SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 22. HD 2021/1494 E. 2024/184 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1494

Karar No

2024/184

Karar Tarihi

4 Mart 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2021/1494 (KABUL KALDIRMA)

KARAR NO : 2024/184

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/06/2021

ESAS NO : 2020/45 E 2021/376 K

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

KARAR TARİHİ : 04/03/2024

YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili; davalı ile müvekkili şirketin akaryakıt alım ve satımına ilişkin olarak sözlü olarak anlaşmaya vardıklarını, müvekkili şirketin anlaşma gereği davalı şirkete akaryakıt satışı yapmayı, davalı şirketin ise aldığı akaryakıtın ve doğacak fiyat farkı bedelini ödemeyi kabul ettiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında her ne kadar yazılı bir sözleşme bulunmasa da her iki şirketin ticari defterleri incelendiğinde bu durumun uzunca bir süredir taraflarca kabul edilerek devam ettiğinin görüleceğini, muavin defter sureti de incelendiğinde davalı ile ticari ilişkinin yıllardan beri aralarındaki sözlü anlaşmaya uygun devam ettiğinin görüleceğini, müvekkili şirketin aralarındaki anlaşmaya istinaden bütün edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalı şirket bakiye 171.326,66 TL değerindeki fiyat farkı akaryakıt miktarını ödemediğini, müvekkili tarafından iş bu fiyat farkına ilişkin olarak fatura düzenlendiğini ve faturalar taraflarca ticari defterlerini istediğini, davalı şirketin ödeme yapmaması nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, kısmi ödeme yaparak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile asıl alacak olan 150.326,66 TL'ye takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, borçlunun asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili; taraflar arasında akaryakıt alım satımına dair ticari bir ilişki bulunduğunu, ancak davacı yanın iddia ettiği gibi akaryakıt fiyat farkından kaynaklanacak bir anlaşmanın varlığının söz konusu olmadığını, müvekkilinin bu güne değin, davacı yandan almış olduğu akaryakıt bedellerini eksiksiz şekilde ödediğini, bütün ticari defter ve kayıtlarından ve banka ödemelerinden bu durumun anlaşıldığını, ancak davacı yanın iddia ettiği fiyat farkı konusunda yıllardan beri uygulanan bir teamül olmadığı gibi herhangi bir yazılı bir sözleşme de bulunmadığını, davacı yanın tek taraflı olarak uygulamaya çalıştığı fiyat farkı uygulamasını müvekkilinin kabul etmediğine dair Akyurt 2. Noterliğinin 27.03.2019 tarih ve 07743 yevmiye numaralı ihtarnamenin içerisinde aynen fiyat farkı tutarı olarak kesilen genel toplamı 6.426,04 TL faturayı kabul etmediğini, fatura ve içeriğinin tamamına itiraz ettiğini söz konusu faturayı iade ettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında akaryakıt alımına ilişkin sözlü bir anlaşma var ise de; fiyat farkı faturası düzenleneceğine ilişkin yazılı bir anlaşmanın olmadığı, davalı tarafça da böyle bir teamül ve uygulama bulunduğunun kabul edilmediği, tarafların ticari defterlerinde bir kısım fiyat farkı faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olup ödemenin yapıldığı, bir kısım fiyat farkı faturasının ise kaydının olmadığı, Davalı tarafça bir kısım fiyat farkı faturasının kabul edilerek defterlerine kaydının yapılıp ödenmesi yazılı bir anlaşma olmasa da bu konuda uygulamada aralarında bir kabulün olduğu kanaatini uyandırdığı, ancak defter kayıtlarının birbirini doğrulamaması nedeniyle ancak davalı defterlerinde de kayıtlı bulunan fiyat farkı faturalarının esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2019/4507 sayılı dosyasında 54.585,95 TL'ye yönelik itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın yargılamayı gerektiği inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari uygulama doğrultusunda fiyat farkı uygulaması bulunduğunu, yargılama sürecinde de dile getirildiği üzere Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında ''Taraflar arasında fiyat farkı ödeneceğine dair sözleşme olmamasına rağmen fiyat farkının ödeneceğine dair ticari teamülün olması halinde fiyat farkı isteğine ilişkin faturanın karşı tarafa tebliği muhatabın TTK 23/2. Maddesi uyarınca sekiz gün içinde bu faturaya itiraz etmemesi halinde fiyat farkı yürütülmesinin gerektiğini, vadeli satışlarda 17.09.2018 tarihi itibariyle; ''tüm vadeli ürün alımlarından aylık %4, gecikme faizi aylık %7,25, kredi kartları pos masrafı %2,75 olarak uygulanacağının davalıya bildirildiğini, ayrıca icra inkar tazminatı isteminin reddi kararının da hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

II-)Davalı vekili; müvekkil ile davacı firma arasında akaryakıt alımı konusunda aralarında anlaşma olduğunu, akaryakıt bedellerinin ödendiğini, ancak fiyat farkı konusunda bir anlaşmalarının olmadığını, bu konuda yıllardan beri süren teamül niteliğinde bir uygulamanın olmadığı gibi davacı yan hem fiyat farkı uygulaması ile hem de ödeme tarihindeki pompa fiyatı uygulaması ile müvekkilinden haksız kazanç temin etmiş olup yine müvekkil akaryakıt alımında günlük pompa fiyatı ile uzlaşmasına rağmen davacı yan ödeme tarihindeki fiyat farklarını uyguladığı gibi yine akaryakıtın fiyatının düştüğü günlere denk gelen ödemelerde de satış tarihindeki fiyatı esas alarak müvekkilden sürekli lehine sonuç doğuran tutarsız ve mükerrer talepler karşısında müvekkil ticari alış verişini kestikten sonra da davacı yan bu kez de haksız ve dayanaksız bir şekilde geçmişe yönelik 6 adet fiyat farkı faturası keserek müvekkilden haksız kazanç talep ettiğini, kabul etmemekle birlikte mahkemenin davalı defterlerinde 2018 yılında davacı tarafından düzenlenmiş 66.232,93 TL fiyat farkı faturalarının davalı defterlerinde yer aldığına karar vererek müvekkil tarafına yapılan 21.000,00TL ödemenin de mahsubu halinde kalan bakiyenin de 45.232 TL bakiyenin alacağı açık olmasına rağmen 54.585,95 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın kısmen kabulü kararının hatalı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık taraflar arasındaki satın alma sözleşmesi kapsamında davalı yanca kesilen fiyat farkından kaynaklanan faturalardan davalı yanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, fiyat farkı fatura bedellerinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Davacı vekili, davalı ile akaryakıt alımı konusunda sözlü bir anlaşmalarının olduğunu, yazılı sözleşme olmasa da ticari defterlerden davalının satın aldığı akaryakıt bedeli ile fiyat farkı faturalarını ödemesi konusunda aralarındaki anlaşmanın taraflarca kabul edilmiş olduğunun görüleceğini,kendilerinin edimlerini yerine getirdiğini ancak davalının takibe konu fiyat farkı faturalarını ödemediğini, takipten sonra bir kısım ödeme yaparak kalan kısım için itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili; akaryakıt alımı konusunda aralarında anlaşma olduğunu, akaryakıt bedellerinin ödendiğini, ancak fiyat farkı konusunda bir sözleşmenin, teamül niteliğinde bir uygulamanın da olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir

Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2019/4507 sayılı dosyası ile 171.326,66TL cari hesap alacak için icra takibine girişmiştir.

Tarafların BA-BS vergi bildirimleri, ticari defterler kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmış, bilirkişi raporu ile taraf defterlerinin yasaya uygun olduğu, dava konusu alacağın davacı defterlerinde kaydının olduğu, davalı defterlerinde 2018 yılında davacı tarafından düzenlenmiş 66.232,93 TL fiyat farkı faturasının davalı defterlerinde yer aldığı gerekçesiyle bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında fiyat farkı ödeneceğine dair sözleşme olmamasına rağmen fiyat farkının ödeneceğine dair ticari teamülün bulunduğu tarafların ticari defter kayıtlarından anlaşılmıştır.

Akaryakıt satım sözleşmesinden kaynaklanan vadeli satışlarda ; davacı yan ''tüm vadeli ürün alımlarından aylık %4, gecikme faizi aylık %7,25, kredi kartları pos masrafı %2,75 olarak uygulanacağı bildirilmiştir. Vadeli ürün alımlarında aylık %4 fiyat farkı alacağı’’ şeklinde teammül bulunduğuna dair davacı yanın iddiası ve davalı tarafın geçmişe dayalı olarak bir kısım fiyat farkı faturasını ödediği gözetilerek davalıdan fiyat farkı talep edebileceği, alım satımı yapılan malın, akaryakıt olduğu, fiyat farkı alacağının da malın cari fiyatıyla gelecek fiyatı arasındaki fark olduğunun kabulüyle mahkemece yapılması gereken iş konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla taraflar arasındaki teammül gereğince geçmişte tahakkuku yapılan fiyat farkı faturaları doğrultusunda tarafların tüm ticari defter kayıtları ( yevmiye , defteri kebir, envanter) incelenerek davacı yan tarafından talep edilen fiyat farkı alacağının ayrıntılı olarak değerlendirilip, somut uyuşmazlığa uygulanarak tarafların önceki bilirkişi raporuna itirazlarını da karşılayacak şekilde davalıdan talep edebileceği oluşan fiyat farkı hesaplattılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibaret olmalıdır.

Bu durumda dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, kabul kaldırma nedenine göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/45 Esas, 2021/376 Karar ve 16/06/2021tarihli kararının KALDIRILMASINA,

  1. HMK.'nin 353/1. a. 6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

  2. İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,

  3. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  4. Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

  5. Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 04/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan...

e-imzalıdır

Üye...

e-imzalıdır

Üye...

e-imzalıdır

Katip...

e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkaldırılmasınakonusuİtirazınİptalihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim