olmak üzere toplam 3.698.421,50 USD borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, yapılan ihtara rağmen davalı tarafça muaccel hale gelen borçların hiçbir surette ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin davalıdan olan toplam 3.698.421,50 USD alacağından fazlaya dair alacak, dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 USD'nin 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca, Devlet Bankalarının o yabancı para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 07.03.2018 tarihli dilekçesinde, dava edilen toplam alacak kalemlerinden; muaccel hale gelen bakiye kredi borcundan 2.182.112,14 USD'lik toplam alacağın şimdilik 200.000,00 USD'lik kısmını, akaryakıt alım taahhüdü borcundan 1.113.821,00 USD'lik toplam alacağın şimdilik 100.000,00 USD'lik kısmını, madeni yağ alım taahhüdü borcundan 4.050,00 USD'lik toplam alacağın şimdilik 2.000,00 USD'lik kısmını, peşin destek priminden 216.438,36 USD'lik toplam alacağın şimdilik 100.000,00 USD'lik kısmını, erken fesih nedeniyle cezai şart olarak 182.000,00 USD'lik toplam alacağın şimdilik 98.000,00 USD'lik kısmı olmak üzere toplamda 500.000,00 USD'nin talep edildiğini belirtmiştir.
Davacı vekili 01.10.2020 tarihli ıslah dilekçesinde; 1.000.000,00 USD alacağın fesih tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davacı vekili 03.12.2020 tarihli ıslah dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerini açıklama dilekçesinde; feshedilen bayilik sözleşmesi gereği kalan kredi alacağı olarak 500.835,41 USD'nin, sözleşmenin ihlali nedeniyle cezai şart alacak miktarı 182.000,00 USD'nin, peşin ödenen satış destek primi iade alacağı olarak 216.441,05 USD'nin madeni yağ alım taahhüdü gereği cezai şart alacağı olarak 1.000,00 USD'nin, akaryakıt alım taahhüdü gereği cezai şart alacağı olarak 99.723,54 USD'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı şirketin talep ettiği alacak kalemlerini açıklaması gerektiğini, ürün akaryakıt alım taahhüdünün, madeni yağ alım taahhüdünün ve cezai şart alacaklarının zamanaşımına uğradığını, nakit kredi geri ödeme talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin 4.600.000,00 USD kredi karşılığında 01.07.2014 tarihinde vermiş olduğu krediye karşı aynı tarihte 9.000.000,00 TL bedelli teminat mektubu aldığını, teminat mektubunu paraya çevirdiğini, aksine kendisinin alacakı olduğunu, müvekkiline ait akaryakıt istasyonu üzerindeki legant hakkının ilgili Belediye tarafından iptal edildiğini, ruhsat kısıtlamasına gidilmesinin sıkıntıların daha da artmasına sebep olduğunu, davacı ile yapılan sözleşmenin 3 yıla yakınının tamamlandığı, 2 yıl gibi bir sürenin ifa imkansızlığı nedeniyle çalışamaz olduğu, 11.03.2008 tarih 2008/495 karar ile İstanbul 4.İdare Mahkemesi kararı ile taşınmazın yapı ruhsatının iptaline karar verildiği, akaryakıt alım taahhüdü ve madeni yağ alım taahhüdü ve cezai şarta ilişkin taleplerin haksız olduğunu, sözleşmenin 2017 yılında feshedildiğini, kaldı ki davacı çekince koymaksızın 2014-2015 ve 2016 yıllarında akaryakıt vermeye devam ettiği, devam sözleşmenin ise 2017 tarihinde feshedildiği bu durumda ancak 2017 için cezai şart isteyebileceğini, bu nedenle davacı şirketin sadece 2017 yılı için cezai şart isteyebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, taraf vekillerine müvekkili şirketlerin ticari defter ve kayıtlarını sunmaları veya bulunduğu yer ile ilgilisini bildirmeleri hususunda iki hafta süre tanınmasına rağmen, davalı vekili tarafından beyanda bulunulmamış, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının İstanbul'da bulunduğu bildirilmekle İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, davalı vekili talimat cevabı dönene kadar müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının İstanbul'da bulunduğuna ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan protokolde, Ankara Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılındığından yetki itirazına, uyuşmazlık sözleşme ilişkisinden kaynaklandığından zamanaşımı def'ine itibar edilmediği, toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 5 yıl süreli bayilik ilişkisi kurulduğu, davalı şirketin 20.09.2017 tarihli ve 17795 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile mal sipariş ekranlarının kapatıldığından bahisle sözleşmeleri tek taraflı olarak feshettiği, protokol süresince 22.000 m3 beyaz ürün, 5 ton madeni yağ satım alınacağının taahhüt edildiği, satın alınmayan her m3 beyaz ürün için 79,00 USD, satın alınmayan her ton madeni yağ için 2.000,00 USD tutarında cezai şart, ayrıca sözleşmenin satış taahhüdü dışındaki yükümlülüklerin bayi tarafından ihlal edilmesi durumunda 182.000,00 USD tutarında ifaya ekli cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu cezai şartın sözleşme feshedilmeden veya feshedildikten sonra talep edilebileceğinin düzenlendiği, davacının, davalı şirkete, geri ödemesi USD para biriminden, 60 ayda eşit taksitler halinde olmak üzere 4.600.000,00 USD, ayrıca satış taahhüdü karşılığında davalıya toplam 590.000,00 USD peşin destek primi ödediği, protokolün 28. maddesinde, ihtilafların halinde ...'nin kanuni defter ve kayıtlarının delil sözleşmesi hükmünde olmak üzere kesin delil teşkil edeceğinin kararlaştırıldığı, davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davalı şirketin nakdi kredi geri ödemelerinde fesih tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, sözleşmenin feshinin haksız olduğu, protokolün 27. maddesi gereği oluşan zararları tazmin etmesi gerektiği, protokolde belirtilen beyaz ürün ve madeni yağ miktarlarının 5 yıllık protokol süresi için geçerli olması nedeniyle ve fesih tarihine kadar davacı tarafından eksik ürün teslimi nedeniyle herhangi bir ihtar ve ihtirazi kayıt bulunmadığından beyaz ürün ve madeni yağ yönünden ancak 1 senelik döneme ilişkin olarak talepte bulunulabileceği, 1 senelik dönem için 4.400 m3 beyaz ürün karşılığı (4.400 m3 x 79,00 USD/m3=) 347.600,00 USD, 1 ton madeni yağ karşılığı (1 ton x 2.000,00 USD/ton=) 2.000,00 USD ceza talep edilebileceği, davacı vekilinin 07.03.2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde açıklanan alacak kalemlerinden farklı olarak, 03.12.2020 tarihli ıslah açıklama dilekçesinde akaryakıt alım taahhüdü gereği 99.723,54 USD, madeni yağ alım taahhüdü gereği 1.000,00 USD talep edildiğinin açıklandığı, davalı şirketin nakde çevrilen teminat mektubunun tazmin tarihindeki TCMB kuru esas alındığında kalan kredi alacağının 500.835,41 USD, protokolün 3. maddesi gereği, davalı şirkete ödenen peşin satış destek priminin sözleşmenin feshi tarihine kadar geçen süre düşüldükten sonra iade edilmesi gereken tutarın 216.441,05 USD olduğu, protokolün 10. maddesinde belirtilen 182.000,00 USD ifaya ekli cezanın sözleşmenin feshinden sonra da talep edilebileceğinin kararlaştırıldığı, protokolün 27. maddesinde, feshin sonuçlarının düzenlendiği, protokol ve sözleşmelerin davalı şirket tarafından haksız olarak feshedilmesi nedeniyle dava konusu alacak kalemlerinin talep edilebileceği, ıslah ile talep azaltılamayacağı anlaşıldığından davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesindeki dava konusu alacak kalemlerin açıklamasına göre akaryakıt ve madeni yağ alım taahhüdü yönünden talebi kısmen reddedilmekle;
-Davanın Kısmen Kabulü yönünden, Bakiye kredi borcu yönünden; 500.835,41 USD'nin, sözleşmenin erken feshi nedeniyle cezai şart alacağı yönünden; 182.000,00 USD'nin, peşin satış destek primi yönünden; 216.441,05 USD'nin, yerine getirilmeyen madeni yağ alım taahhüdü yönünden; 1.000,00 USD'nin, yerine getirilmeyen akaryakıt alım taahhüdü yönünden; 99.723,54 USD'nin dava tarihinden itibaren devlet bankalarının 1 yıl vadeli USD cinsinden açılmış mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; Davalının ticari defter ve kayıtları incelenmediği, Bilirkişi mali müşavir ... uzman ve ehil olmadığı, atanan bilirkişi ... ile vekil olarak aralarında yargıya taşınmış kişisel husumeti bulunduğu, ürün akaryakıt alım taahhüdü-madeni yağ alım taahhüdü ve cezai şart alacaklarının zamanaşımına uğradığı, kredi borcu dışındaki diğer alacak kalemleri olan ürün akaryakıt alım taahhüdü, madeni yağ alım taahhüdü ve cezai şart alacakları tazminat alacağı kapsamında olup, TBK 72.maddeye göre zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlamak üzere 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan ürün-madeni yağ alım taahhütleri ve cezai şart yönünden davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, nakit kredi geri ödeme talebi haksız ve kötüniyetli olduğu, ruhsat iptal karar tarihinden itibaren konu ile ilgili olarak temyiz davaları açıldığı ve davaların reddine karar verildiği, sözkonusu taşınmazın mevcutta ruhsatsız gayrimenkul vasfında kalmasından dolayı akaryakıt ve lpg satış istasyonu olarak ticaretine devam etmesinin mümkün kılınmaz bir hale getirildiği, akaryakıt alım taahhüdü ve madeni yağ alım taahhüdüne ilişkin talepler ile cezai şart isteminin haksız olduğu, yine 6102 sayılı TTK'nun 22. maddesi uyarınca kural olarak tacir olan borçlu, cezai şartın fahiş olduğu gerekçesi ile indirim yapılmasını isteyemese de cezai şartın borçlunun ekonomik yönden yıkımına neden olacak derecede fahiş olduğunun saptandığı hallerde cezai şarttan indirim yapılması gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davaya konu alacak kalemlerinin değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 30.09.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin incelenmesinde; 4. maddesinde sözleşme süresinin 5 yıl olduğu sürenin sona ermesinden en az 3 ay önce taraflardan biri yazılı olarak sözleşmenin yenilenmesini talep edebileceği, 6. maddede bayinin yükümlülüklerinin belirtildiği 20. maddede Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu,
8.maddede; bayinin satış taahhüdünde bulunması halinde taahhüdün gerçekleşmemesinin tek taraflı ve haklı fesih sebebi teşkil ettiği,
15.maddesinde Ruhsatlar ve Mesuliyet başlığı altında; bayi tüm masrafları kendisine ait olmak üzere akaryakıt istasyonunda akaryakıt ve türevlerinin depolanması ve satışı için gerekli bütün izin ve ruhsatları mevzuat dahilinde bizzat alacaktır. Akaryakıt istasyonunun gerek mülkiyetinden gerekse işletmesinden doğacak her türlü hukuki, idari, cezai ve mali sorumluluk bayiye aittir…
19.maddesinde; Mücbir sebepler başlığı altında sözleşmenin uygulanmasında mücbir sebep olarak; " deprem, sel, yangın ve benzeri olağanüstü doğa olayları, yerel veya genel seferberlik, sabotaj, Terör, savaş nedeniyle çalışılmayan günler gösterilebilir. mücbir sebep durumunda taraflar birbirine en geç 2 gün içerisinde yazılı olarak ihbar ederler mücbir sebebin varlığı konusunda mutabık kalındıktan sonra bu müddet zarfında sözleşme askıya alınır. mücbir sebebin geçerli olduğu zaman zarfında tarafların edimleri de askıdadır…." denildiği;
-
maddede; sözleşmenin tek taraflı feshi başlığı altında bayinin birtakım yükümlülükler yerine getirmemesi halinde ... tarafından tek tarafı feshedileceği belirtilmiş olup, ödemelerin vadesinde yapılmaması da sebepler arasında sayıldığı,
-
maddede; bayi sözleşmenin tek taraflı olarak içbir ihtar ve hüküm istishaline gerek kalmaksızın ... tarafından derhal feshedileceğini kabul eder fesih hallerinde bayi sözleşmeden doğan borçları ile doğacak her türlü borçlarının muaccaliyet kesbedeceğini peşinen kabul eder bu durumda bayi;
-
...'nin uğrayacağı kar mahrumiyeti dahil sair zarar ve ziyanı tazmin eder.
-
182.000 USD cezai şartı ...'ye öder.
-
Satın aldığı ürünlerden dolayı ...'ye olan her türlü borçları muaccel hale gelir.
-Asgari ürün alım taahhüdünün sözleşmenin feshine kadar geçen süreye karşılık gelen kısmından doğan cezai şart borcunu öder.
-Kredi borçları muaccel hale gelir.
-Peşin satış destek priminin sözleşmenin feshi nedeniyle artık geçerli olmayacak sözleşme süresine karşılık gelen kısmını ...'den aldığı günden itibaren ödeme tarihine kadar geçecek sürede işleyecek tüm faizi ve masrafları ile birlikte ...'ye öder, denildiği görülmüştür.
23.06.2014 tarihli Bayilik Protokolünün 8. Maddesinde de, Asgari ürün alım takibi başlıklı maddede; bayi ...'nin satışlarını perakende standart satış, perakende özel satış ve toptan satış olmak üzere üçe ayırdığını ve ürün talep formlarında hangi satış tipinden sipariş verdiğini yazılı olarak belirteceğini kabul ve beyan eder. Bayi protokol süresince perakende standart satış fiyatından olmak ve perakende satış yapmak üzere 22 bin metreküp beyaz ürünü ...'den, 5 ton madeni yağı ...'den veya ... ile anlaşmalı olan madeni yağ üreticisinden almayı kabul ve taahhüt eder.
Protokolün 9. maddesinde ise akaryakıt satın alma taahhüdünü yerine getirmediği taktirde her m3 beyaz ürün için 79,00 USD cezai şart, madeni yağ satın alma taahhüdünü yerine getirmediği taktirde her ton için 2.000,00 USD cezai şart ödeneceğinin kabul edildiğini,
Protokolün 10. maddesinde, satış taahhüdü dışındaki yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde 182.000,00 USD cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, iş bu maddede belirtilen cezai şart ...'nin yazılı talebi üzerine bayi tarafından derhal ...'ye ödenir bu madde kapsamındaki cezai şart ifaya ekli ceza anlamında olup ... iş bu cezai şartı protokolü ve veya buna bağlı olarak akdedilecek sahil sözleşmeleri feshetmeden önce veya feshettikten sonra talep ve tahsile yetkilidir.
Protokolün 3. maddesine göre, davalının davacıya 01.07.2014 tarihinde KDV hariç 500.000,00 USD peşin satış destek prim faturası kestiği ve davacının davalıya 07.07.2014 tarihinde KDV dahil 590.000,00 USD havale yaptığı, 5 yıllık sözleşme süresine göre davalının iade etmesi gereken tutarın 216.441,05 USD olarak hesaplandığı açıklanmıştır.
Protokolün 21.maddesi gereği, davacı tarafından davalıya 60 ayda eşit taksitler halinde geri ödenmek üzere 02.07.2014 tarihinde 4.600.000,00 USD kredi verildiği,
(davalının taksitlerinden kalan borcunun 2.182.112,14 USD olduğu, davalının teminat olarak Türkiye Finans Katılım Bankasından temin ettiği 30.06.2014 tarihli 11.000.000,00 TL'lik teminat mektubunun 5.880.601,63 TL'lik kısmının 22.09.2017 tarihinde tazmin edildiği, tazmin tarihi itibariyle karşılığının 1.681.276,73 USD olduğu, kalan 2.182.112,14 USD kredi alacağından tazmin edilen teminat mektubu tutarı karşılığı olan 1.681.276,73 USD düşüldüğünde kredi alacağının 500.835,41 USD olarak hesaplandığı,)
27.maddesi; Protokol ve veya sözleşmenin ... tarafından haklı veya bayi tarafından haksız suretle fesih halinde bayi; "-...'nin uğrayacağı kar mahrumiyeti dahil sair zarar ve ziyanı tazmin eder, - 182 bin dolar cezai şartı ...'ye öder, - Satın aldığı ürünlerden dolayı ...'ye olan her türlü borçları muaccel hale gelir. - Asgari ürün alım taahhüdünün sözleşmenin feshine kadar geçen süreye karşılık gelen kısmından Doğan cezai şart borcunu öder. - Kredi borçları Muaccel hale gelir. - Peşin satış destek priminin sözleşmenin feshi nedeniyle artık geçerli olmayacak sözleşme süresine karşılık gelen kısmının ...'den aldığı günden itibaren ödeme tarihine kadar geçecek sürede işleyecek ticari faizi ve tüm masrafları ile birlikte ... ye öder.";
Hükümleri düzenlenmiştir.
30.09.2014 tarihli cari hesap sözleşmesinin 4. maddesinde de bayinin taahhütlerini vadesinde yerine getirmemesi halinde ihtara, ihbara gerek olmadan tüm borçların muaccel hale geleceği faiz ve giderleri ile borcun tamamını derhal ve nakten ödeyeceğini kabul ettiği görülmüştür.
İHTARNAME: Davalı şirket tarafından 14.08.2017 tarihli ihtarname ile sipariş ekranlarının açılması ve kesinti yapılarak verilmeyen bedeller karşılığı yakıtların verilmesi aksi halde sözleşmenin tek taraflı fesh edileceğinin bildirildiği;
Davacı ... tarafından bu ihtara karşılık düzenlenen 25.08.2017 tarihli ihtarnamede iddianın yersiz olduğu, zira üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilmediği bildirilen tutarların ödenmesinin istenildiği;
Davalı Şirketin de Kartal 8. Noterliğinin 20.09.2017 tarihli ve 17795 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini tek taraflı feshettiğini bildirdiği;
21.11.2017 tarihli ... tarafından düzenlenen ihtarname ile de temerrüt ihtarı ve muaccel alacakların ödenmesi istenildiği görülmektedir.
17.09.2018 tarihli İBB tarafından bildirilen yazı; Dava konusu istasyonun 08.10.2010 onaylı imar planında ticaret+konut alanında kaldığını bildirdiği, taraflar arasındaki sözleşmelerin ise 2014 yılında düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf ticari defterlerinin incelenmediğini ileri sürmüşse de; Mahkemece ön inceleme duruşmasında tarafların ticari defter ve kayıtlarını sunmaları veya bulunduğu yeri bildirmeleri için 2 hafta süre tanınmasına taraf vekillerince defter ve kayıtlarının bulunduğu yerin İstanbul ile Anadolu Yakası olarak bildirildiği takdirde talimat yazılarak mali müşavir bilirkişiden rapor düzenlemesinin istenilmesi yönünde karar verildiği, sonraki celsede davalı vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu, davacı tarafın defterlerinin bulunduğu yerin Üsküdar İstanbul olarak bildirdiğinden mahkemece İstanbul'a talimat yazıldığı, davalı yanın bilirkişi raporu düzenlendikten sonra beyanda bulunduğu ayrıca davalı taraf defterlerinin bulunduğu yerle ilgili bir bilgi belge dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin beş yıl süreli olduğu, davalı şirket tarafından sözleşmenin süresinden önce feshedildiği, davalı şirketin mali yükümlülükleri yönünden temerrüde düştügü ve feshinin haksız olduğu, haksız fesih halinde ... Şirketinin talep edebileceği kalemlerin düzenlendiği protokolün 27.maddesi uyarınca ve mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirlenen tutarlara hükmedilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu Genel Tebliği eki (1) sayılı tarifenin A. III. 1. e uyarınca işin esası ile ilgili olduğundan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 257.699,48 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 64.325,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 193.374,48 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
-
İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 11/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39