Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2024/563
2024/807
27 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/563 Esas - 2024/807 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/563
KARAR NO : 2024/807
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2024
NUMARASI :2023/357 Esas 2024/70 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVA :İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 02/05/2017
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerden dolayı dava şartı yokluğundan reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinde bahsedildiği şekilde davacı bankaya müvekkillerinin borcunun bulunmadığını, müvekkilleri tarafından davacıya bir çok ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuyla takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği alacak miktarının tespit edildiği, genel kredi sözleşmesinde davalı kefillerin gayri nakdi alacaktan sorumlu olduklarına ilişkin açık hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine, diğer davalılar ..., ... ve ... ve ...Taahhüt Ve Ticaret A.Ş.yönünden kısmen kabulü ile, davalıların icra takip dosyasına itirazların 44.869,41 TL asıl alacak, 35.195,02 TL işlemiş faiz, 1.759,75 TL BSMV, 373,77 TL masraf olmak üzere toplam 82.197,95 TL nakdi alacak yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %72 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, takibin bu bedel üzerinden kaldığı yerden devamına, kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen %20 icra inkar tazminatı olan 16.435,59 TL'nin davalılar ..., ... ve ... ve ...Taahhüt Ve Ticaret A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, gayri nakti alacak yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; teminat mektuplarının geri verilmesini veya faizsiz bir hesapta depo edilmesini talep ettiklerini, kefillerin asaleten ve kefaleten kullandığı veya kullanacağı nakdi ve gayri nakdi kredilere 2.400,00 TL tutarına kadar taahhütte bulunduklarını, kefillerle ilgili sözleşme hükmünde banka tarafından müşteriye açılan kredilerden dolayı kredinin açılma şekli ve nev'ine göre sözleşmede yer alan tüm hususlardan da kefillerin bankaya karşı kefalet limiti ve kendi temerrüdü dahilinde müteselsilen sorumlu ve yükümlü bulundukları, davalıların kefalet sözleşmesi kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerden sorumlu olduğunu belirterek gayri nakdi alacağa yönelik kısmen redde ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2016/9501 sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 30/09/2019 tarihli rapor, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/136 D. İş sayılı kararı, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2016/9992 ve 2016/10014 sayılı icra takip dosyaları dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2016/9501 sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 91.854,63 TL nakit alacağın tahsili, teminat mektubundan kaynaklanan 131.091,00 TL ile çekten kaynaklanan 360,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin davalıların süresi içerisinde itirazları üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davacı bankaya borcun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne gayri nakdi krediye ilişkin depo talebinin kefiller yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacının istinaf itirazı, davalı kefillerin gayrınakti depo talebinden sorumlu olduklarına ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı, kefaletinin tüm şekil şartlannı taşıdığı ve geçerli olduğu, davacı banka tarafından asıl borçlu şirket ve kefillere kat ihtarnamesi çıkartıldığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıların takip tarihi itibariyle 44.869,41 TL asıl alacak, 35.195,02 TL işlemiş faiz, 1.759,75 TL BSMV, 373,77 TL masraf olmak üzere toplam 82.197,95 TL nakit kredi borçlarının bulunduğu, davalıların tamamının müteselsil kefil olup kefalet sözleşmelerindeki belirlilik ilkesi gereği kefilin depo taleplerinden sorumlu tutulabilmesi için kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunması gerektiği, sözleşmelerinde açık hüküm bulunmadığından davalı kefillerin gayrı nakti alacaktan sorumlu tutulmaları mümkün olmadığı (Aynı yönde 06.11.2018 tarih 2018/19-689 E ve 2018/1624 K sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı) anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın dava şartı yokluğundan reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 27/06/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25