SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/872

Karar No

2024/868

Karar Tarihi

18 Temmuz 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/872 Esas - 2024/868 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/872

KARAR NO : 2024/868

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 03/05/2024

NUMARASI : 2024/281 Esas (Ara Karar)

İHTİYATİ TEDBİR

TALEP EDEN DAVACI :

VEKİLİ :

ALEYHİNE TEDBİR

TALEP EDİLEN

DAVALILAR :

VEKİLİ :

TALEP : İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ : 18/07/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2024

İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA VE TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...’nın inançlı işleme aykırılık teşkil edecek şekilde ...’a ait hisseleri veya temsil yetkisini ... ve/veya 3. kişilere devretmesinin yasaklanmasına ve davalı ...’nın ...Tic. Ltd. Şti.’nin gerçekleştirilecek bütün genel kurul toplantılarında inançlı işleme uygun düşecek şekilde bu aşamada oy hakkından yoksun bırakılmasına ve bu çerçevede 3.kişilere temsil yetkisi vermemesine, bu durumun şirket pay defterine işlenmesine dair HMK m.389 ve devamı hükümleri uyarınca teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; iddia ve sunulan deliller çerçevesinde mevcut dosya kapsamı uyarınca haklılık durumunun tespitinin bu aşamada mümkün olmadığı anlaşılmakla yasada aranan yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmediğinden mevcut durumda talebin yargılamaya muhtaç bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığından davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı ...Tic. ve San. Ltd. Sti'nin 23.12.1999 tarihinde %50 hissesi ...a, %50si müvekkilimiz ...'a ait olmak üzere, iki ortaklı kurulduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 10. Maddesi gereğince, Şirketin ihalelere katılımı için iş bitirme belgesi bulunan bir kişinin şirkette %50'den fazla paya sahip olması gerektiğini, bu nedenle şirket hissedarı ...'ın ve müvekkilininin %26'şar hissesi (Toplam %52 hisse), inançlı işlem ile iş bitirme belgesinin kullanımı amacı ile talep halinde iade edilmek üzere herhangi bir hisse devir bedeli ödenmeksizin/aksine iş bitirme belgesi kullanımı nedeni ile kullanım bedeli ödenerek, ...ya devredildiğini, ... ile gerçekte şirket hissedarı olmadığını, yalnızca iş bitirme belgesinin kullanılabilmesi amacıyla kendisine hisse verildiğini gösteren inanç sözleşmesi imzalandığını, bu süreçte ... ile ... ve ... arasında inançlı işlem kurulduğunu, ....'nın hiçbir zaman gerçekte pay sahibi olmadığını, bu durumun, .... ve ... arasında imzalanan 15.07.2022 tarihli Sözleşme ile .... tarafından yazılı olarak ikrar edildiğini, ayrıca,....'nın 02.04.2024 tarihli ihtarnamesinde de, dav daışı ...ortaklarının, ... ve ... olduğunu, hisselerini eşit oranda ... ve ... aldığını kabul ettiğini, bunun yanı sıra, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1 E. s.lı dosyasına sunulan 17.05.2023 tarihli dilekçenin 7. ve 8. sayfalarında ... ve ... ... arasında kurulan inançlı işlem ilişkisinin varlığı, ... tarafından "..iş deneyim belgesi sahibi ... ... sırasıyla ... İnş firmasından hisse almaya, ... İnş firmasında hisse satmaya ve Kamu İhale süreçlerinde gerekli evrakları takip etmeye davacı müvekkil ile davalı ... vekaletname vermiştir. Zira inançlı işlem ile hissedar olacak ilgili asıl sermaye sahibi ortaklara hissede tasarruf imkanı veren vekaleti başlangıçtan vermektedir. Bu vekaletler ve kapsamları anılan tarihte tarafların ortak olduklarını ayrıca belirlemektedir. Devam eden süreçte taraflar ... nın iş deneyim belgesinin büyük olmasından ötürü bu belgenin önce ... firmasında kullanılmasına karar vererek aynı yöntem vekaletlerle . ... inş firmasında hissedar yapmış ve belgesini ... firmasında kullanmaya başlamışlardır..." denilmek suretiyle de kabul edildiğini, müvekkili ile arasındaki bu inançlı işlem ilişkisinin varlığına karşın ....'nın, müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında imzalamış olduğu 15.07.2022 tarihli sözleşme ile; "... ya ait iş deneyim belgelerinin kullanma ihtiyacı devam edene değin ve ...ın talebi ile şirket idaresi ve yönetim değişikliği için, genel kurul toplantıları dahil, gerekli tüm imza ve onayları talep doğrultusunda vereceğini, adına kayıtlı hisseleri ilk talep halinde ...a devredeceğini, bu hususta ve şirket idaresi ile toplantılar için gerekli diğer vekaletleri vererek, hisse devri onay işlemlerini geciktirmeksizin yapacağını, Ayrıca inanç sözleşmesi gereğince elinde bulundurduğu hisseler sebebiyle esasen hiçbir hak ve alacağını olmadığından şirkete karşı bir dava açmayacağını, iş deneyim belgesinden kaynaklı alacaklarını tamamen ve nakden tahsil ettiğini, bu sebeple hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, ..... ... dışında başka bir yana hisse devretmesinin olanaklı olmadığını, hisselerin ...a ait olduğunu ayrıca ve açıkça kabul, beyan ve taahhüt etmektedir." denildiğini, bu sözleşme ile ....'nın son derece açık ve kesin bir şekilde, müvekkili ...'a ait olan ve müvekkilinin inançlı işlem gereği kendisinin uhdesine bırakmış olduğu %26 hissenin oy hakkı başta gelmek üzere tüm haklarını ...a kullandıracağını ve talebi halinde de müvekkiline ait hisseleri ...'a devredeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, başka bir deyişle, ....'nın, bilerek, planlı bir biçimde müvekkilinin haklarını gasp edip, ...'a kullandıracağını bu şekilde açıkça beyan etmiş olmasının müvekkili bakımından durumun vahametini, söz konusu iki davalının müvekkiline karşı onu ortaklık haklarından yoksun bırakmaya yönelik bir işbirliği içerisinde olduklarını tüm açıklığı ile gösterdiğini, 15.07.2022 tarihli sözleşmenin yukarıda değinilen hükmünün davalılara engel olunmaması halinde müvekkiline ait ortaklık ve temsil yetkisinin elinden alınacağınının tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya koyduğunu, söz konusu iki davalının bu yönde somut adımlar atmakta da gecikmediklerini, gerçekten, ...'ın, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/216 Esas sayılı dosyasında açtığı davada, müvekkilinin dava dışı ... İnşaattaki müdürlük yetkisini sona erdirmek amacı ile olağanüstü genel kurul çağrısı isteminde bulunduğunu, bu davada .... ile birlikte hareket ettiklerini, ....'nın, müvekkiline ait olan %26 hisseyi inançlı işlem gereği elinde bulundurduğunu, hisseler üzerinde tasarruf hakkı ve yetkisi olmadığını bilmesine rağmen, ...a ...'ın hisselerinin oy hakkını veren vekaletnameyi çıkarttığını, böylece her iki davalının kısa süre içerisinde olağanüstü genel kurul yapıp, önce müvekkilinin münferiden yetkili müdürlük ve müdürler kurulu başkanlığı yetkisini, ardından da hisselerini elinden almayı amaçladığını, söz konusu iki davalı arasındaki bu anlaşma ve bu anlaşma doğrultusunda . ...'nın yedinde bulundurduğu %52 hisse ile oy hakkının müvekkili aleyhine kullanılmak üzere, ...'a 25.03.2024 günü .... tarafından vekalet verildiğini ve müvekkilinin şirket müdürlüğünden azledeceklerini müvekkilinin bizzat ...nın kendisinden öğrendiğini ve derhal, haksız eylemlerin sonlandırılması amacıyla ... ve ... ...'ya ihtarname çekildiğini, ...'nın, bu ihtarnameye verdiği cevapta da yine ...'a ait bu hisselerin oy hakkını genel kurulda ...'a vereceğini, talebi halinde de bu hisseleri ...'a devredeceğini belirttiğini, daha da ileriye giderek dava dışı ... İnşaatın ...'ın şirketi olduğunu, yani ...'ın şu an elinde olan %24 hissesinin bile ...'ın olması gerektiğini ifade etmekten çekinmediğini, müvekkilinin 15.07.2022 tarihli sözleşme içeriğinden haberdar olmasının hemen akabinde, taraflar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına 2024/96877 soruşturma nolu dosyasında, müvekkiline ait şirket hisselerinin, müvekkilinin zararına olmak üzere müvekkilinin izni ve bilgisi dışında kullanılması, müvekkilinin ....'ya duyduğu güvenin kötüye kullanılması ve müvekkilinin zarara uğratmak amacı ile hareket edilmesi sebebiyle, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunduğunu, .... ile ... arasında 15.07.2022 tarihli sözleşmenin akdedilmiş olması, .... tarafından müvekkile gönderilen 02.04.2024 tarihli ihtarnamede açıkça müvekkilimiz aleyhine işlem yapılacağının, hatta hisselerini ...a devretmesi gerektiğinin beyan edilmesi ve ...ın müvekkil ...'ı şirketten uzaklaştırmak adına yaptığı diğer bütün işlemler dikkate alındığında, . ...'nın ...'a ait hisseleri ... ve/veya 3. kişilere devrinin yasaklanmasına ve Davalı ...nın ...Tic. Ltd. Şti.nin gerçekleştirilecek bütün genel kurul toplantılarında inançlı işleme uygun düşecek şekilde, ...a ait inançlı hisselerden dolayı, ... lehine oy kullanmasına ve/veya 3.kişiler lehine kullanılabilecek oy hakkından yoksun bırakılmasına dair HMK m.389 ve devamı hükümleri uyarınca teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.

HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,

HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.

İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.

İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.

Somut olayda, ilk derece mahkemesince mevcut dosya kapsamı uyarınca haklılık durumunun tespitinin bu aşamada mümkün olmadığı anlaşılmakla yasada aranan yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararı usul ve yasaya uygundur.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 

3. Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   

4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/07/2024

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardairesibölgeadliyeankaranumarasımahkemesiİhtiyatiTedbirhukukhükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim