SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/862

Karar No

2024/867

Karar Tarihi

18 Temmuz 2024

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/862 Esas 2024/867 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/862

KARAR NO : 2024/867

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 07/05/2024 (Ara Karar) - 07/05/2024 (Ara Karar)

NUMARASI : 2024/305 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP

EDEN DAVACI :

VEKİLİ :

KARŞI TARAF DAVALI :

TALEP : İhtiyati Tedbir

TALEP TARİHİ : 06/05/2024

KARAR TARİHİ : 18/07/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2024

Taraflar arasındaki muvazaa ile devredilen şirket hisse devrinin iptali, davacı adına tescili istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin ayrı iki ara karar ile reddine yönelik olarak verilen ara kararlara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... ... Ltd Şti'nde bulunan tüm hisselerini davalıya devrettiğini, bu devrin yalnızca kağıt üzerinde olduğunu, muvazaalı bulunduğunu, müvekkilinin hali hazırda boşanma aşamasında olduğu eşiyle birlikte boşanma davası açılana kadar birlikte işlettikleri işletmeleri bulunduğunu, bu işletmeyi açmak için ... ... Ltd. Şti. isimli şirketi devraldıklarını, bundan önce ... ... Ltd. Şti. kapsamında ... isimli işyerini işleten müvekkili ve eşinin yeni restaurant işletmesi kurmak istediklerini, ancak müvekkilinin evlenmeden önceki aile şirketinden kaynaklı olarak konkordato sürecine girdiği için hiçbir bankanın müvekkilinin ortaklığı bulunan ... şirketine kredi vermediğini, restaurant devralıp işletmek için ... ... Ltd Şti adına kredi çekmek zorunda kalan müvekkilinin sırf kendi adına kredi çıkmadığı için bu şirketteki hisselerini kredi çıkabilecek olan davalıya kağıt üzerinde devrettiğini, davalı tarafça devir işleminin bu amaçla yapıldığının bilindiğini, sorunsuz şekilde ilerleyen bu devir sürecinin müvekkilinin eşinin boşanma davası açmasından sonra tersine döndüğünü, müvekkilinin eşinin kendi arkadaşı olan davalıyı da bu sürece dahil ederek müvekkiline her yönden maddi ve manevi imkansızlığa sokmak için kötüniyetli davranışlara başladığını, müvekkilinin hisselerini geri istemesine rağmen müvekkilinin şirketle olan tüm bağını kötüniyetli şekilde kestiğini, dava konusu olan şirketin banka hesabının muvazaalı şekilde yapılan delilden sonra müvekkilinin resmi ortaklığı zamanında olduğu gibi, müvekkilinin telefonunda açık vaziyette bulunduğunu, şirketin tüm para akışını, tüm parasal işlemlerini müvekkilinin kendi telefonundan yaptığını, müvekkilini devir tarihinden bu güne kadar kendi şahsi hesaplarından da şirket için pek çok harcama yaptığını, şirketin hesabından müvekkilinin şahsi hesaplarına pek çok kez para gönderildiğini, bunun sebebinin müvekkilinin bazen cafenin giderlerinin şahsi hesabında çekip, bizzat ödemesi olduğunu, şirket adına tescilli olan aracın halen müvekkili tarafından kullanıldığını, resmiyette müvekkilinin şirketle hiçbir bağı yokken şirketin sahibi olmanın getirdiği doğal yetkilerin tamamının kesintisiz şekilde müvekkili tarafından kullanıldığını, müvekkilinin hisselerini geri istemesi üzerine davalının müvekkilinin tüm yetkilerini engelleyerek banka hesaplarına mobil erişimini engellediğini, herkesle iletişimini kestiğini belirterek davalı adına muvazaalı olarak devredilen şirket hisselerinin davalı adına tescilinin iptaliyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca davalının müvekkilini zarara uğratmak ve alacağını imkansız hale getirmesinin önlenmesi, şirket hesabında bulunan paraların kaçırılmasının önlenmesi, şirket adına borçlandırıcı işlemler yaparak şirketi batık hale getirmesinin önlenmesi amacıyla davalının ... ... Ltd. Şti.'ndeki tüm hisselerine, şirket adına tescilli olan ... plakalı araç üzerine, dava konusu şirketin hesaplarının bulunduğu tüm banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına, şirketin borçlandırıcı işlemler yapmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve şirkete kayyım atanmasını karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 07/05/2024 tarihli ara karar ile ... ... Ltd. Şti. yönünden organ boşluğu bulunmadığı, TMK'nun 427. maddesi kapsamında yönetim kayyımı atanmasına ilişkin koşulların oluşmadığı gerekçesiyle şirkete kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, 07/05/2024 tarihli ara karar ile tedbir talep edenin tedbir talebinde haklı olduğunu HMK 390/3. maddesi uyarınca yaklaşık olarak ispat edilememiş olması yanı sıra dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve davanın mahiyetine göre davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakınca ya da ciddi bir zararın doğacağına dair yeterli delil bulunmadığı, şirket adına kayıtlı olan aracın dava konusu olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile talep edilen ihtiyati tedbir ve kayyum talepleri hakkında 07.05.2024 tarihinde iki ayrı ara karar çıkartılarak taleplerinin ayrı ayrı reddedildiğini, dava dilekçesinde dava konusu şirketin bizzat müvekkil tarafça davalıya muvazaalı şekilde devredildiğinin izah edildiğini, taraf muvazaasının ispat koşullarından olan yazılı delillerin bir kısmının dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, mesajların da bilahare delil dilekçesiyle sunacaklarını, sunulan delillerle dahi, devir tarihinden itibaren resmiyette hiçbir ilişiği olmamasına rağmen şirketin tüm mali işlerinin müvekkili tarafından yürütüldüğünün görüldüğünü, HMK uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken yaklaşık ispatın, bu bağlamda oluştuğunu, bugüne kadar mali işleri kendisi yürüten müvekkilinin eşi ile boşanma davası açıldığından beri, eşinin talimatı ile davalı tarafça kontrolündeki tüm hesapların elinden alındığını, boşanma davası nedeniyle bugüne kadar mali işlemlerin kontrolünü elinde bulunduran müvekkilinin elinden tüm haklarını alarak maddi manevi açıdan köşeye sıkıştırma saikinin söz konusu olduğunu, davalının da, müvekkilinin eşinin talimatı ile bugüne dek müvekkilinin kullanımında olan mobil bankacılık hesaplarının şifrelerini değiştirttiğini, müvekkilinin şirketle bağını kestiğini, amaçlarının maddi sıkışıklığa sokmak olduğu düşünüldüğünde, davalının müvekkilinin eşinin talimatı ile kötü niyetli olarak şirketle ilgili borçlandırıcı işlemler yapacağı veya müvekkilinin şirketini geri alabilmesini önlemek adına üçüncü bir kişiye devredebileceğinin ortada olduğunu, davanın devir işleminin iptaline ilişkin olup, şirket hisselerinin dava süresince bir başka üçüncü kişiye devri halinde davanın konusunun imkansızlaşacağını, bu durumun adalete erişim ve hak arama özgürlüğünün ihlali anlamına geleceğini, dava sonuna kadar haklılığın ispat oluncaya dek dava konusunun imkansızlaşmaması için, tedbir ve kayyum taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararlarının kaldırılarak davalının ... Limited Şirketi nezdindeki tüm hisselerine ihtiyati tebdir konulmasına, şirket adına tescilli olan ... plakalı ... marka araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, başta ... olmak üzere uyap üzerinden de sorgu yapılarak dava konusu şirketin hesaplarının bulunduğu tüm banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına, şirketin borçlandırıcı işlemler yapamaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava süresi boyunca şirket yönetimine kayyum atanmasına karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Talep, HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava konusu hisselerin bulunduğu ... ... Ltd. Şti.'ne tedbiren kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkemece 07/05/2024 tarihli ara karar ile yukarıda özetlenen gerekçeyle bu yöndeki ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir.

Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nun 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

TMK'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığı düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 426. maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir.

Bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği gibi, şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK'nun 530. maddesi gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek bir yönetim kayyımı atanabilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2. ve 3. maddelerinde de; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı belirtilmiştir. Anılan maddelerde müdürün yetkisinin sınırlandırılabileceği belirtilmiş olup, maddedeki sınırlandırmanın amacı müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması değildir. Böyle bir yorum, TMK'da düzenlenen kayyımlık müessesesi ile bağdaşmadığı gibi TTK'nun 629/1. maddesinin atfıyla limited şirketlere de uygulanması mümkün olan TTK'nun 371/3. maddesi gereğince ancak temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin özgülendirilmesine veya birlikte kullanılmasına ilişkin sınırlandırılmalar geçerli olup, TTK'nun 630/2 ve 3. fıkralarında belirtilen sınırlandırmada ancak kanunda belirtilen bu hallere ilişkin olarak yapılabilir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/01/2021 tarih 2020/1490 Esas 2021/593 Karar sayılı ilamı).

Bu durumda, mahkemece şirket müdürü görevde olup yönetim boşluğu bulunmadığı, müdürün yetkisinin sınırlandırılmasının amacının müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması olmadığı gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan, İİK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Davacının ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği araç dava konusu değildir.

Davacı yanın diğer ihtiyati tedbir taleplerine gelindiğinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.

İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için ihtiyati tedbir talep eden davacı yanca davadaki haklılığın tedbir talebi sırasında yaklaşık ispatına dair bilgi ve belgelerin dosya içerisine sunulması gerekir. Dava dilekçesi ekinde ise, dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından davacıya gönderilen bedellere ilişkin banka dekontları, kredi kartı hesap özetleri, dava konusu hisse devrinin kabulüne dair anılan şirketin genel kurul kararının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına ilişkin ilan suretleri dosyaya ibraz edilmiştir.

Dava dilekçesi ekinde sunulan deliller kapsamında ihtiyati tedbir talep eden davacının bu aşamada davadaki haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği, tedbir konulması talep edilen aracın dava konusu olmadığı gözetilerek ilk derece mahkemesince 07/05/2024 tarihli ara karar ile davacı vekilinin kayyım dışında kalan diğer ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddi, diğer ihtiyati tedbir taleplerinin reddi yönündeki ara kararlarda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 

2. İhtiyati tedbir talep eden davacıdan kayyıma yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 07/05/2024 tarihli ara karar nedeniyle alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 

3. İhtiyati tedbir talep eden davacıdan diğer ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin 07/05/2024 tarihli ara karar nedeniyle alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 

4. İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,	

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 18/07/2024

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...

... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartarihiankaranumarasıİhtiyatiTedbirhükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim