SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1025

Karar No

2024/1008

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1025 - 2024/1008

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2022/1025 (KABUL KALDIRMA)

KARAR NO : 2024/1008

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 03/02/2022

ESAS-KARAR NO : 2018/561 E 2022/64 K

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

KARAR TARİHİ : 18/09/2024

YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın müvekkili aleyhine senede dayalı icra takibi başlattığını, takibe dayanak senetteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin senedi ciro yoluyla alan iyiniyetli 3.kişi olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamış, yargılamaya katılmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında Güzel Sanatlar Fakültesi'nden alınan 3 kişilik heyet raporunda senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilmesi nedeniyle imzaya itiraz davasının red edildiği, kararın istinaf incelemesi sırasında raporun yetersiz görülmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 3 kişilik heyetten yeniden rapor alındığı, alınan raporda senetteki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne kesin olarak karar verildiği, mahkemece Jandarma Kriminal Labaratuvarından rapor alındığı, alınan raporda imzanın davacıya ait olmadığının açıkça tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İcra Hukuk Mahkemesi tarafından Güzel Sanatlar Fakültesinden alınan raporda imzanın davacıya ait olduğu konusunda kesin kanaat bildirildiğini, raporun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğunu, mahkemece Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan raporda ise imzanın davacıya ait olmadığı yönünde görüş belirtildiğini, alınan raporun genel ve soyut olduğunu, ayrıntı içermediğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, yeni rapor alınmasını talep ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, takibe konu senetteki keşideci imzanın davacıya ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Davalı ... vekilinin esasa yönelik istinaf itirazları nedeniyle işin esasının incelenmesine geçilmeden önce hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesine uygun olup olmadığı ve gerekçeli karar ile kısa karar çelişkisi bulunup bulunmadığı hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.

Adil Yargılanma Hakkı Anayasamızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasanın 141/3.maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. HMK'nun 297. maddesine göre, kararda tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. HMK 298/2. maddede ise gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz hükmü mevcuttur.

HGK'nun 24.02.2010 Tarihli 2010/1-86 Esas, ve 2010-108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; "yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur."

Kararın gerekçesinin kendi içinde çelişkili olması ve hüküm ile gerekçenin bir kısmı arasında çelişki yaratılması da yukarıda açıklanan ve Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.

Yine HMK 297/2.maddesinde; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir." hükmü getirilmiş olup, mahkeme hüküm fıkrasında "taleplerden her biri hakkında" açık bir şekilde karar vermekle yükümlüdür.

Kanunda belirtilen sınırlar ve kurallar çerçevesinde hem maddi, hem de hukuki denetim yapılan istinaf kanun yolunda, HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlemesini içermekte ise de somut olayda, gerekçe ile hüküm fıkrası çelişkili olup, hakimin hangi hükmü oluşturmak istediği belli olmadığından, maddi ve hukuki denetime elverişli bir hüküm bulunduğundan söz edilemez.

HMK'nın 355/1.m.2.cümlesi:"...Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.."hükmünü içermektedir.

Bu genel açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında:

Mahkemece 03/02/2022 tarihli kısa kararla;

"1-Davanın KABULÜNE,

Davacı borçlu ...'ın Ankara 31. İcra Müd.'nün 2016/7343 esas sayılı takip dosyasında, 02/04/2015 tanzim tarihli, 30/03/2015 vadeli, 50.000,00 TL bedelli senet nedeniyle, davalı takip alacaklısı ... ile diğer davalılar ... ve ... Filo Araç Kira San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

Davalı takip alacaklısı ...'ın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından yasal şartları bulunmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine,

Diğer davalılar yönünden de yasal şartları bulunmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir.

Gerekçeli kararın hüküm fıkrasında;

"1-Davanın KABULÜNE,

Davacı borçlu ...'ın Ankara 31. İcra Müd.'nün 2016/7343 esas sayılı takip dosyasında, 02/04/2015 tanzim tarihli, 30/03/2015 vadeli, 50.000,00 TL bedelli senet nedeniyle, davalı takip alacaklısı ... ile diğer davalılar ... ve ... Filo Araç Kira San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

Davalı takip alacaklısı ...'ın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından yasal şartları bulunmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine,

Diğer davalılar yönünden de yasal şartları bulunmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine," şeklinde karar vermiştir.

Gerekçeli karar tashih şerhinde ise;

"Mahkememizin 03/02/2022 tarih, 2018/561 esas - 2022/64 karar sayılı gerekçeli karar evrakının hüküm bölümünün 1 bendinde ".....02/04/2015 tanzim tarihli, 30/03/2015 vadeli, 50.000,00 TL bedelli senet...." şeklinde yazılan kısımda vade tarihinin maddi hata sonucu "2015" yazıldığı ancak "2016" olması gerektiği anlaşıldığından bu kısmın;

"02/04/2015 tanzim tarihli, 30/03/2016 vadeli, 50.000,00 TL bedelli senet" şeklinde düzeltildiği tashihen şerh olunur." belirtilmiştir.

Bu durumda kısa karar ile tashih edilen gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulduğundan mahkemenin gerekçesine uygun, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bir hüküm verildiği söylenemeyecektir. Mahkemece kısa karar ile hüküm arasındaki bu çelişki giderilerek yeniden hüküm kurulması gerekmektedir. HMK'nın 355/1.m.2.cümle hükmü re'sen gözetilerek esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

Kaldırma nedenine göre davalı ... vekilinin istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/02/2022 tarih ve 2018/561 Esas, 2022/64 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA

  1. HMK.'nin 355/1.m.2.cümle uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

  2. İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalı ...'a İADESİNE,

  3. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  4. İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

  5. Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 18/09/2024 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntespitinedairesikabulüneTespitbölgeolmadığınınkaldırılmasınaadliyekonusuMenfiborçluankaramahkemesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim