SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/486

Karar No

2024/876

Karar Tarihi

18 Temmuz 2024

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/486 Esas 2024/876 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/486

KARAR NO : 2024/876

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/01/2024

NUMARASI : 2023/843 Esas 2024/9 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 24/01/2022

KARAR TARİHİ : 18/07/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 3417 sayılı yasa kapsamındaki ana para ve nemaları toplamı olan 9.257,34 TL Asıl Alacağın ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun, idarenin kayıtlarına girdiği 29/01/2003 tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar 3095 sayılı yasa uyarınca faiz ödenmesi gerektiğini, Ankara 6. İdare Mahkemesi'nin 02/10/2014 tarih, E.2013/1174, K: 2014/1096 sayılı ilamıyla karar verildiğini, İdare Mahkemesi'nin bu kararı 10/01/2018 tarihinde kesinleştiğini, tüm ihtar ve ikazlara rağmen direngen tutumunu sürdüren davalı hakkında, ilam kesinleşmeden önce Ankara 22. İcra Müd.'nün 2015/1659 E. Sayılı dosyasından Örnek:4-5 ilamlı takip başlatıldığını, ancak takip Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/121 E. Sayılı dava dosyasından yapılan şikayet ve itiraz nedeniyle alacağın bir kısmına hükmeden yerel mahkemenin kararı ile, "eda hükmü içermeyen idare mahkemesi ilamıyla "Örnek: 4-5 ilamlı takip yapılamayacağı"na dair Yargıtay 12. HD'nin 2018/4626 sayılı gerekçesiyle bahse konu takibin iptal olduğunu, takip dosyasından tahsil olunan alacak ise yerine getirmenin iadesi uygulamasıyla davalıya iade olunduğunu, bu aşamada iptal üzerine bu kez iş bu davaya konu; Ankara 24. İcra Dairesinin 2020/10838 Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, alacağın muaccel likit ve cari olduğunu, davalının takip tarihi 29/11/2020 itibariyle; 9.257,34 TL Asıl Alacak ve 9.696,46 TL işlemiş faizi olmak üzere; 18.953,80 TL(takip miktarı) kadar borcu bulunduğunu, bu miktara yapılan itiraz yersiz olduğunu, hüküm kısmı eda içermediğinden bahisle; Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1659 Esas Sayılı İlamlı icra takibi iptal olmuşsa da; takip dayanağı ilamın gerekçesi, iptal olan takipte belirli alacağın varlığını apaçık ortaya koymakta olduğundan; aynı alacak ilamsız icra takibine konu edildiğini, bu nedenle Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2020/10838 Esas Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, kesinleşmiş idari yargı kararı gereği; (fazlaya ilişkin hak ve alacağı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik) takip tarihi itibariyle takip miktarının 18.953,80 TL (9.257,34 TL Asıl Alacak/Ana Para ve Nema + 9.696,46 TL Yasal Faizi) tutarındaki kısmına yapılan yersiz ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet gibi ilk itirazları olduğunu, davacı tarafından açılan 6 İdare M. (2013/1174 E, 2014/1098 K, 02.10.2014 T. (öncesi bozulan 2007/1093 E.) (2003/560 E) dosyasında, İdare Mahkemesince, müvekkili tarafından ödeme yapıldığı için, "karar verilmesine yer olmadığına, 29.01.2003 tarihinden itibaren yasal faiz ödenmesine," karar verilmiştir, davacı tarafından yapılan 15.12.2014 tarihli ihtar ile, sanki hiç ödeme yapılmamış gibi, ödenen miktar ve fahiş miktarda faiz talep edilmiştir, söz konusu ilam için davacının 22.01.2015 tarihli Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2015/1659 sayılı dosyası ile başlattığı icra takibindeki itirazlarda da görüleceği üzere, Müvekkili tarafından, 16.01.2015 tarihinde, Av. ...'nun hesabına 1.606,00 TL (1.086,98 + 519,02) ödendiğini, ayrıca yine aynı dosyada, ilama göre diğer borçlu olan Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından bildirildiğine göre 1.183,32 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin yapıldığını davacının dava dilekçesinde ve takip talebinde kabul edildiğini, tüm ödemelere ve borcun olmamasına karşın, davacının 22.01.2015 tarihli Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2015/1659 sayılı dosyası ile haksız icra takibi başlattığını, icra dosyasına, 28.01.2015 tarihinde Müvekkili tarafından 350,00 TL ve 22.02.2016 Tarihinde 7.500 TL ödeme yapılmış ve takibin iptali ve talebi üzerine bu miktarın bir kısmı, tarafına ödendiğini, haksız takibe yapılan şikayet üzerine, önceki karar, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Esas No: 2018/4626, Karar No: 2018/11134 sayılı karar ile "Somut olayda; takibe dayanak yapılan idare mahkemesi kararında likit bir alacak bulunmamakta ve dolayısıyla ilam eda hükmü içermemektedir. Bu hali ile karar, eklentileri olan yargılama gideri ve vekalet ücreti dışında, asıl alacak ve faizi için ilamlı icra takibine konu edilemez." şeklinde bozulmuş ve Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/520 (2015/121) E. Sayılı dosyasında, "eda hükmü de içermediğinden" "Ankara 22. İcra Dairesinin 2015/1659 esas sayılı dosyasındaki takibin davacı yönünden iptaline," karar verilmiş ve karar kesinleştiğini, davacı tarafından bu kez, alacağı bulunmamasına karşın, Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10838 E. Sayılı dosyasıyla, yine haksız icra takibi başlatılmış ve haklı itirazı üzerine görülmekte olan iş bu itirazın iptali davası açıldığını belirterek, davanın esas yönünden reddine; kötü niyetli takip nedeniyle, takip miktarının %20’sinden aşağı olmayacak şekildeki icra inkâr tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, davaya ilişkin tüm yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı tarafından, davalı aleyhine 10.01.2018 tarihinden kesinleşen Ankara 6. İdare Mahkemesi'nin 2013/1174 Esas 2014/1098 Karar sayılı ilamıyla hüküm altına alınan alacaklarının tahsiline yönelik girişilen icra takibine davalı yanca yapılan itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkin olup, bu yönüyle eldeki dava; bir miktar paranın tahsiline yönelik açılan ticari dava niteliğinde olup, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olduğu, davacı tarafça, davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kesinleşen idari yargı kararına dayalı alacak için Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2020/10838 esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalının takibe itiraz üzerine Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/35 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince görevden kararın kaldırıldığını, yapılan yargılama sonucu mahkemece dava şartı, arabuluculuk son tutanağı bulunmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın önce asliye hukuk mahkemesinde açıldığını, mahkemenin kendisini görevli saydığını, bu nedenle artık Bölge Adliye Mahkemesince arabuluculuğa gitmek zorunlu görülüyorsa da -ki bize göre gerek bulunmadığını- bu nedenle arabuluculuğa başvuru zorunluluk hali bulunmadığını, taraflarına yapılan bir uyarı da söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve ayrıca davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı hüküm tesis edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve ayrıca davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2020/10898 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... borçlusunun ... Bankası olup, 9.257,34 TL asıl alacak, 17.565,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.823,14 TL alacağın tahsiline yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.

Nitelikli Hesaplamalar uzmanı bilirkişiden alınan 24/02/2023 tarihli raporda özetle; dava konusu edilen Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2020/10898 Esas sayılı takip dosyasından, Ankara 6. İdare mahkemesinin 02/10/2014 tarihli 2013/1174 Esas, 2014/1098 Karar sayılı ilamına istinaden yasal faiz alacağı yönünden hükmün infazı için ilamsız icra takibine başlanıldığını, icra takibindeki tutarlar içerisinden mükerrer ödemeler yer aldığından, itirazın iptali talep edilen tutarlara da bağlı kalınarak, icra dosyasının 29/11/2020 tarihli asıl alacağı 9.257,34 TL ve bakiye işlemiş faiz alacağı 9.696,46 TL olmak üzere toplam 18.953,80 TL olduğu belirtilmiştir.

Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.06.2023 tarihli ve 2022/35 Esas 2023/209 karar sayılı kararının davalı yanca istinaf edilmekle Dairemize gönderilmiş ve Dairemizin 08/11/2023 tarih ve 2023/1670 esas 2023/1577 karar sayılı ilamı ile dava konusu ilamsız icra takibine dayanak kesinleşen idare mahkemesinin ilamı ile hüküm altına alınan 3417 sayılı Yasa kapsamındaki ana para ve nemaları toplamı olan 9.257,34 TL asıl alacağın ödenmesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun kabulü ile, yatırılan bu paranın idarenin kayıtlarına girdiği 29/01/2003 tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar 3095 sayılı yasa uyarınca yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle davalı bankaya karşı açılan işbu davada, TTK'nın 4/f ve 5. maddeleri hükmü gereği asliye ticaret mahkemesi görevli olduğu gözetilerek ilk derece mahkemesince görev dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 355. ve 353/(1)-a.3 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dağıtılmak üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. Kararımız üzerine Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 11/12/2023 günlü üst yazı ile dosyayı tevzi müdürlüğüne göndermiş ve dağıtım sonucu 14/12/2023 günü Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi esasına dava dosyası kayıtlanmıştır.

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince Ankara 6. İdare Mahkemesinin 02/10/2014 tarihli 2013/1174 Esas, 2014/1098 Karar sayılı ilamına istinaden yasal faiz alacağı yönünden hükmün infazı için alacak talepli davada yapılan yargılama sonunda arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kural olarak işbu davanın ticari dava olması ve niteliği itibarı ile dava şartı arabulucuk hükümlerinin uygulanması gerekir. Dava şartı arabuluculuk sisteminin getirildiği 6325 Sayılı Kanunun 18/A.maddesinin " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir." hükmü gereğince dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulması ve anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya onaylı suretinin dava dilekçesine ekleneceği zorunluluğu getirilmiş ise de, anılan düzenleme adil yargılanma hakkının yansıması olan HMK'nun 27.maddesindeki hukuki dinlenilme hakkı, usul ekonomisine ilişkin 30. maddesi ve davanın dava şartı yokluğundan hüküm anında dava şartı noksanlığı giderilmiş ise başlangıçtaki dava şartı noksanlığından davanın red edilemeyeceğine dair 115.maddesinin 3.fıkrası birlikte değerlendirilmelidir.

Somut olayda, davacı tarafın Dairemizin göreve ilişkin kaldırma kararı tebliğ edilmeden üzerine düşen dava şartı arabuluculuk işlemlerine 28/12/2023 tarihinde başvuru yaparak başladığı ve arabuluculuk sürecinin 29/12/2023 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlenerek sona erdiği ve davacının 02/01/2024 tarihinde anılan tutanağı mahkemeye sunduğu anlaşılmaktadır. Arabuluculuk sonucunda anlaşamama tutanağının sunulmasından sonra 10/01/2024 tarihinde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin davacının adil yargılanma hakkına (esas hakkında karar alma hakkına) ölçüsüz müdahale oluşturduğu bu anlamda da davacının adil yargılanma hakkının yansıması olan HMK'nun 27, 30 ve 115. maddelerine aykırı olduğu anlaşıldığından, davacının buna ilişkin istinaf istemi kabul edilmiştir.

Davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiğinden davalı vekilinin istinaf isteminin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilerek tarafların delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1. Davacı vekillinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1). a.6, maddesi gereğince KABULÜNE, verilen kararın niteliği gereğince davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 

2. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2024 tarih ve 2023/843 Esas 2024/9 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 

3. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 

4. Davacının yatırmış olduğu 427,60 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,	

5. Davalının yatırmış olduğu 427,60 TL nispi istinaf karar harcı ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine,

6. Tarafların istinaf aşamasında yapmış oldukları yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına,

7. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/07/2024

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapİptaliankaranumarasıİtirazınhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim