Ankara BAM 22. HD 2021/922 E. 2023/1742 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2021/922
2023/1742
18 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2021/920 (KABUL- DÜZELTERKE YENİDEN ESAS
KARAR NO : 2023/1793 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/04/2021
ESAS-KARAR NO : 2020/116 E - 2021/269 K
DAVACI
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 25/12/2023
YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ... İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin ciro yoluyla hamili/alacaklısı, keşideci -borçlusu ..., lehtarı ....Ltd.Şti. olan, 18.04.2016 tanzim, 30.06.2016 vade tarihli 18.000,00TL. miktarlı, lehtar tarafından müvekkiline ciro edilen bono, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/8952 E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiği; borçlunun şikayeti üzerine, takip konusu senedin 3 yıllık zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/627 Esas, 2019/8952 Karar sayılı ilamıyla takibin iptaline karar verildiği, bunun üzerine, aynı senetten kaynaklı alacağı için, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/8952 E. sayılı dosyasından yapılan takipte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13062 E. sayılı dosyası üzerinden taraflarınca, genel haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, dosya borçlusunun itirazı üzerine takibin durduğunu, işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hasıl olduğunu, borçlunun itirazı haksız olup, borçlu itirazında kötü niyetli olduğu, davalının, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/13062 E. numaralı takip dosyasına yapmış olduğu "Borca ve yetkiye İtirazının İptali" ile takibin devamına, davalının takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra- inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili davalının Antalya'da ikamet ettiğini, yerleşim yeri itibarıyla Antalya mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı-alacaklı taraf kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla davalı-borçlu aleyhine 03/07/2019 tarihinde Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/8952 esasında kayıtlı icra takibi başlattığını, bu ilk takipten feragat etmeden aynı bonoya dayanarak 27/09/2019 tarihinde Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2020/13062 esasında kayıtlı yeni bir icra takibi başlattığını, müvekkili davalı-borçlu derdestlik itirazında bulunduklarını, davacı tarafın 2019/8952 esasa kayıtlı icra takibi derdest iken bu takipten feragat etmeden yeni bir icra takibi yapma hakkı bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığı, ödeme yaptıklarını, takibe konu bonoda lehdarın kaşesinin bulunmadığını belirterek öncelikle itirazlarının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece,6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 732. maddesi gereği sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulabilmesi için, hamilin müracaat hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğramasından dolayı bir zararının ortaya çıkmış olması gerektiği, zararın mevcudiyeti, sebepsiz zenginleşme talebinin kabul şartı olduğu, zararın varlığının kabulü için, hamile ait ve tahsili mümkün olan bir alacak hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğraması sonucu borçlu nezdinde oluşan zenginleşmenin, bundan başka bir sebebinin bulunmaması, yani sebepsiz olması yeterli olduğu, TTK m. 732'e istinaden açılan davalarda ispat yükünün, sebepsiz zenginleşmediğini veya senet bedelini cirantalardan birine veya hamile ödediğini savunan keşideciye ait olduğu, her ne kadar davalı taraf davanın süresinde davanın açılmadığı itirazında bulunsa da TTK'nın 732/4. maddesi gereği dava konusun bononun vadesine göre hesap edilen zamanaşımı süresi dolduktan sonra 1 yıl içinde eldeki dava açıldığından bu yöndeki itirazın yerinde olmadığı, ayrıca ilamsız başlatılan takipte Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/8952 takip sayılı dosyasında yapılan takipte tekerrüre esas olmaması kaydı düşüldüğünden davalının derdestlik itirazına itibar edilmediği, alacak para alacağı olduğundan davacının ikametgahı gereği TBK'nın 89. maddesi gereği mahkememizin yetkili olduğu, diğer taraftan davalının bono lehdarı olan dava dışı şirketin kaşesinin bulunmadığı ve imzasının geçerli olmadığı yönündeki itirazına lehdarın imzasının sahte olması durumunda dahi keşidecinin senetten doğan sorumluluklarının devam etmesi (bkz. Yargıtay 19. HD.'nin 24/12/2014 tarih, 13733 esas ve 18628 karar sayılı ilamı) karşısında itibar edilemeyeceği, senet nedeniyle ödeme iddiasında bulunun keşidecinin buna dair bir yazılı belge sunmadığı, davalının iddia ettiği gibi hamilden temel ilişkiyi ve bu temel ilişkiden ötürü keşidecinin bir borcunun bulunmadığını ispat etmesinin beklenemeyeceği, bu sebeple keşidecinin, sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını ispat etmesi gerektiği, eldeki davada keşideci olan davalının yukarıda detayları belirtilen sebepsiz zenginleşme davasında ispat yükünü yerine getiremediği, davacı tarafın, somut hadisede uygulanması gerekli TTK md. 732'ten kaynaklı alacağı için icra takibi yapmakta haklı olduğu, alacağa senedin keşide tarihinden itibaren icra takibinde belirtilen şartlarla faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek; Davanın KABULÜ İLE Davalı tarafından Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/13062 takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 18.000,00-TL asıl alacak ve 5.255,01-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.255,01-TL üzerinden takipte belirtilen şartlar geçerli olmak kaydıyla takibin devamına,
Asıl alacak likit olduğundan yüzde 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından;Yetki itirazının bulunduğu, Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2019/8952 esasında kayıtlı icra dosyası ile eldeki davaya konu Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2020/13062 esasında kayıtlı dosyanın derdestlik itirazı nedeniyle bu davanın reddi gerektiği, bononun arka yüzünde ciro eden alacaklı ... Şirketinin şirket kaşesi bulunmadığı, ciro imzasını şirket yetkilisinin atmadığı, takipte açıkça işlemiş faize de temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle itiraz edildiği, Yerel mahkemece istinaf olunan kararında "alacağa senedin keşide tarihinden itibaren icra takibinde belirtilen şartlarla faiz işletilmesi gerektiği" yönünde karar verilmesinin hatalı olduğu; zamanaşımına uğradığından kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını yitiren bonolara vade tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği, davacı yanca takip tarihinden önce temerrüt ihtarı çekildiği de iddia ve ispat edilmediğinden vadeden itibaren faiz yürütülmesinin hukuka aykırı olduğu bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Dava ve takibe konu borcun kapsam ve miktarı uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
İtirazın iptali talebine konu olan Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/13062 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 27/09/2019 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 18.000,00-TL asıl alacak, 5.255,01-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.255,01-TL istendiği, takibin dayanağının 18/04/2016 düzenleme ve 30/06/2016 vade tarihli 18.000,00-TL bedelli bonodan kaynaklı alacak olduğu, açıklamada Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/8952 Esas sayılı icra dosyasından yapılan takipte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ödeme emrinin davalıya 03/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 04/10/2019 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Takibe dayanak senedin incelenmesinde; 18.04.2016 keşide tarihli, keşidecisi ..., lehdarı ... ... Ltd.Şti. olan, 18.000,00TL tutarlı, nakten ihdas nedenli, 30.06.2016 vadeli olduğu, lehdar şirket tarafından davacı ... Şirketine ciro edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından başlatılan Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/8952 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 03/07/2019 tarihinde başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibinde 18.000,00TL asıl alacak, 7.112,47-TL işlenmiş faiz, 54,00-TL komisyon olmak üzere toplam 25.166,47TL istendiği, takibin dayanağının 18/04/2016 düzenleme ve 30/06/2016 vade tarihli 18.000,00TL bedelli bonodan kaynaklı alacak olduğu, ödeme emrinin davalıya 20/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesine açılan şikayet konulu 2019/627 takip sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu 26/12/2019 tarihinde davanın kabulü ile takibin davacı yönünden iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere TTK'nin 732/1.maddesinde; "Zaman aşımı sebebi ile veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar" hükmü düzenlenmiş olup, yerleşik yargısal içtihatlarda da belirtildiği üzere; zamanaşımına uğrayan çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilirse de hamil, ya hakkında sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanarak keşideciye ya da temel ilişkiye dayalı olarak cirantası aleyhine alacak davası açma hakkına sahip ise de aralarında temel ilişki bulunması halinde keşideciye karşı açacağı davada, bu çeke ancak yazılı delil başlangıcı olarak dayanabilecek ve alacağını tanık dahil her türlü delil ile kanıtlayabilecektir. Taraflar arasında akti ilişki bulunmaması halinde ise, sebepsiz zenginleşmeye hukuksal nedenine dayalı talep yönünden ispat külfeti keşidecide olup, keşideci, sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlü olacaktır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacının dava konusu senedin hamili, davalının ise keşideci olduğu, aralarında temel ilişki bulunmadığından TTK 732.madde gereği davalının sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlayamadığından sair istinaf itirazlarının reddi ile mahkemece 18.000,00TL asıl alacak yönünden takibin devamına hükmedilmesi doğru ise de senedin vade tarihi olan 30.06.2016 tarihinden takip tarihine kadar hesaplanan işlemiş faize karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dava konusu senet 03.07.2019 tarihinde (2019/8952 E) ilk olarak takibe konu edilmekle temerrüt başlangıcı olarak bu tarih alınıp davaya konu takip tarihi olan 27.09.2019 tarihi arası işlemiş faizi hesaplanarak (827,01TL) bu miktara hükmedilmelidir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1.b.2.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/116 Esas 2021/269 Karar ve 08/04/2021 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
-
- Davalı tarafından Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/13062 takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 18.000,00. TL asıl alacak ve 827,01TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.827,01TL üzerinden takipte belirtilen şartlar geçerli olmak kaydıyla takibin devamına,
Fazla istemin reddine,
Asıl alacak likit olduğundan % 20 oranında (3.600,0TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Alınması gereken 1.286,07. TL harçtan peşin alınan 280,86. TL harcın mahsubu ile bakiye 1.005,21TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince (istinafa gelenin sıfatına göre) 4.080,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Reddedilen miktar üzerinden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 4.080,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 54,40. TL başvuru harcı, 280,86. TL peşin harç, 7,80. TL vekalet harcı, 56,70. TL posta masrafları olmak üzere toplam 399,76. TL'nin kabul ve ret oranı (%80,95 kabul) gözetilerek,323,60TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.320,00. TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
-
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya İADESİNE,
-
Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin takdiren üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
-
Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 25/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38