Ankara BAM 21. HD 2024/333 E. 2024/531 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2024/333
2024/531
24 Nisan 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/333 Esas 2024/531 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/333
KARAR NO : 2024/531
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :11/01/2024
NUMARASI :2023/759 Esas 2024/8 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 07/11/2023
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2024
Taraflar arasındaki şirketin ihyasına ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2023/412 Esas sayılı dosyada açmış olduğu alacak davasında dava dışı ... Hizmetleri Ltd. Şti'nin ticaret sicil kaydının şirketin tasfiye edilmesi sebebi ile terkin edildiğinin anlaşıldığını, taraflarına ihya davası açması için süre verildiğini belirterek Ticaret Sicilden kaydı silinen dava dışı şirketin ihyasın karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ihya talebinin hak düşürücü süre sebebi ile reddinin gerektiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu, dava dışı şirketten alacağının bulunmadığını, davacının, dava dışı şirketin ihyası talebinde hukuki yararının bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicilde 153394 sicil numarası ile kayıtlı olan dava dışı ... Hizmetleri Ltd. Şti'nin 21/03/2017 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı alındığını ve şirket tasfiye memurluğuna davalı ...'un seçildiğini, sicilden tasfiye sonucu kaydının silindiğini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK'nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasını ve bu davada yasal hasım olunduğundan, tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine dava açıldığı, bu dosyada yapılan yargılama sırasında şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığı, dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, 30/03/2017 tarihinde ticaret sicilinden tasfiye kapanışı ile kaydının silindiği, eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmek mümkün olamayacağından şirketin yeniden ihyası gerektiği, şirket hakkında açılmış bir dava bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne TTK 547. maddesi gereğince devam eden dava ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin son tasfiye memuru olan ...'un atanmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin vermiş olduğu karar eksik incelemeye dayalı hatalı olduğunu, özellikle tasfiye memurunun kusuru olmadığı halde yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının olaya, usul ve yasaya aykırı olduğunu, TTK.m.547 gerekçesinde belirtilen dava şartları bulunmadığını, muvazaalı, hukuku dolanarak yapılan işlemlerin hukuk güvenliğini tehdit edeceğini, kötüniyeti, muvazaayı hukuk korumadığını, alt işveren- asıl işveren ilişkisinin bulunduğu kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı sorumluluğu asıl işverene ait olduğunu, yerel mahkemenin “ek tasfiye için ihya kararı” eksik/hatalı olduğunu, alacak/hak dayanağından 13 yıl, Ticaret Sicili terkininden 6 yıl sonra tasfiye memurunun tek kusurlu, sorumlu tutularak maktu vekalet ücreti yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacak iddiası ve itirazlarımız ile tasfiye memurunun kusurunun olup olmadığının incelenmediğini, ayrıca alacak kapsamının araştırılmadığını, AAÜT aykırı karar verildiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, sicilden tasfiye sonucu kaydı silinen şirketin, aleyhine açılan davada taraf teşkili için ihyası istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen belgeler, Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/412 Esas sayılı dosyasına ilişkin bilgiler vs deliller dosya arasında mevcuttur.
İhyası istenilen şirketin ticaret sicil özetinin incelenmesinde; 153394 sicil numarası ile ticaret sicil müdürlüğünde tescil edildiği, şirketin 21/03/2017 tescil tarihi itibariyle genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, davalı ...'un tasfiye memuru olarak atandığı, şirketin tasfiye kapanışı yapıp sicil kaydının 25/10/2017 tarihinde silindiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" hükmü düzenlenmiştir.Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı).
Somut davada, dava dışı şirketin 21/03/2017 tarihli genel kurulunda tasfiye kararı alındığı, tasfiye memuru olarak davalı ...'un seçildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, şirketin tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara gerekli ilanların yapıldığı ve 25/10/2017 tarihinde şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair alınan genel kurul kararının tescilinin 30/10/2017 tarihinde yapıldığı, davacı tarafından ihyası istenen ... Hizmetleri Ltd. Şti. hakkında açılan alacak davası nedeniyle davacı tarafın şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve şirketin ihyasının gerektiği,husumetin tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihyaya ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan,tasfiye sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı tasfiye memurlarının sorumlu olması ve 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece davalı tasfiye memuru ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ...'un istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. Alınması gerekli olan 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3. Yapılan yargılama giderlerinin yatıran üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/04/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41