SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 22. HD 2021/948 E. 2023/1855 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/948

Karar No

2023/1855

Karar Tarihi

27 Aralık 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/948 - 2023/1855

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2021/948 ( KABUL KALDIRMA)

KARAR NO : 2023/1855

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/02/2021

ESAS-KARAR NO : 2020/459 E 2021/106 K

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Alacak

KARAR TARİHİ : 27/12/2023

YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ... şubesinden 20/01/2020 tarihinde ... plakalı 2017 model aracı satın aldığını, aldığı gün aracın garantisinin uzatıldığını, aracın satın alındıktan bir gün sonra arızalandığını, aracın ... Ankara Şubesine götürüldüğünü, yapılan kontrolde şanzıman ile ilgili arıza olduğu, bu arızanın aşınabilir malzemelerden kaynaklandığı belirtilerek garanti kapsamı dışında tutulduğunu, müvekkilinin aracın garanti kapsamından onarılması, bu mümkün değil ise sözleşmeden dönmek istediğini ancak aracın onarılmadığını, iade de alınmadığını, müvekkilinin otomobil kiralama işiyle uğraşmakta olduğunu, bir gün dahi kullanılmayan aracın onarımı için 6.675,92 TL servis ücreti ödendiğini, müvekkilinin bu arıza nedeniyle kiralayamadığı araç nedeniyle 1.500,00 TL maddi kaybı oluştuğunu belirterek toplam 8.175,92 TL zararın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten ikinci el otomobil satın aldığını, arızanın üretimden ve/veya servis hizmetinden kaynaklanmadığını, kullanıma bağlı aşınmış ve ömrünü tüketmiş debriyaj balatasının davacının onayı ile değiştirilerek arızanın giderildiğini, debriyaj malzemesinin ömürlü malzeme olduğunu, aracın 3 yaşında ve 81.000 km'de olduğu dikkate alındığında yaşananların vaat edilen nitelik ve özelliklere uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece toplanan delillere, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, debriyaj balatasının değişimi sonucunu doğuran arızanın mutad inceleme sonucu tespit edilemeyeceği, bu nedenle gizli ayıp niteliğinde olduğu ve ayıbın giderim bedelinin 6.675,92TL olduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, aracın kullanım süresi, arızanın niteliği ve davacının satış anında bilgilendirilmemiş oluşu nazara alındığında davalının ayıbın giderim bedeli 6.675,92 TL ve ayıp giderim süresi ile orantılı 1 günlük yoksun kalınan kar bedeli 150,00 TL'yi istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği sorunun üretimden veya servis hizmetinde kaynaklı ayıp veya arıza olmadığını, kullanıma bağlı olarak aşınmış ve ömrünü tüketmiş olan debriyaj balatasının değiştirilmesi ile sorunun giderildiğini, aracın kullanım klavuzunda da debriyaj baskı balatasının garanti kapsamında olmadığının belirtildiğini, davacının aracı 81.000 km'de satın aldığını, davacının onayı ile ücretli olarak servis hizmetinin verildiğini, sorunun ayıptan değil periyodik bakımdan kaynaklandığını, yoksun kalınan kar talebinin kabulü kararının da yerinde olmadığını, 1 gün süren periyodik bakım için kar kaybı talep edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kar kaybı talebinin sadece 150,00 TL'lik kısmının kabul edildiğini, gerekli araştırmanın yapılmadığını, bilirkişinin görüşü ile yetinildiğini, aracın 20/01/2020 tarihinde satın alındığını, bir gün sonra arıza verdiğini, 21/01/2020 tarihinde ayıp ihbarının yapıldığını, davalının kullanıcı hatası olarak durumu değerlendirerek talepleri karşılıksız bıraktığını, yazışmalardan 13/02/2020 tarihinde halen sorunun giderilmediğinin görülmekte olduğunu, 20/02/2020 tarihli onarım ve işçilik faturasında da onarımın ancak bu tarihte yapıldığının görülmekte olduğunu, sürecin 1 ay sürdüğünü, mahkemece 1 günlük yoksun kalınan kar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, davacının satın aldığı ikinci el aracın ayıplı olup olmadığı, onarım bedeli ile kar mahrumiyeti talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ayıp iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Dosyanın yapılan incelemesine göre, 20/01/2022 tarihli noter satış sözleşmesi ve davalı tarafından davacı adına düzenlenen aynı tarihli fatura ile dava konusu 2017 model ... marka aracın 87.750,00 TL bedelle davalı tarafından davacıya satıldığı, aynı tarihli taşıt teslim formu ile aracın davacıya fiilen teslim edildiği, aracın kilometresinin teslim sırasında 79.852 olduğu, servis teslim formuna göre davacının araçla ilgili olarak araç vites geçişlerinde sarsıntılı çalışıyor, geri geri giderken vuruntu sesi var, vites geçişlerinde sorun var, özellikle sabah çok şakırtılı çalışıyor şikayeti ile servise başvurduğu, aracın kilometresinin bu sırada 80.190 kilometrede olduğu, servis kontrolü sonrasında onay ile otomatik vites ve debriyaj, adaptasyon ayarlarının yapıldığı, 20/02/2020 tarihinde davacı adına 6.675,92 TL servis faturasının düzenlendiği görülmüştür.

Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan 15/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu aracın satıldığında 79.852 kilometrede olup satıştan 5 gün sonra araç 338 kilometre yol kat ettikten sonra davacının, davalı tarafa, araç vites geçişlerinde sorun, sarsıntılı çalışıyor, geri giderken vuruntu sesi var, vites geçişlerinde sorun var, özellikle sabahları araç çok şakırtılı çalışıyor şikayetleri ile başvurduğu, davalı tarafından düzenlenen taşıt teslim formunda aracın 79.852 kilometrede olduğunun, bagaj, sağ arka çamurluk ve sağ arka kapısının boyalı olduğunun, sol arka kapı ve sol arka çamurluğun değişmiş bulunduğunun, kaputta ve sol arka kapıda çizik olduğunun belirtildiği, taşıt teslim formunda yukarıda belirtilen şikayetlere konu hususlardan söz edilmediği, şikayete konu hususun debriyaj balatasının değişimi ile ilgili olup süreç zarfında kullanıma bağlı olarak debriyaj balatasının değişiminin gerektiği, dava konusu aracın 79.852 kilometrede davalı tarafından davacıya satıldığı, debriyaj değişimi gerektiren sorunlar konusunda davacının uyarılmadığı, aracın satın alındıktan 338 kilometre sonra belirtilen şikayetlerle davalı şirkete getirildiği dikkate alındığında şikayete konu hususların kat edilen 338 kilometrede meydana geldiğini söyleme imkanının bulunmadığı, şikayete konu hususların satış esnasında zaten mevcut olduğu kanaatine varıldığı, davacı bu yönden uyarılmadığından aracın gizli ayıplı olarak satıldığının değerlendirildiği belirtilerek sonuç olarak dava konusu aracın, davalı tarafından davacıya gizli ayıplı olarak satıldığı, gizli ayıp onarım bedelinin 6.675,32 TL olduğu, gizli ayıba bağlı onarım süresinin 1 gün ve buna bağlı mahrum kalınan karın 150,00 TL olduğu, davalı şirket ile davacı şirket arasında uyuşmazlık konusu hususların tartışılmasında geçen sürenin mahrum kalınan kar bedelinin tespitine ilave edilip edilmemesinin mahkemenin takdirinde bulunduğu belirtilmiştir.

Öncelikle uyuşmazlığın temelini oluşturan “ayıp ve ayıba karşı tekeffül” kavramları üzerinde durmakta yarar vardır.

Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunmas gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.

Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Ancak TTK 23’de malın muayene ve ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. Eğer alıcı iğfal edilmiş ise yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı gibi 231. maddesine göre 2 yıllık zamanaşımı süresinden de yararlanamayacaktır.

Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenleme “Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur” şeklindedir.

Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile, bu borç kanunen mevcuttur. Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaat etmesine de gerek yoktur.

Ayıba karşı tekeffül borcuna ait 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219 ila 226. maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı Kanunun 227 ve devamı maddeleri kapsamında kendisine tanınan seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabilecektir.

6098 s.TBK m. 227'de alıcının ayıp durumunda alıcının hakları sıralanmıştır. Buna göre, “Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda süreç zarfında kullanıma bağlı olarak debriyaj balatasının değişimin gerektiği, aracın 79.852 kilometrede davacıya satıldığı, debriyaj değişimi gerektiren sorunlar konusunda davacının uyarılmadığı, şikayete konu hususların kat edilen 338 kilometrede meydana geldiğini söyleme imkanının bulunmadığı, şikayete konu hususların satış esnasında zaten mevcut olduğu kanaatine varılması nedeniyle aracın gizli ayıplı olduğu yönünde görüş belirtilmiş ise de, davalı tarafın bilirkişi raporuna yönelik itirazları karşılanmadığı gibi bilirkişi raporunun yeterli inceleme ve araştırmayı içermediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece öncelikle uzman bilirkişiden yeni rapor alınarak dava konusu araçtaki arızanın nedeni ve arızanın üretim hatasından kaynaklı olup olmadığı, açık/gizli ayıplı olup olmadığı hususlarının tespiti ile aracın ikinci el araç olduğu da dikkate alınarak deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile hükmün HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davacı tarafın istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/459 Esas, 2021/106 Karar ve 25/02/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

  1. HMK.'nin 353/1. a. 6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

  2. Kaldırma sebebine göre davacı tarafın istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

  3. İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE,

  4. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

  6. Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 27/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınbölgekaldırılmasınaAlacakadliyekonusuankaradairesimahkemesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim