Ankara BAM 21. HD 2024/536 E. 2024/675 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2024/536
2024/675
16 Mayıs 2024
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/536 Esas 2024/675 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/536
KARAR NO : 2024/675
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2023
NUMARASI : 2023/371 Esas 2023/739 Karar
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 26/05/2023
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı temsilcisi tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklı olduğu ... Lojistik Hizmetleri Pazarlama Otomotiv Makine Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açtığı davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ilanda yer alan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi sırasında şirketin sicilden terkin edildiğini anlaşıldığını, alacağın tahsili için gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanmasının sağlanması yönünde şirketin ihya edilmesi gerektiğini belirterek ... Lojistik Hizmetleri Pazarlama Otomotiv Makine Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, şirkete temsilci atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin yasadaki prosedüre uygun olarak hukuka uygun şekilde kapatıldığını, TTK'nun 7/12. Maddesi uyarınca davacının alacağı sebebiyle ihya davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, şirketin terkin tarihindeki derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, şirketin sona erme nedeninin ortadan kalkmadığını, ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak ihya kararı verilerek şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, ticaret sicilinin tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ... Lojistik Hizmetleri Pazarlama Otomotiv Makine Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin TTK'nun geçici 7. maddesinde sayılmayan 5174 sayılı oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak ticaret sicilinden resen terkininin anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin tam ihyasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; şirket adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK'nun Geçici 7/4-a maddesi uyarınca çıkarılan tebligatın taşındı, tanınmıyor notuyla iade olduğunu, ihtarın ayrıca Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin adres değişikliğinin tescili zorunluluğunu yerine getirmediğini, bu konudaki sorumluluk şirket yetkililerine ait olduğunu, şirketin terkininin mevzuat hükümlerince gerçekleştirildiğini, müdürlüğün işbu terkinde kusurunun bulunmadığını, ticaret sicilinden kaydı silinen anonim şirketler ve kooperatiflerin kanuni temsilcileri ile limited şirket ortaklarının, silinme tarihinden önceki kamu borçlarından doğan sorumluluklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında devam edeceğine ilişkin hüküm bulunduğunu, sicil kayıtları silinen şirket borçlarının şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağını, Geçici 7/12. Maddesi dikkate alındığında davacının alacağı sebebiyle işbu ihya davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığını, şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan icra dosyasının takibi ile sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, resen terkini hukuka uygun olan şirket hakkında TTK'nun 547. maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesinin ve TTK'nun 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, ek tasfiye kararı verilip tasfiye memuru ataması yapılması gerekli iken şirketin ihyasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, ticaret sicili müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olup, davada bu nedenle taraf gösterildiğini, yapılacak yargılama sonucu zorunlu hasım olmaları ve davanın açılmasında kusur bulunmaması nedeniyle taraflarına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, terkine ilişkin ihtar ve tebligat suretleri, Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/254 Esas 2012/116 Karar sayılı karar sureti, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2022/9197 takip dosyası sureti dosya içerisinde yer almaktadır.
Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/254 Esas 2012/116 Karar sayılı karar dosyasında, davacı Maliye Hazinesi tarafından, davalı ... Lojistik Hizmetleri Pazarlama Otomotiv Makine Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine kira sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, anılan ilama dayalı olarak davacı alacaklı tarafından ihyası talep edilen borçlu şirket aleyhine Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2022/9197 sayılı icra takip dosyasının başlatıldığı görülmüştür.
Davalı temsilcisinin hukuki yarara yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafından kira sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili talebiyle açılan davada verilen kararın icrası için başlatılan icra takibi sırasında ihyası talep edilen borçlu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmıştır. Şirket ticaret sicilinden terkin edilmekle tüzel kişiliği sona erdiğinden icra takip dosyasında taraf teşkilinin sağlanması mümkün olmayacaktır.
Bu durumda davacının ilama dayalı icra takip dosyasında taraf teşkilinin sağlanması için borçlu şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu gözetilerek mahkemece işin esasına girilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı temsilcisinin diğer istinaf itirazları incelendiğinde, ihyası talep edilen ... Lojistik Hizmetleri Pazarlama Otomotiv Makine Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin münfesih sayılmasına rağmen TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca kendisine yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 27/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, ihtarnamede infisah sebebi olarak 5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler olarak yer aldığı dosya içeriğiyle sabittir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise taşınmış/tanınmıyor notuyla bila tebliğ iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır.
Öte yandan 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesinde; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir.
30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; "18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde; "01/07/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirketin tasfiyesi TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfiye edileceği belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla bu maddede belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Bu nedenle tadadi nitelikteki (numerus clausus) bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında anılan maddeki sayılan hallerin tadadi olduğu ve genişletilmeye tabi tutulamayacağı veya genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. Kanunun istisnai tasfiye usulüne (geçici 7. maddeye göre) tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile de olsa geçici 7. madde kapsamına alınamaz. Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2017 tarih ve 2017/4-1358 esas 2017/1193 karar sayılı kararında; "...Diğer taraftan normlar hiyerarşisi dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir. Yönetmelik kaynağını kanundan alır ve ancak kanunun uygulanmasını gösterir. Kanunda bulunmayan bir düzenlemenin, yönetmelikle ihdası ve bu yolla kanunun önüne geçen bir uygulamanın benimsenmesi hukukun genel teorisine de aykırıdır" denilmek sureti ile yönetmeliğin kanunla çelişen hükümlerinin değil kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Özetle ikincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümleri dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır.
Doktrinde de bu çelişkiye dikkat çekilerek tebliğdeki düzenlemenin kanuni dayanağının bulunmadığı ve kanundaki sayımın sınırlı olduğu vurgulanmıştır (Murat Kaderoğlu Anonim Şirketlerin İnfisahı, sayfa 350-351, dipnot 251 atfı Çalışkan s. 200; Şengül Al Kılıç, Anonim Şirketlerde Tasfiyeden Dönme, sayfa 168 dipnot 418-aynı yöndeki atıf Karaman Coşgun s.316,).
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi bu nedenle de usul ve yasaya aykırıdır (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/12/2023 tarih ve 2023/6272 Esas 2023/7130 Karar, 04/12/2023 tarih ve 2023/6185 Esas 2023/7038 Karar sayılı ilamları).
Hal böyle olunca mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, davacının ihyası talep edilen şirketin ortağı olmadığı, şirketin ticari hayata döndürülmesi amacıyla ihya davasının açılmadığı, dava dilekçesinde şirketin ihyası talebinin yanında şirkete temsilci atanmasının talep edildiği de gözetilerek şirketin talebe konu Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/254 Esas 2012/116 Karar sayılı kararının infazı kapsamında Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2022/9197 takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken davacı yanın şirketin ticari hayata döndürülmesi amacı bulunmadığı ve dava dilekçesindeki talebi gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Davalı temsilcisinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde; yukarıda açıklandığı üzere davalı ticaret sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur.
Tüm bu nedenlerle davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı temsilcisinin sair istinaf itirazlarının reddine, talebe konu şirketin Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/254 Esas 2012/116 Karar sayılı kararının infazı kapsamında Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2022/9197 takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirket ortağı ...'nin şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, ihya kararı kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına, yargılama giderlerinin ve harcın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,
2. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2023 tarih 2023/371 Esas 2023/739 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davalı temsilcisinin sair istinaf itirazlarının reddine,
B)1-Davanın KABULÜNE,
2. Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 203283 sicil numarasında kayıtlı ... Lojistik Hizmetleri Pazarlama Otomotiv Makine Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin, Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/254 Esas 2012/116 Karar sayılı kararının infazı kapsamında Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2022/9197 takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına,
3. ... Lojistik Hizmetleri Pazarlama Otomotiv Makine Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne şirket ortağı olan ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına,
4. Kararın kesinleştiğinde ticaret siciline tescil ve ilanına,
5. Alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcı ile 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6. Davacı tarafından yapılan 41,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8. HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
C)1-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
2. Davalı tarafından tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davadaki haklılık gözetilerek davalı üzerinde bırakılmasına,
3. İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davadaki haklılık gözetilerek davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19