Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2024/834
2024/802
27 Haziran 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/834 Esas - 2024/802 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/834
KARAR NO : 2024/802
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ :ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/04/2024
NUMARASI : 2024/53 Esas (Ara Karar)
İHTİYATİ TEDBİR TALEP
EDEN- DAVACI
VEKİLİ
KARŞI TARAFLAR -
DAVALILAR :
TALEP : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2024
Taraflar arasındaki pay tespiti ve iptaline ilişkin davada mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Talep eden talep dilekçesinde özetle; davacının, eşi ...'ın 08/06/1991 tarihinde vefatından sonra 2017 yılına kadar davalı ... İnşaat Taahhüt ticaret Anonim Şirketi'nde %38 oranında pay sahibi olduğunu, şirketteki pay oranlarının %59,9 ... ...'ın, %38 ... ...'ın, %2 ... ...'ın çocukları ... ile ... ...'ın ve %0,1 ... olacak şekilde muhafaza edildiğini ancak sermaye artışına ilişkin genel kurul toplantısından önce davalı şirketin pay oranlarında değişiklik yapıldığını, bu bağlamda ... ..., 3.420.000,00 TL'ye karşılık gelen 3.420.000 paya sahip iken, sahibi olduğu payların 2.970.000,00 TL'ye karşılık gelen 2.970.000 adedinin, 18/12/2017 tarihinde bir pay devir sözleşmesi varmış gibi ... ...'a devrettiği belirtilerek yönetim kurulunun 18/12/2017 tarihli ve 191 numaralı kararıyla pay defterine işlendiğini, bu pay devrinden 4 gün sonra 22/12/2017 tarihinde davalı şirketin 2016 yılı olağan genel kurul toplantısı yaptığını, toplantı gündeminin 8,9 ve 10'uncu maddelerince şirket sermayesinin iç e dış kaynaklardan artırılmasına karar verildiğini, bu bağlamda şirket sermayesinin 9 milyon TL'den 90 milyon TL'ye çıkarıldığını, artıştan önceki sermaye olan 9.000.000 TL'nin tamamen ödenmiş olduğunu sermaye artışından kaynaklanan 81.000.000 TL'nin, 3 farklı şekilde sermayeye eklendiğini, 20.325.405,73 TL'sinin şirketin geçmiş yıl karlarının sermayeye eklenmesi suretiyle genel kurul kararının 10. Maddesi uyarınca iç kaynaklardan karşılandığını, 57.165.198,08 TL'sinin ortakların, özellikle müteveffa ... ...'ın şirketten olan alacaklarından karşılandığını, kalan 3.509.396,19 TL'lik tutarın ise dış kaynaklardan karşılanması esasının kabul edildiğini, gerek genel kurul tutanağından gerek esas sözleşme tadil metninden anlaşılan söz konusu sermaye artışına her ortağın katıldığını, sermaye oranlarına karşılık gelen paylara ilişkin rüçhan haklarını kullandıklarını ve bu rakamın 1/4'ünü peşin, kalan 3/4'ünü ise 24 ay içinde ödediklerini, müvekkilinin haberi olmadan yapılan pay devrinin geçersiz olduğunu, davalı şirketin 01.07.2022 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısına vekili aracılığıyla katılan davacı ... ...'ın, söz konusu pay dağılımından yeni haberdar olduğu için vekili aracılığıyla Hazirun Cetveline ihtirazi kayıtla imza attığını, ayrıca söz konusu toplantıda şirket envanterine kayıtlı iki adet taşınmaz şirketin hâkim ortaklarından ikisinin üzerine devredildiğini, müvekkili, hisseleriyle ilgili çözüm bulunacağı düşüncesiyle söz konusu kararlara muhalif kalmadığını ancak aradan geçen zamanda, defalarca yapılan sözlü müzakerelerde meselenin çözümlenemediğini, müvekkili ... ...'ın, meseleden haberi olduktan sonra vekili aracılığıyla katıldığı 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında (01.07.2022) ve asaleten katıldığı 2022 yılı olağan genel kurul toplantısındaki (22.12.2023) hazirun cetvellerini ihtirazi kayıt ile imzaladığını, gerçek pay oranının yazılı şekilde olmadığını, söz konusu işlemlerin yapılmasının müvekkilin en temel haklarından olan mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ve paylarının kendisinin haberi olmaksızın devredildiğini, şirketteki %33 oranında sermaye payının kaybına yol açtığını, bu sebeplerden ötürü müvekkili ... ...’ın, ... İnşaat A.Ş.’de bulunan sermayenin %38’ine tekabül eden paylarının, herhangi bir pay devri sözleşmesi olmadan usulsüz işlemlerle %5’e düşürülmesine dair işlemlerin yokluğunun veya butlanının tespiti ile, şirket sermayesinin %33 oranına tekabül eden payların, müvekkile iadesi sağlanarak şirketin pay dağılımının devir öncesi hale getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekilince 04/04/2024 tarihli duruşmada, davalılardan ... ...'ın da beyanları göz önüne alınarak, davalıların tamamının şirket hisselerine ve şirketin menkul ve gayrimenkul malları üzerine tedbir konulmasını talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 04/04/2024 tarihli ara karar ile; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi 24/01/2024 tarihli ara kararı ile reddedilmiş olup, davalı ... ...'ın davayı kabul beyanı ve davalı şirkette yeni yönetim oluşturulması gerekçe gösterilerek yeniden tedbir talep edilmiş ise de, şirkette yeni yönetim oluşturulması ve davalı ... ...'ın davayı kabulü tek başına haklılık durumu hakkında kanaat oluşturmadığı gibi, şirketin işleyişine engel olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçeleriyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılardan ... ... 03.04.2024 tarihli cevap dilekçesi ile davayı kabul ettiğini, davalı ... ...’ın da sunmuş olduğumuz iddiaları doğrular nitelikte beyanlarda bulunması ve davayı kabul etmesi huzurdaki davanın haklı sebeplerle açıldığını gösterdiğini, ancak sayın mahkeme tarafından hakkaniyete aykırı şekilde ihtiyati tedbir talebimizin reddine karar verilmesi sonucu dava konusu şirket paylarının üçüncü kişilere devri ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği izahtan vareste olduğunu, ihtiyati tedbir talebi verilmemesi sebebiyle dava esnasında mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi sebebiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak teminatsız, mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini vekaleten talep ettiklerini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, davacının hangi davalıdan ne kadar talebi bulunduğuna ilişkin davasını ve tedbir talebini somutlaştırmadığı gözetilerek ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,
4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/06/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25