Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2024/972
2024/870
18 Temmuz 2024
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/972 Esas 2024/870 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/972
KARAR NO : 2024/870
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/05/2024
NUMARASI : 2024/64 D.İş Esas 2024/64 Karar
DELİL TESPİTİ
TALEP EDEN :
VEKİLİ :
KARŞI TARAF :
TALEP : Delil Tespiti
TALEP TARİHİ : 15/05/2024
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2024
Taraflar arasındaki delil tespiti istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı delil tespiti talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
Delil tespiti talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin karşı taraf şirketin ortağı ve şirketi temsile yetkili müdür olduğunu, şirket ortaklarının haklı hiçbir sebep yokken müvekkilini ortaklıktan ayırmak istediklerini, müvekkilinin şirket hissesine talip olduklarını, hisse payı karşılığının verileceğini bildirdiklerini, olağanüsüt genel kurula çağrı gündeminde de müvekkilinin müdürlük yetkisinin sona erdirilmesinin eklenmesi sonucu şirket idaresinin resmileştirildiğini, müvekkilinin şirket değerinin, sermaye payı karşılığının, kar payının, ücret alacaklarının, şirket ortağı olduğu müddetçe yürütülen işlerin, projelerin, yapılan sözleşmelerin karşılığı doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının tespit edilip kendisine bildirilmesi için ihtarname gönderdiğini, ihtarnamenin karşı tarafa bila tebliğ olduğunu, şirket sermayesinin, müvekkilinin ortaklık payı ve diğer alacaklarının tespit edilmesi durumunda ortaklar arasında hisse görüşmeleri yapılacağı için delil tespiti yoluna müracaat edildiğini belirterek müvekkilinin ortağı olduğu karşı taraf şirketin defter ve kayıtları incelenerek şirket sermayesinin, müvekkilinin payı karşılığının, kar payının, ortaklara ödenen ücretlerin ve ücret alacaklarının, şirkete ait demirbaş ve fatura karşılığı alınan mal ve hizmetlerin, müvekkilinin şirket ortağı olduğu müddetçe yürütülen işlerin, projelerin, yapılan sözleşmelerin, devam projeleri ve devam sözleşmelerinin karşılığı doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının bilirkişi marifetiyle tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, tespiti istenen hususların HMK'nun 400/2. maddesi uyarınca delilin hemen tespit edilememesi halinde tespite konu edilen delillerin tespit yapılmadığı takdirde ileride zayi olacağı veya tesbitinin mümkün olmayacağı konusunda mahkemede yeterli kanaat oluşmaması, dosyadaki veriler ile esası görmeye yetkili mahkemede eda davası açılabileceği, dava açıldığında buna ilişkin değerlendirmenin ve bilirkişi incelemesinin yapılabileceği, mevcut delillerin kaybolma ihtimali olmadığı gözönüne alınarak tespit talebinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Delil tespiti talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket ortağı olduğu tarihten itibaren şirket için pek çok sözleşme imzaladığını, proje yürüttüğünü, şirkete maddi ve manevi pek çok katkı sağladığını, şirket ortakları, haklı hiçbir sebep yokken 15.04.2024 tarihinde hisse payı 31.3 olan müvekkiline ortaklığı ayırmak istediklerini, müvekkilinin şirket hissesine talip olduklarını ve hisse payı karşılığının verileceğini bildirdiklerini, ertesi gün şirkete giden müvekkiline "dün irademizi belirlemiştik, niye geldin" vs. beyanlarda bulunduklarını, 18.04.2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan olağanüstü genel kurula çağrı metni gündeminde müvekkilinin müdürlük yetkisinin sona erdirilmesinin eklenmesi sonucu da şirket iradesinin resmileştiğini, 22.04.2024 tarihinde davalı şirkete açıklanan irade beyanı nedeniyle öncelikli olarak şirket değerinin, müvekkilin sermaye payı karşılığının, kar payının, ücret alacaklarının, şirket ortağı olduğu müddetçe yürütülen işlerin, projelerin ve yapılan sözleşmelerin karşılığı doğmuş ve/veya doğacak hak ve alacaklarının tespit edilip hesaplanarak taraflarına bildirilmesi ve ortaklıkla ilgili birtakım konulara ilişkin gereğinin yapılması için iadeli taahhütlü ihtarname gönderilmişse de 26.04.2024 ve 29.04.2024 tarihlerinde iki kez dağıtıma çıkarılmasına rağmen adreste olunmaması nedeniyle haber kağıdı bırakıldığını ve ihtarnamenin Ptt’ye iade olduğunu, aynı talepleri içeren ihtarnamenin 30.04.2024 tarih ve ... yevmiye numarasıyla Ankara 65. Noterliğinden yapıldığını, ancak işbu ihtarnamenin, şirketin olağanüstü genel kurulunun yapıldığı 06.05.2024 tarihinde şirket resmi adresinin yine kapalı olması nedeniyle muhtara yapıldığını, 06.05.2024 tarihinde müvekkilinin gıyabında yapılan olağanüstü genel kurul ve genel kurulda alınan kararlara karşı yasal haklarının saklı olduğunu, taleplerini içeren bu ihtarnamede davalı şirkete verilen sürenin 13.05.2024 tarihinde dolduğunu, dolayısıyla şirket değerinin, müvekkilinin sermaye payı karşılığının, kar payının, ücret alacaklarının, şirket ortağı olduğu müddetçe yürütülen işlerin, projelerin ve yapılan sözleşmelerin karşılığı doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının tespitinin gerektiğini, kararın hukuka ve usule aykırı olup müvekkilinin bu tespiti istemekte hukuki yararı bulunduğunu, müvekkilinin isteğinin şirket tasfiyesine yönelik olmayıp kendi payının gerçek değerini tespit ettirmek olduğunu, tespit sonrası çıkan değer üzerinden gerekli yasal prosedürün izlenebilmesi için müvekkilinin kendi payının gerçek değerini bilmesi/bilebilmesi gerektiğini, sadece bu durumun bile hukuki yararın varlığını kanıtlar nitelikte olduğunu, müvekkilinin şirket değerinin, müvekkilin sermaye payı karşılığının, kar payının, ücret alacaklarının, şirket ortağı olduğu müddetçe yürütülen işlerin, projelerin ve yapılan sözleşmelerin karşılığı doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının tespiti ardından bu tespit değerine göre eda davası açmakta yararı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, HMK'nun 400 vd. maddeleri uyarınca delil tespiti istemine ilişkindir.
HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin 1. fıkrası, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü içermektedir.
Delil tespiti talep eden HMK'nun 400 vd. maddeleri gereğince müvekkilinin ortağı olduğu karşı taraf şirketin defter ve kayıtları incelenerek şirket sermayesinin, müvekkilinin payı karşılığının, kar payının, ortaklara ödenen ücretlerin ve ücret alacaklarının, şirkete ait demirbaş ve fatura karşılığı alınan mal ve hizmetlerin, müvekkilinin şirket ortağı olduğu müddetçe yürütülen işlerin, projelerin, yapılan sözleşmelerin, devam projeleri ve devam sözleşmelerinin karşılığı doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının bilirkişi marifetiyle tespitini talep etmiştir.
Delil tespiti talep edenin anılan talebi karşısında, mahkemece verilen kararın HMK'nun 341/1. maddesi kapsamında düzenlenen esas hakkında nihai karar niteliğinde olmadığı gibi ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi, bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen karar niteliğinde de olmadığı anlaşılmıştır. HMK geçici hukuki korumalarda sadece 341/1. maddesinde yazılı olan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarına karşı istinaf kanun yolunu açmış, diğerleri hakkındaki kararlar yönünden ise istinaf imkanı tanımamıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 341. maddesindeki istinaf yoluna tabi bir karar mahiyetinde bulunmamasından ötürü delil tespiti talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1. Delil tespiti talep eden vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin istinafa tabi bir karar bulunmadığından USULDEN REDDİNE,
2. Delil tespiti talep eden tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde delil tespiti talep edene iadesine,
3. Delil tespiti talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 18/07/2024
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52