SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2021/1397 E. 2024/95 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1397

Karar No

2024/95

Karar Tarihi

24 Ocak 2024

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1397 Esas 2024/95 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1397

KARAR NO : 2024/95

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 09/06/2021

NUMARASI : 2016/236 Esas 2021/361Karar

DAVACI :

VEKİLİ

DAVALI :

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 27/11/2014

KARAR TARİHİ : 24/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024

Taraflar arasındaki alacağa ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ile davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar arasında 05/05/2012 tarihli imzalanan protokol ile, ... parselde yapılacak olan inşaatın (19/08/2010 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi) yüklenici firmasının ... ... Ltd. Şti. olup, tarafların bu şirketin ortağı olduklarını, protokole göre davacının şirkette bulunan kendi hisselerinin tamamını davalılara devir etmiş olup, davalılarca elde edilen kârın %10'una tekabül eden miktarın davacıya ödenmesi gerektiğini, sözleşme gereği davacının payına düşen miktarın yaklaşık 500.000,00 TL olup, davalı tarafın bu miktarın ödenmesi için hiç bir girişimde bulunmadığını, bunun üzerine Ankara 26. Noterliğinden 02/07/2014 tarihli ihtarname keşide edildiğini, verilen süre içerisinde ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın ihtarname tarihi olan 02/07/2014 tarihinden itibarne işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların ... ... Ltd. Şti.'nin ortağı olup şirketteki hissenin devrinden kaynaklı kâr payı alacağına konu iş bu davaya bakma görevinin Ticaret mahkemelerine ait olmakla iş bölümü itirazında bulunduklarını, ... ... Ltd. Şti. tarafından ... parsel sayılı taşınmaza yapılan inşaat sebebiyle müvekkiline ödenmiş bir kâr payı bulunmadığını, bu sebeple davacının kâr payı alacağı için bu aşamada müvekkiline dava açamayacağını, dava açmak istiyorsa ... .. Ltd. Şti.ne açması gerektiğini, husumet itirazında bulunduğunu, esasa ilişkin olarak da, yüklenici ... Yapı Koop. ile ... Ltd. Şti. arasında kat karşılığı taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca kooperatifin söz konusu inşaat sebebiyle yaptığı veya ileride yapmak zorunda kalacağı her türlü harcamanın taşeron ... ... Ltd. Şti. tarafından karşılanacağını, ... Ltd. Şti.'ndeki davacıya ait hisselerin 05/05/2012 tarihli protokol ile diğer ortaklar olan davalılara devredildiğini, protokol uyarınca o tarihe kadar davacının yapmış olduğu 26.913,50 TL harcamanın diğer ortaklarca kendisine ödenmesinin kararlaştırıldığını, ayrıca "... söz konusu inşaatın bitimini müteakip daire satışlarının tamamı yapıldıktan sonra maliyet hesaplanacak ve geriye kalan kârdan ...'na %10 kâr payı verilecektir." denildiğini, davacıya ödenmesi gereken 26.913,50 TL'nin yarısının müvekkili tarafından, diğer yarısının da diğer davalı tarafından davacıya ödendiğini, davalının bu aşamada kâr payı talep hakkının bulunmadığını, henüz daire satışlarının tamamlanmadığını, şirketin borçlarının tam olarak ödenmediğini, dava tarihi itibariyle bu inşaatın yapımında kâr elde edilip edilmediği, edildi ise miktarının henüz belli olmadığını, ... parsel sayılı taşınmazdaki 2,31,32,43 numaralı daire tapularının henüz arsa sahiplerinden alınamadığını, çeşitli hukuki sorunlar bulunduğunu, 2 nolu dairenin tapusunun arsa sahibi ... tarafından yüklenici kooperatife devredilmediğini ve dolayısıyla kooperatif tarafından taşeron şirkete tapu devri yapılamadığını, arsa sahiplerinden ...'ya ait 31,32 ve 43 numaralı bağımsız bölümlerin tapularının yüklenici kooperatife devredilmeden ...'nın borcundan dolayı tapu kayıtlarına çeşitli hacizler konulduğunu, hacizlerle yükümlü olarak dairelerin tapularını kooperatifin üzerine aldığını, davacının müvekkiline gönderdiğini iddia ettiği 02/07/2014 tarihli ihtarnamenin müvekkiline ulaşmadığını, ihtarnamenin keşide edildiği tarihte henüz iskan raporunun dahi alınmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan da reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının 19.08.2010 tarihli protokol gereği şirket hisselerinin devrine karşılık inşaatın tamamlanması ve dairelerin satılması halinde karın %10'nun verileceğini, bunun yaklaşık 500.000 TL olduğunu beyanla dava açtığını, şirket hissesi ve şirket kar payı dava konusu olduğundan davaya bakma görevi Ticaret mahkemelerinin olduğunu, öncelikle davanın görev yönünden incelenmesini talep ettiğini, protokole göre dairelerin tamamı satıldıktan sonra davacının talebi değerlendirilebileceğini, kooperatif adına daireler bulunduğu gibi, müvekkilin şahsına düşen (arsa sahiplerinin borcundan dolayı daireler üzerine haciz konulması nedeni ile zorunlu olarak müvekkiline tapu devri yapıldığını) dairelerinde satışı henüz yapılamadığını, dava şartı dairelerin tamamının satışının yapılması gerektiğini, bu hususun dava şartı olduğunu ve dava şartları oluşmadan dava açıldığını, öte yandan talep edilen 500.000 TL'nin fahiş olduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinden durumun anlaşılacağını, daire alanları, kullanılan malzeme, 6 dönüme sadece bir inşaat ruhsatının alınması, paylaşım şartları, arsa sahiplerinin borçları nedeniyle zorunlu olarak ödenen paralar vs nedeni ile daire maliyetinin yükseldiğini, orantılı satışın mümkün olmadığını davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu inşaatın bittiği ve 23/07/2014 tarihinde iskanlarının alındığı, yine 2014 yılı 8 ile 9.aylarda düzenlenen faturalarla 5 daire hariç diğer tüm dairelerin satışının yapıldığı, ticari defter kayıtları itibariyle 2014 dönem net kârının 439.933,02 TL olduğu, daha sonra bilirkişilerce inceleme tarihi itibariyle rayiç değer tespiti yapılmış ise de taşınmazların 5 daire hariç satışların 2014 yılı 8 ve 9.aylarda gerçekleştirildiği, buna ilişkin faturaların bulunduğu, bu durumda rayiç değere göre belirleme yapılamayacağı, protokolde de rayiç değere göre hesaplama yapılacağına ilişkin hüküm bulunmadığı, maliyetin de ticari defterlerde belirtildiği, buna göre 5 daire hariç net kârın 439.933,02 TL olarak kayıtlı olduğu, buna itibar edilmesi gerektiği, %10'u 43.993,30 TL olduğu, diğer 5 dairenin henüz satışı tamamlanmamış ise de protokol tarihinden geçen süre, hacizler nedeniyle satılamama durumu ve ticari defter kayıtlarında bu daireler için de satış geliri belirlenip maliyet düşülüp, kâr hesabı kaydı yapılmakla, hakkaniyette gözetilerek alacağın muaccel olduğunun kabulü gerektiği, 5 adet dairenin satış gelirinden inşaat maliyeti düşülüp kârın 740.882,86 TL olduğu, %10'u 74.088,28 TL olup, 43.993,30 TL + 74.088,28 TL = 118.081,58 TL olmakla davanın kısmen kabulüne davada 10.000,00 TL olarak talep edilmekle alacağın niteliği gereği ihrtarla temerrüt oluşacağından davalı ... yönünden alacağın 10.000,00 TL'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, diğer davalı ... yönünden 22/07/2014 temerrüt tarihinden itibaren kabul edilen tüm alacağa avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; defterler delil olarak kullanılırken, bunların dayanağı olan belgelerin ibrazının gerekip gerekmediği hususunun tartışmalı olduğunu, defterlerde satış bedellerinin hiç gösterilmemesi halindeki ihtimalin de değerlendirilmediğini, defter kayıtlarında satış bedellerinin gösterilmemesi halinde uygulanacak yöntemin rayiç bedeller üzerinden olacakken defterlerde satış bedellerinin düşük gösterilmesi açıkça gizlenen rakamların kanıtı niteliğinde olduğunu, durumun taraflarınca bilirkişi raporlarına ilişkin itiraz dilekçelerinde tablolarla ispatlanmış durumda olduğunu, akla mantığa gerçeğe aykırı olan hususun hakkaniyet çerçevesinde belirlenmesi gerekirken maddi gerçeklikten uzak olarak kurulan yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, rayiç bedeller üzerinden müvekkilinin alması gereken değerin hesaplanması gerektiğini, dosyasındaki fatura ve vergi dairesi kayıtları ile arasında %100 den fazla bir fark olduğunu, satışı yapılan gayrimenkullerden şirketin aldığı ya da işlediği bedelleri tam olarak faturalandırmadığını ve bu nedenle de karın düşük gösterildiğini, satılmayan dairelere ilişkin güncel değerleri üzerinden karara esas alınmamasının hatalı olduğunu, sattırılmama nedenlerinin rayiç değerlerinde bir değişikliğe yol açmayacağını, hükmün rayiç bedeller üzerinden kurulması gerektiğini, kooperatifin ve dahi şirketin bizzat kendisi tarafından yaptırılan bir değer tespiti olduğunu, İcra Mahkemelerinde yapılan kıymet takdirlerinin, daha uzmanlık gerektiren ve gerçeği, satış işlemi söz konusu olduğundan birebir yansıtan raporlar olduğunu, daha fazla uzmanlık gerektiren bir alan olması hasebi ile de daha fazla itibar edilmesi gereken raporlar halini aldığını, hem şirket hem de kooperatif kendi kayıtlarına ve vergi dairesine, dairelerin satışlarını düşük bedelden gösterdiğini, faturaları düşük bedelden kestiğini ancak gayrimenkulleri çok daha yüksek bedellere satarak kar ettiğini ve gerçeğe aykırı satış bedellerini kayıtlara geçirerek müvekkilini mağdur etmeye çalıştığını, çalıştığını, bilirkişi heyetinin 01.04.2019 tarihli ek rapora itirazları değerlendirirken satışı yapılmayan dairelerin satışından elde edilecek net karın şirket aktifinde gösterilen tutardan fazla olabileceğini, ancak bu tutarın ne kadar fazla olacağı konusunda belgeler olmaksızın hesap yapılmasının mümkün olmadığını belirttiğini, daireler, yapım kaliteleri, kullanılan malzemeler dairelerin konumu ve civar özellikleri ile mevkileri ortada olduğunu, yerel mahkemece açık hukuka aykırılık değerlendirilmediğini, ticari defterlerde satış bedellerinin hiç gösterilmemesinin halindeki ihtimalin de değerlendirilmediğini, defter kayıtlarında satış bedellerinin gösterilmemesinin halinde uygulanacak yöntem rayiç bedeller üzerinden olacakken defterlerde satış bedellerinin düşük gösterilmesi açıkça gizlenen rakamların kanıtı niteliğinde olduğunu, akla mantığa gerçeğe aykırı olan hususun hakkaniyet çerçevesinde belirlenmesi gerekirken maddi gerçeklikten uzak olarak kurulan yerel mahkeme kararının kaldırılmasının, rayiç bedellerin üzerinden müvekkilinin alması gereken değerin hesaplanması gerektiğini, dosyasındaki fatura ve vergi dairesi kayıtları ile arasında %100 den fazla bir fark olduğunu, satışı yapılan gayrimenkullerden şirketin aldığı ya da işlediği bedelleri tam olarak faturalandırmadığı ve bu nedenle de karın düşük gösterildiğinin açık olduğunu, satılmayan dairelere ilişkin güncel değerleri üzerinden karara esas alınmamasının hatalı olduğunu, dairelerin davalıların kullanımında olduğunu ve sattırılmama nedenleri rayiç değerlerinde bir değişikliğe yol açmayacağını, hükmün rayiç bedeller üzerinden kurulması gerektiğini, yerel mahkemece açık hukuka aykırılığın değerlendirilmediğini, ticari kayıtlara göre müvekkilinin payının hesaplandığını, davalı yanın, bilirkişilerce incelendiği söylenen ticari defterlerinde emlak alım-satım vergisini daha az ödeyebilmek adına, dairelerin değerlerini ya da satışlarını, miktarlarını, rayiç bedellerin altında gösterdiğini, bu durum ülkemizde bu tarz ticari şirketlerde uygulanan ve bilinen malum bir durum olduğunu, bu hususun, bir gerçeklik olması nedeni ile rayiç bedeller üzerinden hesaplama yapmak gerekirken yalnızca ticari defterlerin esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme rayiç bedelleri ya da gayrımenkullerin satım tarihlerindeki rayiç bedellerini baz almalıyken bunu yapmadığını ve müvekkilinin mağdur olduğunu, sözleşme görüşmeleri sırasında tarafların özenli ve dürüst davranma ilkelerine kusurlu olarak uymamalarının veya diğer taraf nezdinde uyandırılan güvene aykırılık nedeni ile verdikleri zarardan hakkaniyet ilkesi gereğince sorumlu olduklarını ifade ettiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının taraflar arasındaki 05.05.2012 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağı henüz muaccel hale gelmediğinden, ortada davacı tarafından talep edilebilecek bir alacak bulunmadığını, bu taşınmazlar üzerinde arsa sahipleri ya da kooperatifin borçları nedeniyle hacizlerin (şerhler), davalar nedeniyle tedbir şerhleri bulunduğunu, müvekkile ait bir kusur olmaksızın hukuken satışı gerçekleştirilemeyeceğini, bu durumda, dava dışı şirketin payına düşen bağımsız bölümlerin tamamının satışının gerçekleştirilememiş olması, şarta bağlı anlaşmadaki şartın gerçekleşmemiş olması sebebiyle davacının alacağı muaccel hale gelmediğini, dolayısıyla, müvekkilinin şartın gerçeklemesini engelleyici bir faaliyetinin de bulunmadığı ya da davacının bu yönde bir iddiası ya da ispatı da söz konusu olmadığından, sözleşmedeki şartın gerçekleşmemiş olması nedeniyle davacının davasının reddi gerekirken aksi yönde karar verilmesi hatalı olduğunu, davacının alacağının muaccel olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, yerel mahkeme tarafından davacı lehine hükmedilen alacak tutarının hesaplama yöntemi son derece hatalı olduğunu, Taşeronluk sözleşmesi uyarınca, ... Yapı Kooperatifinin söz konusu inşaat sebebiyle yaptığı ve ileride yapmak zorunda kalacağı her türlü harcama, taşeron şirket olan ... Ltd. Şti. tarafından karşılanacak, yani bu harcamaların taşeron şirkete rücu edileceğini, bu nedenle, ... Yapı Kooperatifinin yapmak zorunda kaldığı tüm masrafların ve harcamaların aslında ... Ltd. Şti tarafından yapılmış sayıldığını, bahsi geçen taşeronluk sözleşmesi gereği, müvekkilinin bahsi geçen daireler için ödediği bu bedelleri kooperatiften iade alması mümkün olamayacağını, itibariyle sözleşme konusu daireler hakkında yapılan her türlü harcamanın, müvekkili ..., Ss ... Konut Yapı Kooperatifi, ... Ltd. Şti. ya da şirket adına herhangi biri tarafından yapılmış olmasının önemi olmaksızın, hesaplamadan mahsup edilmesi zorunlu olduğunu, müvekkili tarafından satışı yapılmayan 5 ayrı gayrimenkul üzerine konulan hacizlerin fekki için cevap dilekçelerinde belirtilen icra dosyasına yatıralın paraların da yapılan hesaplamadan mahsubu gerektiğini, mahkeme kararında bu husus hiçbir şekilde değerlendirilmeden, hatalı ve eksik incelemeyle usul ve yasaya aykırı olacak şekilde karar verildiğini, bu taşınmazlar üzerinde arsa sahipleri ya da kooperatifin borçları nedeniyle hacizler (şerhler), davalar nedeniyle tedbir şerhlerinin bulunduğunu, müvekkile ait bir kusur olmaksızın hukuken satışı gerçekleştirilemeyeceğini, müvekkilinin şartın gerçeklemesini engelleyici bir faaliyetininde bulunmadığı ya da davacının bu yönde bir iddiası ya da ispatı da söz konusu olmadığından mahkeme tarafından salt hakkaniyet gereği denilerek, gerekçesiz ve sözleşme özgürlüğünü kısıtlar şekilde karar verilmesi kabul edilemez nitelikte olduğunu, yerel mahkeme kararında hükmedilen faiz türünün de hatalı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, taraflar arasında düzenlenen protokole dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Ticari Scil Kayıtları,taraflar arasında düzenlenen 05.05.2012 tarihli protokol,hisse devir sözleşmesi,bilirkişi raporları,vs.deliller dosya içinde mevcuttur.

Yargılama aşamasında 1 inşaat mühendisi 1 mali müşavir 1 Hukukçu bilirkişiden alınan 26/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin incelenen 2011-2012-2013-2014-2015 ve 2016 yılları ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, kayıtların incelenmesinde davalı ...'a şirketin dönem sonunda 410.000,00 TL borç kaydının varlığının bulunduğu, 2011-2012-2013 ve 2014 dönemlerinde şirketin davalı ortaklardan toplam 3.860.645,32 TL borç aldığı, 30/09/2014 tarihinde tüm borçları ödeyerek hesabı kapattığının görüldüğü, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim İhbarlar Müdürlüğünün 18/09/2014 tarihli tutanağına istinaden şirket tarafından daire satışlarına ilişkin raporda belirtilen tabloda KDV hariç toplam 5.853.027,80 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, 2014 dönem kurumlar vergisi beyannamesinde satışı yapılan dairelerden elde edilen net gelirin 4.221.753,68 TL, satışların maliyeti 3.674.179,40 TL, brüt satış kârı 547.574,28 TL, vergi ve diğer yasal yükümlülükler 107.641,26 TL olup, dönem net kârın 439.933,02 TL kayıtlı olduğunu, ayrıca 5 adet dairenin halen şirket aktifinde kayıtlı olup henüz faturalarının düzenlenmediği, devam eden davalar nedeniyle iş bu 5 adet daire üzerinde şerh bulunduğu, inşaatların bittiği ve yıllara yaygın inşaat ve onarım maliyetleri hesabında 31/12/2014 dönem sonu itibariyle satış gelirinden inşaat maliyetinin düşümü ile 740.882,86 TL kâr kaydının bulunduğu belirtilmiştir.

01/04/2019 tarihli ek raporda özetle, satışı yapılmayan dairelerin satışından elde edilecek net kârın şirket aktifinde gösterilen tutardan fazla olabileceğini, ancak bu tutarın ne kadar fazla olacağı konusunda belgeler olmaksızın hesap yapılmasının mümkün olmadığını, Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2015/965 esas sayılı dosyasına ve 2015/430 sayılı dosyasına toplam 322.143,00 TL ödeme yapıldığını, inşaat ve sözleşmeler gereği yapılan ödemenin daire satışlarından elden edilen kârdan mahsubunun gerekli olduğu belirtilmiştir.

Gayrimenkul Değerleme Uzmanı iki inşaat mühendisinden alınan 05.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle,dava konusu olan ve 1 blok içerisinde bulunan toplam 46 adet olduğu anlaşılan taşınmazların gerek satılan, gerekse satışı gerçekleşmemiş olan taşınmazlar yönünden 46 adet bağımsız bölümün satış tarihlerinde ve güncel rapor tarihi itibariyle değerleri tespit edilerek tablo halinde belirtilmiştir.

Hesap Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 19.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle,taraflar arasında yapılan 05/05/2016 tarihli protokol gereği tüm dairelerin satışı bittikten sonra davacıya %10 kâr payı verilmesi gerektiğinin kabulü halinde davacının %10 kâr payı alacağının muaccel olmadığının kabul edileceğini, cevap dilekçesinde de belirtilen satışı yapılmayan 4 adet daire hariç diğer dairelerinin davacıya kâr payı verilmesinin kabulü halinde 2014 rayiçlerine göre davacının kâr payının 227.758,23 TL olarak hesaplandığını, Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2015/965 esas sayılı dosyasına ve 2015/430 esas sayılı dosyasına toplamda 322.143,00 TL ödendiği belirtilerek bu bedelin kârdan mahsubu talep edilmiş ise de ödenen bedellerin ...'ın veya ... Ltd. Şti.'nin borcu olmadığından kâr payından düşülmesinin gerekip gerekmediği konusunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, 4 daire ile ilgili %10 kâr payının 149.000,00 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.

12/12/2020 tarihli ek raporda özetle, kâr payı alacağının muaccel olup olmadığı takdiri mahkemeye ait olmak üzere defter kayıtları nazara alındığında satılmayan 5 daire hariç satılan dairelerden kâr payı alacağının 11.779,00 TL olarak, 5 daire de nazara alındığında kâr payı alacağının 84.385,52 TL olarak hesaplandığını, taşınmazların satış tarihindeki rayiç bedeli nazara alınarak hesaplama yapıldığında 5 daire hariç kâr payı alacağının 347.533,93 TL, 5 daire de dahil 540.603,93 TL olduğu belirtilmiştir.

Davacı vekili 21/01/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 540.603,93 TL olarak ıslah ederek harcını ikmal etmiştir.

Ankara 5. Noterliğinin 19/08/2010 tarih, 09710 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde inşaat ve satış vaadi sözleşmesi ile, ... ... parselde yapılması planlanan inşaat için arsa sahipleri ile müteahhit ... Konup Yapı Kooperatifi arasında düzenlendiği ... Yapı Kooperatifi ile ... Ltd. Şti. arasında kat karşılığı taşeron sözleşmesi düzenlendiği, inşaatın yüklenici firmasının ... Ltd. Şti. Olduğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasında düzenlenen 05/05/2012 tarihli protokol ile, ... parselde yapılacak olan inşaatın yüklenici firması ... ... Ltd. Şti.'nin ortaklarının ..., ..., ... olup 05/05/2012 tarihinde yapılan anlaşma uyarınca ...'nun şirket hisselerinin tamamını ... ve ...'a devir ettiği, devir sonucunda ... ve ...'ın söz konusu inşaatın bitimini müteakip daire satışlarının tamamı yapıldıktan sonra maliyetin hesaplanacağı, geriye kalan kârdan ...'na %10 kâr payı verileceği 05/05/2012 tarihi itibariyle şirket ortaklarının yapmış oldukları masrafların ...'nın 402.102,38 ...'ın 140.841,24 TL, ...'nun 26.913,50 TL olduğu belirtilmiş olup, ...'na 05/05/2012 tarihine kadar ... parselde yapmış olduğu 26.913,50 TL'nin tarafına ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 09/05/2012 tarihli dosyaya sunulmuş olan tutanak örneğinde davacı ... imzası ile 13.456,75 TL nakit elden alındığı belirtilmiştir.

Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen kayıtların incelenmesinde, dava dışı ... ... Ltd. Şti.nin 100.000,00 TL sermaye ile 21/06/2011 tarihinde kurulduğu, şirket ortaklarının davacı ile davalılar olduğu, 10/05/2012 tarihinde pay devri yapıldığı, ...'nun 33 pay karşılığı 16 payını ...'a, 17 payını ...'ya devrettiği, şirketin 15/06/2012 tarihli kararı ile sermayenin 1.000.000,00 TL'ye artırıldığı, davalı ortakların pay oranları 500'er olup pay tutarlarının 500.000,00'er TL olduğu anlaşılmıştır.

... parselde yapılan inşaatın 23/07/2014 tarihinde iskanının alındığı, davacının devrettiği hisselerine karşılık davalıların ortağı olduğu ... Ltd. Şti.'nin taşeron olarak ... ... parselde yapımını üstlendiği inşaatın 5 daire hariç tüm dairelerin satılmış olduğu, 5 adet dairenin (2,31,32,43,44 nolu dairelerin)henüz satılmadığı anlaşılmıştır.

31, 32 ve 43 nolu dairelerin tapu kayıtlarına göre, 31 ve 32 nolu dairelerin 29/04/2014 tarihinde kooperatife devredilmiş olduğu, 43 nolu dairenin 27/08/2014 tarihinde kooperatife devredildiği, üzerinde hacizler bulunduğu, 2 nolu bağımsız bölüme ilişkin yüklenici ....tarafından arsa maliki ... aleyhine Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/485 esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescili davası açıldığı davanın derdest olduğu görülmüştür.

Ankara 8.İcra Dairesinin 2015/965 sayılı dosyasının incelenmesinde,alacaklı ... tarafından borçlu ... Konut YapıKoop., ... aleyhine 14.01.2013 tarihinde yapılan takipte 03.01.2013 vadeli 180.000 TL bedelli bonodan dolayı 181.285,00 TL nın tahsilinin talep edildiği,dosyada ... nolu bağımsız bölüme haciz konulduğu, 18.02.2015 tarihinde alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 430.000,00 TL olarak takdir edildiği, 08.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise 525.000,00 TL olarak takdir edildiği,SS ... Yapı Koop.tarafından kıymet takdirine itiraz edildiği, Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/387 esas sayılı dosyasıyla şikayete konu taşınmazın değerinin 08.10.2015 tarihi itibariyle 525.000,00 TL olarak tesbitine karar verildiği görülmüştür.

Ankara 8.Asliye Ticaret mahkemesinin 2015/430 Esas 2018/222 karar sayılı kararının incelenmesinde,davacı SS ... Yapı Koop. tarafından davalı ... aleyhine 30.06.2015 tarihinde menfi tespit davası açıldığı, davacının 2010 yılı içerisinde konut yapma amacıyla kurulduğunu, Ankara 5. Noterliğinin 19.08.2010 tarihli Düzenleme Şeklinde Kat karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlediğini kooperatifin kuruluşunda ve daha sonra yöneticiliklerini dava dışı... yaptığı ancak daha sonra yöneticilik görevlerinin sona erdiğini, davalının mali müşavir olup kooperatifin eski başkanı ...’nun hem arkadaşı hem de uzun yıllar muhasebeciliğini yaptığı , eski yönetim kurulu başkanı ...’nun şahsi işleri nedeniyle davalıdan borç para aldığını işleri bozulunca borcunu ödeyemeyince ...’nun kızı diğer yönetim kurulu üyesi ... imzali üzerinde kooperatif kaşesi olan 20.08.2010 keşide tarihli 03.01.2013 vadeli 180.000 TL bedelli bonoyu verdiği Ankara 8 İcra müdürlüğünün 2015/965 sayılı dosyası ile bu bono takibe konu edildiği takibe konu edildiği, kooperatif meskeni üzerine haciz konulduğu, kıymet takdiri yapıldığı, kıymet takdirine itiraz edildiği ve itirazdan sonra kooperatif yetkilileri tarafından kooperatif kayıtları üzerinde yapılan incelemede takibe konu bonoya yönelik bir kayda rastlanmadığı, davalı tarafından kooperatife verilen bir borç ve yapılan herhangi bir fatura makbuz vs belge bulunamadığı bunun üzerine yapılan araştırmada bononun eski kooperatif başkanı ... tarafından şahsi borçlarından kurtulmak amacıyla muvazaalı olarak davalıya verildiğinin öğrenildiğini belirterek bonodan dolayı borçlu olmadığının tesbitine ve Ankara 8. İcra dairesinin 2015/965 sayılı dosyasında takibe konu edilen bononun kooperatifin borcuna karşılık verilmediğini, eski yönetim kurulu başkanı ... ‘nun davalı ...’dan şahsi işleri için borç para aldığını sonrasında işleri bozulunca borcunu ödeyemediğini diğer yönetim kurulu üyesi kızı ile birlikte müvekkili kooperatifin kaşesi kullanılarak 20.08.2010 keşide tarihli 03.01.2013 vadeli 180.000 TL bedelli bonoyu verdiğini,icra dosyasında davacını haczedilen gayrimenkullerine 04.05.2016 tarihinde satış kararı verildiğini, müvekkilinin mağduriyeti doğmaması için borç miktarını ödemeye hazır olduğunu belirterek İİK 72/3 md gereğince icra veznesine yatırılan bedelin uygun görülecek teminat karşılığında alacaklıya ödenmesinin önlenmesine karar verilmesini talep ettiği,mahkemece Ankara 8. İcra müdürlüğünün 2015/965 sayılı dosyasındaki alacağın takip sonrasında dava konusu edilmiş olması nedeniyle takip dosyasında icra veznesindeki paranın İİK 72/3 md gereğince takibe konu toplam alacağın %20 si oranında nakit yahut kesin ve süresiz teminat mektubunun verilmesi halinde alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği belirtilerek 36.257,00 TL nakit ve kesin süresiz teminat mektubu verilmesi halinde icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmesinin önlenmesine karar verildiği ve yargılama sonucunda davaya konu senedin nakden düzenlendiği, senedin düzenlendiği tarih itibariyle senedi düzenleyen ..., ...’nun kooperatif yetkilileri olduğu, kooperatifin ticari defter ve kayıtlarında senedin davalıdan alınan borca karşılık verildiği ve alınan paranın kooperatif inşaatlarına harcandığına dair kayıtların yer aldığı işbu kayıtların yer aldığı defterin kapanış tasdiki bulunmayıp 2010 yılı defteri kapanışı ile 2011 yılı açılışının birbirini tutmadığı belirlenmiş ise de kooperatif defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulup tutulmadığının davanın niteliği itibariyle sonuca etkili olmayacağı, bedelsizlik iddiasının davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu hususun dosya kapsamı itibariyle kanıtlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği kararın istinaf edilmesi sonucu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.HD'nin 2018/2126 Esas 2021/495 Karar sayılı kararı ile "...davacının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, davacıya karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir."gerekçesi ile kararın kaldırıldığı,mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda 2021/286 Esas 2021/467 karar sayılı kararı ile "...davacı tarafa yemin teklifi hakkı hatırlatılıp, teklif edilen yeminin davalı tarafça eda edildiği, senedin bedelsiz olduğu hususunun dosya kapsamı itibariyle kanıtlanamadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine, davalı taraf kötü niyet tazminatı isteğinde bulunmuş ise İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca tedbir konulup infaz edildiği anlaşılmakla takip değerinin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verildiği"ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.HD'nin 2021/1379 Esas 2021/2094 karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği ve Yargıtay 11.HD'nin 03.10.2023 tarih 2022/3272 Esas 2023/5554 Karar sayılı ilamı ile kararın onandığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli dairelerin rayiç değerinin belirlendiği 02.08.2019 tarihli bilirkişi raporu ile 12.12.2020 tarihli hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasında 05/05/2012 tarihli protokol yapıldığı, protokolde davacı ...'nun şirket hisselerinin tamamını ... ve ...'a devir ettiği, devir sonucunda ... ve ...'ın söz konusu inşaatın bitimini müteakip daire satışlarının tamamı yapıldıktan sonra maliyetin hesaplanacağı, geriye kalan kârdan ...'na %10 kâr payı verileceğinin düzenlendiği açılan işbu davada davacı yanca bu protokol uyarınca satılan dairelerden kar payının ödenmediği belirtilerek kar payının tahsili talep edilmiştir. Davacı yanın, talebi gözetilerek somut olay değerlendirildiğinde,19.08.2010 tarihinde ... ... parselde yapılması planlanan inşaat için arsa sahipleri ile müteahhit SS ... ... arasında Kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı,....ile tarafların ortağı olduğu dava dışı ... İnş. Eml. Kuy. Gıda Teks. Pet., Ür. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti ile Kat karşılığı Taşeron Sözleşmesi yapıldığı, ... parseldeki inşaatın ruhsat alımından iskan alımına kadar tüm işlemlerini ...… Ltd. Ştine verildiği,taşeron sıfatıyla sözleşmeyi ...…. Ltd. Şti adına davalılar ... ve ...’ın imzaladıkları,

tarafların ortağı olduğu dava dışı ...…. Ltd. Şti’ndeki hissesini davacının 05.05.2012 tarihli protokolle davalılara devrederek bu hissesine karşılık ... İlçesi imarın ... parselde taşeron olan ...… Ltd. Şti ortakları olan davalılardan, söz konusu inşaatın bitimine müteakip ve daire satışlarının tamamı yapıldıktan sonra maliyet hesaplanarak geriye kalan kardan %10 kar payı almasının kararlaştırıldığı, ...… Ltd. Ştinin 15.06.2012 tarih 2 nolu kararı ile 100.000 TL sermayesi 1.000.000 TL ya çıkarıldığı ve 34 hisseye karşı 34.000 TL nakit sermaye ..., 33 hisseye karşı 33.000 TL nakit sermaye ... 33 hisseye tekabül eden 33.000 TL nakit sermaye ... tarafından ödeneceğinin belirlendiği,10.05.2012 tarihinde Altındağ 8. Noterliğinin 9029 yevmiye nolu Limited Şirket hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'nun 16 payını ...’a, 09.05.2012 tarihli 9028 yevmiye nolu sözleşme ile de 17 payını ...’ya devrettiği,davacı ... tarafından 02.07.2014 tarihinde davalılar ... ve ...’ya çekilen ihtarda 05.05.2012 tarihli protokol gereği %10 kar payına düşen 500.000 TL'nin 10 gün içerisinde ödenmesinin bildirildiği, ihtarın 11.07.2014 tarihinde davalı ...’ya tebliğ edildiği,davalı ...’a ise taşındığından bahisle tebliğ edilemediği,31,32 ve 43 nolu dairelerin tapu kayıtlarında 31 ve 32 nolu dairenin 29.04.2014 tarihinde tapusunun ....'ne devredilmiş olduğu, ancak üzerinde İstanbul 26. İcra Dairesinin 2013/25974 sayılı dosyasına ilişkin 10.11.2013 tarihli , 8.İcra Dairesinin 2013/266 sayılı dosyasına ilişkin 21.05.2014 tarihli, İstanbul 21.İcra Dairesinin 2014/9150 sayılı dosyasına ilişkin 18.04.2014 tarihli haciz şerhlerinin bulunduğu, İstanbul 21.İcra Dairesindeki dosya alacağının 125.512,36 TL, 8. İcra müdürlüğü dosyasındaki alacağın ise 181.285 TL olduğu, 43 nolu dairenin tapusunun 27.08.2014 tarihinde ....'ne devredildiği ancak üzerinde hacizler bulunduğu,davacının devrettiği hisselerine karşılık davalıların ortağı olduğu ...…. Ltd. Ştinin taşeron olarak ... parselde yapımını üstlendiği inşaatın bitmesi ve dairelerin satımını müteakip %10 kar payına sahip olacağının kararlaştırılmış olduğu ve 5 daire hariç tüm dairelerin satılmış olduğu 05.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda emsal araştırması yapılarak satış tarihi itibariyle 28 adet dairenin rayiç değerlerinin;

DAİRE NO SATIŞ TARİHİ SATIŞ FİYATI BİLİRKİŞİNİN BELİRLEDİĞİ DEĞER HİSSE HİSSEYE DÜŞEN

2 28.4.2014 300.000 TAM

3 28.4.2014 200.000 335.000 TAM 355.000

4 28.4.2014 200.000 325.000 TAM 325.000

5 28.4.2014 11.438,68 285.000 14,60% 41.610

6 28.4.2014 185.000 290.000 TAM 290.000

8 28.4.2014 220.000 330.000 TAM 330.000

10 28.8.2014 21.155,58 295.000 27% 79.650

12 28.8.2014 2.350,62 340.000 3% 10.200

13 28.4.2014 195.000 300.000 TAM 300.000

14 28.8.2014 8.618,34 305.000 11% 33.550

16 28.4.2014 200.000 340.000 TAM 340.000

17 28.8.2014 20.653,03 300.000 27,28% 81.840

20 28.4.2014 200.000 340.000 TAM 340.000

22 28.8.2014 23.506,20 305.000 30% 91.500

24 28.4.2014 345.000 TAM 345.000

25 28.4.2014 200.000 310.000 TAM 310.000

26 28.4.2014 200.000 315.000 TAM 315.000

27 28.4.2014 200.000 355.000 TAM 355.000

28 28.4.2014 210.000 345.000 TAM 345.000

31 28.4.2014 355.000 TAM

32 28.4.2014 345.000 TAM

34 28.8.2014 11.455 315.000 14,62% 46.053

35 28.4.2014 200.000 360.000 TAM 360.000

36 28.4.2014 200.000 350.000 TAM 350.000

38 28.4.2014 200.000 320.000 TAM 320.000

39 28.4.2014 210.000 360.000 TAM 360.000

40 28.4.2014 210.000 350.000 TAM 350.000

41 28.4.2014 200.000 315.000 TAM 315.000

42 28.4.2014 200.000 320.000 TAM 320.000

43 28.4.2014 490.000 TAM

44 28.4.2014 480.000 TAM

45 28.4.2014 430.000 TAM 430.000

46 28.4.2014 225.000 440.000 TAM 440.000

TOPLAM 7.579.403,00 TL satılamayan 5 daire hariç 28 adet dairenin satışı sonrası davacının hissesine düşen miktar olup,her ne kadar taraflar arasında yapılan protokolde, söz konusu inşaatın bitimini müteakip daire satışlarının tamamı yapıldıktan sonra maliyetin hesaplanacağı, geriye kalan kârdan ...'na %10 kâr payı verileceği kararlaştırılmış ise de, 05.05.2012 protokol tarihinden itibaren geçen süre, dava tarihi ve karar tarihi itibariyle dahi 5 dairenin henüz satılamadığı,kaldı ki satılamayan daireler üzerinde hacizler bulunması nedeniyle ucu açık bir süreç oluştuğu gözetilerek hakkaniyet gereği davacının bu satılmayan 5 daire hariç,satılan diğer daire bedellerinden hissesine düşen kar payını talep edebileceği kabul edilmiştir. Buna göre satılmayan 5 daire hariç davacının hissesine düşen 28 adet dairenin bedeli 7.579.403TL dikkate alındığında dairelerin satış maliyeti olan 3.674.179,40 TL ve 107.641,26TL vergi ve diğer yasal yükümlülükler bu bedelden düşüldüğünde kalan tutar 3.797.582,34TL olup bunun %10'u olan 379.758,23 TL davacının kar payı alacağı olduğu hesaplanmıştır.

Her ne kadar davalı ... vekili Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2015/965 sayılı dosyasına yatırılan 285.886,00TL ve Ankara 8.Asliye Ticaret mahkemesinin 2015/430 sayılı dosyasına ödenen 36.257,00 TL olmak üzere toplam 322.143,00 TL'nin mahsubunu talep itmiş ise de, Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2015/965 sayılı dosyasına yatırılan 285.886,00 TL'nin 28.04.2016 tarihli tahsilat makbuzuna göre dava dışı ... Konut Yapı Koop.tarafından yatırıldığı, Ankara 8.Asliye Ticaret mahkemesinin 2015/430 sayılı dosyasına ödenen 36.257,00 TL'nin ise dosya davacısı ... Konut Yapı Koop.tarafından dosya davalısı ...'ya ödenmesine hükmedilen kötüniyet tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmakla bu bedellerin davacının alacağından mahsup edilemeyeceğinden bu yöne ilişkin istinaf istemi kabul edilmemiştir. Taraflar arasında yapılan protokole göre satılamayan 5 daire bedelinin ise,henüz satışı yapılmadığından davacının kar payı alacağına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince satılamayan 5 daireninde de satış geliri belirlenip maliyet düşüldükten sonra davacının kar payı alacağı 118.081,58 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve açıklanan gerekçelerle, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve Dairemizce hesaplanan 379.758,23 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince verilen karar davalı ... tarafından istinaf edilmemiş olup, mahkemece hüküm altına alınan satılamayan 5 daire bedeli olan 74.088,28 TL'nin aleyhe karar verme yasağı gözetildiğinde 379.758,23 TL'den ayrı olarak 22/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...'ten tahsiline karar verilmiştir.

Davalı vekilinin hükmedilen alacağa avans faizi uygulanamayacağına yönelik istinafına gelindiğinde, dava konusu uyuşmazlık ortaklar arasındaki ilişkiden kaynaklandığından davacı avans faizi talep edebilir. Buna göre ilk derece mahkemesince, davalı ... yönünden alacağın 10.000,00 TL'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, diğer davalı ... yönünden 22/07/2014 temerrüt tarihinden itibaren kabul edilen tüm alacağa avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin iistinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2021 tarih ve 2016/236 Esas 2021/361 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

B)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,

a)379.758,23 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa davalı ... yönünden 22/07/2014 tarihinden, diğer davalı ... yönünden alacağın 10.000,00 TL'sine 27/11/2014 dava, kalanına 21/01/2021 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

b)Aleyhe karar verme yasağı gözetildiğinde (a) bendinde hükmedilen miktardan ayrı olarak 74.088,28 TL'nin 22/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine , fazlaya ilişkin istemin reddine,

2. Alınması gereken 31.002,25 TL harçtan 170,80 peşin harç ile 9.070,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 21.761,45 TL harcın 16.700,48 TL'sinin davalılardan müteselsilen 5.060,97 TL'sinin davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3. Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 170,80 peşin harç, 9.070,00 TL ıslah harcı ile 25,20 TL başvuru harcının  davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 

4. Davacı tarafından yapılan 534,00 TL keşif, tebligat  ve posta, 6.150,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.684,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve  reddi oranına göre 4.603,71 TL'lik kısmının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 

5. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 

6. Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 69.538,51 TL vekalet ücretinin 58.963,73 TL'sinin davalılardan müteselsilen, kalan 10.574,78‬ TL'sinin davalı ...'dan ayrıca alınarak davacıya verilmesine,

7. Davanın reddedilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

8. Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 

D)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

2. Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 

3. Davacı tarafından posta ve tebligat gideri olarak yapılan 22,00 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 16,56 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4. Davalı ... tarafından istinaf karar harcı olarak alınan 2.017,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ...'a verilmesine,

5. Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 

6. Davalı ... tarafından posta ve tebligat gideri olarak yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 29,75 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

7. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,   

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/01/2024

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...

... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararkabulüvekilikaldırılmasınaAlacakhükümankaranumarasıtoplamkısmencevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim