Ankara BAM 21. HD 2022/1480 E. 2024/556 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2022/1480
2024/556
30 Nisan 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1480 Esas 2024/556 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1480
KARAR NO : 2024/556
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/07/2022
NUMARASI : 2015/305 Esas 2022/490 Karar
TEMLİK ALAN DAVACI
VEKİLİ
TEMLİK EDEN DAVACI :
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 25/05/2015
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2024
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı banka arasında muhtelif tarihlerde yapılan özel güvenlik hizmet alım sözleşmeleri kapsamında 2006 yılından 30.04.2012 tarihine kadar davalı banka ve bağlı işyerlerinin özel güvenlik hizmet alım işinin müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, ayrıca müvekkili şirket ile davalı banka arasında akdedilen kredi sözleşmeleri kapsamında davalı bankadan kredi kullanıldığını, müvekkili şirketin geçen süre zarfında kredi ödemelerini düzenli bir şekilde yapmakta ve hiçbir surette borç ödeme noktasında aksama yaşamamış iken davalı banka tarafından keşide edilen ihtarname ile müvekkili şirketin kredilerinin kat edildiğini, ihtar üzerine müvekkili şirket tarafından davalı bankaya 06.04.2012 tarihinde banka hesabında bulunan tutardan kredi borcunu ödeme hususunda talimat verdiğini ve kredi borcunun 3.476.000,00 TL'sinin ödendiğini, ancak sonradan davalı bankanın müvekkili şirketin 06/04/2012 tarihinde kredi ödemesini yapmasının ardından kredi ödeme işleminde düzeltme yaparak müvekkili şirketin kredi için ödediği tutarı müvekkili şirketin hesabına iade ettiğini ve iade ettiği tutarı da müvekkili şirketin rızası olmaksızın hesabından üçüncü kişilere ödeyerek çıkardığını, davalı banka tarafından müvekkili şirket hakkında Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/336 E. sayılı dosyasında belirtilen kredinin ödendiğine ilişkin savunmaları baki kalmak kaydıyla; müvekkili şirketin asıl olarak kredi borcunu ödediğini, kredi borcu işlemi nazara alınmıyor ise müvekkili şirketin davalı bankadan ödediği kredi miktarı kadar mevduat alacağı bulunduğunu, davalı bankanın kredi borcu kadar ödenen tutar üzerinde tek taraflı olarak tasarrufta bulunmasının mümkün olmadığını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren Bankanın kredi sözleşmesinde belirtilen %26 faiz oranı ile işletilecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 27/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 240.738,06 TL'nin temerrüt tarihi olan 06/04/2012 tarihinden işleyecek % 26 oranında faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile alacak miktarı kesin olarak belirtildiğinden davanın kısmi dava olarak açılmasının HMK'nın 109. maddesine aykırı olduğunu, müvekkili banka tarafından davacı şirketten 01/12/2006 tarihinden başlamak üzere farklı tarihli sözleşmeler kapsamında 30/04/2012 tarihe kadar özel güvenlik hizmeti alındığını, ayrıca davacı şirket ile müvekkili Bankanın ... Şubesi arasında 09/01/2010 ve 18/10/2011 tarihli genel ticari kredi ve limit arttırım sözleşmeleri imzalandığını, 18/10/2011 tarihli ek kredi sözleşmesi ile firmaya 10.000.000 TL kredi limiti tesis edildiğini ve muhtelif tarihlerde cari hesap şeklinde kredi kullandırıldığını, davacının müvekkili banka ile imzalanan 16/02/2009 tarihli Ana Sözleşmenin 7/6 maddesi gereği hak edişin hesabına yatırıldığı gün dahil 3 gün içinde personel ücretlerinin eksiksiz olarak ödenmesi ve her personele ne kadar para yatırıldığını gösterir hesap ekstresini bankaya göndermesi gerekirken Mart/2012 ayına ait özel güvenlik görevlileri ücret ve diğer haklarının da bulunduğu hak ediş tutarı olan 3.433.686 TL'nin, 06/04/2012 tarihinde müvekkilince davacının vadesiz hesabına aktarıldığı halde en geç 09/04/2012 tarihine kadar ödemesi gereken özel güvenlik görevlileri ücretlerini ödemeyerek aynı gün Şubeye hak ediş tutarının tamamının Şubedeki kredi borcuna mahsup edilmesi talimatı verdiğini, müvekkili bankada görev yapan güvenlik görevlilerinin Mart ayı ücretlerini alamadıklarına ilişkin müracaatları neticesinde bankada güvenlik zaafiyeti doğma tehlikesinin ortaya çıktığını, davacı ile yapılan görüşmelerde ve bildirimlerde özel güvenlik görevlilerinin ücretlerinin ödenmesinin istenildiğini, ancak hiç bir olumlu yanıt alınamadığını, bunun üzerine sehven kredi hesabına mahsup edilen hakediş tutarının 13/04/2011 tarihinde davacının kredi hesabından geri alınarak düzeltme işlemi yapıldığını ve güvenlik görevlilerine toplam 801.500 TL avans ödemesi yapıldığını, durumun davacıya da bildirilerek kalan ücretlerin ödenmesi için gerekli bilgi ve belgelerin bankaya iletilmesinin istenildiğini, ancak davacı tarafından ücret ödemesi yapılmadığı gibi belgelerin de Bankaya gönderilmediğini, bunun üzerine 17/04/2012 tarihinde davacıya keşide edilen ihtarmame ile ödenmeyen bakiye özel güvenlik görevlileri ücretlerinin ödenmesinin, aksi halde firmanın hak ediş tutarında ödemelerin Bankaca özel güvenlik görevlilerine yapılacağının ihtar edildiğini, davacı şirkete 20/04/2012 tarihinde yeni bir ihtarmame daha keşide edilmesini müteakip 24/04/2012 tarihli davacı şirket yazısı ile 720.499 TL sigorta primi ve 221.602 TL vergi tutarının vadesiz hesabına aktarılan hakediş tutarından ödenmesinin talep edildiğini, ancak işçi ücretlerinin ödenmesine dair talepte bulunulmadığını, sigorta prim ve vergi tutarlarının bu talimata istinaden ödendiğini, özel güvenlik görevlileri ücretleri ile yasal yükümlülükler ödendikten sonraki bakiye olan 541.468,21 TL'nin firmanın 06/04/2012 tarihli talimatına istinaden kredi hesabına mahsup edildiğini, bankaca yapılan işlemlerin yasal olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre temlik alan ... vekilince 10/03/2022 tarihli dilekçe ekinde dava konusu alacağın davacı tarafından temlik edildiğine dair 20/05/2021 tarihli temlikname sunulmuş olup, haricen düzenlenmiş olduğundan söz konusu temlikname davacı şirkete ihtarlı olarak tebliğ edilmiş olup, davacı tarafından temlikname konusunda bir beyanda bulunmadığından temliknamenin geçerli olduğunun kabul edildiğini, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen ilamında belirlenen 240.738,06 TL'nin aynı sözleşme ilişkisi kapsamında olduğu ve taraflar yönünde bağlayıcılığı bulunduğu, bu nedenle bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı olarak açılan davada davanın kabulüne, 240.738,06 TL'nin, 50.000,00 TL'sine 25/05/2015 dava tarihinden, 190.738,06 TL'sine 27/09/2021 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Özel Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesinin 7.6.maddesinde, personel ücretlerinin eksiksiz olarak ödenmesi ve ödemeye ilişkin dekontların müvekkili bankaya gönderilmesinin açıkça düzenlendiğini, özel güvenlik görevlilerinin ücretlerinin sözleşmede belirtilen süre içerisinde ödenmemesi durumunda müvekkili bankanın gerek kanundan gerekse sözleşmeden doğan takas ve mahsup hakkı olduğunun tartışmasız olduğunu, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/513 esas sayılı dosyasında müvekkili bankanın sözleşme hükümleri kapsamında rehin hakkı sahibi olduğunun tespit edildiğini, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/336 Esas 2015/519 Karar sayılı ilamında özel güvenlik görevlilerinin işçilik hak ve ücretlerinin ... Güvenliğin kredi borcuna sayılması gerektiğini, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1005 esas sayılı dosyasından alacak davası açıldığını, müvekkili bankanın özel güvenlik görevlilerinin ücretleri, SGK ve vergi ödemeleri nedeniyle toplamda 4.016.813,05 TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, takas mahsup hakkının kullanılacağının belirtilmiş olmasına rağmen dosyanın bekletici mesele yapılmadığını, ayrıca Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinden alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, müvekkili bankanın iş kanunundan, 5510 sayılı kanundan, bankacılık kanunundan, sözleşmeden kaynaklanan sorumluluk hak ve yetkileri bulunduğunu, temlik eden davacı ... Güvenlik'in özel güvenlik görevlilerinin ücretleri bakımından müvekkili bankaya borcu bulunduğunu bilirkişi incelemesi yapılmadan, banka kayıtları incelenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davacı tarafından kredi borcu nedeniyle yapılan ödemenin davalı tarafından haksız olarak üçüncü kişilere ödendiği iddiasına dayalı olarak alacak istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/336 Esas 2015/519 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ... Bankası A.Ş, davalısının ... Özel Güvenlik Eğitim Ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. ve müşterekleri olup, genel kredi sözleşmesi, limit arttırma ve ek kredi sözleşmelerine dayalı olarak nakdi ve gayrinakdi alacak istemi ile açılan davanın yürütülen yargılaması neticesinde icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 240.738,06 TL fazla ödemesi bulunduğu anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2015/11337 E.-2016/5448 K. sayılı ilamı ile hükmün onandığı ve yine Yargıtay 11. HD'nin 2016/11434 E.-2018/3913 K. sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine dair kararı üzerine hükmün kesinleştiği,
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1005 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının ... Bankası A.Ş, davalısının ... Özel Güvenlik Eğitim Ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. olup, 30.03.2012 - 28.05.2012 döneminde banka tarafından davalı nam ve hesabına yapılan işçilik hak ve ücretleri, SGK ve vergi borçlarına ilişkin ödemeler toplamı 4.016.81,003 TL'nin tahsili talebiyle açılan davanın yargılaması neticesinde Mahkemece 08/10/2020 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın davacı tarafça istinaf edildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 26/04/2023 tarih ve 2023/803 Esas 2023/765 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun faiz başlangıç tarihi yönünden yapıldığını, davacı tarafın talep miktarının tamamen kabul edildiğini, reddedilen alacak kalemi bulunmadığını, söz konusu kararın davacı yönünden kesin olduğunu, bu nedenle istinaf dilekçesinin reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olaya gelince, temlik eden şirket ile davalı banka arasında 2006-30/04/2012 tarihine kadar özel güvenlik hizmet alım sözleşmeleri imzalandığı, bu kapsamda temlik eden şirket tarafından davalı bankadan krediler kullanıldığı, kullanılan kredilerin ödenmediğinden bahisle davalı banka tarafından temlik eden şirket aleyhine takip yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine takibin durduğu, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/336 Esas 2015/519 Karar Sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında davacı bankanın temlik eden şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı, icra takip tarihi itibariyle davacı bankanın temlik eden davalı şirketten 240.0738,06 fazla tahsilat yapıldığının tespit edildiği, söz konusu kararın davacı banka tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Yargıtay 11. HD'nin 2015/11337 E.-2016/5448 K. Sayılı kararı ile onandığı, karar düzeltme talebinin de yine reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği bu hale göre temlik eden şirketin davalı bankadan kesinleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin dava dosyasından anlaşılacağı üzere davalı bankadan 240.738,06 TL alacağı bulunduğu, her ne kadar davalı banka tarafından yargılama aşamasında Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1005 Esas sayılı dosyasında temlik eden şirketten işçilik hak ve ücretleri ile SGK ve vergi borçlarına ilişkin olarak toplam 4.016.081,03 TL alacakları bulunduğundan bahisle takas ve mahsup talebinde bulunulmuş ise de, davalı bankanın eldeki davada takas mahsup talebinde bulunmadan alacağına yönelik Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmış olması nedeniyle takas mahsup talebinin eldeki davada değerlendirilmesinin ve/veya Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin dava dosyasının neticesinin beklenilmesine usul ekonomisi gereğince gerek bulunmadığı gibi temlik eden şirkete karşı takas ve mahsup hakkı gibi def'ilerin infaz aşamasında temlik alan davacı ...'e de yöneltilmesi mümkün olmakla usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına yönelik davalı yanın istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Davalıdan alınması gerekli olan 16.444,82 TL harçtan peşin alınan 1.171,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.273,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.30/04/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41