SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/873

Karar No

2024/862

Karar Tarihi

18 Temmuz 2024

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/873 Esas 2024/862 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/873

KARAR NO : 2024/862

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ... ...

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 03/05/2024 (Ara Karar)

NUMARASI : 2024/286 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

DAVACI :

VEKİLİ :

KARŞI TARAF DAVALI:

TALEP : İhtiyati Tedbir

TALEP TARİHİ : 01/05/2024

KARAR TARİHİ : 18/07/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2024

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TALEP

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; gümrük müşaviri olan müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirket tarafından 19/03/2024 tarihli genel kurula müvekkilinin vekaleten katıldığını, 19/03/2024 tarihli genel kurulun düzenlenmesi, gündem maddelerinin belirlenmesi ve alınan kararların dürüstlük kuralına, kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek davalı şirketin 19/03/2024 tarihli genel kurul kararının iptaline, aksi kanaat halinde genel kurulda alınan 6 ve 7 numaralı kararların kesin hükümsüzlüğünün tespitine, 3, 4 ve 5 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca genel kurul kararlarının kesin hükümsüzlüğüne ve iptaline ilişkin davanın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine, 19/03/2024 tarihli genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına, şirkete dava sürecinde tedbiren yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, haklılık durumunun bu aşamada değerlendirilemediği, davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin kayyım atanması konusundaki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin genel müdürü ve ortağı olan ...'ın genel müdür olarak 11 yıldır genel kurul düzenlemediğini, kendi kişisel ve siyasi çıkarları için şirketi zarara uğrattığını, diğer şirketine para aktardığını, genel kurula ilişkin zorunlu gündem maddelerinin eklenmediğini ve genel kurulda şirket ortağı olarak kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı kararlar aldığını, davalı şirketin %49 ortağı olan müvekkilinin şirket üzerindeki ortaklık haklarına zarar gelmemesi ve şirketin kendi tüzel kişiliğinin, malvarlığının da korunması için şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması gerektiğini, dava dilekçesinde herhangi bir hak kaybına yol açmaması amacıyla 19/03/2024 tarihli genel kurul kararlarının kesin hükümsüzlüğüne ve iptaline ilişkin işbu davanın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesinin talep edildiğini, işbu davanın ticaret sicil gazetesinde ilanına ilişkin ilk derece mahkemesince bir karar verilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde genel kurul kararının kesin hükümsüzlüğü ve iptali için dava açıldığını, işbu davanın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesi talep edilmiş ancak bu konuda ilk derece mahkemesince hiçbir cevap verilmediğini, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin değerlendirmelerde HMK'nun 389. Maddesindeki şartların oluşup oluşmadığının incelenmemesinin hatalı bulunduğunu, davalı şirketin genel müdürü ve %50 ortağı olan ...'ın şirketin kasasını boşalttığını, paraları şirketten kaçırdığını, şirketin 2023 yılında 8 milyon TL'den fazla kar elde ettiğini açıkladığı halde, kasasında para bulunmadığını, usulsüz ve geçersiz genel kurul kararıyla da davalı şirketin genel müdürünün şirketin kasasını boşaltmaya ve kendi şirketine para aktarmaya devam ettiğini, davalı şirketin genel müdürü olan ...'ın hukuka aykırı bir şekilde şirketin kasasındaki 6 milyondan fazla parayı almakla kalmadığını, aynı zamanda şirketin %49 ortağı olan müvekkilinsı de başta kar payı hakkı olmak üzere, şirket ortaklığı nedeniyle sahip olduğu diğer hakları da ihlal ettiğini, sadece müvekkilinin pay sahipliği hakları değil, davalı şirketin malvarlığı ve kurumsal kimliğinin korunması amacıyla da şirkete tedbiren kayyım atanması gerektiğini, müvekkilinin usule ve kanuna aykırı olan genel kurulun kesin hükümsüzlüğünün tespiti mümkün değilse iptali istemli işbu dava ile şirketin %49 pay sahibi olması nedeniyle sahip olduğu hakları ve ortağı olduğu şirketin malvarlığını korumayı amaçladığını, yönetim kayyımı ile ihtiyati tedbir nedeniyle kayyım atanması farklı iki kurum olduğu gibi şartlarının da farklı olduğunu, bu kapsamda davalı şirkete kayyım atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi, içi boşaltılan kasasındaki paraları başka hesaplara aktarılan boş bir şirketin genel kurul kararının iptaline yol açacağını, davalı şirketin genel müdürü ve ortağı olan ...'ın hukuka aykırı ve kesin hükümsüz genel kurul kararı doğrultusunda şirketin organı olarak yetkisiz bir şekilde görevini sürdürdüğünü, şirketin hukuka uygun olarak seçilmiş bir genel müdürü olmadığından dava sonuçlanıncaya kadar şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması gerektiğini, dava sonunda verilecek hükme kadar geçecek süre içinde, davalı şirket ve genel müdürünün hukuka aykırı işlemlerinin müvekkilinin ortaklık kapsamındaki haklarını ihlal eden, şirketin malvarlığına, kurumsal kimliğine zarar veren ve telafisi güç sakıncalar doğuracağını, bu bakımından şirket genel müdürü ...'ın müvekkilinin ortaklıktan doğan pay sahipliği haklarını ve davalı şirketin haklarını ihlal eden işlemlerde bulunmasını önlemek amacıyla genel kurul kararının iptaline ilişkin işbu dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren görevden alınmasını ve yerine davalı şirkete kayyım atanmasını talep ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, genel kurul kararlarının kesin hükümsüzlüğüne ve iptaline ilişkin işbu davanın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine, davalı şirketin malvarlığına, kurumsal kimliğine ve müvekkilin ortaklık haklarına zarar gelmemesi için tedbiren dava sonuçlanıncaya kadar şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

HMK'nun 390/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir.

İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin 19/03/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların dürüstlük kuralına, kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurul kararının yürütülmesine yönelik ihtiyati tedbirin yanı sıra davalı şirkete yönetim kayyımı atanması, genel kurul kararının kesin hükümsüzlüğüne ve iptaline ilişkin davanın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesi yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkemece anılan taleplerden kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir.

Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nun 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

TMK'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığı düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 426. maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir.

Bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği gibi, şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK'nun 530. maddesi gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek bir yönetim kayyımı atanabilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2. ve 3. maddelerinde de; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı belirtilmiştir. Anılan maddelerde müdürün yetkisinin sınırlandırılabileceği belirtilmiş olup, maddedeki sınırlandırmanın amacı müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması değildir. Böyle bir yorum, TMK'da düzenlenen kayyımlık müessesesi ile bağdaşmadığı gibi TTK'nun 629/1. maddesinin atfıyla limited şirketlere de uygulanması mümkün olan TTK'nun 371/3. maddesi gereğince ancak temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin özgülendirilmesine veya birlikte kullanılmasına ilişkin sınırlandırılmalar geçerli olup, TTK'nun 630/2 ve 3. fıkralarında belirtilen sınırlandırmada ancak kanunda belirtilen bu hallere ilişkin olarak yapılabilir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/01/2021 tarih 2020/1490 Esas 2021/593 Karar sayılı ilamı).

Bu durumda, mahkemece şirket müdürü görevde olup yönetim boşluğu bulunmadığı, müdürün yetkisinin sınırlandırılmasının amacının müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması olmadığı gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde dava dilekçesinde yer alan genel kurul kararının kesin hükümsüzlüğüne ve iptaline ilişkin davanın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebi hakkında mahkemece bir karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istinaf incelemesi sonucunda Dairemizce anılan hususta ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İstinaf başvurusu üzerine istinaf itirazlarını inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince yapılacak inceleme ilk derece mahkemesince verilen karar/ara karara yönelik olarak yapılacaktır. Bir başka anlatımla ilk derece mahkemesince karar/ara karar verilmeyen bir hususta bölge adliye mahkemesi dairesince değerlendirme yapılarak talep edilen hususta doğrudan karar verilmesi mümkün olmayıp, aksi durum iki dereceli yargılama hakkına aykırılık teşkil edecektir. Anılan talep hakkında ilk derece mahkemesince her zaman karar verilebilecek olup, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf dilekçesinde Dairemizce genel kurul kararlarının kesin hükümsüzlüğüne ve iptaline ilişkin davanın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin talebinin usulden reddi gerekmiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin genel kurul kararlarının kesin hükümsüzlüğüne ve iptaline ilişkin davanın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin USULDEN REDDİNE,

2. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 

3. İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 

4. İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,	

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 18/07/2024

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...

... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartarihiankaranumarasıİhtiyatiTedbirhükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim