SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2024/578 E. 2024/714 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/578

Karar No

2024/714

Karar Tarihi

23 Mayıs 2024

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/578 Esas 2024/714 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/578

KARAR NO : 2024/714

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/12/2023

NUMARASI : 2022/838 Esas 2023/752 Karar

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI

DAVA : Genel Kurul Kararının İptali

DAVA TARİHİ : 09/12/2022

KARAR TARİHİ : 23/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin ... ve ... ile birlikte üçüncü kurucu ortağı olduğunu, şirketin kurulduğu günden bugüne herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığını, tek bir çalışanının dahi olmadığını, davalı şirketin, Muş Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Anonim Şirketi'nin hisselerinin 23/11/2019 tarihinde şirketin gerçek kişi ortakları olan ve aynı zamanda davalı şirket ortağı olan ..., ... ve ...'ndan satın alarak ... Anonim Şirketi'nin %100 hisselerine sahip olduğunu ve bağlı şirketi haline getirdiğini, davalı şirketin tüm ticari faaliyetinin bu şirketi satın almaktan ibaret olup, başkaca ticari faaliyeti bulunmadığını, davacının, şirket yönetimi ve diğer ortaklar ile şirket işleyişine ilişkin 1 yılı aşkın süredir ciddi sıkıntılar yaşadığını, şirkette yönetimi ve oy çokluğunu elinde bulunduran diğer şirket ortaklarının önce 13/10/2022 tarihinde, akabinde de 05/12/2022 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurullarda hukuki sebeplerden yoksun, hiçbir gereklilik olmamasına karşın sermaye artırımı yapmakta, bu şekilde şirkette müvekkilinin payını düşürmeye ve zarara uğratmaya çalıştığını, her iki olağanüstü genel kurulda şirketin borca batık olduğundan bahisle davacının muhalefetine rağmen sermaye artırım kararı alındığını, 13/10/2022 tarihli olağanüstü genel kurulda sermaye artırımının şirketin ortaklara olan borçlarından karşılanmasına, davaya konu 05/12/2022 tarihli olağanüstü genel kurulda ise sermaye artırımının ortaklardan tarafından nakden karşılanmasına karar verildiğini, davalı şirketin borca batık olmadığını, davalı şirket tarafından ... Anonim Şirketi'nin hisseleri alınırken bağımsız bir kuruluşa değerleme yaptırılmak suretiyle alınan 30/06/2019 tarihli rapor kapsamında şirket hisselerinin 33.100.000,00 USD üzerinden alınmasına karar verildiğini, ... Anonim Şirketi ortaklarına herhangi bir devir bedeli ödenmediğini, alınan kararlarda belirtilen toplam 33.100.000,00 USD karşılığı davalı şirket ortaklarına hisseleri oranında ... Yatırım Gayrimenkul Anonim Şirketi defter ve kayıtlarına ortağa borç olarak kayıt edildiğini, bu bağlamda davacının, davalı şirketten 11.982.200,00 USD tutarında alacağı oluştuğunu, davalı şirket tarafından davaya konu genel kurul tutanağında bahsedilen, teknik iflasın dayağının, ortakların belirtilen hisse devrinden kaynaklanan USD cinsinden alacakları olduğunu, şirketin bilançosunda oluşan zararın ortağa borç kaydı nedeniyle kur farkından kaynaklı olarak oluştuğunu, davalı şirketin 13/10/2022 tarihli olağanüstü genel kurulunda sermaye artırım kararının usule aykırı olduğunu, 05/12/2022 tarihinde yeniden olağanüstü genel kurul yapılarak ikinci kez sermaye artırım kararı alındığını, bu kararın da usule aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından TTK'nun 462.maddesinin göz ardı edilmekte olduğunu, 6102 sayılı TTK'nun 376. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğ düzenlemesinde 7.ve 10.maddelerindeki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, öncelikle bu maddenin uygulanabilmesi için şirketin zarar etmesi, yani ticari faaliyeti sonucu zararın ortaya çıkması gerektiğini, alınan sermaye artırım kararının açıkça anonim şirket temel yapısını bozmak niyetiyle ve sermayenin korunması hükümlerine aykırı olarak alınmış olup batıl olduğunu, dava konusu genel kurul toplantısının 4. maddesinde 01/01/2022 tarihinden geçerli olmak üzere aylık net 100.000,00 TL huzur hakkı ödenmesi yönünde karar alındığını, özü itibariyle huzur hakkının emeğin karşılığı olup hiçbir ticari faaliyetin söz konusu olmadığı davalı şirkette, huzur hakkı ödemesini gerektirir bir emeğinde bulunmadığını belirterek davalı şirketin 05/12/2022 tarihli olağanüstü genel kurul kararının muhalefet şerhi düşülen 3. ve 4. maddeleriyle alınan kararların butlan ile batıl olduğunun tespitiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 05/12/2022 tarihli davalı şirketin genel kurul kararının usul ve yasaya uygun şekilde alındığını, somut olayda 15/11/2022 tarihli yönetim kurulu kararıyla yönetim kurulu tek üyesi ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı ... tarafından 390.madde kapsamında toplantı ve karar nisabına uygun şekilde sermaye artırım gerekliliği görüşülmek üzere genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına karar verildiğini, 15/11/2022 tarihli yönetim kurulu kararının yönetim kurulu başkanı tarafından imza edilip ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, 05/12/2022 tarihli genel kurulun toplanmasında usule aykırılık bulunmadığını, 05/12/2022 tarihli genel kurul kararında da açıkça görüleceği üzere, şirket öz kaynaklarının ekside olduğunu, bu sebeple şirketin sermayesinin 10.000.000,00 TL'den 500.000.000,00 TL'ye çıkartılmasına, artırılan 490.000.000,00 TL'lik sermaye bedelinin ortaklarca nakden taahhüt edilmesine ve tescil tarihinden itibaren tamamının ödenerek rüçhan hakkı kullanımı için ilana çıkılması hususunun oylamaya sunulduğunu, 392 adet ret oyuna karşılık 638 adet kabul oyu ile usule uygun şekilde sermaye artırımına karar verildiğini, sermaye artırımı bakımından kanunda ve esas sözleşmede aksine düzenleme bulunmadığından, pay sahiplerinin tamamını temsil eden şekilde toplanan genel kurulun oy çoğunluğu ile alınan kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, bu karar ile pay sahiplerine yükümlülük yüklenmediğini, artırılması planlanan sermaye bedelinin ortaklarca hisseleri oranında rüçhan hakkının kullanılarak nakden karşılanmasına karar verildiğini, dava konusu genel kurul kararının TTK'nun 445 ve 446.maddelerine ve sair mevzuata aykırı olmadığını, alınan sermaye artırım kararı ile anonim şirketin temel yapısı ve sermayenin korunması hükümlerine aykırılığın meydana geldiği iddiasının da hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı tarafça iyileştirici önlemlerin hiçbirisinin kabul edilmemesi sonucunda üçüncü aşamada şirketin kısa vadeli borçlarının ödenebilmesi ve sürdürebilirliğinin sağlanabilmesi için sermayenin artırılması, artırılması planlanan sermaye bedelinin ortaklarca hisseleri oranında rüçhan hakkının kullandırılarak nakden karşılanmak suretiyle usul ve esaslara uygun şekilde sermaye artırımı yapılmasının zorunluluğunun oluştuğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte TTK'nun 376.maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğ kapsamında kur farkının dikkate alınmaması durumunda şirketin borca batık olmadığı yönünde tespit yapılmasının, şirketin öz kaynaklarının borçlarını karşılamaya yetmediği gerçeğini değiştirmediğini, şirketin kısa vadeli borçlarının kur farkından kaynaklandığını, bu kur farkının dahada büyümesinin önüne geçmek adına ara bilanço ile sermaye artırımı zorunluluğunun hasıl olduğunu, 05/12/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısıyla alınan sermaye artırım kararının mükerrerlik teşkil etmediğini, şirketin mali bünyesinin artışa konu sermayenin yarısının tescilden önce ödenmesini zorunlu kıldığını, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesinin genel kurulun takdirinde olduğunu, davaya konu kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığını, TTK'nun 376.maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğin geçici maddesinin sermaye artırımı kararı alınmasına engel teşkil etmediğini belirterek öncelikle davacı yanın şirketin muhtemel zararlarına karşılık teminat göstermesine, yasal zeminden yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava konusu davalı şirketin 05/12/2022 tarihli gündemin 3. maddesinde alınan kararın iptali talebine ilişkin yapılan değerlendirmede TTK'nun 376. maddesinde sermayenin kaybı ve borca batık olma durumuyla ilgili olarak çağrı ve bildiri yükümlülüğünün düzenlendiği, davacı şirketin 31/12/2022 tarihli bilançosuna göre, aktiflerinin 264.325.572,90 TL, sermayesinin 10.000.000,00 TL ve dönem net zararının 145.964.735,14 TL olduğu, aktiflerinin borçlarını karşılamaya yetmediği, şirketin borca batık hale geldiği, defter kayıtlarının usul ve yasaya uygun olduğu, şirket defter kayıtları ve bilançolarına göre değerlendirme yapılması gerektiği, 6102 sayılı TTK'nun 376.maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğin geçici 1.maddesinde 376.madde kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının dikkate alınmayabileceğinin belirtildiği ve geçici maddenin yürürlük süresinin 01/01/2024 tarihine kadar uzatıldığı, şirketin gerçekte borca batık olduğu, kur farkı zararının gerçekleştiği, kurların aşağı yönde hareket ederek şirketin borca batık olmaktan çıkma ihtimalinin bulunmadığı, borca batıklığın tespitinde öncelikle TTK'nun 376/III madde hükmünün uygulanacağı, TTK'nun 376/I ve II madde hükümlerinin uygulanamayacağı, dava konusu 05/12/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirket sermayesinin 500.000.000,00 TL'ye çıkartılmasına yönelik kararın bilanço zararlarının kapatılması için ortaklara yükümlülük getirdiği, TTK'nun 421/II/a hükmü gereğince, bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük koyan esas sözleşme değişikliği kararlarının sermayenin tümünü oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin oy birliğiyle alınması gerektiği, oysa dava konusu genel kurul toplantısının 3. maddesinde kararın oy çokluğuyla alındığından alınan kararın iptaline karar vermek gerektiği, dava konusu, davalı şirketin 05/12/2022 tarihli gündemin 4. maddesinde alınan kararın iptali talebine ilişkin yapılan değerlendirmede; davalı şirketin hiçbir ticari faaliyeti ve çalışanı bulunmadığı, borca batık durumda olduğu, davalı şirkette geçmişe etkili şekilde yönetim kurulu üyelerinin her biri için aylık 100.000,00 TL huzur hakkı ödenmesinin dürüstlük kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 05/12/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 3. ve 4. numaralı maddeleri ile alınan kararların iptaline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu genel kurul toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına yönelik kararın bilanço zararlarının kapatılması için ortaklara yükümlülük ve tebliğ yönünde yapılan tespitin fahiş hata içerdiğini, sermaye artırımında bilanço zararlarının kapatılması için ortaklara yükümlülük getirilmesinin birbirinden farklı olduğunu, mahkemenin borca batıklık halinde öncelikle TTK'nun 376/3 hükmünün uygulanacağı, 376/1-2 hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkin gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu genel kurul kararının butlanını gerektirecek bir tebliğ hükmü bulunmadığını, davacının dava öncesi talepleri neticesinde dava açmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını, bilirkişi raporundaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, genel kurul kararının hukuka uygun bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas alınan davalı şirket bilançosunun borca batıklığını tespite elverişli olmadığını, davalı şirketin borca batık olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer verilen bilançolar incelendiğinde şirketin aktiflerinin muhtemel satış fiyatının tespit edilmediği ve bilançonun yasaya uygun düzenlenmediğinin anlaşıldığını, gerçek bir borca batıklık söz konusu olmadığı için sermayenin nakden artırılması yönündeki kararın hukuki dayanağı bulunmadığını, sermaye artırım kararının bu nedenle iptali gerektiğini belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile kararın düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; genel kurul kararının butlan ile batıl olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekilinin süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesi üzerine dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderildikten sonra, davacı vekili Av. ...'ün UYAP üzerinden sunduğu 02/05/2024 tarihli e-imzalı dilekçe ile istinaf talebinden feragat ettiklerini bildirmiştir.

Davalı vekilinin süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesi üzerine dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderildikten sonra, davalı vekili ... Avukatlık Ortaklığı Yetkilileri Av. ... ... ve Av. ...'ın UYAP üzerinden sunduğu 30/04/2024 tarihli e-imzalı dilekçe ile istinaf talebinden feragat ettiklerini bildirmiştir.

Davacı vekili Av. ...'ün dosya içerisinde yer alan Ankara 47. Noterliği'nin 09/09/2022 tarih ve 23015 yevmiye numaralı vekaletnamesinde anılan vekilin kanun yollarından feragat etme yetkisinin bulunduğu görülmüştür.

Davalı vekili ... Avukatlık Ortaklığı Yetkilileri Av. ... ... ve Av. ...'ın dosya içerisinde yer alan Ankara 57. Noterliği'nin 13/04/2022 tarih ve 10534 yevmiye numaralı vekaletnamesinde anılan vekillerin kanun yollarından feragat etme yetkisinin bulunduğu görülmüştür.

Feragat, 6100 Sayılı HMK'nun 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nun 349/2. maddesi; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmünü içermektedir.

Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra taraf vekillerince istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla taraf vekillerinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1. Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 349/2. maddesi gereği FERAGAT NEDENİYLE AYRI AYRI REDDİNE, 

2. Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  1. Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

  2. İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,

  3. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

  4. Davacı tarafından ihtiyati tedbir kararı nedeniyle ilk derece mahkemesine ibraz edilen teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının talep halinde ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararKuruldavalıGenelhükümankaranumarasıKararınınİptalicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim