Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2024/750
2024/822
28 Haziran 2024
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/750 Esas 2024/822 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/750
KARAR NO : 2024/822
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2024
NUMARASI : 2022/321 Esas 2024/139 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 06/05/2022
DAVA :İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :08/05/2023
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... Şirketi'ndeki hisselerinin devrine yönelik davalıyla esas sermaye pay satışı ve sulh protokolü imzaladığını, müvekkilinin protokolden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirerek protokolde belirtilen hisselerini davalıya devrettiğini, davalının ise protokolde kararlaştırılan ödemeleri yapmadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıyla akdedilen esas sermaye pay satışı ve sulh protokolünden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; pay devrinin noter huzurunda yapıldığını, pay devir bedellerinin
davacıya ödendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın limited şirket hisse devri ek sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, hisse devir olgusu ile noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesindeki bedelin hisselerini devreden davacıya ödendiği konusunda bir çekişmenin mevcut olmadığı, davacının iddiasının aksine her ne kadar davalı yan tarafından dava konusu hisse devrine ilişkin esas sermaye pay satışı ve sulh protokolünün TTK'nun 595. maddesindeki geçerlilik şekil şartına aykırı olarak adi yazılı olarak yapıldığından bahisle geçersizliği ileri sürülmüş ise de; sözkonusu iddianın kabulüne hukuken olanak bulunmadığı, dava konusu sulh protokolünün taraflar arasında noterde tanzim edilen hisse devir sözleşmesinden daha önce tanzim edildiği, davalının dava konusu şirketin hisselerini TTK'nun 595. maddesi gereğince geçerlilik şekil koşuluna uygun hisse devir sözleşmesi ile iktisap ettiği, bu konuda hisse devrinin kabulüne ilişkin olarak ortaklar kurulu kararı alınarak hisse devrinin geçerliliği için yasal prosedürün gereğinin taraflarca yerine getirildiği, asıl ve birleşen davada istemlere dayanak esas sermaye pay satışı ve sulh protokolünün, davacı lehine davalı tarafa hisselerin devir bedeli haricinde ek ödeme yükümlülüğü öngördüğü, hisselerin devrine ilişkin bir koşul içermediği, taraflar arasında düzenlenen ek sözleşme niteliğindeki sulh protokolünün, noter onaylı hisse devir sözleşmesi yanında yapılan ve sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde imzalanan adi yazılı bir sözleşme niteliğinde olup, hukuken geçerli bulunduğu, taraflar arasında noter huzurunda imzalanan sözleşmede davacı davalıyı ibra etmiş ise de; bu ibranın sadece devre konu payların nominal değeri yönünden geçerli kabul edilebileceği, sulh protokolü kapsamındaki ek ödeme yükümlülüklerinin ibra kapsamında değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davalının davacıya gerçek pay değeri karşılığı olarak bir miktar para ödemesi konusunda yaptığı adi yazılı sözleşmenin hisse devir sözleşmesi geçerlilik şekil şartını taşıması gerekmediği gibi, 6102 sayılı TTK'nun hükümlerine uygun bir şekilde hisse devri gerçekleştirildikten sonra davalının ek sözleşmenin geçersiz olduğunu öne sürmesinin TMK'nun 2. maddesi kapsamında açıkça dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, davalının bahse konu savunmasının benimsenemediği, davalının dava konusu şirket hisselerini devraldıktan sonra sulh protokolü kapsamındaki ek ödeme yükümlülüklerini ifa ettiğine ilişkin olarak dosyamıza bir ödeme belgesi veya dekont sunmadığı, dinlenen taraf tanık beyanları değerlendirildiğinde davalının ikrah ve müzayaka iddialarını da kanıtlayamadığı kanaatine varıldığı, asıl ve birleşen davada davacının protokolde belirtilen vadelerde ve miktarlarda ödeme yapmadığı sabit olan davalıdan asıl ve birleşen dava konusu alacağı talep etmekte haklı olduğu, bilirkişi heyeti ek raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının dava konusu icra takip dosyasına vaki haksız itirazının kısmen iptaline, takibin 40.600,00 TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş 1.574,86 TL avans faizi ile birlikte toplam 42.174,86 TL alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının dava konusu icra takip dosyasına vaki haksız itirazının kısmen iptaline, takibin 192.576,11 TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş 12.241,04 TL avans faizi ile birlikte toplam 204.817,15 TL alacak yönünden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, kararda yer alan alacak miktarının hatalı olduğunu, bilirkişi heyeti ek raporunda tablolaştırılan hesaplamada 2022 yılı ocak ayı için yıllık üfe artış oranının dikkate alınmadığını, yıllık üfe artış oranlarının Tüik'in açıkladığı resmi rakamlar dikkate alınarak bir hesaplama yapılmadığından ödeme miktarlarının yanlış hesaplandığını, bilirkişi heyetinin temerrüt tarihleri noktasında protokol hükümlerine aykırı davrandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; protokol hükümlerinin müzayakayı açıkça gösterdiğini, edimler arasında açık bir dengesizlik bulunduğunu, mahkemece bu hususun gözetilmediğini, TTK'nun 595. maddesi kapsamında dava konusu harici protokolün geçersiz olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, tarafları tacir olmayan bir davada müvekkili aleyhine avans faizi işletilemeyeceğini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Asıl ve birleşen dava; limited şirket hisse devir protokolünden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraf vekillerinin süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesi üzerine dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderildikten sonra, asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ...'nun UYAP üzerinden sunduğu 25/06/2024 tarihli e-imzalı dilekçe ile asıl ve birleşen davadan, istinaf talebinden feragat ettiklerini bildirmiş, asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ...'ın UYAP üzerinden sunduğu bila tarihli e-imzalı dilekçe ile istinaf talebinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
Asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ...'nun dosya içerisinde yer alan Ankara 32. Noterliği'nin 28/09/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde anılan vekilin kanun yollarından feragat etme yetkisinin bulunduğu, asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ...'ın dosya içerisinde yer alan Ankara 53. Noterliği'nin 09/01/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde anılan vekilin kanun yollarından feragat etme yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nun 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nun 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla taraf vekillerinin istinaf istemlerinin feragat sebebiyle ayrı ayrı reddine, istinaf talebinden feragat edilmesi nedeniyle istinaf kanun yolu sona erdirildiğinden davadan feragat hakkında Dairemizce olumlu olumsuz bir karar verilemeyeceğinden davadan feragat hakkında ilk derece mahkemesince ek karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1. Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 349/2. maddesi gereği FERAGAT NEDENİYLE AYRI AYRI REDDİNE,
2. Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde asıl ve birleşen davada davacıya iadesine,
-
Asıl ve birleşen davada davalı tarafından yatırılan 4.218,02 TL nispi istinaf karar harcı ile 2.338,80 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde asıl ve birleşen davada davalıya iadesine,
-
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
-
Davadan feragat hakkında ilk derece mahkemesince ek karar verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 28/06/2024
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09