SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2024/526 E. 2024/667 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/526

Karar No

2024/667

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/526 Esas 2024/667 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/526

KARAR NO : 2024/667

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 19/02/2024

NUMARASI : 2023/733 Esas 2024/104 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 24/10/2023

KARAR TARİHİ : 16/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2024

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... tarafından dava dışı ... A.Ş., müvekkili ve davalı aleyhine Ankara 6. Tüketici Mahkemesinin 2017/432 Esas sayılı dosyası ile açtığı tazminat davasında davanın kabulüne karar verildiğini, kararın istinaf incelemesi neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2021/101 Esas 2023/782 Karar sayılı ilamı ile "A)1-Davalı ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK.nun 353/(1) b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, diğer davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. hakkında açılan davanın kabulü ile, 149.000,00 TL alacağın (davalı ... A.Ş.'nin sorumluğunun 99.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ..." şeklinde kesin olarak karar verildiğini, dava dışı ... tarafından müvekkili ve davalı aleyhine anılan ilama dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, takibe konu tüm borcun müvekkili tarafından ödendiğini, davalının icra takibine konu ilamda açıkça dosya borcundan müvekkili banka ile müteselsil sorumlu olduğu hüküm altına alınmış olmasına rağmen icra dosyasına hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkili tarafından davalının sorumlu olduğu tutarın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, İstanbul mahkemeleri ve icra müdürlüğünün yetkili bulunduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, dava dış ...'in kart şifresini koruyamadığını, para transferlerine ilişkin sms otp gönderimlerinin ...'in sistemde kayıtlı telefon numarasına gönderildiğini, müvekkilinin güvenlik açığı bulunmadığını, likit bir alacak olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalının ödeme emrine karşı itirazlarında takipte yetkili icra müdürlüğünün İstanbul icra müdürlüğü olduğunu bildirdiğinin görüldüğü, takibin yetkili icra müdürlüğünde yapılıp yapılmadığının öncelikle incelenerek sonuçlandırılması gerektiği, İİK'nun 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip konusunda HMK'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağının kabul edildiği, HMK'nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, para borçlarının, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği, icra dosyasında bulunan takip talebi ve ödeme emrinin incelenmesinden alacaklı banka adresinin Beşiktaş/İstanbul, borçlu banka adresinin Şişli/İstanbul olduğu, her iki tarafın yerleşim yeri adresinin de İstanbul icra dairelerinin yetki sınırları içerisinde kaldığı, davaya konu icra takibinde Ankara icra müdürlüğünün yetkisiz olduğu, takipte yetkili icra müdürlüğünün davalı borçlunun itiraz dilekçesinde bildirmiş olduğu İstanbul icra müdürlüğü olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın yetkili icra müdürlüğünde başlatılan bir icra takibi bulunmasına ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... tarafından müvekkili, davalı ve dava dışı ... A.Ş. aleyhine haksız fiilden kaynaklanan müşterek ve müteselsil sorumluluğa dayalı alacak davası açıldığını, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini, ilk derece mahkemesi kararına karşı gerçekleştirilen istinaf başvurusunu değerlendiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce müvekkili ve davalının ...'e karşı müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğuna, ... ... A.Ş.'nin ise herhangi bir sorumluluğunun olmadığına kesin olarak karar verildiğini, bu şekilde müvekkili ile davalının müşterek ve müteselsil sorumluluğunun kesinleştiğini, müvekkilinin de içinde olduğu ilk derece mahkemesi davalılarına karşı icra takibi başlatıldığını, takibe konu borcun tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, müşterek ve müteselsilen borçlu olunan tutarı tam olarak eda eden müvekkili tarafından diğer borçlu olan ... A.Ş.'ye karşı müteselsil borçlulukta halefiyet ilkesine göre icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itirazı üzerine açılan davanın usulden reddedildiğini, aradaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklı ödenen tazminatın rücuen tahsili talebine dayalı olup, talebin temelindeki olay haksız fiil olduğundan, HMK'nun 16. maddesindeki haksız fiil hallerinde yetki hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; internet bankacılığı dolandırıcılığından kaynaklanan alacak hakkında müteselsil sorumlu olduğu mahkeme kararında belirtilen borçlu tarafından icra takip dosyasına ödenen bedelin diğer müteselsil sorumludan payı oranında rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Dava Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup, 2023/703 Esas sayılı tensip tutanağı ile anılan mahkemece dosyanın HSK tarafından ihtisas mahkemeleri olarak belirlenen Ankara 6, 7, 8. Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş, anılan karar üzerine dosya Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir.

Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2023/22097 (yeni Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/85656) sayılı takip dosyası sureti, Ankara 6. Tüketici Mahkemesinin 2017/432 Esas 2021/491 Karar sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, Dairemizin 2022/101 Esas 2023/782 Karar sayılı karar sureti, Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2021/16723 (yeni Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/129250) sayılı takip dosyasının Uyap'tan gelen sureti dosya içerisinde yer almaktadır.

Dava konusu Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2023/22097 (yeni Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/85656) sayılı takip dosyası ile, davacı tarafından davalı borçlu aleyhine icra dosyasına ödenen bedelin rücuundan kaynaklanan 127.772,56 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 08/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 7 günlük itiraz süresi içerisinde 08/09/2023 tarihinde takibe konu borca ve İstanbul İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu belirterek icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.

Ankara 6. Tüketici Mahkemesinin 2017/432 Esas 2021/491 Karar sayılı dosyası incelendiğinde, davacı ... tarafından davalılar ... A.Ş., ... A.Ş., ... .... Aleyhine hesabından bilgisi ve rızası dışında internet bankacılığı yoluyla üçüncü kişiler hesabına para transferi yapıldığı iddiasıyla tazminat davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 149.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen, bu miktarın içindeki 99.000,00 TL kısım yönünden diğer davalı ... A.Ş. ile diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacağa 02/11/2017 tarihinden itibaren avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanacak en yüksek banka faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Anılan karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2022/101 Esas 2023/782 Karar sayılı kararıyla 6502 sayılı Kanunun 73/5. maddesi uyarınca Ankara mahkemeleri yetkili olduğundan ilk derece mahkemesince yetki itirazının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu da gerekçede belirtilmek suretiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının reddine, diğer davalı ... ve davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne, 149.000,00 TL'nin (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun 99.000,00 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiştir.

Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2021/16723 (yeni Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/129250) sayılı takip dosyası ile, alacaklı ... tarafından borçlu ... ve ... aleyhine toplam 307.367,88 TL alacağın tahsili talebiyle Dairemiz kararına dayalı olarak ilamlı icra takibi başlatılmış, davacı borçlu ... tarafından icra dosya borcu 21/08/2023 tarihinde ödenerek takip dosyası infazen kapatılmıştır.

Davacı yan Dairemizce verilen karar uyarınca hüküm altına alınan miktarda davacı ve davalı bankanın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava dışı tüketici tarafından istinaf kararının icra takibine konulması sonucu takibe konu tüm borcun kendisi tarafından ödendiğini, davalı borçlunun müteselsil sorumluluğundan kaynaklanan miktarın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalının icra takibinde icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiği, İstanbul icra müdürlüğünün yetkili olduğu, itirazın iptali davasında yetkili icra müdürlüğünde takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu icra takip dosyasında davalı yan borca itirazının yanı sıra İstanbul İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu bildirerek icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz etmiştir.

İtirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması HMK'nun 114/2. maddesi hükmü uyarınca dava şartı niteliğinde olup, mahkemece İİK'nun 50/2. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekmektedir.

İcra müdürlüğünün yetkisine itirazın ne şekilde yapılacağı İİK'da düzenlenmediğinden İİK'nun 50. maddesinin HMK'nun yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yaptığı gözetilerek HMK'daki hükümler gözetilmelidir.

Davalı borçlu icra müdürlüğünün yetkisine itirazında yetkili icra müdürlüğünü göstermiştir. Yapılan yetki itirazı HMK hükümleri uyarınca usulüne uygun olup, Ankara icra müdürlüğünün yetkili icra müdürlüğü olup olmadığının incelenmesi gerekmiştir.

Davacı alacaklı tarafından işbu dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak internet bankacılığı dolandırıcılığı nedeniyle tüketici tarafından açılan davada davalı ile müteselsil sorumluluğuna hükmedilen miktarın tamamının ödenmesi nedeniyle iç ilişkide müteselsil sorumlu bulunan davalının payının rücuen tahsilinden kaynaklanmaktadır.

TBK'nun 62/2. maddesi uyarınca tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.

Somut olayda zarar gören dava dışı ... olup, davacı işbu dava konusu icra takibinde zarar görenin haklarına halef olarak davalıdan rücuen tahsil talep etmektedir. Bu durumda zarar gören ... yönünden yetkili icra müdürlüğü aynı zamanda davacı yönünden de yetkili kabul edilecektir.

Dava dışı ... tarafından işbu davaya dayanak yapılan Ankara 6. Tüketici Mahkemesinin 2017/432 Esas 2021/494 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2022/101 Esas 2023/782 Karar sayılı kararında davalı bankaların yetkiye yönelik istinaf itirazları değerlendirilerek 6502 sayılı TKHK'nun 73/5. maddesi uyarınca davada Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu değerlendirilerek mahkemece yetki itirazının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu değerlendirilmiştir.

Hal böyle olunca, mahkemece müteselsil sorumlu olan davacının zarar görenin zararını karşıladıktan sonra iç ilişkide diğer müteselsil sorumluya karşı rücuen tahsil talebinde zarar görenin haklarına halef olacağı, zarar gören yönünden zarar görenin ikametgahı olan Ankara icra müdürlüğünün yetkili olduğu, yetkili icra müdürlüğünde icra takibi başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleştiği gözetilerek taraf delilleri toplanıp, işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). a.4 maddesi gereğince KABULÜNE, 

2. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2024 tarih ve 2023/733 Esas 2024/104 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3. Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,

4. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 

5. İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapİptaliankaranumarasıİtirazınhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim