Ankara BAM 21. HD 2022/1408 E. 2024/492 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2022/1408
2024/492
2 Nisan 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1408 Esas 2024/492 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1408
KARAR NO : 2024/492
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/01/2021
NUMARASI : 2017/29 Esas 2021/66 Karar
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/01/2017
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2024
Taraflar arasındaki kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın davalılar tarafından sigorta ve kasko sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin aracını arkadaşı olan ve vefat eden ... ve eşi ...'ya ödünç olarak verdiğini, ...'nun aracı kullanması esnasında 19/09/2015 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, ancak kazanın özetinde ...'nun araç sürücüsü olduğu yönünde tespitte bulunulduğunu, jandarmanın tanzim ettiği yanlış kaza tutanağı sebebiyle müvekkilinin süre gelen zamanda defalarca sigorta şirketi ile görüşmesine rağmen aracının uğradığı hasar bedelinin davalılardan alamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL aracın uğradığı maddi zarar bedeli, 100,00 TL araç değer kaybı ve 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın yetkili mahkemede ikame edilmediğini, yetki itirazında bulunduklarını, huzurda ikame edilen davanın dayanağı olan genişletilmiş kasko sigorta paket poliçesi kapsamında “dain-i mürtehin” konumunda olan taraf müvekkili banka olduğunu, buna karşın hiçbir hukuki temele dayanmayan ve taraflarınca anlaşılmayan bir şekilde müvekkili bankaya yöneltilen davanın müvekkili banka yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini belirterek öncelikle yetki ve husumet itirazlarının dikkate alınarak yetkili mahkemece davanın müvekkili banka yönünden husumet nedeni ile reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız olup reddi gerekmekte olduğunu, davaya konu trafik kazası meydana geldikten sonra görevli resmi ekiplerce trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanakta araç sürücüsünün ... olduğu ve geçerli bir ehliyetinin bulunmadığı tespitleri resmi ekiplerce yapıldığını, bununla birlikte müvekkili sigorta şirketince bir hasar dosyası oluşturularak dosya nezdinde ayrıca yaptırılan tespitlerde ...’nun kaza esnasında sürücü konumunda bulunduğunu, kaza sonrasında yolcu konumunda oturan ... ile yer değiştirmeye çalıştıklarını, kaza sonrasında sürücü ...’nun kafasını aracın ön camına vurduğunu, kaza sonrasında Çankırı ilindeki otoparka çekilen araçta yapılan kontrollerde sürücü koltuğunun ...’nun direksiyon ve pedallara yetişemeyeceği kadar geride olduğunu, hususlarının belirtildiğini bu sebeplerle haksız ve mesnetsiz açılmış davanın reddine istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; TTK’nun 1453. maddesi hükmü uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa’nın 1454. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkün olup, böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona aittir. Bu durumda, sigorta ettiren ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin açık muvafakatını almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi sigorta ettirenin tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatı olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, bu nedenlerle açılan iş bu davada, mahkemece dain-i mürtehin sıfatı bulunan davalı ... Şubesi'nin açılan davaya muvafakat ve icazetleri olmadığını cevap dilekçesi ile bildirdikleri, dain-i mürtehin sıfatını taşıyan dava dışı bankanın bu beyanı kayıtsız şartsız bir muvafakat olmadığından davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Davalı ... şirketinin müvekkilinin rızası alınmadan müvekkiline ait ve kazası olmayan ... plakalı araç üzerine zeyilname düzenlediğini, dava konusu aracın ise ... iken bu araç üzerinde tamir sorgusunda herhangi bir hasar kaydı görünmediğini, sigorta şirketinin kötü niyetli olarak aslında kaza yapmayan araç üzerine hasar kaydı işlettiğini, bu şekilde kaza sonucu oluşan hasarın ve diğer zararların tazmininden kurtulmaya çalıştığını, kaza anında araç sürücüsünün ... olduğunu, şoför değişimi durumunun bulunmadığını, kaza fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere devrilen aracın ancak tek kapısından çıkmanın mümkün olduğunu, daini mürtehinin rızası alınmadığından bahisle davanın aktif husumet nedeniyle reddi kararının hatalı olduğunu, poliçede daini mürtehinin bulunmasının oluşan hasarın istenmesine engel teşkil etmediğini, daini mürtehinin de herhangi bir zararının bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Bankası vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava;
Dava; kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Tutanak başlıklı belgenin incelenmesinde; 19/09/2015 tarihinde saat 07:45 sırasında Şabanözü - Ankara Karayolu Bulgurcu köyü mevkiinde meydana gelen trafik kazasında olay yerinden alınan (şoför mahallinden) ...'nun yapılan muayene sırasında alkolmetreyi üflemeyi kabul etmediği, şahsın tavır ve davranışlarından alkollü olduğunun tahmin edildiği, tutanağın Acil Servis Doktoru, Sağlık Memuru ve 112 Acil Ambulans Personelince imza altına alındığı,
Tutanak ve Kamera Araştırma Tutanağı başlıklı belgenin incelenmesinde; 19/09/2015 tarihinde saat 07:30 sıralarında Ankara - Şabanözü Karayolu üzerinde trafik kazası meydana geldiği, olayı gören tanığın ... olup, başka tanık bulunmadığı, kazaya 112 tarafından müdahale eden ekibin sürücü koltuğundan ... adlı şahsı çıkardığının öğrenildiği, olay yerine gören herhangi bir güvenlik ya da araba mobesesini bulunmadığının belirtildiği, tutanağın 19/09/2015 tarihinde Jandarma personelince imza altına alındığı,
Trafik kaza Tespit Tutanağının incelenmesinde; sürücü ...'nun kullandığı ... plakalı aracın Şabanözü ilçesi Bulgurcu köyü yakınlarında yaptığı tek taraflı trafik kazasında aracın yük ve teknik özelliğine, yol, hava ve trafik durumuna göre kullanmadığından kusurlu olduğu, yapılan sorgulamada araç sürücüsü ...'nun 2040 yılına kadar ehliyetine el konulduğunun tespit edildiği,
Şabanözü Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/564 Soruşturma 2015/373 karar nolu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında mağdur şüphelinin ... olup, taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan ötürü yapılan soruşturmada şüphelinin 18/10/2015 tarihinde hayatını kaybettiği, şüphelinin ölmesi nedeniyle TCK'nun 64/1.maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dölen ... Eksper Şirketinden alınan 07/01/2016 tarihli ekspertiz raporunda özetle; aracın yapmış olduğu kaza sonucu yedek parça, işçilik dahil 39.311,69 TL hasar meydana geldiği, 7.076,10 TL KDV eklendiğinde toplam hasarın 46.387,79 TL olduğu, aracın hasarlı değerinin 5.000,00 TL olacağı belirtilmiştir.
Dava konusu ... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Paketi Poliçesi ile 22/10/2014 ve 22/10/205 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalı olduğu, araç üzerinde ... Şubesi lehine daini mürtehin hakkı bulunduğu görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu,
TTK'nun 1456/1. maddesinde "Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder" düzenlemesine; 1456/2. maddesinde ise "Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminatı sigortalıya ödenebilir" düzenlemelerine yer verilmiştir.
Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi uyarınca, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gereklidir.
Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur. Öncelikle talep hakkının rehin hakkı sahibinde olması, yani sigorta bedelinin rehin hakkı sahibine ödenmesi gerektiği durumda, rehin hakkı sahibinin muvafakatinin bulunması halinde sigortalıya sigorta bedeli ödenebilir. Bu durumda dava açma hakkı da öncelikle rehin hakkı sahibinde olduğundan bir dava şartı olarak aktif dava ehliyeti olan davacı sıfatının da rehin hakkı sahibinde olduğu, buna karşın daini mürtehinin muvafakati halinde bu şartın yerine getirilmiş sayılacağı yerleşik içtihatlarla da ortaya konulmuştur.
6100 Sayılı HMK'nın "Duruşma yapılmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/(1)-a.6.maddesinde de (Değişik: 22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesince açılan davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ise de, davacı yanca davalı dain mürtehin ... Şube Müdürlüğü aleyhine açılan davada davacı yana bu davalıya davanın yöneltilme nedeninin açıklattırılmadığı, buna ilişkin delillerinin bulunup bulunmadığı sorulup toplanmadığı gibi dava konusu aracın pert olup olmadığı hususunun araştırılmadığı, bilirkişi heyetinden sigortalı aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el değerinin, hasar bedelinin, sovtaj bedelinin tespit ettirilerek aracın tamirinin ekonomik olup olmayacağı hususunda rapor alınmadığı gibi, ... plakalı aracın bilgilerinde Noterden mülkiyeti muhafazalı satış kaydı bulunduğu, bu kaydın kime ait olduğu yönünde de herhangi bir araştırılma yapılmadığı ve deliller toplanılmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürülen deliller toplanıp, toplanan deliller kapsamında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğinden Dairemizce denetim yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte davaya konu delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1). a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
-
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2021 tarih ve 2017/29 Esas 2021/66 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya tarafa iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01