Ankara BAM 21. HD 2021/1174 E. 2024/385 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2021/1174
2024/385
13 Mart 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1174 Esas 2024/385 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1174
KARAR NO : 2024/385
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/07/2020
NUMARASI : 2005/456 Esas 2020/307 Karar
DAVACI
VEKİLLERİ :
DAVALILAR
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 06/09/2005
KARAR TARİHİ :13/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :13/03/2024
Taraflar arasındaki alacağa ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların, ... A.Ş.'ye usulsüz kredi kullandırılmak suretiyle banka zararına sebebiyet verdiklerini, kullandırılan kredilerin 12.07.1996/24 tahsis numarası ile 500.000.-USD, 13.09.1996/32 tahsis numarası ile 750.000.-USD, 29.11.1996/42 tahsis numarası ile 250.000.- USD, 29.11.1996/42 tahsis numarası ile 6.500.000.000 TL'lik krediler olduğu, kredi kullandırılırken usulsüzlük yapıldığını, bankacılık genel mevzuatı ile bankanın iç mevzuatı ve bankacılık ilke ve teammüllerine aykırı olduğunu, kullandırılan kredilerde yeterli teminatların alınmadığını, kredilerin tahsil kabiliyetinin bulunmadığını, banka çalışanı olan davalıların özel borcunu yerine getirmediğini, bu nedenle banka zararına sebebiyet verildiğini iddia ederek tahsil kabiliyeti bulunmayan 931.110,67-TL'nin 14.06.1999 tarihinden itibaren bankaca aynı tür kredilere uygulanan değişen temerrüt faizi oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 17.04.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile ... A.Ş.'nin yan kuruluşları olan ... A.Ş., Titaş Ltd.Şti., ... A.Ş.'ye kullandırılan ve tahsil edilemeyen toplam 50.007,67 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili özetle; müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmadığını, ticari krediler müdürü olduğunu, banka denetçilerinin sorumluluk davası açamayacağını, davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, ibra kararı ile borcun hukuken sona erdiğini, beklenmeyen krizler ve risklerin karşılığında firmaların ödeme güçlüğüne düştüğünü, banka zararının hazine tarafından karşılandığını, bankanın zararı olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilli özetli; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, dava konusu kredilerden dolayı müvekkillerinin hukuka aykırı işlem yapmadıklarını, müvekkilleri hakkında alınan ibra kararı bulunduğunu, kredi işlemlerinin mevzuata ve usulüne uygun yapıldığını, kredi istihbarat raporlarında olumsuzluk bulunmadığını, tahsil edilemeyen kredilerin bankacılık işlemlerinde iş riski olduğunu, özen borcuna aykırılık bulunmadığını, kredi tahsisinde teminatların alındığını belirterek, davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ... vekili özetle; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, davalının 01/10/1997'de görevinden ayrıldığını, iddiaların doğru olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili özetle; davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, banka bilançosu ve hesapların ibra edidiğini, kredilerin yönetim kurulu kararına uygun olarak, mevzuata uygun kullandırıldığını, istihbarat raporunda kredi kullandırılmasına engel bir durum olmadığını belirterek ,davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; kredi talebi üzerine düzenlenen istihbarat raporunda sonuç olarak firmanın borç ödemede sorun yaşamadığı, kredi talebinin olumlu karşılanması gerektiğinin belirtildiği, istihbarat verilerinde olumsuzluk olmadığı, şubenin, yönetim kurulu kararına uygun kredi kullandırdığı, teminatların risk teminat dengesine uygun alındığı, davalılarca yapılan işlemlerde bankacılık mevzuatına ve teamüllerine uygun hareket edildiği, davacı bankanın kredi borçlusu ve kefillerle yaptığı protokollere göre takip hesabına aktarılan alacağa karşılık toplam 1.250.000.- TL tahsilat yaparak alacağın tasfiye edildiği, yapılan protokoller sebebi ile bankanın icra takiplerini yürütmediği, bu sebeple zararın miktarının belli olmadığı, davalılarca yapılan işlemlerde bankacılık mevzuatına ve usule aykırılık yapıldığının ispatlanamadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;yerel mahkemece itirazlarının karşılanmadığını, firmalara 1996 yılında davalılarca usulsüz olarak kullandırılan krediler aradan geçen 22 yıl sonra borçtan indirim yapılmak suretiyle ancak tahsil edilebilmiş olup, banka zararının bulunmadığı iddia edilemeyeceğini, zira müvekkil banka 22 yıl vadeli bir kredi tahsis etmemiş olup, kullandırılan kredinin reel geri ödeme tutarını tahsil etmiş sayılamayacağını, müvekkil banka davalılarca usulsüz olarak kullandırılan krediler nedeniyle zarar görmüş olup, zararın daha fazla büyümemesi için alacağından bir kısmını indirime tabi tutmak zorunda kaldığını, söz konusu krediler usulüne uygun ve yeterli teminat alınarak kullandırılmış olsa idi bankanın tahsil edeceği geri ödeme tutarı ile mevcut geri ödeme tutarı karşılaştırıldığında müvekkil banka”'nın zararı daha iyi anlaşılacak iken mahkemece bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmadığını, yerel mahkeme dava dilekçemizde ve dava aşamalarında ileri sürdüğümüz hususları nazara almadan, davalıların cevaplarına göre subjektif ve yanlı hazırlanan bilirkişi raporuna göre hüküm tesis etmiş olup, karar eksik incelemeye dayalı bulunduğunu, davalıların cezai sorumlulukları yönünden haklarında verilen
beraat kararları'nın bulunmadığı, aksine da valıların kusurlu fiilleri ile banka zararı arasında üygün illiyet bağı'nın bulunduğu ceza dosyası kapsamından da sabit bulunduğu halde hükme dayanak bilirkişilerin aksi kanaatte bulunmalarının herhangi bır dayanağı bulunmadığını, davalılar tarafından bankaya verilen zararın tazmininin hukuki gerekçeleri yerel mahkemece nazara alınmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; usulsüz kredi kullandırılmak suretiyle banka zararına sebebiyet verdiklerinden bahisle banka yönetici ve çalışanlarına yönelik sorumluluk davasıdır.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davanın ilk olarak Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/493 Esas sayılı dosyasında açıldığı, mahkemece 09/07/2003 tarih 2003/493 Esas 2003/573 Karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın tevzi edildiği Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince 2003/490 Esas sayılı dosya üzerinde yapılan yargılama sonunda mahkemece 14/07/2004 tarih 2003/490 Esas 2004/395 Karar sayılı karar ile Ankara 1 veya 2. Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, dosyanın tevzi edildiği Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince de 03/03/2005 tarih 2005/84 Esas 2005/116 Karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın merci tayini için Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verildiği, 20. Hukuk Dairesince 27/06/2005 tarih 2005/6712 Esas 2005/8566 Karar sayılı karar ile dosyanın inceleme yapılmak üzere Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince de 18/05/2005 tarih 2005/8936 Esas 2005/8488 Karar sayılı kararı ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının onandığı, onama kararı üzerine dosyanın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/456 Esas sayılı dosyasına kaydedilerek anılan Mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiği ve davacı vekilince kanun yoluna başvurulması üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği görülmüştür.
Somut olayda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18/05/2005 tarih 2005/8936 Esas 2005/8488 Karar sayılı onama kararı üzerine dosyanın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, mahkemece onama kararı gereğince yargılama yapılmak suretiyle karar verildiği anlaşılmakta olup, Dairemiz usule ilişkin kararın Yargıtay'dan geçmesi geçici 3.madde kapsamında kalmadığından istinaf kanun yolu incelemesine tabi olduğu görüşünde ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi uygulaması ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2020 tarih 2019/20-229 Esas ve 2020/5 Karar sayılı kararından sonra bu uygulamadan vazgeçilip geçilmemesi hususunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesince karar verilecek olmakla temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay'a gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE
2. HMK'nın 352. maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.13/03/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39