Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2024/1137
2024/922
19 Eylül 2024
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1137 Esas 2024/922 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1137
KARAR NO : 2024/922
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/07/2024 (Ara Karar)
NUMARASI : 2023/325 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
DAVACI
VEKİLİ
KARŞI TARAF DAVALI
TALEP : İhtiyati Tedbir
TALEP TARİHİ : 12/05/2023
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2024
Taraflar arasındaki genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğunu, 27/03/2023 tarihi ve 2023/05 numaralı yönetim kurulu kararıyla davalı şirketin 2021 ve 2022 yıllarına ait olağan genel kurul yapılmasına ilişkin karar alındığını, kararın alındığı yönetim kurulu toplantısına müvekkilinin çağrılmadığını, bu karar gereği 12/04/2023 tarihli genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bu toplantıya muhalefet şerhi eklediğini, müvekkilinin kötü niyetli olarak bu karar öncesinde ve sonrasında sürekli olarak diğer yönetim kurulu üyelerince ve şirketteki diğer aile bireylerince dışlandığını belirterek davalı şirketin yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun kabulü ile 12/04/2023 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca davalı şirketin 12/04/2023 tarihli genel kurul kararlarının uygulamasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ihtiyati tedbirin kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki koruma olduğu, yine şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı TTK'nun 449. maddesi ile ayrı bir prosedür getirildiği ve ihtiyati tedbir koşullarının şirketler hukukunun kendine özgü yapısı içinde değerlendirilmesi gerektiği, davacının HMK'nun 390/3. maddesi uyarınca kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yönetim kurulu üyeleri duruşmada hazır bulunmadığından dinlenmediğini, yönetim kurulu üyelerinin görüşlerinin alınmadığını, madde metninde yönetim kurulu üyelerinin dinlenilme usulüyle ilgili bir açıklama bulunmamakla birlikte işbu madde metninden mevcut yönetim kurulu üyelerinin tamamının dinlenilmesi gerektiği hususunun anlaşıldığını, bu nedenle eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı şirketin yokluğu ve iptali talep edilen 12/04/2023 tarihli ve 15/05/2023 tarihli genel kurul kararlarında müvekkilinin tüm itirazlarına ve usule aykırı olarak genel kurul yapıldığını, buna bağlı olarak da sair kararlar alındığını, işbu doğrultuda hiçbir gerekçe bildirmeksizin müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olarak süresi devam etmekte iken yönetim kurulu üyeliğinden alındığını, yerine usulsüz olarak ... ve ...'nun atandığını, ilgili genel kurulların yapıldığı tarihte yürürlükte olan davalı şirketin yönetim kurulu iç yönergesinde yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olması gereği açıkken, pay sahibi dahi olmayan ... ve ...'nun yönetim kurulu üyesi olarak atanmasının şirketin iç yönergesine aykırı olduğu gibi şirketin geleceği ve yönetimi açısından da şaibeli bulunduğunu, açıkça şirket yönetim kurulu iç yönergesine aykırı olarak atanan üyelerin genel kurulun iptali davası süresince görev almalarının, şirkette alınan kararlar, atılan imzalarla şirketin borçlandırılması açısından şirketi zarara uğrattığını ve tehlikeye düşürdüğünü, şirket aktivitelerinden ve yönetiminden 12/04/2023 tarihli ve devamı niteliğindeki 15/05/2023 tarihli genel kurul öncesinde de çok uzun süredir müvekkilini uzak tuttuklarını, hatta müvekkilinin şirkete dahi sokmadıklarını, kapıdan girdiği anda üzerine yürümek, hakaret etmek ve zorla şirket dışına çıkartmak suretiyle kendisine her türlü zorluğu ve tabiri caizse zorbalığı yaptıklarını, şirket yönetiminden uzak tutulan müvekkilin işbu aşamada şirketin geleceği açısından ve yapılan işlemler hakkında endişe duyduğunu, yönetim kurulu hem açıkça yönergeye aykırı üye atamasıyla hem de genel itibariyle işlevini aşar nitelikte kararlar alabileceğinden acilen tedbir uygulanması gerektiğini, davalı şirketin bir aile şirketi olduğundan ve aile üyeleri hakkında müvekkilinin bilgi sahibi olduğunu ancak konuların hassasiyeti nedeniyle açıkça vurgulamak istemediğini, şirket yönetmeye muktedir olmayan toplumca kötü addedilen bazı alışkanlıklara sahip olduğu da tüm aile üyeleri tarafından da bilinen ... ve ...'nun yönetim kurulu üyeliğine seçilmesinin şirketin geleceği açısından geri döndürülemez harcama, itibar kaybı, maddi zarar ve sektörde çok daha büyük ciddi sonuçlar doğurduğunu, şirketin tescilli yönetim kurulu iç yönergesinde şirket yönetim kurulu üyesi seçilme şartı olarak şirkette pay sahibi olunması hususunun açıkça düzenlendiğini, ancak seçilen üyelerden ... ve ...'nun şirkette pay sahibi olmadığından bu seçimin geçersiz olduğunun ilk inceleme ile dahi görülebilecek açıklıkta bulunduğunu, yok hükmünde olan bu genel kurulda atanan üyelerin de aldığı kararların yok hükmünde olduğunu, dolayısıyla pay sahibinin zararının doğduğunun da ispatlandığını, ... ve ...'nun genel kurul onayı olmaksızın başka şirketlerde yönetim kurulu üyesi olduğundan ... ile ...'nun ise öngörülemez harcamalarda bulunabilecek ve hatta ticari olarak şirketin mahvına sebep olabilecek potansiyele sahip bulunduğunu, işbu hususla ilgili olarak ticaret odasından kayıtların ihtiyati tedbir talebinin reddi sonrasında istendiğini, bahse konu kayıtlar incelenmeksizin karar verilmesinin yerinde olmadığını, yönetim kurulu toplantısı için müvekkiline usulüne uygun çağrı yapılmadığını, müvekkili ile davalı arasında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan 03/04/2024 tarihli genel kurul kararının iptali istemli derdest dava bulunduğunu, söz konusu dosyada ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, genel kuruldaki muhalefet sebepleri ve dava dilekçesinde açıklanan sebeplerle tedbir kararının kabulü gerektiğini, yok hükmünde olduğunun tespiti gereken bir genel kurulda yönetim kurulunun değişikliğine karar verilmesi ve bunun dışındaki sair maddelerin şirketi ciddi bir tehlikeye soktuğunu, genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması gerektiğini, sunulan deliller ve açıklanan hususlar da göz önünde bulundurularak tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirilmesinin tam olarak yapılıp, tüm yönetim kurulu üyeleri dinlenerek ve şirketin geleceğinin tehdit altında olduğu göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 12/04/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/381 Esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir karar sureti, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/286 Esas sayılı dosyasında verilen karar sureti dosya içeresinde yer almaktadır.
HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/(1). maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır.
Anılan hükümler karşısında somut olaya gelindiğinde, ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılmış ise de yönetim kurulu üyeleri duruşmaya katılmamış, talep hakkında görüş bildirmemiştir. Yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması için mahkemece tebligat çıkarılması, TTK'nun 449. maddesindeki koşulun yerine getirilmesini sağlamıştır. Bir başka anlatımla, yönetim kurulu üyelerinin talep hakkında görüş bildirmemeleri, çağrılan günde duruşmaya katılmamaları mahkemece ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesini engellemeyecektir.
Öte yandan, ihtiyati tedbir talep eden davacı yan davalı şirketin genel kurul toplantısı yapılmasına ilişkin yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığından yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğuna dayanarak anılan karara istinaden yapılan 12/04/2023 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptalini talep etmiştir.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler karşısında davacının işbu davada haklılığını yaklaşık olarak ispat etme koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği gözetildiğinde mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32