SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 22. HD 2021/1685 E. 2024/192 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1685

Karar No

2024/192

Karar Tarihi

4 Mart 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1685 - 2024/192

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2021/1685 (KABUL- DÜZELTEREK YENİDEN ESAS

KARAR NO : 2024/192 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/06/2021

ESAS-KARAR NO : 2019/125 E - 2021/491 K

DAVACI-KARŞI DAVALI :

VEKİLİ :

DAVALI-KARŞI DAVACI :

DAVANIN KONUSU : Alacak

KARAR TARİHİ : 04/03/2024

YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili, taraflar arasında 24/01/2014 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresinin 5 yıl olarak belirlendiğini, sözleşmeden ayrı olarak 10/12/2013 tarihli bir protokol ile davalıya verilecek teminat mektubunun miktarının belirlendiğini, bu doğrultuda davalıya verilen teminat mektubunun süresinin dolmasının ardından yenilenmesi için bankaya başvuru yaptıklarını ancak işlem sonuçlanmadan davalının sözleşmedeki koşullar oluşmadığı halde teminat mektubunu nakde çevirdiğini, teminat mektubu bedelinin iade edilmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğine ilişkin ihtarnamelerinin de karşılıksız kalması nedeni ile müvekkili tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ileri sürüp, davalıya verilen teminat mektubu bedelinin paraya çevrildiği 16/01/2015 tarihinden karar tarihine kadar işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili, teminat mektubunun davacının önceki dönemden kalma borcunun ve yeni kurulacak sözleşme hükümlerinin teminatı kapsamında verildiğini, davacı şirketin yeni ortak adayının da protokolden haberinin olduğunu, teminat mektubunun süresinin dolmasının yaklaşması üzerine davacıya bilgi verildiğini, ancak davacı bankanın teminat mektubunun süresinin dolduğu 16/01/2015 mesai bitimi saatine kadar yeni teminat mektubu sunmadığını, bu nedenle nakde çevrildiğini, sonrasında davacının sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, davacının sözleşme gereği belirlenen miktarda mal alımı yapmadığını, sözleşmeyi sürdürme yükümlülüğünün davacıda olduğunu, kimsenin kendi kusurundan kaynaklı hak talep edemeyeceğini, davacının teminat mektubunun vadesinden sadece 2 gün önce vadesinde yenilenmeyeceğini bildirmesinin hukuki himaye görmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiş;

Davalı vekili karşı davada; teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte davacının cari hesap borcunun bulunduğunu, teminat mektubu bedelinin iadesine ilişkin çekilen ihtarnamede de bu durumun ikrar edildiğini, davacının sözleşmede taahhüt edilen miktarda mal almadığını, bu nedenle 5 yıllık sözleşme süresine kadar 206.025 USD kar mahrumiyeti ödemesi gerektiğini, ayrıca haksız fesih nedeni ile sözleşme gereği 50.000,00 USD cezai şart ödemesi gerektiğini iddia ederek şimdilik 5.000,00 TL cari hesap alacağı, 5.000,00 TL kar mahrumiyeti, 5.000,00 TL cezai şartın temerrüt tarihlerinden işleyecek avans faizleriyle birlikte karşı davalıdan tahsiline, nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin alacaklardan mahsubunun hüküm sırasında dikkate alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı-karşı davacı 20/04/2021 tarihli ıslah dilekçesinde, toplam 15.000,00-TL. üzerinden kısmi olarak ikame ettiği karşı dava değerini; 46.177,17 TL. cari hesap alacağı, 28.371,78 TL. kâr mahrumiyeti alacağı ve 130.000,00-TL. cezai şart alacağı olmak üzere toplam 204.548,95TL. olarak ıslah ettiğimizden, karşı davamızın kabulüyle toplam 204.548,95 TL.'nin davacı/karşı davalıdan tahsiline, ıslah ettiğimiz tutarlara da temerrüt tarihlerinden işleyecek avans faizi uygulanmasına, ıslahla artırılan tutarlara ilişkin dava masrafları ve vekâlet ücretinin de davacı/karşı davalı üzerine bırakılmasına, nakde çevrilen teminat mektubu bedeli olan 120.000,00-TL.'nin ise takas ve/veya mahsubunun hüküm sırasında dikkate alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, sözleşme, 10/12/2013 tarihli protokol ve teminat mektubu içeriğinde nakde çevrilmesi için ihtara gerek olduğuna dair hüküm bulunmadığı gibi sözleşmede de teminat mektubunun vadesinin uzatılmasına ya da fesih dışında nakde ne şekilde çevrileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, davacının iddia ettiği şekilde davacının sözleşmeye aykırı hareket etmesi ve akabinde feshe kadar gidilerek nakde çevrileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, teminat mektubunun önceki borçlarla birlikte yeni sözleşmenin de teminatı olarak verildiği, kaldı ki nakde çevrildiği tarih itibari ile davacının cari borcu bulunduğu ve taahhüt edilen miktarda alım yapmadığının bilirkişi raporu ile belirlendiği, teminat mektubunun sözleşme süresi boyunca sürekliliğini sağlamasının davacının yükümlülüğünde olduğu, davacının tacir olarak basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğu, teminat mektubunun vade tarihini gözeterek işlemlerini yerine getirmesi gerektiği, vadenin bitiminden yalnız iki gün önce davalıyı bu hususta bilgilendirilmesi, 15 gün içinde yeni bir teminat mektubu sunulacağını bildirmiş olmasına veya davalının 06/02/2015 tarihli yeni bir teminat mektubu verilmesine ilişkin ihtarına rağmen bu süre geçtikten sonra dahi teminat mektubunun temin edildiğine ilişkin dosyaya bir belge sunulmadığı gözetildiğinde davacının teminat mektubunun haksız nakde çevrildiğine ilişkin asıl davasının sübut bulmadığı ve reddi gerekeceği değerlendirilerek, bu hali ile davacının feshinin de haklı nedenle fesih kabul edilemeyeceği, ancak davalı/karşı davacının takas talebi gözetildiğinde bu miktarın karşı davacının alacağından düşülmesi gerektiği;

Karşı dava yönünden ise, taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde karşı davacının cari hesap alacağı olduğu, her ne kadar taraf defterleri arasında cüzi bir miktar fark bulunmakta ise de hükme esas alınan heyet raporunda belirtildiği üzere, davalı defterleri gözetildiğinde davacı lehine işlem farklılıkları bulunduğu belirlendiği ve bu hesaplamaya itibar edildiği, davanın cari alacak yönünden kabulü gerektiği, davacının feshinin haksız nitelikte olduğu değerlendirildiğinden karşı davacının kar mahrumiyeti talebinde bulunmakta haklı olduğu, sözleşme ve protokol dikkate alınarak bilirkişi ek raporunda belirlendiği gibi 26.875,00USD talep edilebileceği, karşı davacı ıslah dilekçesinde 10.875,00 USD'nin temerrüt tarihi itibari ile kur değeri üzerinden ıslah talebinde bulunmuş olduğu, davasının bu yönü ile sabit olduğu ve kabulüne karar vermek gerektiği; haksız feshe ilişkin olarak bilirkişi heyeti her ne kadar kök raporda 24/01/2014 tarihli taahhütname uyarınca cezai şartı hesaplamış ise de madde metninden anlaşıldığı üzere bu hükmün "şirketin" feshi halinde uygulanabileceği, oysa ki sözleşmenin davacı/bayi tarafından feshedildiği, bu nedenle cezai şartın sözleşmenin 14. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği değerlendirilerek ek rapor doğrultusunda karşı davacının 144.910,18 TL cezai şart alacağı talep edebileceği ve karşı davacının ıslah dilekçesi ile talebini 130.000,00 TL olarak bildirdiğinden bu yöndeki davasının da kabulüne karar vermek gerektiği;

Teminat mektubu nakde çevrildiğinden ve karşı davacının takas/mahsup talebi bulunduğundan, talepten fazlasına da hüküm verilemeyeceğinden ıslahla talep edilen 204.548,95 TL'den teminat mektubu bedeli olan 120.000,00 TL'nin düşülmesi ile bakiye 84.548,95 TL üzerinden karşı davanın kabulü ile karşı davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren işin niteliği gözetilerek avans faiziyle birlikte tahsili gerektiği belirtilerek;

-Asıl davanın reddine, Karşı davanın mahsup nedeni ile kısmen kabulü ile 84.548,95TL’nin 27/03/2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

  1. İstinaf kanun yoluna başvuran davacı. karşı davalı vekili tarafından; Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu düzenlendiği, müvekkili söz konusu bayilik sözleşmesine ve protokole uygun hareket etse de davalı/karşı davacı lehine düzenlenen teminat mektubu davalı/karşı davacı tarafından 16/01/2015 tarihinde nakde çevrildiği, Banka Teminat Mektubunun nakde çevrilmesi akabinde müvekkili şirketin bu durumun sözleşmeye uygun olmadığını dile getirip Bayburt 1.Noterliği vasıtasıyla 27/01/2015 tarihli ve 0419 yevmiye numaralı ihtarname keşide ettiği, teminat mektubunun nakde çevrilmesi ile birlikte bankalar nezdinde ticari itibarı zedelenerek kırmızı listeye alınan müvekkil her ne kadar sözleşmeyi devam ettirmek amacıyla yeni bir teminat mektubu talebinde bulunsa da bankacılık sistemi nezdinde yeni bir teminat mektubunun davalı/karşı davacının ihtarnamede talep ettiği 3(üç) gün içerisinde düzenlenmesi mümkün olmayacağından dolayı, davalı/karşı davacının basiretli tacir gibi davranmayarak müvekkili şirketi dolaylı şekilde sözleşmeyi feshetme zarureti içerisine soktuğu, müvekkili şirket tarafından Bayburt 1. Noterliği vasıtasıyla keşide ettiği 09/03/2015 tarihli 1305 yevmiye numaralı ihtarname ile Bayilik Sözleşmesinin feshedildiği, asıldava yönünden teminat mektubu, müvekkilin kusuru olmaksızın sözleşmeye aykırı olarak Davalı/Karşı Davacı tarafından nakde çevrilmiş olup, 16/01/2021 tarihine kadar müvekkilin “vadesi gelmiş” herhangi bir borcu bulunmadığı, yeni teminat mektubunun alınamamasının müvekkilinin kusurlu olduğu sonucunu çıkarmadığı; karşı dava yönünden alınan raporların hatalı olduğu, Sözleşmenin devamı, davalı/karşı davacının kusurundan dolayı imkânsız hale geldiğinden, müvekkili aleyhine cezai şarta hükmedilmesinin hatalı olduğu bildirilmiştir.

  2. İstinaf Kanun Yoluna Başvuran Davalı. karşı Davacı Vekili Tarafından; İlk derece mahkemesinin asıl davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, karşı dava bakımından ise, mahsup nedeninin hükümde yer alması usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, davanın kısmen kabulü ve mahsup edilen miktar yönünen davacı/karşı davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ile yargılama giderlerinin tamamının karşı davalıya yükletilmemesinin hatalı olduğu bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Dava konusu alacakların değerlendirilmesi ile karşı davada vekalet ücreti ve yargılama gideri uyuşmazlık konusudur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl dava, teminat bedelinin tahsili; karşı dava bayilik sözleşmesine dayalı cari alacak, kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağı istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

... Şirketi ile ... Şirketi arasında düzenlenen 26.01.2009 tarihli, 21.02.2013 ve 21.01.2014 tarihli bayilik sözleşmeleri ve protokolleri sunulmuştur.

En son tarihli 21.01.2014 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; Teminatı düzenleyen 6. maddede; a-Bayi iş bu sözleşmenin tatbikatından doğacak şirketin zarar ve ziyan ile alacaklarını karşılamak üzere şirketin resen müracaat edebileceği şirketçe uygun görülecek cins ve miktarda teminat vermeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Bayilik sözleşmesinin bayinin sözleşmeye aykırı bir fiili sebebiyle feshedilmesi halinde şirket nezdinde bulunan teminatları nakte çevirmeye ve her türlü kanuni takibi yapmaya yetkili olacaktır.

b-Şirket, uygun gördüğü devrelerde söz konusu teminatı fiyatlardaki artışa paralel olarak tek taraflı artırabilir. sözleşmesi bulunan bayi şirket nezdinde bulunan teminatını arttırılan miktara yükseltmeye mecburdur. teminat miktarı şirketçe arttırıldığı takdirde artırılan miktar bayi tarafından 10 gün içerisinde şirkete ibraz edilecektir.

Sözleşme süresinin 5 yıl olduğu; maddede sayılan hallerde şirket tarafından sözleşmenin ihtara ve hükme gerek kalmaksızın tek taraflı feshedilebileceği;

Sözleşmenin 14. maddesinde; feshin sonuçları düzenlenmiş olup buna göre; "a-Sözleşmenin her ne sebep ve suretle olursa olsun sona ermesi halinde bayi şirketten sözleşmenin feshini bahane ederek zarar ve ziyan tazminat gibi herhangi bir hak ve talep de bulunamaz….

b-Bayi tarafından sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun süresinden önce feshedilmesi veya bayinin bu sözleşmeye, eklerine muhalefeti veya taahhütlerini edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle iş bu sözleşmenin feshedilmesi halinde sözleşmede ve eklerindeki diğer cezai şartların, verdiği taahhüte veya taahhüt verilmemiş ise ortalama satışına göre depo fiyatı üzerinden hesaplanacak kar mahrumiyetinin haricinde bayi, sözleşmenin fesih tarihindeki 100 ton motorinin Kırıkkale depo satış fiyatı kadar cezayı ödemeyi peşinen kabul eder. Ayrıca bu sözleşme ve diğer sözleşmelerden doğmuş ve doğacak vadeli ve vadesiz bütün borçların fesih tarihi itibariyle muaccel olacağını, borçların ve ilk ihtarda kar mahrumiyeti ile cezai şartların ödenmediği takdirde bütün teminatlarının nakde çevrileceğini ve borçları için her türlü takiplerin yapılabileceğini kabul eder.

c- Sözleşmenin hüküm istihsali yoluyla veya tek taraflı ya da karşılıklı rıza ile fesih hallerinde, fesihten ya da tek taraflı fesih ihbarını müteakiben şirketin bayiye teslimatında bulunması sözleşmenin zımnen devam ettiği ya da bayinin ibra edildiği anlamına gelmez." denildiği;

Taraflar arasında düzenlenen 10.12.2013 tarihli protokolün incelenmesinde; Madde 4. "Garantör" başlığı altında; "Borçlu bayinin şirket olan toplam borcunun bayi adayı tarafından geri ödenmesini bayi adayı ile kurulan ticari ilişkin devamını imzalanacak olan sözleşme ve eklerinin hükümlerini teminen şirket lehine 120.000,00TL bedelli 3.şahıs Banka teminat mektubu verecektir. bayi adayı, borçlu bayinin şirkete olan mevcut KDV dahil 88.157,04TL borcunu 10.04.2014 tarihinden başlamak kaydı ile on ay eşit taksitler halinde çek ile şirkete ödeyecektir…"

Madde 6.; "Yukarıda belirtilen ödemelerin aksaması veya gereği gibi tediye edilmemesi taksitlerden birinin gününde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hallerinde iş bu protokolün şirket açısından herhangi bir bağlayıcılığı kalmayacaktır. bu durumda herhangi bir ihtara lüzum olmaksızın şirket teminatların nakde çevrilmesi de dahil olmak üzere yasal tüm haklarını kullanmakta muhtar olacaktır. "

Düzenlemeleri yapılmıştır.

Dosyaya sunulan ihtarnamelerin incelenmesinde; 27.01.2015 tarihli ihtarnamede ... Şirketi tarafından ... şirketine gönderilen ihtarnamede; “15.02.2013'te imza ettiğimiz protokol gereğince 24.01.2014 tarihli bayilik sözleşmesini imzaladık. Bu sözleşmeler ile biz size “... 5 yıl boyunca bayiliğinizi yapmayı ve sadece sizin firmanızın ürünü satmayı ve 100.000,00 TL bedelli kredili akaryakıtın teminatından sayılmak üzere 120.000,00 TL Banka teminat mektubu vermeyi ve vadeli olarak aldığımız akaryakıtın bedellerini vadeleri dolmadan ödemeyi ve bizden önceki bayinizin borcu olan 85 bin TL'sini sizin takdir ettiğiniz gibi aylık 5.5509,82TL taksitlerle ödemeyi taahhüt ettik. Biz taahhütlerimizi tamamen yerine getirdik. …Ilk yılımız dolmak üzereyken bankacı teminat mektubunu yenilememizi istediniz …16.01.2015 günü genel müdürlüğünüzü ziyaret ettik ve ... şube müdürlüğü tarafından Hazırlanan şubemiz müşterisi ... firmasına bölge koordinatörlüğü yetkisinde Kredi tahsis işlemleri başlamış olup 120.000,00 TL miktarlı teminat mektubu 15 gün içerisinde tahsis edilecektir içerikli yazının maile gönderildiği talebiniz görüşülüyor denilerek oyalandıkları ve sonra da teminat mektubunu nakte çevirdiniz… firmanıza hiçbir borcumuz yoktur bayilik sözleşmesini haklı nedenle feshedeceğimizi...ihtar ederiz” şeklinde düzenlenmiştir.

09.03.2015 tarihli ihtarname ... Şirketi tarafından ... Limited Şirketine gönderilmiş olup, içeriğinde "borcu yokken 120.000,00 TL bedelli teminat mektubunun nakde çevrilerek ticari itibarının zedelendiği, bu nedenle bankalardan kredi vesaire çekemez hale geldiği sözleşmeyi devam ettirmesinin ekonomik olarak olanaklı bulunmadığı" belirtilerek sözleşmeyi fesh ettiğini bildirmiştir .

Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve sahibi lehine delil teşkil ettiğini, defter kayıtlarına göre 31/12/2015 tarihi itibari ile davacının davalıya 48.045,40 TL borçlu olduğunu, davacı kayıtlarında 120.000,00 TL tutarında teminat mektubunun 16/01/2015 tarihi itibariyle alacak kayıtlarına işlendiği; Davalı defterleri ile dosya kapsamı itibariyle değerlendirme yapmak üzere dosya mali müşavir, petrol ve doğalgaz bilirkişisi ve nitelikli hesaplama bilirkişisinden oluşan heyete tevdii edilmiş, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve sahibi lehine delil teşkil ettiğini, davalı kayıtlarına göre davalının cari hesap alacağının 46.177,17 TL olduğu, davacı defterlerindeki aleyhe farkın gerekçelendirildiği, asıl dava yönünden teminat mektubunun paraya çevrilmesinin sözleşme ve protokollere uygun olduğunu, karşı davada davalının 46.177,17 TL cari hesap alacağının bulunduğunu, cezai şarttan 50.000,00 USD, kar mahrumiyetinin ise 16.800,00 USD talep edilebileceği; tarafların itirazı üzerine düzenlenen ek raporda da; Davalı/karşı davacı ... Akaryakıt Ltd. Şti.'nin teminat mektubunu nakde çevirmesinin bayilik sözleşmesi ve taahhütname hükmüne uygun olduğu, Davalı/karşı davacı ... Akaryakıt Ltd. Şti.'nin cari hesaptan 46.177,17-TL, cezai şarttan 144.910,18-TL alacaklı olduğu, kar mahrumiyetinin 26.875,00-USD olarak hesaplandığı, karşı davadaki talebin 15.000,00-TL oluğu, Karşı davada cezai şart miktarının 50.000,00-USD olarak belirtildiği, Davalı/karşı davacı ... Akaryakıt Ltd. Şti.'nin mahsup talebi dikkate alındığında 120.000,00-TL teminat mektubu bedelinin davacı ... Ltd. Şti.'nin borçlarından düşülmesi gerektiği bildirilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden asıl dava yönünden sözleşmenin feshi haksız olup, teminat mektubunun bedele dönüştürülmesine engel bir düzenleme bulunmadığı; karşı dava yönünden belirlenen tutarlara karşı davacının takas-mahsup istemi gözetilerek hükmedilmesi doğru olmuştur. Asıl davada davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nin 353/1.b.1.maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.

Karşı davacı/davalı vekilinin istinaf itirazına gelince, karşı davadaki tüm taleplerin kabul edildiği ancak talebi doğrultusunda mahsup işlemi uygulandığından davada reddedilen kısım bulunmadığından karşı davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin kabul/ret oranında paylaştırılması doğru olmamıştır. Karşı davacı vekilinin istinaf itirazının bu nedenle kabulü ile HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Asıl davada davacı. k.davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1.maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. Davalı . Karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/125 Esas 2021/491 Karar ve 22/06/2021 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,

  1. Asıl davanın REDDİNE,

a-Asıl davada alınması gereken 59,30 TL harç peşin alındığından fazla alınan 1.990,00 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına.

-Asıl davada karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 15.530,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

-Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

b-Karşı davanın KABULÜ İLE, 84.548,95 TL’nin 27/03/2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,

-Karşı davada alınması gereken 5.775,53 TL harçtan peşin alınan 256,17 TL ile ıslahla alınan 3.237,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.282,33 TL harcın ve 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

-Karşı davada karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 11.791,36TL nisbi vekalet ücretinin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,

-Karşı davada karşı davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı 4.270,00TL yargılama giderinin ve 3.493,20 TL harcın karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,

-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,

İstinaf harç, masraf ve vekalet ücreti yönünden;

  1. a. Asıl davada;

492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL istinaf karar ve ilam harcının peşin alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

b-Karşı davada;

492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.775,53-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.443,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.331,65TL harcın davalı karşı davacıdan alınıp alınıp Hazineye İrat Kaydına,

492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacı karşı davalıdan alınıp alınıp Hazineye İrat Kaydına,

  1. İstinaf eden davacı . karşı davalı tarafından yapılan istinaf posta giderinin kendi üzerinde bıkarılmasına,

  2. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  3. HMK'nin 333. maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  4. Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1.a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 04/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

¸e-imza

Üye

¸e-imza

Üye

¸e-imza

Katip

¸e-imza

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkarardairesikabulübölgeyenidenverilmesineadliyekonusuAlacakankarahakkındadüzeltilerekmahkemesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim