Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2023/1628
2024/951
19 Eylül 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1628 Esas - 2024/951 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1628
KARAR NO : 2024/951
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2021
NUMARASI : 2019/432 Esas 2021/533 Karar
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALILAR
DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/09/2019
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2024
Taraflar arasındaki bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... Şubesi tarafından 05.04.2017 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı borçlu ... San ve Tic. Bil. Hiz. İml. Haz. İth. İhr. Ltd. Şti lehine çet taahhüt kredisi, nakdi kredi ve taksitli ticari kredi kullandırıldığını, davalıların bu krediye müştereken ve müteselsilen kefil olduklarını, kredi ödemelerinin aksamanı üzerine Kahramanmaraş 2. Noterliğinin 04.12.2018 tarih ve 3799 yev nolu ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen davalılar tarafından ödemelerin yapılmaması üzerine haklarında icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, asıl borçlu firmanın ... A.Ş teminatlı kredisi bulunmakta ise de bu teminata istinaden hiç bir tahsilat yapılmamış olmakla birlikte KGF tarafından herhangi bir ödeme yapılsa dahi borçluların sorumluluğunun aynı şekilde devam edeceği, kefalet protokolünün 4. maddesine istinaden KGF kapsamında bir ödeme yapılması durumunda ödemelerin borçlu/müteselsil kefiller tarafından yapılan tahsilat kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2018/15252 esas sayılı takibe itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl borçlu temerrüde düşmediğinden kefillerin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2018/15252 esas sayılı takibin davalılar yanında ayrıca ... San ve Tic. Bil. Hiz. İml. Haz. İth. İhr. Ltd. Şti ile birlikte ... Balkon Camlama End. Tas. Ltd. Şti ve ... Alüminyum Ltd. Şti aleyhine de yapıldığını, bu üç takip borçlusu ile birlikte davalılar ... ve ...'da dahil toplam beş kişinin konkordato talebi üzerine Ankara 2 ATM 2018/800 esas sayılı dosyada 07.11.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, üç şirket hakkında 05.04.2019 tarihinde bir yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, asıl borçlu yönünden kesinleşmemiş alacak tutarının kefiller yönünden kesinleştiğinin bahsedilemeyeceğini, borcun bulunup bulunmadığını varsa tutarın bilirkişi incelemesi gerektiğini, KGF tarafından ödeme yapılmışsa borçtan düşülmesi gerektiğini, takibe itiraz tarihinde hakkında takip yapılan tüm borçluları kapsayan geçici mühlet kararı bulunduğunu belirterek davanın reddi ile %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı banka ile dava dışı ... San ve Tic. Bil. Hiz. İml. Haz. İth. İhr. Ltd. Şti arasında imzalanan 05/04/2017 tarihli 3.500.000,00 TL limitli sözleşmede davalıların müteselsil kefil olarak kefaletinin bulunduğu, müteselsil kefil davalı ... ve ...'ın sözleşmenin imza tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin ortağı oldukları anlaşılmakla TBK 584 maddesinde ön görülen istisnanın gerçekleştiği öte yandan asıl borçlu şirkete hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmiş olduğu ve keza asıl borçlunun konkordato talebi gereğince TBK 586 maddesi kapsamında aslı borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunduğu hususu nazara alınarak ödenmeyen nakit alacağın müteselsil kefillerden talep edilebileceğinin mahkemece kabul edildiği, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... San ve Tic. Bil. Hiz. İml. Haz. İth. İhr. Ltd. Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan taksitli ticari krediler nedeniyle İİK 303/1 maddesi kapsamında müteselsil kefil davalıların ödenmeyen kredi borcundan kefalet limiti oranında ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumlu oldukları bu kredilerden 151/TT/1188 nolu taksitli kredinin 05/11/2018 vadeli taksiti ödenmemiş olmakla davalılar yönünden verilen 07/11/2018 tarihli geçici mühlet tarihinden önce vadesi geldiği halde ödenmeyen davacı banka alacağı nedeniyle asıl borçlu hesaplarının kat edilerek muaccel hale gelmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, davalı ... ve ... yönünden verilen konkordato geçici mühlet kararlarının mahkemece kaldırılması nedeniyle geçmişe etkili olarak sonuç doğuracağından sözleşme hükümleri, her bir davalı yönünden temerrüt tarihlerine göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde raporun sonuç bölümüne bağlı olunmaksızın rapor içeriğinde yer alan hesaplamaların nazara alınarak ve bu kapsamda davalı ... ... Ltd.Şti ve ... yönünden hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında işlemiş olan akdi faiz tutarı temerrüt faizine eklenmek suretiyle işlemiş faiz turarı ve bu faizin %5 gider vergisi esas alınmak suretiyle varlığı ve miktarı kanıtlanan davacı bankanın nakit alacağına ilişkin açılan ve kanıtlanan itirazın iptali ve alacak davalarının kendi aralarında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kısmen kabulüne karar verildiği, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... San ve Tic. Bil. Hiz. İml. Haz. İth. İhr. Ltd. Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin kefaleti düzenleyen hükümlerinde kefillerden gayri nakit alacağın depo edilmesinin talep edilebileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından davacı bankanın davalı müteselsil kefillerden gayri nakit alacağın depo edilmesine ilişkin talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle; Davalı ... ... ... Yapı Malzemeleri İmalat Sanayi Bilişim Hizmetleri İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi'ne yönelik davanın kısmen kabulü ile Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2018/15252 esas sayılı takibe davalı itirazının 1.079.822,00 TL asıl alacak, 16.134,79 TL işlemiş temerrüt faizi, 806,74 TL BSMV, 1.301,28 TL ihtarname gideri, 23.003,48 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.150,17 TL kat öncesi işlemiş BSMV olmak üzere toplam 1.122.218,46 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa %37,60 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle ve yine diğer davalılar hakkında aşağıdaki alacak hükmü nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin nakit alacak yönünden itirazın iptali talebi ile gayrinakit alacağın depo edilmesi talebinin reddine, %20 icra inkar tazminatı olan 224.443,69 TL'nin davalı ... ... ... Yapı Malzemeleri İmalat Sanayi Bilişim Hizmetleri İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi'den alınarak davacıya ödenmesine, koşulları oluşmadığından davalı ... ... ... Yapı Malzemeleri İmalat Sanayi Bilişim Hizmetleri İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi'nin kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalı ...'a ve ...'a yönelik davanın kısmen kabulü ile ... yönünden 1.079.822,00 TL asıl alacak, 16.134,79 TL işlemiş temerrüt faizi, 806,74 TL BSMV, 1.301,28 TL ihtarname gideri, 23.003,48 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.150,17 TL kat öncesi işlemiş BSMV olmak üzere toplam 1.122.218,46 TL'nin, ... yönünden 1.079.822,00 TL asıl alacak, 1.301,28 TL ihtarname gideri, 23.003,48 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.150,17 TL kat öncesi işlemiş BSMV olmak üzere toplam 1.105.276,93 TL'nin 04.09.2019 dava tarihinden itibaren asıl alacak kalemine %37,60 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle kendi aralarında ve Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2018/15252 esas sayılı takip nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, usul ve yasaya aykırı olarak verilen hüküm ile taleplerinin tam olarak karşılanmadığını, kök raporda ... hakkında yapılan hesaplamada; talepleri ile bilirkişi raporu arasındaki farklılık; temerrüt faiz oranları ve temerrüt faizi başlangıç tarihinden kaynaklandığını, bilirkişi raporunda ... açısından temerrütün takip tarihi itibari ile oluştuğu yönünde görüş bildirilmiş ise de müvekkili banka tarafından keşide edilen ihtarname davalının sözleşmede bildirdiği adrese çıkarıldığını, ihtarnamenin davalının adresine ulaştığı tarih itibari ile temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekeceğini, fakat ek raporda bu itirazlarına ilişkin değerlendirme yapılmadığını, yine kök raporda diğer davalıların hakkında yapılan hesaplamada; talepleri ile bilirkişi raporu arasındaki farklılığın temerrüt faiz oranlarından kaynaklandığını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın tam olarak kabulüne karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kısmi ıslah yolu ile dava türünü ve dolayısıyla talep sonucunu değiştirmediğini ve mahkemece de bu kısmi ıslah doğrultusunda hukuka aykırı bir şekilde karar verildiğini, davacı dahi ıslahının tam ıslahını belirtmemişken mahkemece gerekçeli kararda tam ıslah yapıldığı ifade edilmesine rağmen tam ıslah doğrultusunda mahkemece tam ıslah doğrultusunda hiçbir işlem yapılmadığını, davanın 04/09/2019 tarihinde açıldığını, ıslahın ise 10/11/2020 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında faizin dava tarihinden değil ıslah tarihinden başlatılması gerektiğini, ancak yerel mahkeme tarafından faiz dava tarihinden başlatıldığını, bu durumun da hukuka aykırı olduğunu, temerrüt tarihleri ile temerrüt faiz oranı da müvekkil aleyhine hesaplandığını, dava dışı asıl borçlu ... Yapı Elem. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kabul edilen konkordato projesi kapsamında yapılan ödemeler toplam borçtan düşülmediğini, bu durum da davanın kabul ve ret oranını etkilediğini, müvekkillerin aleyhine fazladan yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine hükmedilmesine neden olduğunu ve taraflarına da kısmi ret nedeniyle ödenmesi gereken vekalet ücretine hükmedilmediğini, dava dışı asıl borçlu ... Yapı Elem. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkilleri ... ve ... hakkında Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/800 E. sayılı dosyasında 07.11.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, davaya konu icra takibi 19.12.2018 tarihinde, yani geçici mühlet süresi içerisinde başlatıldığını, dava dışı asıl borçlu ... Yapı Şirketi geçici mühlet tarihine kadar borç taksitlerini eksiksiz bir şekilde ödediğini, dava dışı asıl borçlunun temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, bu sebeple de kefillere başvurulamayacağını, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/800 E. sayılı dosyasında dava dışı asıl borçlu ... yapı şirketinin konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak. davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalılar vekili istinaf başvuru tarihinden sonra, 02/09/2024 UYAP tarihli dilekçesi gelinen aşamada istinaf incelemesi henüz yapılmadığından istinaf kanun yoluna başvurudan feragat ettiğini beyan etmiştir
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut davalılar vekilinin davalı ... ve ... Dek. Yap Malz. Ltd. Şti. vekilinin Yenimahalle 5. Noterliğinden verilen 02/11/2018 tarih ve 27804 yevmiye no'lu vekaletnamesi ve davalı ... vekilinin Ankara 25. Noterliğinden verilen 02/11/2018 tarih ve 19795 yevmiye no'lu vekaletnamesinde davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davalı vekilince istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla davalılar vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin de istinaf başvurusuna gelindiğinde;
Davacı vekili 19/09/2024 tarihli dilekçelsi ile dava dosyasına konu uyuşmazlığa ilişkin olarak davalılar ile karşılıklı sulh olduklarını, bu nedenle davanın sulh sebebiyle konusuz kaldığını bildirerek davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş, 19/09/2024 tarihli dilekçe ekinde taraflar arasında imzalanan 08/07/2024 tarihli "Sulh Sözleşmesi" ibraz etmiştir.
Söz konusu sözleşmenin incelenmesinde, tarafların birbirlerini işbu dava dosyalarına konu hak ve alacakları ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden dolayı ibra ettikleri anlaşılmıştır.
Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen ya da tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir (HMK 313/1). Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir (HMK 313/2). Davanın konusu dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dahil edilebilir (HMK 313/3). Şarta bağlı olarak ta sulh yapılabilir(HMK 313/4). Hüküm kesinleşinceye kadar her zaman sulh yapılabilir (HMK 314/1). Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulha göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulha göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir (HMK 315/1). Somut olayda, davacı tarafça Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2018/15252 esas sayılı takibe itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep edilmiş olup, dava, konusu itibariyle tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği hususlara ilişkin olduğundan tarafların sulh sözleşmesi yapmaları mümkündür. HMK'nın 314/(1).maddesi gereğince hüküm kesinleşinceye kadar her zaman sulh sözleşmesi yapılabileceğinden ve 315/(1).maddesi gereğince taraflar sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilince istinaf aşamasında tarafların sulh oldukları bildirilerek 08/07/2024 tarihli sulh sözleşmesi sunulmuş davacı vekilinin 19/09/2024 tarihli dilekçesi ve HMK'nın 315/(1).maddesi gereğince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Hal böyle olunca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise tarafların istinaf aşamasında sunulan protokol kapsamında sulh oldukları ve HMK 315. maddesi uyarınca sulhe göre ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı yararına yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, arabuluculuk ücretinin ise davacı tarafından yapılan yargılama gideri niteliği bulunmadığından davada haksız olan davalılar üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 349/2. maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
-
Davalılar tarafından yatırılan 2.214,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı, 53.549,00 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde istinafa başvuran davalılara iadesine,
-
İstinaf giderlerinin başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,
- İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
B)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun tarafların istinaf aşamasında sunulan 08/07/2024 tarihli protokol kapsamında sulh oldukları gözetilerek KABULÜNE,
2. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/10/2021 tarih 2019/432 Esas 2021/533 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3. Tarafların dosya kapsamına sunulu 08/07/2024 tarihli Sulh Sözleşmesi'ne göre sulh oldukları ve bu nedenle sulhe göre karar verilmesini istemedikleri dikkate alınarak, HMK'nun 315/1. maddesi uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4. Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca, alınması gerekli 285,06 TL karar ilam harcının peşin alınan 269,85 TL harç ile 6.056,18 TL icra peşin harcından mahsubu ile bakiye 6.040,97 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5. Davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6. Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7. HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
8. Davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
9. Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B)1-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2. Davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından ve davacı yanın talebi bulunmadığından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/09/2024
Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi -
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32