Ankara BAM 21. HD 2024/582 E. 2024/718 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2024/582
2024/718
23 Mayıs 2024
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/582 Esas 2024/718 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/582
KARAR NO : 2024/718
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/01/2024
NUMARASI : 2017/615 Esas 2024/63 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 25/09/2017
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında acentelik sözleşmesi olduğunu, sözleşmede olağanüstü fesih hallerinin ve şartlarının düzenlediğini, müvekkilinin kargo taşımacılığı işini acentelik sözleşmesi çerçevesinde üstlenen davalının edimlerini yerine getirmediğini, sorumluluklarına aykırı bir şekilde acentelik faaliyetini bıraktığını, davalının bundan sonra iş yerine gitmeyeceğini kendi personeline beyan etmesi üzerine kasa sayımı için acenteliğe gidildiğinde davalının iş başında olmadığının ve davalının acente personeline ait temmuz ayı yemek ücreti ile ağustos ayına ait maaş ve haklarını ödemediğini ve yine ayrıca davalı acentenin acente olarak ödenmemiş resmi kurum ve borçlarının bulunduğunu, bu borçlarında acente tarafından ödenmediğini tespit ettiklerini, davalının acentelik sözleşmesine aykırı davrandığını, müvekkilinin acentelik sözleşmesi, vekelat sözleşmesi ve alt kira sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, müvekkilinin cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirkette çeşitli pozisyonlarda çalıştığını, müvekkilinin görevinin işçi statüsünde olduğunu, ancak davacının muvazaalı dayatmaları ile müvekkilini şubedeki diğer işçilerin işvereni haline getirdiğini, bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, sonucu ve kesinleşmesi beklenen İstanbul 9. İş Mahkemesinin 2017/638 Esas sayılı dosyasının istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek 02/11/2023 tarihinde kesinleşmesi ile taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin muvazaalı olduğu, davacı şirketin gerçekte şube müdürü olan çalışanlarına acente sıfatı vermek suretiyle faaliyetlerini sürdürdüğü, bu itibarla taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin muvazaalı olup, davalının davacı şirket işçisi olduğu, tacir olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın iş hukukundan kaynaklandığı anlaşıldığından dava konusu ihtilafın çözümünde iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının acentelik sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiği tarihe kadar acente olarak faaliyet gösterdiğini, davalının işçi sıfatını haiz olmayıp, başlı başına bağımsız bir işveren acente olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme görünüşte (muvazaalı) bir sözleşme olmayıp, gerçek bir sözleşme olduğunu, iş teftiş kurulu tarafından davalı işyerinde yapılan incelemede davalının işveren olduğunu kabul ettiğini, muvazaa olduğu varsayılsa bile sözleşmenin tarafının kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemeyeceğini, acente işçisinin açmış olduğu işçilik alacakları davasında davacının bağımsız bir işveren olan acentenin işçisi gerekçesi ile davanın müvekkili açısından husumetten reddine karar verdiğini, davalının müvekkilinin bir işçisi olmadığını, kendisinin müvekkili şirketle yaptığı acentelik sözleşmesi ve cari hesap sözleşmesine istinaden acente olarak faaliyet gösterdiğini, davalının bağımsız bir işveren olup, kendi adına vergi ve Bağ-kur kaydı bulunduğunu, acentede çalıştırdığı işçilerin işvereni olduğunu, kendi adına işveren sgk işveren kaydı bulunduğunu, davacının iddiasının aksine taraflar arasında iş akdinin imzalanmadığını, davacı işçi sıfatını haiz olmaması nedeni ile davaya bakmaya ticaret mahkemelerinin görevli bulunduğunu, acentelerin bağımsız birer işveren olup, kendi adına Sgt işveren kaydı olan, kendi adına vergi kaydı olan ve yine kendileri bağımsız olarak kargo acenteliği yapma yetkisini gösteren Ulaştırma Bakanlığından verilmiş olan G3 belgesine sahip bağımsız işverenler olduğunu, bu bağımsız işverenlerin kendi adına işçi alma ve çıkartma yetkisine sahip bulunduğunu, Yurtiçi Kargo ile acenteler arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunmadığını, acentelik sözleşmesi ve cari hesap sözleşmesinin TTK'da düzenlendiğini, TTK'nun 4. madde hükmü uyarınca mutlak ticari davalardan olup, uyuşmazlığın ticaret mahkemeleri tarafından görülmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; acentelik ve vekalet sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik olarak vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2017/3080 sayılı icra dosyasının incelenmesinde: alacaklısının ... Kargo Servisi A.Ş., borçlusunun ... olup toplam 139.833,92 TL için ilamsız takip yapıldığı, takibin dayanağının acentelik sözleşmesinden doğan ve ödenmeyen cari hesap alacağı olduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nun Ticari Davaların Görüleceği Mahkemeler başlıklı 5/1 maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu hükme bağlanmıştır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde iş mahkemelerinin görevi İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi denilmek suretiyle belirlenmiştir.
Somut olaya gelince, davacı yanca acentelik ve vekalet sözleşmesi gereğince cari hesap sözleşmesine dayanılarak alacağın tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
İlk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere dava ve takibin dayanağı olan acentelik ve vekalet sözleşmelerinin muvazaalı olduğunun iddia edildiği, sözleşmelerin muvazaalı olup olmadığı hususunun değerlendirme görev ve yetkisinin İş Mahkemesine ait olup, ayrıca davacı ile davalı arasındaki temel ilişkinin işçi ve işveren ilişkisi olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde iş kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektireceğinden 6102 sayılı TTK'nun 5/1. maddesi yollaması ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Bu durumda ilk derece mahkemesince, iş mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya uygundur (Emsal mahiyette Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 15/02/2021 tarih 2020/6605 Esas 2021/3734 Karar sayılı kararı).
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02