SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2024/691 E. 2024/735 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/691

Karar No

2024/735

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/691 Esas - 2024/735 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/691

KARAR NO : 2024/735

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/03/2024

NUMARASI : 2024/79 Esas (Ara Karar)

İHTİYATİ TEDBİR

TALEP EDEN DAVACI :

VEKİLİ :

ALEYHİNE TEDBİR

TALEP EDİLEN

DAVALI :

TALEP : İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ : 30/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2024

İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA VE TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile mezkur şirket arasındaki şirketin feshi davası sürerken davalı şirket tarafından 28.11.2023 tarihinde genel kurul için toplantıya çağrı yapıldığını, çağrı ile birlikte 15.12.2023 tarihinde olağan genel kurulun yapılacağını, müvekkili ...'in genel kurul toplantısının varlığını davalı şirketin bir diğer ortağı ...'den 27.12.2023 tarihinde öğrendiğini, davalı şirketin müdürler kurulu başkanı ... tarafından diğer ortak ...'ye davalı şirket adına iadeli taahhütlü posta çıkarıldığını ancak 26.12.2023 tarihinde ulaştırıldığını, müvekkiline ise böyle bir posta hiçbir şekilde iletilmediğini, müvekkilinin yapılan son genel kurulu ile davalı şirkette devam eden müdürlük görevine son verildiğini, bunun da 26.12.2023 tarihinde tescil edildiğini, müvekkiline haber verilmeksizin, usulüne uygun çağrı yapılmadan gerçekleştirilen genel kurul toplantısı ile müvekkilin müdürlük görevine son verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan iddia ederek 15.12.2023 tarihli genel kurulda alınan 1,2,,3,4,5,6 ve 7 nolu genel kurul kararlarının yürütmesinin/uygulanmasının işbu dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına, şirketin taşınmaz ve araçlarına sadece üçüncü kişilere devir ve temliklerin önlenmesi bakımından tedbir kararı uygulanmasına, tedbiren davalı şirket yönetim organının yöneticilik görevleri askıya alındığından tedbiren davalı şirkete bir denetçi kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece 14/03/2024 tarihli ara kararı ile her ne kadar davacı vekili ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de; dava konusunun yargılamayı gerektirdiği, ibraz edilen deliller itibariyle bu aşamada genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasının gerekliliği ve davacının hak kaybına uğrayabileceği hususunda mahkemece kanaat gelmediği gerekçeleriyle genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına tedbir talebinin reddine, bu aşamada davacı vekilinin davalı şirkete denetçi kayyımı atanması talebinin alınacak bilirkişi raporundan sonra değerlendirilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete olan tüm erişiminin şirketin diğer ortaklarınca kesildiğini, müvekkilinin ne davalı şirketin mail hesabına erişebildiğini, ne de davalı şirketçe yapılan işlerde müvekkiline danışıldığını, davalı şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki ilan tarihi 07.10.2019 tarihi olmasına rağmen davalı şirkete ait olağan genel kurul organının davaya konu usul ve yasaya aykırı şekilde yapılan genel kurula kadar bir kere bile toplanmadığını, istinaf başvurusuna konu işbu dosya ile birlikte aynı zamanda Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bulunan 2023/671 Esas sayılı dosyasında müvekkili ile davalı şirket arasındaki davalı şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin davanın da derdest olduğunu, davalı şirket ortaklarınca davalı şirketin feshi ve tasfiyesi davası sürerken 15.12.2023 tarihli genel kurulun, geçmiş dönemleri de kapsayacak şekilde davalı şirketin o tarihteki müvekkili dışındaki müdürleri tarafından düzenlendiğini, dava dilekçesinde de bahsolunduğu üzere davaya konu genel kurul düzenlenirken genel kurula çağrı usulüne uygun yapılmadığını, ibra kararının mezkur yasaya aykırı bir şekilde şirket yönetim kurulu üyelerince alındığını, dürüstlük kuralına aykırı olarak şirket müdürüne bir anda yüksek miktarda ödeme yapıldığını, 2023 yılına ait tablolar genel kurul toplantısında kötü niyetli bir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, şirketin feshi davası sürerken mahkemeden izin alınmaksızın genel kurul düzenlenip müvekkilinin müdürlük görevine usule aykırı bir şekilde son verildiğini, bu nedenle davalı şirket ortakları ve müdürlerinin davalı şirket üzerinde hukuka uygun olmayacak şekilde tasarrufta bulunduklarını, bu nedenle de genel kurulun iptali davası devam ederken genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması ile üçüncü kişilere mal devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ilk derece mahkemesince davalı şirketin taşınmaz ve araçlarına sadece üçüncü kişilere devir ve temliklerin önlenmesi bakımından tedbir kararı uygulanması taleplerinin ara karar ile değerlendirilmediğini, davalı şirketten davanın devam ettiği süre boyunca ayni ve nakdi mal çıkışı olma ihtimali bulunmadığını, davalı şirketin, müvekkilinin ortağı olarak üretim ve gelişiminde kilit rol üstlendiği ürünleri aynı zamanda "... Tasarım Üretim Elektronik Ticaret Anonim Şirketi'ne" sattığını ve bu satışa dair müvekkiline bilgi verilmediğini, müvekkilinin şirketin bu satıştan kazanacağı parasal tutarı bilmediğini, bu durumun müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet vereceğini, davalı şirketin, şirket ortakları ve müvekkili arasında husumet bulunmakta olup, aralarındaki uyuşmazlığın onarılamaz durumda olduğunu, müvekkili ...'in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda bulunan 2023/219087 Soruşturma Esas numarası ile davalı... Limited Şirketi ve ortakları ... Anonim Şirketi ve diğer ortağı ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, emsal Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere müvekkili ile davalı şirket ve davalı şirketin diğer ortakları arasındaki husumet devamlı bir hal almış ve düzelmeyecek duruma geldiğini, bu koşullar altında müvekkilinin şirketin iş ve işlemlerini kanunlarca düzenlenen şekilde hukuksal çerçevede yürütebilmesinin imkansız bir hal aldığını, müvekkilinin bu nedenle şirketin feshini talep eden bir davayı davalıya yönelttiğini, davalı şirketin ortakları arasında böyle bir husumet bulunmasının şirket ortaklarının şirketi yönetemeyeceği ve şirket organlarının hukuka uygun olmayacak şekilde olmasına karşın kuvvetli delil teşkil ettiğini bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.

HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,

HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.

6102 sayılı TTK'nın Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/1 maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır.

İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.

İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.

Somut olayda, davalı şirketin ortakları olan davacı yanca davalı şirketin 15.12.2023 tarihli genel kurulda alınan 1,2,3,4,5,6 ve 7 nolu kararların iptali ve yürütmesinin durdurulmasına yönelik dava açılmış olup, ilk derece mahkemesinin gerekçesi de gözetildiğinde davacı yanın dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre dava konusu 15.12.2023 tarihli genel kurulda alınan 1,2,3,4,5,6 ve 7 no'lu gündem maddelerinin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına ilişkin aranan yasal koşulların bulunmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara kararı usul ve yasaya uygun olup, ilk derece mahkemesince şirkete ait taşınmaz ve araçların 3.kişilere devir ve temliklerin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebi hakkında her zaman karar verilebilecek olmasına göre ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 

3. Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   

4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardairesibölgeadliyeankaranumarasımahkemesiİhtiyatiTedbirhukukhükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim