SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2024/416 E. 2024/455 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/416

Karar No

2024/455

Karar Tarihi

20 Mart 2024

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/416 Esas 2024/455 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/416

KARAR NO : 2024/455

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12/01/2024

NUMARASI : 2024/17 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

DAVACI :

VEKİLİ :

KARŞI TARAF

DAVALILAR :

TALEP : İhtiyati Tedbir

TALEP TARİHİ : 09/01/2024

KARAR TARİHİ : 20/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024

Taraflar arasındaki anonim şirketin haklı nedenle feshi veya kar payı dağıtılması, olmazsa payların gerçek değeri üzerinden şirketten çıkarılma istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TALEP

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş.'nin 2013 yılından bu yana faal ve yüksek karlılıkla çalışan bir şirket olduğunu, ancak bugüne kadar herhangi bir kar dağıtımı yapmadığını, azınlık pay sahibinin bıktırılması için husumetli olduğu dava dışı bir kişinin davalının yönetim kuruluna seçildiğini, hem davacı şirket ile husumetli hem şaibeli iş ve işlemlere tevessül eden hem de dava dışı ...'le para alışverişi olan dava dışı ...'nin davalı şirket yönetim kuruluna seçildiğini, şirket paydaşları bakımından olduğu kadar bu durumun davalı şirketi de tehlikeye attığını, karlılık içinde olan davalı şirketin uzunca bir süre kar payı dağıtmamasının haklı nedenlerin başında geldiğini, davalı şirket tarafından kar payı dağıtılmaması kararı alındığını, ancak yönetim kurulu üyelerine fahiş miktarda huzur hakkı verildiğine bu durumun kabul edilemeyeceğine, davalı şirket ortaklarının artık davalı şirketi devam ettirmelerinin imkansız hale geldiğini, davalı şirkette uzun süredir genel kurul toplantıları yapılmadığını, bu durumun da haklı sebep teşkil ettiğini, davalı hakim ortağın davalı şirketin içini boşaltabilmesi için paylarını eşine muvazaalı olarak devretme hazırlığı içerisinde olduğunu, davalı şirket giderlerinin şişirildiğini belirterek davalı şirketin feshine, fesih mülkün olmaması halinde kar paylarının mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte hesaplanarak müvekkiline şirket payı oranında ödenmesine, olmadığı takdirde davalı ...... Ltd. Şti.'nin davalı ... şirketindeki paylarının hesaplanarak davalı ... şirketine ödenmesine, davalı şirketten çıkarılmasına, bu talebin kabul görmemesi halinde müvekkilinin davalı şirketteki paylarının hesaplanarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca davalı ...'in paylarının üçüncü kişilere devir ve temlik edilmesinin önlenmesi, davalı ...'in yönetim kurulu tarafından şirketin kasasının boşaltılması ve fiktif borçlanmalar yaratılmasının engellenmesi için davalı ... şirketine öncelikle yönetim, aksi takdirde denetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, dosyada dava dilekçesi ekinde sunulan deliller incelendiğinde, davacının dava dilekçesindeki iddialarını ihtiyati tedbir verilmesini gerektirecek şekilde yaklaşık olarak ispatlayamadığı, davacının haklılığının yaklaşık olarak ispatının yargılamayı ve delil toplanmasını gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi, yönetim kuruluna oldukça şaibeli ve müvekkili ile bir çok davası mevcut olan ihtilaflı bir kişinin (...) seçildiğnii, uzun zamandır oldukça karlı olmasına rağmen şirketin ortaklarına kar payı dağıtılmadığını, kar payı dağıtılmamasına rağmen yönetim kuruluna 3 üye birden seçerek bu üyelere fahiş huzur hakları tayin edildiğini, şirket kuruluşundan bu yana genel kurul toplantıları yapmadığını, pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarını kullandırmadığını, hakim ortak ve yönetim kurulu başkanı olan diğer davalının da paylarını muvazaalı olarak devretme hazırlığı içinde olduğu duyumu alındığını, her ne kadar şirketin feshi talepli de olsa bu talebin reddi halinde diğer taleplerin bir paranın ödenmesine ilişkin olduğunu, davada yapılacak incelemelerin uzun süreceğini, davalı ... şirketinin şirket kasasının boşaltılması, giderlerin şişirilmesi ve nihayetinde kazanılmış bir dava da olsa tahsil kabiliyeti olmayan ve muhtemelen tasfiye edilerek muvazaalı işlemlere tevessül edileceği de düşünüldüğünde, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesinin, ileride elde edilebilecek faydayı sonuçsuz bıraktığını, dava dilekçesinin netice talep bölümü incelendiğinde 2 tane ihtiyati tedbir talepleri mevcutken mahkeme tarafından yalnızca "davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine" şeklinde hüküm kurulduğunu, hangi talebin reddedildiğinin de açıklanmadığını, davalı ...'in pay sahiplerinin paylarının 3. kişilere devir ve temlik edilmesinin önlenmesi, davalı ... şirketi yönetim kurulu tarafından şirketin kasasının boşaltılması ve fiktif borçlanmalar yaratılmasını engellemek de dahil sonradan telafisi imkansız işlemlerin önüne geçebilmek amacıyla davalı ... şirketine öncelikle yönetim aksi takdirde denetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinde bulunulduklarını, mahkemece soyut ve gerekçesiz bir şekilde ihtiyati tedbirin reddine karar verildiğnii, hangi talebin reddedildiğinin belirtilmediğini, davalı şirketin yönetim kurulunun, işbu davadaki talepleri etkisiz kılmak amacıyla şirketin malvarlıklarını, banka hesaplarını, demirbaşlarını ve önemli yatırım bedellerini kaçırma yoluna gidebilecekleri gibi giderleri fiktif olarak şişirerek şirketin durmadan zarar içerisinde olduğu zannını yaratabileceklerini, şirketin feshine karar verilmesi, yahut fesih haricinde pay sahibinin ivazlı olarak ıskatına karar verilebilmesi, yahut bunun da mümkün olmaması halinde kar payının hesaplanarak davacı pay sahibine ödenmesine karar verilmesi hallerinde en önemli ortak paydanın tahsil kabiliyeti olup olmadığı olduğunu, TTK'nun 531. madde gereğince açılan fesih davalarında ve uygulamada öncelikle muvazaalı pay devirlerinin önlenmesi, ardından davalı şirketin malvarlığının kasıtlı şekilde azaltılmasını ya da ortadan kaldırılmasını önleyecek şekilde davalı şirkete yönetim yahut denetim kayyımı atanmasına karar verilmekte olduğunu, böylelikle davalı şirket faaliyetlerine devam ederken malvarlığının dava sonuna kadar korunmasının sağlanacağını belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.

Davalı ... A.Ş.'nin 11/10/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, esas sözleşmesi, dava dışı ... tarafından davacıya gönderilen 03/03/2022 tarihli ihtarname ile davacı tarafından davalılara gönderilen 04/05/2023 tarihli ihtarname suretleri dosya içerisinde yer almaktadır.

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili karşı taraf davalı A.Ş.'nin hisselerinin üçüncü kişilere devrinin ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulması, karşı taraf davalı ... A.Ş.'ye yönetim kayyımı, olmadığı takdirde denetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle davacı vekilinin talebi özetlenirken talebin davalı ... A.Ş.'ye yönetim kayyımı, olmadığı takdirde denetim kayyımı atanması istemine ilişkin olduğu belirtilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir.

Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nun 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

TMK'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığı düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 426. maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir.

Bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği gibi, şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK'nun 530. maddesi gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek bir yönetim kayyımı atanabilir.

İlk derece mahkemesinin bu aşamada davacının iddialarını yaklaşık olarak ispat edemediği gözetilerek mahkemece davacı vekilinin yönetim kayyımı, olmadığı takdirde denetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili davalı ... A.Ş.'nin hisselerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, mahkeme ara kararında davacı vekilinin talebinde anılan ihtiyati tedbire yer verilmediği gibi, karar gerekçesinde de bu talebe ilişkin açık bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece dava dilekçesinde yer alan davalı ... A.Ş.'nin hisselerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulması talebi hakkında bu aşamada verilen bir karar bulunmadığından Dairemizce anılan talebe ilişkin istinaf incelemesi yapılamayacağı, mahkemece anılan talebin her zaman değerlendirilebileceği anlaşılmıştır.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı ... A.Ş.'ye kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, talep dilekçesinde yer alan davalı ... A.Ş.'nin hisselerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulması talebi hakkında ilk derece mahkemesince karar verilmesinde muhtariyetine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 

2. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin talep dilekçesinde yer alan davalı ... A.Ş.'nin hisselerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulması talebi hakkında ilk derece mahkemesince karar verilmesinde muhtariyetine,

3. İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 

4. İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,	

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 20/03/2024

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararankaranumarasıİhtiyatiTedbirhükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim