Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2024/861
2024/842
8 Temmuz 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/861 Esas - 2024/842 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/861
KARAR NO : 2024/842
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/05/2024
NUMARASI : 2024/357 Esas (Ara Karar)
İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN
DAVACI -
DAVALI :
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali İstemli Davada Kararın Yürütülmenin Geri Bırakılması
DAVA TARİHİ : 24/05/2024
KARAR TARİHİ : 08/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2024
Taraflar arasındaki genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılması iptali istemli talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun 26/03/2018 tarihinde davalı şirkete %18 oranında ortak olduğunu, müvekkilinin şirkete ortak olduğunda ...'ın davalı şirkette ortaklıkları bulunduğunu,...'in ...'ın kardeşi olduğunu, paylarını sonradan diğer ortakların oğlu olan İbrahim ...'a devrettiğini, davalı şirketin müvekkili dışındaki paydaşlarının aynı aileye mensup olduklarını, şirket müdürleri tarafından usulsüz işlemler yapıldığı ve şirketin önemli konularında yapılan işlemlerde kendisine haber verilmediği gerekçesiyle müvekkilinin, TTK.638/2. maddesi gereğince haklı sebebe dayanarak ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi ve şirket ortaklık payının kendisine ödenmesi talebiyle Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/560 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, 04/04/2024 tarihinde şirket merkezinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkili adına katılım sağlandığını, toplantı sırasında davacı adına divan başkanlığına üç ayrı önerge sunulduğunu, Genel Kurul Divan Başkanlığınca, gündem metninde ""4-Şirket ortaklarından ...'ın 500 adet 50.000 TK değerindeki hissesinin İbrahim ...'a devri, 5-Müdürlerin görevden ayrılma taleplerinin görüşülmesi ve ihtiyaç halinde yeni müdür seçimi" hususlarının duyurulduğunu müdür değişiminin TTK 413 Md göre finansal tabloların müzakeresini gerektirdiği, ancak genel kurul toplantısı öncesinde mali tabloların incelemeye açılmadığı, TTK.nın 437 nci maddesine göre mali tabloların çıkartılması ve ortakların mali tabloları inceleyebilmesi için genel kurul toplantısının TTK.nın 420 nci maddesine göre 1 ay ertelenmesi talep edildiğini, müvekkilinin talebinin reddedildiğini, davalı şirket genel kurul tarafından verilen önergelerin gündeme alınmamasının yasaya aykırı olduğunu, Genel Kurulun 4 Nolu kararıyla ...'a 500 adet hissenin İ. ...'a devrine 5 nolu kararda şirket müdürleri ... ve ...'ın ayrılmalarına şirket müdürlüğüne 15 yıl süreyle ...'ın seçilmesine karar verildiğini müvekkilinin muhalefet şerhi koyarak imzaladığından bahisle 04/04/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 5 nolu kararların tedbiren durdurulmasına ve iptalına, yargılama sonuna kadar geri bırakılmasına ve yapılacak yargılama sonunda iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davaya konu genel kurul toplantısında tedbir kararı verilmemesi halinde ileride telafisi mümkün olmayan zararların oluşmasına sebep olacak şekilde alınmış bir karar bulunmadığı, mevcut delil durumuna göre ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin haklılığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir için yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinde davalı şirket yönetim kurulu üyelerine ihtarlı davetiye tebliğ edildiğini, tedbir talebine ilişkin belirlenen duruşmaya katılmadıkları, beyan dilekçesi vermedikleri belirtilmiş ise de, söz konusu açıklamanın gerçeği yansıtmadığını, iptali istenen genel kurul kararının uygulanmasının müvekkil pay sahibi açısından telafisi güç zararlara yol açma tehlikesi barındırdığından yargılama sonuna kadar kararın yürütmesinin durdurulması kararı verilmesi gerekirken yerel mahkemenin hatalı değerlendirmesi neticesinde taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, daha önce taraflar arasında başka bir genel kurul kararının iptali için açılan 2021/778.e sayılı dosyasından 17.02.2022 tarihli yürütmenin geri bırakılması isteminin reddine ilişkin ara karardan kes yapıştır yöntemi ile kararın oluşturulduğunu tespit ettiklerini, (ek-2 ankara 11.asliye ticaret mah 2021/778.e 17.02.2022 tarihli karar) son derece özensiz ve olaya uygun olmayan gerekçelerle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin karar hatalı olduğunu, iptali istenen genel kurul kararının uygulanması müvekkil pay sahibi açısından telafisi güç zararlara yol açma tehlikesi barındırdığından yargılama sonuna kadar kararın yürütmesinin durdurulması kararı verilmesi gerekirken yerel mahkemenin hatalı değerlendirmesi neticesinde taleplerinin reddine karar verilmesi nedeniyle Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/ 357 sayılı dosyası üzerinden 25.05.2024 tarihli İhtiyati Tedbir taleplerinin reddine ilişkin kararının ortadan kaldırılarak, ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne karar verilmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; genel kurul kararlarının iptali istemli davada ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/(1). maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır.
Anılan hükümler karşısında somut olaya gelindiğinde, ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine doğrudan bu hususta tebligat yapılması gerekli olup, her ne kadar mahkemece 25/05/2024 tarihli tensip zaptının 6 ve 7 nolu bentlerinde davalı şirket yönetim kurulu üyelerine TTK.nun 449.maddesi gereğince tebligat çıkartılmasına ve yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra yürütmenin geri bırakılması konusunda karar verilmesine karar verilmiş olmasına rağmen mahkemece yönetim kurulu üyelerine tebligat çıkartılmaksızın ve beyanları alınmadan, duruşma yapılmadan karar verildiği Dairemizce dosya ve UYAP üzerinde yapılan inceleme sonucu anlaşılmıştır. Bu durum ise TTK'nun 449. maddesine aykırıdır.
Hal böyle olunca mahkemece genel kurul kararlarının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine doğrudan bu hususta tebligat yapılması gerekirken şirket yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılmadan dava konusu genel kurul kararının davacı tarafça istinaf sebebi yapıldığı gözetildiğinde ihtiyati tedbir talebi hakkında değerlendirme yapılarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, TTK'nun 449. maddesi uyarınca şirket yönetim kurulu üyelerine belirlenecek makul sürede veya duruşmada tedbir istemi hakkında beyanda bulunmaları, tebliğe rağmen beyanda bulunmamaları halinde beyan vermekten kaçındıkları ve tedbir istemi hakkında karar verileceği ihtarını içerir muhtıra tebligat edilerek şirket yönetim kurulu üyelerinin görüşleri alındıktan sonra genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin genel kurul kararının ifasının durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1). a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2. Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/05/2024 tarih ve 2024/357 Esas (Ara Karar) Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,
3. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebi konusunda 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılarak yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra yeniden karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4. İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan 427,60 TL'nin talep halinde ihtiyati tedbir talep eden davacıya iadesine,
5. İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince dikkate alınmasına,
6. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/(1)-f ve 353/(1)-a.6 maddeleri gereğince kesin olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 08/07/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09