Ankara BAM 22. HD 2021/1491 E. 2023/1755 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2021/1491
2023/1755
21 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2021/1491 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2023/1755
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/02/2021
ESAS-KARAR NO : 2017/244 E - 2021/74 K
DAVACI : ...
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 21/12/2023
YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 01/01/2014 tarihinde otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalının faaliyette bulunması için kendisine müvekkili tarafından bir kısım demirbaşların ariyet olarak verildiğini, bayilik sözleşmesi davalı tarafından düzenli yakıt ikmali yapılmadığından bahisle 10/01/2017 tarihinde feshedildiğini, feshin haksız olduğunu, sözleşme hükümlerine göre davalının kendisine ariyet olarak verilen demirbaşları aynen iade etme yükümlülüğü bulunduğunu, ancak davalının bu demirbaşları teslim etmediğini, davalının demirbaşları teslim aldığı gibi iade etmesi, aynen iadesi mümkün değilse bedelini ödemesi gerektiğini, davalının ayrıca ariyet sözleşmesinin 4.maddesine göre ariyet aldığı demirbaşları müvekkiline iadede geciktiği beher gün için 200 Euro ödemekle mükellef olduğunu belirterek, sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL cezai şart alacağı ile ariyet olarak verilen malların aynen iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; sözleşmeye davacı tarafından uyulmamasından ve müvekkile ait bayiye LPG vermemesinden dolayı sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili tarafından sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, müvekkilinin ışıklı fiyat panosu ve kanopi giydirmeyi davacı tarafa teslim ettiğini, bununla beraber müvekkili bayiye daha önceden 10 m³'lük yer altı tankı ve 1 adet tek tabancalı dispansere sahip iken davacı tarafça sözleşmenin yenilenmesi üzerine dispanserin 2 tabancalı hale getirildiğini ve 10 m³'lük yer altı tankının 22 m³'lük tank ile değiştirildiğini, sözleşmenin davacının ağır kusuru ile sona ermesinden dolayı müvekkilinden hem cezai şart hem de ariyet eşyalarının iadesinin talep edildiğini, bu durumun davacının kötü niyetini gösterdiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; sözleşme, protokol ve sözleşmenin eki niteliğinde bulunan ariyet sözleşmesi incelendiğinde, davalıya bayilik sözleşmesinin akdedilmesinin akabinde 1 adet 10 m3'lük LPG tankı, 1 adet çift tabancalı dispanser, 1 adet fiyat panosunun teslim edildiği, daha sonra davalı yanın cevap dilekçesinde de beyan ettiği üzere davacı tarafça 10 m3'lük tankın 22 m3'lük tank ile değiştirildiği anlaşılmıştır. Davalının uhdesinde bulunan ve mülkiyeti davacı yana ait bulunan LPG teçhizatlarının, taraflar arasında akdedilen 01/01/2014 tarihli sözleşmenin 25.maddesi uyarınca, sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde davacıya iade edilmesi gerektiği, sözleşme hükmü gereğince sözleşmenin haklı/haksız feshi ayırımının bir öneminin kalmadığı ve "bu sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde ..."denilmek suretiyle sözleşmenin feshi ile davalıya protokol ile teslim edilen malzemelerin davacıya iade edilmesi gerektiği, sözleşmenin serbestliği ve bağlayıcılığı ilkesi gözetilerek, dava dilekçesi ile talep edilen ariyet malzemelerinin davacıya iadesine karar vermek gerektiği, diğer taraftan davacı yan, sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ariyet sözleşmesinin 4.maddesi uyarınca cezai şart alacağı talebinde bulunduğu, ariyet sözleşmesinin 3.maddesi, "iş bu demirbaş malzemenin ...'a yazılı olarak iadesi istendiği zaman 3 gün içerisinde teslim etmeyi bahse konu olan malzemenin sökümü ile ...'a tayin olunacak mahalle nakil işlemlerinin her türlü gideri tarafından ait olmak üzere süresinde ikmal edileceğini taahhüt ederim," şeklinde düzenlendiği, davacı tarafça dava tarihinden önce ariyet malzemelerinin iadesinin yazılı olarak davalıdan talep edilmediği, bu suretle dava tarihi itibariyle cezai şart alacağının doğmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ariyet malzemelerinin iadesine, cezai şart alacağının reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; sözleşmenin dördüncü maddesi gereğince cezai şart alacağının doğduğunu davalıya usulüne uygun ihtarname keşide edildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık cezai şart alacağının koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin davalının fesihi nedeniye sona ermesi üzerine, davalı bayiye ariyet olarak verilen malların iadesi ile iadede gecikme nedenine dayalı cezai şart alacağının tahsili ile ariyet olarak verilen malların iadesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Somut olayda; taraflar arasında 01/01/2014 tarihli ve beş yıl süreli otogaz bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşme gereğince bir kısım malların davacı tarafça davalı bayiye ariyet olarak teslim edildiği, sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Ariyet sözleşmesinin 4.maddesinde; " iş bu demirbaş malzemenin tamamını tayin edilen zamanda ...'a veya ... tarafından tayin edilecek şahıs ve/veya mahalle zamanında iade etmediğim taktirde geçen her gün için şartı cezai olarak 200 Euro ödeme tarihi döviz satış kuru karşılığı olarak TL cinsinden ödemeyi kabul ederim," şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Ariyet malların davalıya teslim edildiği sabittir. Sözleşmenin de sona erdiği tarafların kabulündedir. Bu durumda davalı bayi, kendisine teslim edilmiş olan ariyetleri iade yükümlülüğü altındadır. Mahkemece ariyet olarak verilen malların aynen iadesine karar verilmiş, ihtilaf cezi şart alacağına ilişkindir.
Davacının cezai şart talebi ise, ariyet sözleşmesinin yukarıda açıklanan 4.maddesine dayanmaktadır. Sözleşmenin 4. maddesinde, ariyetlerin iade edilmemesi halinde bayi tarafından cezai şart ödeneceği düzenlenmiştir. Madde hükmü gereği cezai şarta hükmedilebilmesi için; sözleşmenin süresinin sona ermesi halinde, tayin edilen zamanda davacı tarafından tayin edilecek şahıs ve mahalde iade edileceğinin düzenlenmiştir. Bu durumda davacının ariyet iadesi için ihtarda bulunması ile ariyetlerin bu ihtara rağmen iade edilmemesi koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Oysa somut olayda sözleşme feshedilmemiş olup ilave olarak davacının ariyetlerin iadesi hususunda davalıya yönelik bir ihtarı da bulunmamaktadır. Sözleşmenin sona ermesiyle davalının ariyetleri iade yükümlülüğü doğmuş ise de cezai şart hükmüne dayanak geç teslim olgusundan söz edilmesi mümkün olmadığından, cezai şart alacağı talep koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle mahkemece davacının cezai şart alacağı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
-
İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 21/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15