SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2024/597 E. 2024/682 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/597

Karar No

2024/682

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/597 Esas 2024/682 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/597

KARAR NO : 2024/682

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/12/2023

NUMARASI : 2023/771 Esas 2023/892 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALILAR

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 10/11/2023

KARAR TARİHİ : 16/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2024

Taraflar arasındaki şirketin ihyasına istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı sicil aleyhine açılan davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı temsilcisince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı olduğu ... Un Tarım Ürünleri Hayvancılık İnşaat Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, şirket kapatılmış olmasına rağmen şirket adına kayıtlı aracın satış ve muayene işlemlerinin yapılması için şirketin ihya edilmesi gerektiğini belirterek ... Un Tarım Ürünleri Hayvancılık İnşaat Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiye işlemlerinin gerçekleşmesi için ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin yasadaki prosedüre uygun olarak hukuka uygun şekilde kapatıldığını, ticaret sicilinin tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, TTK'nun geçici 7. maddesinde tadadi olarak sayılan silinme sebepleri arasında oda tarafından kaydının silinmesi sebebinin yer almadığı, ihyası talep edilen davalı şirketin oda kaydının silinmesine dayanılarak diğer davalı ticaret sicil müdürlüğü tarafından söz konusu terkin işleminin gerçekleştirilmesinin yasa maddesine açıkça aykırı olduğu, ihyası talep edilen davalı şirket adına trafikte kayıtlı ... plakalı araç bulunduğundan, davalı ticaret sicil müdürlüğü tarafından geçici 7/2. maddesine aykırı olarak ihya istemine konu şirketin sicilden terkine karar verilmesinin açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ihyası istenen şirketin sicilden terkin koşulları oluşmadığı halde TTK'nun geçici 7. maddesine aykırı olarak davalı sicilin terkin işlemini gerçekleştirdiği, davanın kabulü ile şirketin araç ile sınırlı olmamak üzere ihyasına, terkin sebebine göre şirketin ek tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığından tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı, davalı sicil tarafından TTK'nun geçici 7. maddesinde sayılmayan 5174 sayılı oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkini anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu gibi terkin işlemlerinin aynı maddenin 7/a maddesindeki usule aykırı olarak gerçekleştirildiği de sabit olmakla davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve yargılama sonucunda haksız olduğu anlaşılan davalı ticaret sicil müdürlüğü aleyhine vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği, diğer davalı şirket aleyhine açılan davanın ise davanın yasal hasım konumundaki ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğundan anılan davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, ... Un Tarım Ürünleri Hayvancılık İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, diğer davalı şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde şirketin ihyasına ilişkin taleplerinin şirket adına kayıtlı aracın satış işlemlerinin yapılması ile sınırlı olduğunu, bu nedenle mahkemece şirket ihyası ile beraber ek tasfiye kararı verilmesi gerekir iken, yalnızca şirketin ihyasına karar verildiğini, bu nedenle 6102 sayılı TTK'nun 547/2 uyarınca mahkemenin ihya kararının ek tasfiye ile sınırlı olarak verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine ilişkin bir talepleri olmamasına rağmen mahkemece ilam vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; şirketin terkininin mevzuat hükümlerince gerçekleştirildiğini, Müdürlüğün işbu terkinde kusurunun bulunmadığını, şirketin ek tasfiyesine karar verilerek tasfiye memuru atanması gerektiğini, ticaret sicili müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, davada bu nedenle taraf gösterildiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

... yazı cevabı, terkine ilişkin ihtar ve tebligat suretleri, araç takyidat bilgileri dosya içerisinde yer almaktadır.

İhyası talep edilen ... Un Tarım Ürünleri Hayvancılık İnşaat Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin münfesih sayılmasına rağmen TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca kendisine yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, ihtarnamede infisah sebebi olarak 5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler olarak yer aldığı dosya içeriğiyle sabittir.

6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise yetersiz adres nedeniyle bila tebliğ iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır.

Öte yandan 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesinde; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir.

30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; "18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir.

6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde; "01/07/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirketin tasfiyesi TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfiye edileceği belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla bu maddede belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Bu nedenle tadadi nitelikteki (numerus clausus) bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında anılan maddeki sayılan hallerin tadadi olduğu ve genişletilmeye tabi tutulamayacağı veya genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. Kanunun istisnai tasfiye usulüne (geçici 7. Maddeye göre) tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile de olsa geçici 7. madde kapsamına alınamaz. Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2017 tarih ve 2017/4-1358 esas 2017/1193 karar sayılı kararında; "...Diğer taraftan normlar hiyerarşisi dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir. Yönetmelik kaynağını kanundan alır ve ancak kanunun uygulanmasını gösterir. Kanunda bulunmayan bir düzenlemenin, yönetmelikle ihdası ve bu yolla kanunun önüne geçen bir uygulamanın benimsenmesi hukukun genel teorisine de aykırıdır" denilmek sureti ile yönetmeliğin kanunla çelişen hükümlerinin değil kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Özetle ikincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümleri dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır.

Doktrinde de bu çelişkiye dikkat çekilerek tebliğdeki düzenlemenin kanuni dayanağının bulunmadığı ve kanundaki sayımın sınırlı olduğu vurgulanmıştır (Murat Kaderoğlu Anonim Şirketlerin İnfisahı, sayfa 350-351, dipnot 251 atfı Çalışkan s. 200; Şengül Al Kılıç, Anonim Şirketlerde Tasfiyeden Dönme, sayfa 168 dipnot 418-aynı yöndeki atıf Karaman Coşgun s.316,).

Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi bu nedenle de usul ve yasaya aykırıdır (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/12/2023 tarih ve 2023/6272 Esas 2023/7130 Karar, 04/12/2023 tarih ve 2023/6185 Esas 2023/7038 Karar sayılı ilamları).

Hal böyle olunca mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, davacı şirketin ortağı ise de şirketin sınırlı ihyası, ek tasfiyesini talep ettiği gözetilerek şirketin talebe konu araç tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken davacı yanın talebi gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

Davalı temsilcisinin ve davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde; yukarıda açıklandığı üzere davalı ticaret sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmiş ve bu nedenle davalı usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet vermiş ise de, davacı vekilinin dava dilekçesinde yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan ettiği ve davacı vekili istinaf dilekçesinde de vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını tekrar ettiği gözetilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin ve davalı temsilcisinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... hakkındaki karar yönünden kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, şirketin araç tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına, şirkete son yetkili olan davacının tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, ihya kararı kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı şirket hakkında verilen ilk derece mahkemesi kararı kesinleştiğinden anılan davalı yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin ve davalı temsilcisinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜNE,

2. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2023 tarih 2023/771 Esas 2023/892 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b. 2 maddesi uyarınca davalı ... hakkındaki karar yönünden KALDIRILMASINA,

B)1-Davalı ... hakkındaki davanın KABULÜNE,

2. Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı iken sicilden re’sen terkin edilen ... Un Tarım Ürünleri Hayvancılık İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ... plakalı aracın tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere İHYASINA,

3. ... Un Tarım Ürünleri Hayvancılık İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne son yetkili olan ...'ün (TC. No:...) tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 

4. Kararın kesinleştiğinde ticaret siciline tescil ve ilanına, 

5. Diğer davalı ... Un Tarım Ürünleri Hayvancılık İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı kesinleştiğinde anılan davalı yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 	

6. Alınması gerekli olan 427,60 TL karar ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 

7. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin talebi gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına, 

8. Davacının talebi gözetilerek davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

9. Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 

10-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

C)1-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

2. Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama masrafının talebi gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına, 

3. Davalı ... tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, 

4. Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan ve yargılama gideri niteliğinde bulunan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararkabulüneİhyasıŞirketindavalılarhükümankaranumarasıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim