Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2022/1189
2024/865
18 Temmuz 2024
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1189 Esas 2024/865 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1189
KARAR NO : 2024/865
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/03/2022
NUMARASI : 2021/222 Esas 2022/203 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 19/03/2021
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2024
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında açılan konkordato davasında konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, konkordato sürecinde konkordato komiserler kuruluna alacak bildiriminde bulunulduğunu, projede müvekkilinin alacağına 312.409,43 TL olarak yer verildiğini, bu miktarı aşan müvekkili alacağının dikkate alınmadığını, müvekkilinin arabuluculuk başvuru tarihi itibarıyla davalıdan 866.603,78 TL alacaklı olduğunu, bu miktardan konkordato projesinde yer alan alacak miktarı mahsup edildiğinde kalan miktarın çekişmeli hale geldiğini belirterek nisaba dahil edilmeyen 554.194,35 TL'nin işleyecek faiz ve BSMV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, tasdik edilmiş konkordato projesi sonrası davacı için konkordato kapsamındaki alacağın projeye göre tahsil edilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının açılan işbu davada tahsil değil ancak alacağın tespitini talep edebileceğini, talep edilen alacak miktarının İcra İflas Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, taraflardan elde edilen incelemeye esas bilgi ve belge kayıtlarının, kesin mühlet öncesi tarihlere göre borç alacak bakiyesi ihtiva ettiği, karar verilen alacağın 312.409,43 TL olduğu, kesin mühlet tarihi itibariyle alacağın 297.962,84 TL olacağı, hesaplanan faiz alacağı yönünden yapılan değerlendirmede İİK'nun 288/1. maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 294/3. maddesinin ise "Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur." hükmünü içerdiği, somut olayda konkordato talep eden davacının projesinde faize dair herhangi bir kabulünün ve gerek geçici mühlet gerekse konkordato tasdik projesinde kesin mühlet kararlarında faize yönelik herhangi bir hüküm bulunmadığı, İİK'nun 294/3. maddede öngörülen kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi, İİK'nun 288. madde gereğince geçici mühleti de kapsayacağından konkortadoya tabi borçların geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacağa faiz işlemesinin duracağı, faiz hesabı dışında konkordato kapsamı dışında çekişmeli asıl alacak bulunup bulunmadığının esas uyuşmazlık noktası kabul edilerek bu alacağın 312.409,43 TL'lik kısmına konkordato projesinde yer verildiği, alınan bilirkişi ek raporu ile kesin mühlet tarihi itibariyle asıl alacağın 297.962,84 TL olduğunun tespit edildiği, davacının konkordato kapsamında kabul edilen asıl alacağı aşan miktarda çekişmeli alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordato tasdik projesinde alacağın eksik yer aldığını, müvekkilinin 554.194,35 TL alacağının çekişmeli hale geldiğini, bilirkişi raporunda İİK'nun 294/3. maddesinin göz ardı edildiğini, alacağın tamamının imtiyazsız alacak olarak nitelendirilip faiz işlemesinin mühletle duracağı yönünde haksız tespitlere yer verildiğini, konkordato sürecinde asıl olanan kesin mühlet olduğunu, geçici mühlet süresi içerisinde rehinle temin edilmemiş alacak için faiz işleyeceğinin kabulü gerektiğini, hesap kat ihtarının tebliği ile temerrütün oluştuğunu, alacağa ancak akdi faiz işletilebileceğinin kabulünün hatalı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; alacağın eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle eksik kaydedilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan davalıdan genel kredi sözleşmesi nedeniyle alacaklı olduğunu, davalının tasdik edilen konkordato projesinde alacağının eksik kaydedildiğini, eksik kaydedilen alacağın çekişmeli hale geldiğini iddia etmiş, davalı yan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi ek raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya istinaf incelemesi için Dairemize geldikten sonra davacı vekili Av. ... 05/06/2024 tarihli e-imzalı yazılı dilekçesi ile istinaf başvurusundan müvekkilinin davaya konu olup, davalıdan olan alacağının üçüncü kişi tarafından ödenmiş olması nedeniyle feragat ettiğini bildirmiş, 12/06/2024 tarihli e-imzalı dilekçesi ile de alacağın üçüncü kişi tarafından ödenmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığını bildirerek konusuz kalan dava nedeniyle mahkemece gereğinin yapılması istenilmiş, 08/07/2024 tarihli dilekçe ekinde de banka alacağının üçüncü kişi tarafından ödendiğini gösterir belgeler ibraz edilmiştir.
Davacı vekili Av. ...'ın dosya içerisinde yer alan Beyoğlu 23. Noterliğinin 12/05/2015 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde kanun yollarından feragate ilişkin özel yetkisinin bulunmadığı görülmüş, bu nedenle davacı vekilinin 05/06/2024 tarihli dilekçesi kapsamında istinaftan feragat talebi kabul edilmemiştir.
İstinaf aşamasında davacı vekilince dosyaya ibraz edilen 12/06/2024 tarihli dilekçesi ile 08/07/2024 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen belgeler karşısında dava konusu alacak üçüncü kişi tarafından ödendiği anlaşılmış ise de, üçüncü kişi tarafından yapılan ve yargılama sırasında varlığı tespit edilemeyen alacağa ilişkin ödeme davalı tarafından yapılan ve borcun kabulü sonucunu doğuran bir ödeme niteliğinde bulunmadığından davanın konusuz kaldığı kabul edilemeyecektir.
Bu kabul çerçevesinde istinaf itirazları kapsamında esasa ilişkin dava dosyasının incelenmesine geçildiğinde,
Hesap kat ihtarı, genel kredi sözleşmesi suretleri, ipotek belgeleri, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/587 Esas 2020/213 Karar sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 21/09/2021 tarihli kök, 08/12/2021 tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Davacı ile davalı arasında 26/05/2014 tarihli 500.000,00 TL limitli, 23/08/2013 tarihli 250.000,00 TL limitli, 03/08/2015 tarihli 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmıştır.
Davacı tarafından kredi hesabı kat edilerek 11/01/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi davalı ve diğer borçluya gönderilmek suretiyle toplam 344.354,49 TL nakit alacağın 1 gün içinde ödenmesi talep edilmiş, 21/11/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi davalı ve diğer borçlulara gönderilerek 344.354,49 TL nakit alacağın 7 gün içinde ödenmesi talep edilmiştir.
Dava dışı Ali Germez'in taşınmazı üzerinde davalının borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davacı banka lehine 15/08/2018 tarihinde 500.000,00 TL limitli, fekki bankaca bildirilinceye kadar süreli ipotek tesis edildiği görülmüştür.
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/587 Esas 2020/213 Karar sayılı dosyasında davalı tarafından konkordato talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, davacının konkordato projesinin tasdik talebinin kabulüne karar verildiği, davacı alacağının tasdik projesinde 312.409,43 TL olarak yer aldığı görülmüştür.
Davacı işbu davada arabuluculuk başvuru yapılan tarihte 866.603,78 TL alacağı bulunduğunu belirterek kabul edilen miktarın düşümü sonucu 554.194,35 TL alacağın çekişmeli hale geldiğini bildirmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda, kesin mühlet öncesi tarihlere göre hesapların borç/alacak bakiyesi ihtiva ettiği, karar verilen alacağın ise konkordato komiser heyetine 23/03/2019 tarihli kesin mühlette yapılan alacak bildirimine dayandığı, tasdik kararında yer verilen banka alacağı ile incelenen belgelerden elde edilen banka alacağı arasındaki fark olan 3.550,05 TL'nin hesaba esas tarihler arasındaki kısa süreye münhasır faiz hesabından kaynaklandığı, davacının karar verilen alacak dışında çekişmeli alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir.
İtiraz üzerine alınan ek raporda ise, kesin mühlet tarihinde davacının davalıdan 324.902,91 TL alacağı bulunduğu, bu alacağın 297.962,84 TL'sinin asıl, 26.940,07 TL'sinin faiz/vergi olduğu, dava tarihine göre alacağın 521.436,13 TL'ye ulaştığı, bu alacağın 297.962,84 TL'sinin asıl, 223.473,29 TL'sinin faiz/vergi olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacı yan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıdan alacaklı olduğunu, davalının konkordato tasdik davasında komiserler kuruluna bildirilen alacağının tümünün kabul edilmediğini iddia etmiş, davalı yan ise konkordato davasında kabul edilen borç dışında davacıya başka bir borcun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ile davacının konkordato davasında kabul edilen alacak dışında davalıdan başka bir alacağının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, kredinin ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, davalının konkordato davasında 312.409,43 TL nakit alacağın kabul edilerek konkordato tasdik projesinde yer aldığı, davalının doğrudan mülkiyeti kendisine ait taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerinde davacı banka lehine tesis edilen bir teminatı bulunmadığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacının kesin mühlet karar tarihi itibarıyla genel kredi sözleşmesi kapsamında konkordato davasında kabul edilen alacak dışında davalıdan başka bir kredi alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı, geçici mühlet tarihinden sonra davacı alacağına faiz işletilip işletilemeyeceği, davacının alacağının rehin veya ipotek ile teminat altına alınıp alınmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde konkordato davasında kabul edilen alacak dışında başka alacağı bulunduğunu, geçici mühlet tarihinden itibaren alacağa faiz işlemesi gerektiğini ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile, kesin mühlet tarihi itibarıyla davacının konkordato davasında kabul edilen alacak dışında başka bir alacağı bulunmadığı tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir.
Öte yandan, tüm dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davalının mülkiyetinde bulunan taşınır ve taşınmaz malları üzerinde davacı banka lehine tesis edilen herhangi bir teminatı bulunmamaktadır.
Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK'nun 294. maddesi "1-Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 2-206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. 3-Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. 4-Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır", İİK'nun 288/1. maddesi "Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur." hükmünü içermektedir.
Anılan hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır. Somut olayda, davalının mülkiyeti kendisine ait taşınır ve taşınmaz malı üzerinde davacı lehine tesis edilen bir rehin bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı alacağının rehinle teminat altına alınan alacak kapsamında bulunmadığı, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacı bankanın alacağına faiz işlemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3. Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/07/2024
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52