SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 22. HD 2021/1478 E. 2023/1850 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1478

Karar No

2023/1850

Karar Tarihi

27 Aralık 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2021/1478 (ESASTAN RET )

KARAR NO : 2023/1850

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/09/2020

ESAS-KARAR NO : 2017/425 E - 2020/519 K

DAVACI

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

KARAR TARİHİ : 27/12/2023

YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 21.02.2011 tarihli İş Yeri Satış Sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme bedeli olarak 188.000-TL. olarak belirlendiğini, bedelin iki taksitte 30.07.2011 tarihinde 75.000-TL. ve 31.12.2011 tarihinde 113.000-TL.olmak üzere ödeme yapıldığını, davalının daha sonra işletme devri nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan bir kısım malların teslim edilmemesi nedeniyle müvekkili aleyhine icra takibine girişerek usulsüz tebligatla takibin kesinleştiğini, belirterek müvekkilinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili; taraflar arasındaki devir sözleşmesine göre, davacının 21.02.2011 tarihinde teslim etmesi gereken yazar kasa, smile tezgah ve kiosk’u hiç teslim etmediğini, telefon aksesuarlarını değişik tarihlerde kısmen teslim ettiğini, davacmın teslim etmesi gerekenleri teslim etmemesi sebebiyle tarafların anlaşarak 30.07.2011 tarihli çekin iptal edildiğini ve yerine 02.02.2012 tarihli çekin verildiğini, davacıya Ankara 30.Noterliği’nin 27.01.2012 gün ve 01620 Yevmiyeli ihtarname gönderildiğini ve işyeri devir bedeli ve teslim edilen malların toplamının 96.812,02-TL. olduğunu ve 113.000-TL. çek ödenmiş bulunduğundan 16.187,98-TL. ödenmesi ile 02.02.2012 tarihli 75.000-TL.Iik çekin iadesinin talep edildiğini, buna rağmen, üçüncü kişi tarafından 75.000-TL.Iik çekin ödenmek zorunluluğu doğurduğunu, davacının borçlu olduğunu, müvekkiline teslim edilmesi gereken yazar kasa. smile tezgah ve kiosk hiç teslim edilmediğini, telefon aksesuarlarının da teslim edilmediğini, davacının malları teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü bulunduğunu, bildirerek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

Mahkemece ; taraflar arasında 02/01/2011 tarihli işyeri satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ile 4 adet demirbaşın satış tarihinde davalıya tesliminin kararlaştırıldığı, teslim edilecek demirbaşların 500,00-TL bedelli yazar Kasa, 100.000. 00-TL bedelli 1 Adet Smile Tezgah ve kiosk , 30.000,00-TL bedelli 1000 Adet Telefon Aksesuarları olup, İşyeri Devir Ücretinin de 57.500.00-TL olarak kararlaştırıldığı , sözleşme bedelinin davalı tarafça sözleşmede belirtilen 30/07/2011 tarihli 75.000 TL meblağlı ve 31/12/2011 tarihli 113.000,00 TL meblağlı çekler ile ödendiği, dava konusu işyerinin konumu ve işin niteliği gereği cep telefonu ve aksesuar satışı için tezgah ve kiosk gereksinimi ,yazar kasa gereksinimi nedeniyle demirbaş bulunmaksızın çalıştırmanın mümkün olmadığı, BK 207 maddesindeki birlikte ifa kuralı ve iş yerinin teslim tarihi olan 02/01/2011 tarihi yada yakın tarihi itibariyle bu eksikliklerin davalı tarafça tespit edilerek, davacıya yapılan bir ihtarın da bulunmadığı da dikkate alındığında teslim anında demirbaş eksiğinin bulunmadığı, devir tarihinden yaklaşık 1 yıl sonrası davalı tarafça gönderilen ihtarının makul süre içerisinde olmaması nedeniyle kabulünün mümkün bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kabulüne, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili ;eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, davacının işletmeyi devir sırasında teslim etmesi gereken malları teslim etmediğini, işletme devir bedeli olarak verilen çeklerin bir kısmının bedelsiz kaldığını bu nedenle alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, mahkemece alınan raporunda hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının teslim etmediği mallar nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini bildirerek ilk derece mahkemesinin kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık; işletmenin devri nedeniyle davalının teslim edilmeyen mal bedelinden alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davacı tarafça iş yeri satış sözleşmesinden kaynaklı sebepsiz zenginleşme temelli alacak için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, istemine ilişkindir.

Menfi tespit davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia ederek takibe girişen alacaklıda (HMK.m.190/1) olduğundan, davalı alacaklı, bu ispat yükünü kural olarak senet (HMK.m.200) veya diğer kanuni delillerden biri (HMK.m.225, m.188, m.169) ile yerine getirmek zorundadır (Y.13.HD. 11.03.2019 T. E. 2016/26139 K.2019/3105 ; Prof.Dr.Timuçin MUŞUL, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, 3.Baski Ankara 2020, s.374).

Menfi tespit davasında tarafların davadaki sıfatları değişik olduğundan, ispat külfeti bakımından bir değişiklik akla gelebilirse de, dikkatli bir inceleme sonuncunda menfi tespit davasında ana kuraldan sapma bulunmadığı anlaşılmaktadır. Burada da davacı, kural olarak davalı tarafından var olduğu iddia edilen hukuksal ilişkinin mevcut olmadığını (yani menfi bir durumu) ispat edecek değildir (Yargıtay Üyesi Nihat YAVUZ, Menfi Tespit ve İstirdat (Geri Alma) Davası, ANKARA 2007, s.142).

Nitekim bu dava türünde davacı borcun olmadığını iddia ettiğinden yokun ispatı mümkün olmadığından kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Zira hukuki ilişkin varlığını ispat yükü davalı alacaklıda olduğundan alacaklı hukuki ilişkinin yani borcun varlığını kanıtlamak durumundadır (Yargıtay Üyesi Mahmut COŞKUN, İcra ve İflas Kanunu Şerhi, 5.Baskı, ANKARA, s.1725-1730). Kaldı ki; adi (ilamsız) haciz yoluyla takipte de ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun, yasal süresi içinde borca itiraz edip etmemesi, sadece ve ancak takip hukuku bakımından sonuç doğurur. Alacaklı tarafından itirazın iptali veya borçlu tarafından borçsuzluğun tespiti (menfi tespit) talep edilerek açılacak davalarda ispat yükü yer değiştirmez. Öyle ki itirazın iptali davasında (m.67) ve menfi tespit davasında (m.72) ispat yükü alacaklıda olup takip konusu alacağın varlık ve miktarının 6100 sayılı HMK’nın genel hükümlerine göre ispatlanması gerekir (Y.13.HD. 19.12.2019 T. E.2018/1508 K.2019/12867 ; Y.13.HD. 06.06.2005 T. E.2005/7246 K.2005/9604 ; YHGK. 05.11.2003 T. E.2003/13-695 K.2003/630 ; Prof.Dr.Timuçin MUŞUL, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, 3.Baski Ankara 2020, s.375). Eş söylemle takip konusu alacağın hiçbir belgeye dayanmadığı haciz yoluyla takibe itiraz etmeyen borçlu, icra tehdidi altında ve haciz sırasında borcu kabul etmiş olsa bile açılan menfi tespit davasında ispat yükü, davalı alacaklı üzerindedir (Y.13.HD. 08.12.2005 T. E.2005/11299 K.2005/18183). Zira borçlunun, ödeme emrine itiraz etmemesi sebebiyle ilamsız takibinin kesinleşmesi sadece, takip hukuku bakımından sonuç doğurup, borçlunun, borcu olduğunu ikrar ettiğine dair maddi hukuk yönünden bir karine teşkil etmez (Y.13.HD. 26.05.2006 T. E.2006/3913 K.2006/8569). Herhangi bir belgeye dayanmayan adi haciz yoluyla takipte ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun borca vaki itirazının alacaklının başvurması üzerine icra mahkemesince kesin olarak kaldırılmasına karar verilmiş olması; borçlunun, alacaklıya karşı açacağı menfi tespit davasında ispat külfetini yer değiştirtmez. İcra mahkemesi kararı, menfi tespit davası bakımından kesin hüküm oluşturmayacağından davalı alacaklı, ispat yükü altında olup, alacağının varlık ve miktarını HMK’nın genel hükümlerine göre ispat edecektir.

Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davalının işletmeye konu bir kısım malların teslim edilmediği savunmasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığının anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.229,05TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.558,00TL harcın mahsubu ile bakiye 4671,05 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

  3. İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  5. HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  6. Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 27/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan...

e-imzalıdır

Üye...

e-imzalıdır

Üye...

e-imzalıdır

Katip...

e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTespitdavacıyavuzkonusumuşulMenfiankaracoşkunhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim