Ankara BAM 22. HD 2023/1498 E. 2023/1570 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2023/1498
2023/1570
28 Kasım 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/1498 ( KABUL- KALDIRMA YENİDEN ESAS
KARAR NO : 2023/1570 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/03/2018
ESAS-KARAR NO : 2011/236 E - 2018/161 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 28/11/2023
YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, Dairece verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373.maddesi uyarınca, incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davacı ile davalı .... (.....) arasında büyük kurumsal müşterilere ... marka sarf malzemesi ürünlerin satışını yapmak amacıyla yetkili iş ortaklığı çatı anlaşması yapıldığını, ... ...) adıyla anılan işbu anlaşmaya göre çok büyük kurumsal müşterilere ... marka bilgisayar yazıcı malzemelerinin, davacı şirket aracılığıyla tedariki ve satışı hususunda yetki verildiğini, sözleşmede herhangi bir süre öngörülmediğini, her bir büyük alışverişin yapılacağı kurumsal müşteri ("... Teklifi") için davacı tarafından ...'ye özel bir talep gönderileceğini, akabinde ...'nin davacı şirkete bir teklif göndererek ilgili büyük alışveriş için geçerli olan kayıt ve şartları belirteceğini ve davacının bu teklifi kabul ettiğine dair teyidi ile birlikte, taraflar arasında ayrı bir sözleşmenin (... Sözleşmesi) kurulmuş olacağının öngörüldüğünü, bu şekilde her bir ... Sözleşmesinde, sözleşme koşullarının ayrıca belirlendiğini, bu münferit sözleşmelere ilişkin değişiklik veya sonlandırmaların yürürlükte olan diğer teyitli ... sözleşmelerini etkilemeyeceğinin hüküm altına alındığını, taraflar arasındaki çatı hüviyetindeki söz konusu anlaşmaya istinaden, davacı şirketin iş yaptığı ve çalıştığı büyük kurumsal müşteri olan Devlet Malzeme Ofisi (DMO)'ne, ... marka sarf malzemesi ürünlerin davacı şirket tarafından satışı hususunda taraflar arasında (yukarıda belirtilen şekilde) bir alt ("... Teklifi") sözleşme ilişkisi kurulduğunu, bu amaçla, diğer davalı ... Türkiye temsilcisi .... (.....) tarafından ilgili kurum DMO'ya davacı firmanın, ... yazıcı tüketim ürünlerini satmaya yetkili olduğuna" dair ''Yetkili Satıcılık Belgesi'' verildiğini, davacı ile dava dışı Devlet Malzeme Ofisi arasında, DMO'nun ihtiyaç duyduğu ürün ve malzemelerin tedarikine yönelik olarak yapılmış olan Katalog Sözleşmesi mevcut olduğunu, bu kapsamda davacı şirketin, 2002 yılından bu yana, gerek DMO, gerekse ... arasındaki iş ilişkisini kesintisiz devam ettirerek anılan sözleşmeler ile yetki belgesine istinaden DMO'ya ... ürünlerini sattığını, böylece taraflar arasında uzun yıllardır süre gelen ve bu inançla devam eden sürekli bir ticari ilişki ile iş ortaklığı kurulduğunu, davacı ile davalı ..... arasında; DMO'ya yapılacak satışlar için, 10.01.2010 - 10.01.2011 dönemini kapsayacak bir ... Sözleşmesi (... Teklifi) mevcut olduğunu, davalılardan ..... tarafından işbu dönemde DMO' ya satışın yapılması için, 2009 - 2010 katalog dönemine ilişkin yetki belgesi verildiğini, söz konusu belgede "belgenin düzenlendiği (16.02.2009) tarihten itibaren katalogun geçerli olduğu süre boyunca geçerli" olacağının açıkça öngörüldüğünü, davacı ile DMO arasında ilgili 2009-2010 ve 2011-2014 dönemlerine ilişkin Katalog Sözleşmesi de mevcut olduğunu, bu sözleşmeler kapsamında dava dışı DMO'ya ... satışı yapılmakta iken DMO tarafından gönderilen 28.04.2010 tarihli yazıda,"... ... marka sarf malzemesi ürünleri üreticisi Türkiye temsilcisi .... (.....) firmasından alınan 19.04.2010 tarihli dilekçe ile davacının Yetkili Satıcılık Belgesinin iptal edildiğinin" belirtildiğini, DMO'nun yine aynı yazısında "... yetki iptali sebebiyle davacı firma ile DMO arasındaki Katalog Sözleşmesi eki listede yer alan 193 kalem ... marka sarf malzemesi ürünün 26.04.2010 tarihi itibariyle DMO Kataloğu kapsamından çıkarıldığı" bildirilerek davacı şirket'in ... marka ürünlere ilişkin DMO satışlarının durdurulduğunu, DMO/... Sözleşmesi'nin "... Teklifi" döneminin 10.01.2010 - 10.01.2011 olarak öngörülmesine rağmen, davalıların bu sürenin sonuna (10.01.2011 tarihine) kadar, sözleşmeyle ve taahhütleri ile bağlı olduğunu, 2009-2010 katalog dönemine ilişkin yetki belgesinde; "belgenin düzenlendiği tarihten itibaren katalogun geçerli olduğu süre boyunca geçerli" olacağı hususunun açıkça öngörüldüğünü, davacı ile DMO arasındaki 2009 - 2010 dönemi katalog sözleşmesinin süresinin, DMO tarafından resmi yazı ile "yeni sözleşme akdedilinceye kadar" uzatıldığını, DMO ile katalog sözleşmesinin 04.03.2011 tarihinde yenilendiğini ve sözleşme süresinin 04.03.2014 tarihine kadar uzatıldığını, yetki belgesine ilişkin (2009-2010) katalog sözleşme süresinin yeni sözleşmenin yapıldığı 04.03.2011 tarihine kadar uzadığı hususunun şüphesiz olduğunu, bir başka deyişle, yetki belgesinin süresinin de (belgede öngörüldüğü üzere), kataloğun geçerli olduğu 04.03.2011 tarihine kadar uzadığından davalıların hukuki sorumluluklarının 04.03.2011 tarihine kadar uzadığının kabulü gerektiğini, davalının yetki iptali olmasaydı, katalog sözleşmesinin uzadığı 04.03.2014 tarihine kadar ... satışlarının da aynı şekilde devam edeceğinin tartışmasız olduğunu, davalı ..... tarafından, davacı şirketin yetkili satıcılık belgesi' hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ve herhangi bir bildirimde dahi bulunulmaksızın tek taraflı olarak iptal edilmiş olmasının, taraflar arasındaki sözleşmeye, hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu, diğer davalı .....'nin de, bu duruma sessiz kalmak suretiyle açıkça icazet verdiği için sorumlu olduğunu ileri sürerek dava tarihinden itibaren ileriye dönük olarak işleyecek döneme ait haklar saklı kalmak kaydıyla yetki belgesinin iptal edildiği 19.04.2010 tarihinden itibaren şu aşamada dava tarihine kadar oluşan her türlü maddi zarar ve ziyanın tazminini teminen, şimdilik 25.000 TL maddi tazminatın, 19.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, zedelenen ticari itibarının tazmini için 100.000 TL manevi tazminatın, 19.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; Davacı vekili 17.04.2015 tarihli dilekçesi ile de toplam 1.200.000 TL maddi tazminatın ve 100.000 TL manevi tazminatın yetki belgesinin iptal edildiği tarih olan 19.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar vekilleri, taraflar arasında geçerli olan ... Ortak Anlaşması olduğunu, ... markalı sarf malzemelerinin belirtilen kuruluşlara indirimli satılmasına ilişkin kuralların düzenlendiği koşul ve şartlar kitapçığı olup, davacının dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine, bir sözleşme olmadığını, bahis konusu koşul ve şartlar programı incelendiğinde ... .... tarafından ... markalı sarf malzemelerinin yüksek miktarlı alan yapan belirti kuruluşlara daha indirimli satılmasına ilişkin şartların düzenlendiği bir metin olduğunun görüleceğini, davacı ile dava dışı DMO arasındaki katalog sözleşmesi kapsamında ... sarf malzemeleri dışındaki diğer markaların ürünleri için DMO nezdinde satışlarının devam ettiğini, adı geçen sözleşmede davalıların taraf olmadığını, 31 Mart 2010 tarihine kadar katalog sürelerinin DMO tarafından 1 yıllık olarak belirlenmekte olduğundan katalog sözleşmelerinin de her yeni katalog döneminde yenilendiğini, 1 Nisan 2010 tarihinden itibaren katalog süreleri DMO tarafından 3 yıllık olarak belirlenmeye başladığını, katalog süreleri 31 Mart 2010 tarihine kadar DMO tarafından 1 yıl süreli olarak belirlenmekte olduğundan, her yeni katalog döneminde müvekkil şirket tarafından davacı'ya yeni bir yetki belgesi verildiğini, katalog süresinin başlangıcı 1 Nisan günü, bitiş tarihi ise bir sonraki yılın 31 Mart günü olduğunu, buradan hareketle; 2009-2010 katalog yılı denildiğinde anlaşılması gerekenin, 1 Nisan 2009 - 31 Mart 2010 tarihleri arası geçerli olan katalog süresi olduğunu, ancak, davalı şirketin her yeni katalog döneminde bayileri ile süresi biten yetki belgesini yenilemek yönünde sözleşmesel ya da yasal yükümlülüğü bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi 2009-2010 yılına ilişkin Katalog Sözleşmesi’nin süresi DMO tarafından yeni sözleşme akdedilinceye kadar uzatılmış olsa bile, uzatılmaya ilişkin hiçbir belgenin de dava dosyasına sunulmadığını, DMO'nun, davacı şirket hakkında 2010 yılının Mart aylarının sonlarında ya da Nisan aylarının hemen başlarında soruşturma başlattığını, davacının biliyor olmasına rağmen, bu konuda davalı şirkete hiçbir bilgi vermediğini ve DMO nezdinde ürünlerinin satışını tehlikeye attığını, DMO nezdindeki işlemler bakımından davalının güvenini sarstığını, davacının bu davranışı nedeniyle davalı tarafından DMO'ya 19 Nisan 2010 tarihli yazı gönderilerek ... ile DMO nezdinde bundan sonra işlem yapılmayacağının bildirildiğini, davalı (... ....)'nin pasif husumet ehliyeti olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davacı ve davalı ... ....Şti. arasında ''... Ortak Anlaşması'' imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında karşılıklı olarak yükümlülüklerin belirtildiği ne var ki, davacı ile diğer davalı .... arasında böyle bir sözleşme bulunmadığı, davadaki uyuşmazlığın da davalı ... ....Şti. ''... Ortak Anlaşması'' gereğince ... markalı ürünlerin DMO'ya satışı konusunda verilen yetkinin haksız şekilde kaldırıldığı iddiasından kaynaklandığı, bu nedenle sözleşmenin tarafı olmayan davalı ....'ye husumet yöneltilmesinin yerinde görülmediği, davalı ... ....Şti.'nin sözleşmeye bağlı olarak ... markalı ürünleri DMO'ya satışı konusunda davacıya verdiği yetkiyi haksız olarak kaldırdığı, zira davacı ile bu davalı arasındaki çatı sözleşme olan ortaklık anlaşması geçerli ve ayakta olup, sözleşme yükümlülüklerinin zamanında yerine getirileceğine dair davacı tarafta haklı güven oluştuğu, davalının sözleşme ayakta iken DMO'ya satış yetkisini iptal etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacının bu nedenle uğradığı zararı davalı ... .... Şti' den talep edebileceği, bilirkişi raporuna göre davacının uğradığı zararın 1.768.351,83 TL olduğu, davacının manevi tazminat isteminin, uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı ... ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının taleple bağlı kalınarak kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar vermek gerektiği belirtilerek; -Davalı ... ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, a)Davalı ... ... Limited Şirketi aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulüne, 1.200.000,00 TL'nin 08/04/2011 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, b) Davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
-
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Mahkemece diğer davalı için husumetten red karar verildiği, bu davalının büyük kurumsal müşterilere ... markalı sarf malzemelerinin satışı hususunda özel bir satış programının(...) hazırlayıcısı ve aynı zamanda buna konu akdi ilişkinin tarafı olan bir şirket olduğu, diğer davalının ise Türkiye temsilcisi olduğu, ..... nin bu özel satış programına dahil olan müvekkili şirketin gerek ... ve gerekse Devlet Malzeme Ofisi ile iş ilişkisinin sürdürdüğü ... iş programı ve anlaşmasının özel bir anlaşma niteliğinde olduğu bu sözleşmede herhangi bir süre bulunmadığı ve feshedilmediği, hatta yetki iptalinden sonra da davalılarca davacı ile aradaki ... şartları anlaşmasının yenilendiği, satışlar sonrasında tüm ödemeleri sağlayan,geri ödemeleri (rebate) onaylayan ve yaptıranın da yine ... ... olduğu, husumetten bu davalı hakkındaki davanın reddinin doğru olmadığı, ayrıca ticari itibarlarının zedelenmiş olması nedeniyle de manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği bildirilmiştir.
-
Davalı .... ... vekili de; Kabul anlamına gelmemek üzere dava dilekçesinde talep edilen tutarın 25.000,00TL olduğu, bu tutara dava tarihinden, ıslaha konu tutar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerektiği; Mahkemece davacı yanın 100.000,00TL manevi tazminat talebinin reddedildiği, hüküm fıkrasında 7. bentte peşin ödenen 1.856,25TL'nin tamamının kendilerinden alınmasına karar verilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece delillerin eksik değerlendirildiği özellikle Devlet Malzeme Ofisinden gelen 26.04.2012 havale tarihli müzekkere cevabının gözetilmediği, sözleşmenin 16/h maddesinde yetki klozu bulunduğu halde mahkemece yetkisizlik kararı verilmemesinin doğru olmadığı, ... ortak Anlaşmasının hiçbir maddesinde ... ... yi her sene davacı için sürekli olarak Devlet Malzeme Ofisine yetki belgesi verme yükümlülüğü öngörülmediği, kaldı ki ... ... nin bir an için ortak anlaşma tahtında Devlet Malzeme Ofisine sürekli yetki belgesi vermesi gerektiği yönünde bir taahhütü olduğu varsayılsa bile davacının Devlet Malzeme Ofisi gibi hassas bir kurum nezdinde geçirdiği soruşturma ve kapanan satış ekranlarında kendilerine haberdar etme yükümlülüğüne aykırı davranış olması karşısında ortak anlaşmanın 16/d, 16/c,2/b maddeleri karşısında hakkı ve yetkisi bulunduğu; Kabul edilen kar kaybı zaman aralığının hatalı olduğu, bu halde 04.03.2014 tarihinde kadar da kar kaybı nedeniyle ek döneminin sonu olan 31.03.2010 tarihi itibari ile kendiliğinden geçersiz hale geldiği, bu nedenle söz konusu yetki belgesinin iptal edildiğinden bahisle davacının 19.04.2010 tarihine kadar kar kaybına maruz kalmasının mümkün olmadığı, kar payının hesaplanmasında davacının ... dışındaki başkaca markaların ürünlerini Devlet Malzeme Ofisi' ne satmaya devam ettiğinin gözetilmediği bildirilerek başvurulmuştur.
İSTİNAF KARARI
Tarafların istinaf başvurusu üzerine Dairece; "... 6100 sayılı HMK. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. ... Ortak Anlaşması ise 16.08.2010 tarihli olup, ...nun yürürlük tarihinden önce düzenlendiği için sözleşmede belirlenen yetki kuralı mutlak değildir. Dava konusu alacak bir para borcunu içerdiğinden davacı alacaklı 6098 sayılı TBK'nun 89.maddesi uyarınca kendi ikametgahında takip yapabilir.
Diğer taraftan Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davalı ... ....Şti.'nin sözleşmeye bağlı olarak ... markalı ürünleri DMO'ya satışı konusunda davacıya verdiği yetkiyi haksız olarak kaldırdığı, zira davacı ile bu davalı arasındaki çatı sözleşme olan ortaklık anlaşması geçerli ve ayakta olup, sözleşme yükümlülüklerinin zamanında yerine getirileceğine dair davacı tarafta haklı güven oluştuğu, davalının sözleşme ayakta iken DMO'ya satış yetkisini iptal etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacının bu nedenle uğradığı zararı davalı ... .... Şti' den talep edebileceği, diğer davalıya husumet yöneltilemeyeceği benimsenen ilk derece mahkemesi kararında ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı ..... Şirketi vekilinin istinaf itirazlarına gelince: Yukarıda açıklanan gerekçelerle sair istinaf itirazları yerinde değilse de; davacı tarafça talep edilen alacağa yönelik belirsiz alacak davası açılmamış, kısmi dava açılmıştır. Davadan önce davalı ..... Şirketi dava konusu alacağa yönelik olarak temerrüde düşürülmüş de değildir. Bilindiği üzere bir miktar paranın tahsili istemiyle açılan alacak davalarında, asıl alacak tutarının sonradan yargılama sırasında ıslah yoluyla arttırılması, sadece ve ancak davadan önce temerrüdün gerçekleşmediği durumlarla sınırlı olarak, ıslah yoluyla artırılan tutara yürütülecek faizin başlangıç tarihini etkiler. Davalının açılan davayla birlikte temerrüde düştüğü, davadan önce temerrüdün gerçekleşmediği durumlarda, ıslahen arttırılan tutara, ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Mahkemece, tüm tutar yönünden dava tarihi olan 08.04.2011 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenle dava edilen 25.000,00TL yönünden dava tarihi olan 08.04.2011 tarihinden, ıslah edilen 1.175.000,00TL tutara ise ıslah tarihi olan 17.04.2015 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğinden ve hükmün 7.bendindeki harç tutarları maddi tazminat esas alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiğinden davalı Şirket vekilinin buna yönelik istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği belirtilerek;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b.1.maddesi gereğince esastan reddine,
-
Davalı ... ... Ltd. Şti. Vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile,
Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/236 E, 2018/161 K, 15.03.2018 Tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine; 1-Davalı ... ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine,
- a)Davalı ... ... Limited Şirketi aleyhine açılan maddi tazminat davasının KABULÜNE, 1.200.000,00 TL tazminatın 25.000,00TL'lik kısmının 08/04/2011 olan dava tarihinden; 1.175.000,00 TL'lik kısmının da 17/04/2015 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-b) Davacının manevi tazminat isteminin reddine,..." karar verilmiştir.
YARGITAY BOZMA İLAMI
Davalı ... ... Ltd. Şti. Vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2021/9025 Esas, 2023/2656 karar sayılı ilamı ile; "1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ve davalı ... .... Şti. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, davacının yetki belgesinin iptali nedeniyle müşterisi DMO'ya satış yapamaması neticesinde uğradığı zararların tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının, davacıya verdiği yetki belgesini iptal etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacının bu nedenle uğradığı zararı davalı ... .... Şti.'den talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3.Davalı ... .... Şti. vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; davalı, DMO'nun davacı hakkında devam eden soruşturma sebebiyle 12.03.2010 tarihi itibariyle satış ekranlarını 10.05.2010 tarihine kadar durduğu, bu tarihler arasında satış yapılamaması nedeniyle doğan zararların müvekkilline yüklenemeyeceğini iddia etmiştir. DMO'nun dosya içeriğinde bulunan müzekkere cevabında da "...inceleme sonuçlanıncaya kadar adı geçen firmanın tüm ürünlerinin satışları 12.03.2010 tarihinden itibaren durdurulmuş olup 10.05.2010 tarihinde yeniden yayına açılmıştır." şeklinde durum açıklanmıştır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kâr kaybı hesaplanırken 19.04.2010-31.12.2010 tarih aralığı dikkate alınarak 1.178.718,89 TL hesaplanmıştır. Oysa ki 12.03.2010 tarihi itibariyle DMO tarafından satış ekranlarının kapatıldığı ve 10.05.2010 tarihinde yeniden açıldığı gözetildiğinde 10.05.2010 tarihine kadar geçen sürede gerçekleşen kâr kaybından davalı sorumlu tutulamayacaktır.
- Neticeten, davacı maddi tazminat olarak 19.04.2010-08.04.2011 tarihleri arası kâr kaybını talep etmiş ise de; açıklanan gerekçelerle kâr kaybı hesabının 10.05.2010 tarihi ile sözleşmenin sonu olan 31.12.2010 tarihi aralığı esas alınarak yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile daha geniş bir tarih aralığının hesaplamaya esas alınması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Bozma ilamı değerlendirilerek satış yetki belgesinin iptali nedeniyle uğranılan zararın tazmini hususunun değerlendirilmesi noktasındadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fesih nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dairece usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmuştur.
Dosya içeriği, toplanan delillerden, bozma ilamı doğrultusunda sair temyiz itirazları reddedilmekle beraber, davalı, DMO'nun davacı hakkında devam eden soruşturma sebebiyle inceleme sonuçlanıncaya kadar adı geçen firmanın tüm ürünlerinin satışları 12.03.2010 tarihinden itibaren durdurulmuş olup 10.05.2010 tarihinde yeniden yayına açıldığı belirtildiğinden; davacı maddi tazminat olarak 19.04.2010-08.04.2011 tarihleri arası kâr kaybını talep etmiş ise de kâr kaybı hesabının bozma ilamı kapsamında 10.05.2010 tarihi ile sözleşmenin sonu olan 31.12.2010 tarihi aralığı esas alınarak yapılması gerektiği belirtilerek tazminat hesabına esas süre yönünden karar bozulduğundan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda veriler bulunduğundan Dairemizce resen hesaplama yapılarak kâr kaybı hesabının 10.05.2010 tarihi ile sözleşmenin sonu olan 31.12.2010 tarihi gözetilerek 1.082.026,95TL olarak hesaplandığı, bu tazminat tutarının dava edilen 25.000,00TL miktarı yönünden dava tarihi olan 08.04.2011 tarihinden, 1.057.026,95 TL miktarı yönünden de 17.04.2015 ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğinden aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
Davalı ... ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile,
-
Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/236 E, 2018/161 K, 15.03.2018 tarihli kararının HMK'nın 356/2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
4- YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
- a. )Davalı ... ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine,
b-)Davalı ... ... Limited Şirketi aleyhine açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 1.082.026,95TL tazminatın 25.000,00TL'lik kısmının 08/04/2011 olan dava tarihinden; 1.057.026,95 TL'lik kısmının da 17.04.2015 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
c-)Davacının manevi tazminat isteminin reddine,
d-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 73.913,26 TL harçtan peşin alınan 1.856,25TL harç ile 20.066,07TL ıslah harcı olmak üzere toplam 21.922,32TL harcın mahsubu ile bakiye 51.990,94TL harcın davalı ... ... Limited Şirketinden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
e-)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden takdir olunan 149.022,96TL vekalet ücretinin davalı ... ... Limited Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
f-)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat üzerinden takdir olunan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... ... Limited Şirketine verilmesine,
g-)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.180,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... ...'ye verilmesine,
h-)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat üzerinden takdir edilen 18.875,69TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı davalı ... ... Limited Şirketine verilmesine,
ı-)Davacı tarafından yatırılan 18,40TL başvurma harcı, 426,93TL peşin harç(maddi tazminata ilişkin) ve 20.066,07TL ıslah harcı olmak üzere toplam 20.511,4 TL harcın davalı ... ... Limited Şirketi tahsili ile davacıya verilmesine,
i-)Davacı tarafından yapılan 5.850,00TL bilirkişi ücreti ve 256,90TL posta-müzekkere gideri olmak üzere toplam 6.106,90TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 5.506,53TL'nin davalı ... ... Limited Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine,
h-)Davalı ... ... Limited Şirketi tarafından yapılan 239,00TL yargılama giderinden davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 23,50TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, bakiye kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden;
-
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... ... Limited Şirketi'nden tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85TL harçtan peşin alınan 35,90TL harcın mahsubu ile bakiye 233,95TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Bozma üzerine resen duruşma açıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Taraf vekillerinin yüzene karşı, HMK'nin 356.maddesi uyarınca duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361/1.maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 28/11/2023 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54