Ankara BAM 22. HD 2021/810 E. 2023/1409 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
bam
2021/810
2023/1409
25 Ekim 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2021/810 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2023/1409
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/02/2021
ESAS-KARAR NO : 2008/474 E - 2021/71 K
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 25/10/2023
YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2023
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili aleyhine Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2008/7831 esas sayılı dosyası ile kambiyo takibi yapıldığını, ilgili icra dosyasına konu bononun müvekkili tarafından lehtar ...'a ödendiğini ve bono aslının alındığını, ancak müvekkilinin takibe konu bono aslının kendinde olduğu halde nasıl icra takibi yapılıyor diyerek icra müdürlüğüne gittiğinde lehtar ...'a ödeyip almış olduğu bononun renkli fotokopi olduğunu, icra takibine konan bononun ise asıl olduğunu anladığını, bunun üzerine Ankara CBS'ye suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin tarafına gönderilen ödeme emrine iş yerinin tatilde olmasından dolayı itiraz edemediğini ve itiraz sürelerinin dolduğunu, takibin kesinleştiğini belirterek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalıların kötü niyetli olmalarından dolayı %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata e karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 15/11/2011 tarihli dilekçesi ile, müvekkilinin haciz baskısı altında Ankara 29.İcra Müdürlüğü'nün 2008/7831 E.sayılı dosyasına 17.818,26 TL ödediğini, menfi tespit talebinin 17.818,26 TL için istirdata dönüştüğünü ve iş bu bedelin davalıdan tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili ; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının büyük ihtimalle davalı ... ile birlikte hareket ederek ciro yoluyla müvekkiline intikal eden senedi ödemekten kaçındığını, takip konusunun senet olması nedeniyle aksinin yazılı belge ile ispat edilebileceğini, tanık dinletilmesine muvafakati olmadığını, bildirerek davanın reddine, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; Ankara 10.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09/05/2017 tarih, 2015/448 E., 2017/137 K.sayılı ilamı ile, ".... sanığın bir araba alım satımından dolayı katılan ...'dan 10000 TL alacaklı olduğu, katılanın sanığa borcunu ödediği, sanığın katılana senedin aslı yerine bilirkişi raporuna göre renkli fotokopi ile oluşturulmuş suretini verdiği, senet aslı kendisinde olan sanığın ise tanzim ve vade tarihlerini değiştirerek ciro ettiği, ciro edilen ... adlı şahsın senedin ödenmemesi üzerine Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2008/7831 sayılı takip dosyası ile takibe giriştiği, resmi belge hüviyetindeki senedin tanzim ve vade tarihlerini değiştiren, ciro eden, bu suretle içeriği itibariyle sahte resmi belge oluşturan sanığın atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varılmış, bu itibarla; Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.10.2012 tarih ve 2010/17 E. 2012/570 K sayılı ilamı ile ilgili Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 17.09.2015 tarih ve 2015/8941 E. 2015/4254 K sayılı ilamının 'resmi belgede sahtecilik' suçuna ilişkin bulunduğu nazara alınıp, sanığın kazanılmış hakkı da gözetilerek, sanığın atılı resmi belgede sahtecilik suçu sebebiyle cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, " şeklinde gerekçe gösterilerek , sanık ...'ın Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/17 esas 2012/570 karar sayılı ilamı ile bedelsiz senedi kullanma olarak kabul edilen eylemin iddianamedeki sevk maddesi olan TCK'nın 204/1. Maddede düzenlenen resmi belgede sahtecilik olarak kabulü ile üzerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik suçu sabit görüldüğünden, eylemine uyan TCK'nın 204/1. maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, iş bu hükmün 19/02/2020 tarihinde kesinleştiği, davacı ...'ın araç alım satımı nedeniyle davalı ...'a borçlu olduğu, takip ve davaya konu 01/01/2007 keşide tarihli bononun bu amaçla davacı tarafından düzenlenerek davalı ...'a verildiği, iş bu borcun davacı tarafından ödendiği ancak davalı ...'ın senedin aslı yerine renkli fotokopisini davacıya verdiği, akabinde senet aslının davalı ... tarafından ciro edildiği ve son hamil davalı ... tarafından takibe konu edildiği, davacı tarafından suç duyurusunda bulunulması üzerine yapılan soruşturma ve ceza davası neticesinde, Ankara 10.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09/05/2017 tarih, 2015/448 E., 2017/137 K.sayılı ilamı ile, davalı ...'ın resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği ve iş bu hükmün kesinleştiği ve davalı ...'ın eyleminin sabit hale geldiği görülmekle, kesinleşen ceza mahkemesi kararı gözetilerek davacının takibe konu senet nedeniyle davalı ...'a borçlu olmadığı anlaşıldığı, davacının ... yönünden menfi tespit istemi yerinde görüldüğü, ancak takip dosyasında ödeme diğer davalı ...'a yapılmış olduğu, diğer taraftan diğer davalı ..., iyiniyetli hamil olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de; takibe konu senet incelendiğinde, lehtar ...'ın ciro ederek senedin ... isimli şahsa geçtiği, ...'nun cirosu ile son hamil davalı ...'a senedin geçtiği görülmüş olup, davalı ...'ın savcılık dosyasında alınan 09/03/2009 tarihli ifadesinde senedi ...'ın kendisine cirolayıp verdiğini, ... senedi verdiğinde ...'nun da cirosunun bulunduğunu, ...'nun ... ile birlikte hareket ettikleri şeklinde çelişkili beyanda bulunduğu, bu suretle davalı ...'ın iyiniyetli hamil olarak kabul edilemeyeceği, senedin iktisabında ağır kusurlu olduğu vicdani kanaatine varılmış olmakla, davalı ... yönünden istirdat istemi yerinde görüldüğü, Davacı vekili 22/02/2012 tarihli celsede, 1.500,00 TL tutarında haricen yapılan ödeme ile birlikte toplam ödemelerinin 19.318,26 TL olduğunu ve bu meblağın istirdadını talep ettiklerini beyan etmiş ise de; katıldığı son celsede, " 17.818,26 TL'nin davalıdan istirdadını istedik, bu talebimiz aynen geçerlidir, her ne kadar sonraki aşamada 1.500,00 TL daha ödeme yapıldığına dair bir beyanımız mevcut ise de bizim talebimiz 17.818,26 TL'nin davalıdan istirdadına ilişkindir, 1500,00 TL'ye ilişkin talebimizden feragat ediyoruz, 17.818,26 TL'nin her iki davalıdan istirdadını istiyoruz," şeklinde beyanda bulunmuş olup, beyan dikkate alınarak 17.818,26 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin feragat nedeni ile reddine, 10.000,00 TL bedelli bono nedeni ile davacının davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiş, hükme karşı davalılardan ... vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; müvekkiline verilen senet bütün unsurlarıyla tamam olan bir kambiyo senedi olup senet ancak ve ancak hamile ödendiği anda geçerli bir ödeme yapılmış sayılacağını, suça konu senet de ciro yoluyla müvekkiline verilmiş kambiyo senedi olup müvekkile de yasal ciro yoluyla geçtiğini, ciro ile verildiğinde de veriliş amacına uygun olarak kullanıldığını, davacının usulsüz ve gayrı yasal kullanımı bir sui niyetli olan davalı lehtar ... eylemi olduğundan istirdat kararına bu kişi tarafından hükmedilmesi gerektiğini, bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davalı ciro yoluyla hamilin iyiniyetli ciro yoluyla hamil olup olmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; icra takibine konu senedin mükerrer tahsile çalışıldığı son hamilin de iyiniyetli hamil olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı yanca iddialarının usulüne uygun delillerle ispat edildiği, davalı hamilin ..., iyiniyetli hamil olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de; takibe konu senet incelendiğinde, lehtar ...'ın ciro ederek senedin ... isimli şahsa geçtiği, ...'nun cirosu ile son hamil davalı ...'a senedin geçtiği, anılan son hamilin savcılık dosyasında alınan 09/03/2009 tarihli ifadesindeki çelişkili beyan esas alındığında davalı hamilin iyiniyetli hamil olarak kabul edilemeyeceği, senedin iktisabında ağır kusurlu bulunduğunun anlaşılmış olmasına göre davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.217,16TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 304,29TL harcın mahsubu ile bakiye 912,87TL harcın istinaf eden davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,
-
İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 25/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56