SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2024/749 E. 2024/755 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/749

Karar No

2024/755

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/749 Esas 2024/755 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/749

KARAR NO : 2024/755

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/01/2024 (Ara Karar)

NUMARASI : 2022/374 Esas

İHTİYATİ TEDBİR KARARINA

İTİRAZ EDEN DAVALI :

VEKİLİ :

LEHİNE İHTİYATİ TEDBİR KARARI

VERİLEN DAVACILAR

TALEP : İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz

TALEP TARİHİ : 31/05/2022

KARAR TARİHİ : 06/06/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2024

Taraflar arasındaki genel kurul ve yönetim kurulu kararının iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacılar vekilinin genel kurul kararında toplantı ve karar nisabı sağlanamadığını hukuki sebebine dayalı olarak eldeki davayı açtıklarını, dosya teknik bilgiyi gerektirmediği halde bilirkişi kuruluna tevdi edilerek rapor alındığını, bilirkişi kurulunun ticaret sicilinden gelen genel kurul evraklarını incelemekle yetinmesi gerekirken görevi dışına çıkarak dosyanın esasını incelediklerini, kaldı ki bilirkişinin aktüerya hesaplama uzmanı olduğunu, tek kişiden oluşan bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, kaldı ki bilirkişi raporunda genel kurul kararlarının usule, mevzuata ve esas sözleşmeye uygun olduğunun tespit edildiğini, ancak bilirkişi raporunda genel kurul kararının sözleşme ve kanun hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına uygun alınıp alınmadığı hususunda net bir kanaat belirtilmediğini, dava tarihinde yönetim kurulu bir kişiden oluştuğu halde mahkemece hatalı olarak şirket müdürü olmayan ...'nun da yönetim kurulu üyesi olarak dinlendiğini ve şirket ile menfaat çatışması bulunan davacı sıfatını haiz ...'nun beyanlarını yönetim kurulu üyesi olarak değerlendirdiğini, yönetim kurulu üyelerinin dinlenmesi zorunluluğu ile amaçlananın genel kurul kararlarının uygulanmaya devam edilmesinde ne gibi zararlar oluşacağının sorulması ile aynı zamanda şirket için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin ne gibi sonuçlarının olacağının değerlendirilmesi olduğunu, davacı ...'nun müvekkili şirket ile menfaat çatışması bulunduğunu, kaldı ki şirketin tek yönetim kurulu üyesi olan ...'a genel kurul kararlarının uygulanmasının şirkete ne gibi zararlar getireceğinin sorulmadığını, dolayısıyla TTK'nun 449. maddesinin gereği yerine getirilmeyip hatalı uygulandığını, davacıların genel kurul kararlarının icrasında zarara uğradıklarına dair yaklaşık ispat kuralının da gerçekleşmediğini, ihtiyati tedbir kararı verilerek müvekkili şirketin işlemez hale getirildiğini, davanın esası yerine geçecek ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de hatalı olduğunu, genel kurul kararlarından birinin davacı ...'nun müdürlük görevinden azli olduğunu, müdür olarak görevini yerine getirmeyen davacı sebebiyle üç yıldır genel kurul toplantısının yapılamadığını, genel kurula katılmayan davacının alınan karara olumsuz oy kullanamamış olmasının kendi sorumluluğunda olduğunu, kaldı ki TTK'nun 446. maddesi gereği genel kurula katılmayan davacı pay sahiplerinin bu davayı açma haklarının bulunmadığını belirterek mahkemece verilen ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 15/12/2022 tarihli celse ara kararı gereğince bilirkişi raporu ibraz edildiğinde ve 4 nolu ara kararı (Davacı vekili tarafından davacı ... hazır edildiğinde birdahaki celse dinlenmesine), yerine geldiğinde davacı vekilinin talebi ve istinaf ilamı doğrultusunda tedbir talebinin değerlendirilmesine karar verildiği, 14/04/2023 tarihli ara karar ile 13/05/2022 tarihli genel kurul ve yönetim kurulu kararının yürütmesinin durdurulmasına dair tedbir kararı verildiği, karara itiraz üzerine yapılan duruşmalı incelemede henüz bilirkişi kurulunun ek raporunun ibraz etmediği ve yargılamanın gelinen aşamasında tedbir kararına dayanak koşullarda değişme olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davada yaklaşık ispat, tedbir kararına gerekçe olan zarar veya tehlike ihtimali yönünden oluşmadığını, davanın esası yönünden ise yaklaşık ispatın davacılar lehine değil, tarafları lehine oluştuğunu, dosyanın esasen hukuki bir ihtilaftan ibaret olup, teknik bilgi gerektirmemesine rağmen bilirkişiye tevdi edildiğini, dosyaya kazandırılan kök rapor ve ek raporun denetime elverişli olmadığından dosya bir başka bilirkişiye tevdi edildiğini, yeni bilirkişi raporunun ise henüz tanzim edilemediğini, bu haliyle öncelikle, ihtiyati tedbirin şartları olan yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediğini, TTK'nun 449. Maddesi ile bahsedilenin dava tarihindeki yönetim kurulu olduğunu, buradaki amacın genel kurul kararlarının uygulanmasının ne gibi zararlar yaratacağının sorulması olduğunu, bu sebeple dava tarihindeki yönetim kurulu dinlenmeli ve genel kurul iptalinde bir tedbir talebinde bulunuluyor ise bu noktada yönetim kurulunun görüşü alınması gerektiğini, dava tarihinde yönetim kurulu bir kişiden (...) ibaret olmasına karşın mahkemenin hatalı bir şekilde davacı ...'nu da yönetim kurulu üyesi olarak dinlediğini, şirket ile menfaat çatışması bulunan davacı sıfatına haiz ...'nun beyanlarını yönetim kurulu üyesi olarak değerlendirdiğini, ara kararında gerekçe olarak gösterdiğini, mahkemece yönetim kurulu üyesi olmadığı halde, davacı ...'nun yönetim kurulu üyesi sıfatı ile duruşmaya çağrılarak beyanının alınması ve bu beyanının ihtiyati tedbir kararına gerekçe gösterilmesinin haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, davacının beyanlarına karşı mahkemeye sunulan beyan dilekçesinde bu duruma muvafakatlerinin bulunmadığını yazılı olarak da izah etmelerine rağmen mahkemenin bu doğrultuda karar verdiğini, duruşmada dinlenen yönetim kurulu üyesi ...'a genel kurul kararlarının uygulanmasının şirkete ne gibi zararlar getireceğinin sorulmadığını, TTK'nun 449. maddesi ile düzenlenen yönetim kurulu üyelerinin görüşünü alma zorunluluğunu gereği gibi yerine getirmediğini, hatta hatalı uyguladığını, dinlenen esas yönetim kurulu üyesi ...'un beyanlarını dikkate almadığını, genel kurul kararlarının icrasında davacıların zarara uğrayacağını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, eldeki davada bu noktada tek bir delil bulunmadığını, genel kurulun gerçekleşme tarihinden ara karar ile verilen ihtiyati tedbir tarihine değin müvekkili aleyhine gerçekleştirilen tek bir işlem dahi sunulamadığını, tedbir verilmemesi halinde ciddi bir zarar doğacağına dair emareler bulunmadığı halde ihtiyati tedbir kararı verilerek müvekkilinin işletilemez hale getirilmesi haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, mahkemece, yargılama gerektirdiği halde davanın esası yerine geçecek ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, işin esasına girildiğinde dahi, genel kurul kararlarında hukuka veya dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığını, genel kurul kararı ile alınan kararlardan birinin davacı ...'nun müdürlük görevinden azline ilişkin bulunduğunu, haklı ve makul bir şekilde müvekkilinin iş ve işlemlerini aksatan, imzadan kaçınan ve müdürlük görevini kötüye kullanan, piyasada müvekkil şirkette müdür olduğunu beyan etmesi sebebiyle müvekkili haciz müzekkerelerine maruz bırakan davacı ...'nun müdürlük yetkisinin sona erdirildiğini, davacı müdür olarak görevini yerine getirmediğinden üç yıldır genel kurulu dahi toplayamayan müvekkilinin yapılan genel kurulda en önem arz eden husus olarak bu konuyu oylamaya sunduğunu, müdür olmasına rağmen genel kurula dahi katılmayan davacının, kararda olumsuz oy kullanamamış olmasının kendi sorumluluğunda bulunduğunu, zaten müdür olarak kendisinin azli yönündeki oylamaya toplantıda hazır bulunsaydı dahi katılamayacağını, alınan tedbir kararı ile davacının müdürlükten azil kararının uygulanamaz hale geldiğini, müvekkilinin yine işletilemez hale döndüğünü, davacının müdürlük yetkisinin devamının esasen davacının müdürlük yetkisi olduğu halde bu yetkisini kullanmamasına izin verilmesi olduğunu, zaten müdürlükten azli, müdürlük yetkisini kötü niyetli bir şekilde kullanmamasından kaynaklandığını, bu haliyle müvekkilinin bir yönetim ve temsil sorunu oluştuğunu, dava açma ehliyeti bulunmayan kimselerin ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiğini, genel kurul çağrısının usule uygun gerçekleştiğini, gündemin gereği gibi ilan edildiğini, herhangi bir usulsüzlük bulunmamasına rağmen genel kurula katılmayan pay sahiplerinin dava açma hakkının bulunmadığını, dava açma hakkı dahi olmayan davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünün haksız ve hukuka aykırı olup yaklaşık ispata elverişli olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Talep; ihtiyati tedbir kararına itiraz istemine ilişkindir.

HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

HMK'nun 390/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir.

İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.

Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, karşı taraf davalı şirketin ortağı olduklarını, davacı ...'nun aynı zamanda ... ile birlikte davalı şirket müdürü olarak görev yaptıklarını, davalı şirketin 13/05/2022 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların hukuka aykırı olduğunu, toplantı nisabının sağlanmadığını,13/05/2022 tarihli yönetim kurulu toplantısında da salt çoğunluk sağlanmadan toplanarak karar alındığını belirterek davalı şirketin 13/05/2022 tarihli yönetim ve genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 20/06/2022 tarihli talep dilekçesinde de dava konusu 13/05/2022 tarihli genel kurul ve yönetim kurulu kararlarıyla müvekkili ...'nun temsil yetkisinin kaldırıldığını, ...'un tek yetkili olarak atandığını, ...'un şirket adına ve hesabına kötüniyetli olarak iş ve işlemler yapmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, iyiniyetli üçüncü kişilerle yapılacak işlemler ile geri dönülemeyecek veya doğması ihtimal zararların tazmininin sağlanmasının yönetim kurulu ile genel kurul kararının kaldırılmaması halinde olanaklı hale geleceğini belirterek 13/05/2022 tarihli genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece 27/06/2022 tarihli ara karar ile anılan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, ret kararına karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 30/09/2022 tarih 2022/1394 Esas 2022/1135 Karar sayılı kararıyla yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra tedbir kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Dairemiz kararı üzerine mahkemece TTK'nun 449. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesi olan ...'a davetiye çıkarılmış ve duruşmada anılan yetkili dinlenmiştir.

Mahkemece 14/04/2023 tarihli ara karar ile, yönetim kurulu üyesi dinlendikten sonra ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bu kez, Dairemizin 13/09/2023 tarih 2023/1253 Esas 2023/1117 Karar sayılı kararıyla kabul kararına karşı yapılan başvurunun itiraz niteliğinde olduğu değerlendirilerek itiraz incelemesinin mahkemece duruşmalı olarak yapılması yönünde dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan itiraz yargılaması üzerine yukarıda özetlenen gerekçe ile ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine hükmedilmiştir.

Talebe konu 13/05/2022 tarihli genel kurul karar sureti, hazirun cetveli, toplantıya çağrı evrakları, ihtarname suretleri, tescil belgeleri, pay devir sözleşmeleri, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün müzekkere cevabı, yargılama aşamasında hesap uzmanı bilirkişiden alınan 03/03/2023 tarihli rapor ile nitelikli hesap uzmanından alınan 21/05/2024 tarihli rapor davacı ... tarafından dava dışı yetkili ...'a gönderilen 05/05/2022 tarihli ihtarname sureti, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/232 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti dosya içerisinde yer almaktadır.

Yargılamanın gelinen aşaması itibarıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dayanak koşullarda herhangi bir değişiklik bulunmadığı, bilirkişi raporuna itiraz üzerine henüz bilirkişi ek raporunun sunulmadığı görülmüştür.

Bu durumda mahkemece, yargılamanın gelinen aşaması itibarıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dayanak koşullarda herhangi bir değişiklik bulunmadığı, yaklaşık ispat koşulu gözetilerek ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 

2. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 

3. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 06/06/2024

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...

... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararKararınaİtiraztarihiankaranumarasıİhtiyatiTedbirhükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim