Ankara BAM 21. HD 2024/560 E. 2024/569 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2024/560
2024/569
30 Nisan 2024
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/560 Esas 2024/569 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/560
KARAR NO : 2024/569
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/02/2024 (Ara Karar)
NUMARASI : 2024/117 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP
EDEN DAVACI :
VEKİLİ :
KARŞI TARAF DAVALI :
TALEP : İhtiyati Tedbir
TALEP TARİHİ : 19/01/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2024
Taraflar arasındaki limited şirket müdürünün azli, olmadığı takdirde müdürün yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin sınırlandırılması istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının yetkili müdürü ve 300 adet paya karşılık hissedarı olduğu, ... Sis. Makina İnş. İth. İhr. San. Ltd. Şti.'nde 200 adet pay karşılığı hissedar olduğunu, davalı şirket müdürünün şirket alacaklarını şahsı üzerinden tahsil ettiğini, özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, kar payı dağıtımına ilişkin işlemleri ifa etmediğini, genel kurul yapmaktan kaçındığını, genel kurulda görüşülmesi gereken hususları sürekli ötelediğini, şirket müdürünün göstermesi gereken faaliyetlerde eksik davrandığını, müdürlükten alınması ya da yetkilerinin kısıtlanması gerektiğini, davalı ortaklara bilgi verme mecburiyetini ihlal ettiğini, davalının şirketin işlerinde şahsi hesaplarını ve kendisine ya da yakınlarına ait şirket hesaplarını alıcı ya da aracı olarak kullandığını, bir kısım muameleleri nedeniyle şirketin resmi kurumlar nezdinde cezai işleme tabi tutulmasına sebebiyet verdiğini belirterek limited şirket müdürü olan davalının yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına, söz konusu talep kabul görmez ise davalının yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin sınırlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca işbu dava sonuna kadar tedbiren müdürlük yetki ve haklarının kullanılması amacıyla müvekkiline yetki verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava konusu edilen şirketin organsız kalmadığı, dolayısıyla şirkete bu aşamada kayyım atanmasını gerektirecek hukuki bir sebep olmadığı, bundan başka davacı tarafın taleplerinin yargılamayı gerektirdiği, yargılamanın geldiği aşama itibariyle de kayyım atanmasını gerektirecek bir şekilde organ boşluğunun olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; azil davalarının müdüre karşı açılmasının gerekli ve yeterli olduğunu, davalının şirket işlemlerinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, usulsüz işlemler yaptığını, davalının müdürlük görevini sürdürdüğü on yılı aşkın süre zarfında genel kurulu toplantıya davet etmediğini, davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde müvekkilinin azınlık pay sahibi olarak genel kurul toplantısı yapılmasını talep hakkını kullanmamış olmasında bahisle davanın reddini talep etmiş ise de, bu beyanın hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu, azınlık pay sahiplerine tanınan genel kurulun toplantıya çağrılmasını talebin yükümlülük değil, aksine hak olduğunu, şirket müdürü olarak görev yapmakta olan davalının şirketi kanunlarda ve şirket ana sözleşmesinde belirtilen tarih ve dönemlerde genel kurul toplantısı yapmasının yükümlülük olduğunu, ortakların şirket yönetiminden bilgi alma haklarının sürekli ihlal edildiğini, görevde bulunduğu 7 yıllık süreçte en temel vazifelerinden olan genel kurulun toplantıya çağrılması şeklindeki görevini yerine getirmeyen, bu husustaki özensizliği ve ihmali sürekli hale gelmiş davalı müdürün azline karar verilmesi gerektiğine ilişkin emsal Yargıtay kararı bulunduğunu, kural olarak bir sermaye şirketi türü olan limited şirkete bu şirketin sağlayacağı kazançtan yararlanmak amacı ile ortak olunduğunu, uzun yıllar genel kurul toplantısı yapılmayan şirketin kuruluşundan itibaren kar payı dağıtımı da yapılmadığını, dolayısıyla şirket müdürü olan davalının TTK'nun 630/3. maddesindeki yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, davalının müvekkilinin bilgi alma hakkını ihlal ettiğini, şirket müdürü tarafından şirketin işlerinde şahsi hesapları ve kendisi ya da yakınlarına ait şirket hesaplarının alıcı ya da aracı olarak kullanıldığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu, kanun koyucunun yargılama safhasında meydana gelecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşmasının veya imkansız hale gelmesinin ihtiyati tedbir şartı olarak saydığını, davalının uzun yıllardır sorumluluklarını yerine getirmediğini, şirket ortağı olan müvekkillinin çeşitli söylemlerle oyaladığını, şirkete dava sonuna kadar tedbiren yönetim taleplerinin kabul görmemesi halinde onay kayyımı atanması gerekirken kayyım atamasının sadece şirkette organ eksikliği halinde başvurulacak bir yol olarak değerlendirilmesinin mevzuata aykırı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili karşı taraf davalı şirkete tedbiren kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle bu yöndeki ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir.
Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nun 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
TMK'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığı düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 426. maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir.
Bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği gibi, şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK'nun 530. maddesi gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek bir yönetim kayyımı atanabilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2. ve 3. maddelerinde de; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı belirtilmiştir. Anılan maddelerde müdürün yetkisinin sınırlandırılabileceği belirtilmiş olup, maddedeki sınırlandırmanın amacı müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması değildir. Böyle bir yorum, TMK'da düzenlenen kayyımlık müessesesi ile bağdaşmadığı gibi TTK'nun 629/1. maddesinin atfıyla limited şirketlere de uygulanması mümkün olan TTK'nun 371/3. maddesi gereğince ancak temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin özgülendirilmesine veya birlikte kullanılmasına ilişkin sınırlandırılmalar geçerli olup, TTK'nun 630/2 ve 3. fıkralarında belirtilen sınırlandırmada ancak kanunda belirtilen bu hallere ilişkin olarak yapılabilir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/01/2021 tarih 2020/1490 Esas 2021/593 Karar sayılı ilamı).
Bu durumda, mahkemece şirket müdürü görevde olup yönetim boşluğu bulunmadığı, müdürün yetkisinin sınırlandırılmasının amacının müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması olmadığı gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 30/04/2024
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41