Ankara BAM 21. HD 2022/1542 E. 2024/333 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2022/1542
2024/333
28 Şubat 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1542 Esas 2024/333 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1542
KARAR NO : 2024/333
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2021
NUMARASI : 2018/886 Esas 2021/131 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 10/12/2018
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2024
Taraflar arasındaki kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi bulunduğunu, 28.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkiline ait aracın pert olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından taraflarına gönderilen 02.11.2018 tarih ve 16323 yevmiye nolu ihtarname ile aracın piyasa değerinin 180.000 TL olduğu, sovtaj değerinin ise 90.500,00 TL olarak belirlendiğinin ifade edildiğini, ayrıca söz konusu ihtarname ile aracı trafik çekme işlemlerinin tamamlanmaması durumunda aracın hasarlı hali ile müvekkili şirket uhdesinde bırakılacağı ve sovtaj bedelinin düşürülmesi neticesinde 89.500,00 TL ödeme yapılacağının bildirildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen ihtarnamenin yasal dayanağının bulunmadığını, piyasa fiyatlarına göre hesaplanan ... plaklı aracın rayiç değerleri belirlendiğini, Türkiye Sigortalar Birliği'nin kasko değer listesine göre aracın değerinin 268.307,40 TL olduğunu, davalı şirketin genişletilmiş maksimum kasko poliçesine göre değerinin 295.000,00 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin yasal düzenlemelere ve içtihatlara aykırı davranarak ödemeden imtina ettiğini, davalı şirketin yasal düzenleme, içtihatlara ve kasko şartlarına göre araştırma yoluna gitmeden mesnetsiz bir şekilde aracın değerini belirlemiş olup sözleşmeye de aykırı davrandığını, müvekkilinin mağdur edildiğini, davalı şirket tarafından hiç bir ödeme yapılmamış olduğu halde hukuki menfaati olmamasına rağmen Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/241 D.İş dosyası ile sigorta tazminatının ödenmesi için tevdii mahalli tayin edilmesi için dava açıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği sigortacının kendisine gerekli bilgi ve belgelerin ulaştırılmasından itibaren makul süre içerisinde tazminat işlemlerini tamamlamak zorunda olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hertürlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, 178307167 poliçe numarası ile sigortalanmış bulunan müvekkiline ait ... plakalı 2013 model ... marka aracın şimdilik 1.000,00 TL rayiç bedelinin kazanın meydana geldiği 28.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 10/01/2020 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL olarak açtıkları davalarını fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 88.500,00 TL artırarak, 89.500,00 TL'nin kazanın meydana geldiği 28.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacı ile müvekkili şirket arasında, dava konusu ... plakalı aracı konu alacak şekilde 20/02/2018-2019 tarihleri arasında 178307167 numaralı poliçe ile kasko sigorta sözleşmesi akdedildiğini, sigorta konusu aracın 28.08.2018 tarihinde karıştığı kaza konusu yapılan eksper incelemesi ile aracın perte ayrılmasının uygun olduğu kanaatine varılmış olup araç rayiç bedelinin davacı tarafa 02.10.2018 tarihinde 180.000,00 TL olduğunun bildirildiğini, dava konusu aracın 2013 model bir araç olup kaza tarihi itibariyle 115.854 KM'de olduğunu, dolayısıyla aracın yıpranmışlık düzeyinin had safhada olduğunu, yapılan piyasa araştırmalarında da dava konusu aracın emsallerinin ortalama olarak ancak 140.000,00 ila 150.000,00 TL değerinde olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş ... Genişletilmiş Maksimum Poliçe Hükümlerine göre "Rayiç Bedel Tespiti Başlıklı" hükmü gereğince sözleşme yapılması sırasında taraflar arasında herhangi bir bedel belirlenmemiş ise bu bedel rayiç bedel sayılmasının gerektiğini, Müvekkili şirket tarafından yaptırılan eksper incelemesi neticesinde bu bedelin 155.000,00 TL olacağının belirlendiğini, ayrıca akdedilen bu poliçe sözleşmesinde herhangi bir bedel belirlenmemiş ise Türkiye Sigortalar Birliği'nin kasko değer listesinden belirleme yapılmakta olduğunu, kasko değer listesinin 2019 Ocak ayı verilerine göre dava konusu aracın rayiç bedeli 179.804,00 TL olduğunu, her iki değerlendirme de dikkate alındığında davacıya müvekkili şirket tarafından ihtarname ile teklif edilen 180.000,00 TL'lik araç rayiç bedelinin söz konusu bu iki bedelinde de üzerinde olduğunu, davacı tarafa yapılan 02.10.2018 tarihli ihtarname ile aracın sovtaj bedelinin düşülmesi sonucu kalan 89.500,00 TL tutarın davacı tarafa ödenebileceğinin belirtildiğini, davacı yanca bu teklif değerlendirilmemiş olup haliyle davacı yan alacaklının temerrüdüne düştüğünü, davacının araç onarımını müvekkili şirketin tüm girişimlerine rağmen kabul etmemesi üzerine müvekkili şirketçe Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurularak tevdi mahalli tayini talebinde bulunulduğunu, 2018/241 D..İş ve 2018/268 K. sayılı dosya kapsamında müvekkili şirketin talebinin kabulü ile... Bankası'nda davacı adına hesap açılarak söz konusu 89.500,00 TL'nin bu hesaba yatırılması ile bu hesabın tevdi mahalli olarak tayinine karar verildiğini, davacı tarafından aracın onarımına ilişkin olarak ... AŞye başvurularak teklif alınmış ve bu kapsamda araçtaki toplam onarım bedelinin KDV hariç 147.406,78 TL olduğu sonucuna varıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ekspertiz incelemesi neticesinde aracın ağır hasarlı olduğunun tespit edildiğini, aracın pert işlemine tabi tutulduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; 28.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davalı sigorta şirketince Genişletilmiş Maksimum Kasko poliçesi ile sigortalanan davacı şirkete ait ... marka 2013 model ... plakalı aracın hasarlandığı, dava konusu aracın hasarlı halini gösteren fotoğraflar ile kasko ekspertiz raporu birlikte değerlendirildiğinde aracın ön kısmı altından aldığı darbe sonucunda hasarlanmış olduğu, aracın marka ve modeli ile piyasa değeri, sovtaj bedeli ve hasarlı parçalar ile işçilik bedeli birlikte değerlendirildiğinde aracın tamirinin ekonomik olmamasının yanı sıra onarımının da aracın piyasa değerine yaklaşacağı ve bu nedenle aracın pert total işlemine tabi tutulmasının gerektiği, alınan bilirkişi raporuna göre aracın olay tarihindeki değerinin 180.000,00 TL civarında olduğu ve davalı tarafça teklif edilen (180.000,00 TL) miktarın aracın kaza tarihindeki piyasa değerine uygun olduğu, aracın hasarlı halindeki değerininde 90.500,00 TL olduğu anlaşıldığından davacı tarafın ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü gerektiği, davacı tarafından davalı tarafa gönderilen ihtarnamenin 12/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede davalı tarafa 3 gün süre verildiği, davalının 16/10/2018 tarihinde temerrüte düştüğü anlaşılmış olup bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, her ne kadar davalı tarafça davacıya 89.500,00 TL tutarın ödenebileceğini ve belirlenen miktarı davacı adına ... yatırdıklarını iddia etsede davalı tarafından Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/241 D..İş ve 2018/268 K. sayılı dosya kapsamında tevdi mahalli tayini talebinde bulunulduğu, mahkemece talebinin kabulüne karar verilmiş ise de kararın istinaf edildiği ve bu kararın bozulması üzerine Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/184 D. İş sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda mahkemece tevdii mahalli tayini isteyen ... sigorta A.ş'nin hukuki yarar yokluğundan tevdii mahalli tayini talebinin reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, yani sonuç olarak davalı tarafça usulüne uygun olarak alınmış bir tevdii mahalli tayini kararının bulunmadığı, dolayısıyla davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, 89.500,00 TL'nin 16/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince itirazları karşılar şekilde rapor alınmadığını, müvekkili şirketin tam zararının bilirkişi marifetiyle tespit edilmediğini, eksik araştırma suretiyle karar verildiğini, araç rayiç değeri hesaplanırken eski sisteme göre hesaplama yapıldığını, bilirkişi tarafından sunulan rapor ile 2018 Nisan Türkiye Sigorta Birliği Kasko Listesi arasında fahiş fark olduğunu, bilirkişi tarafından bu hususun değerlendirilmediğini, müvekkilinin gerçek zararının 297.000,00 TL olduğunu, mahkemenin kararının faiz yönünden hatalı olduğunu, en yüksek ticari faizin talep edilmesine rağmen yasal faize hükmedildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı ... Sigorta AŞ tarafından Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/241 D. İş dosyası üzerinden tevdi mahalli talebine yönelik talepte bulunulduğu, mahkemece 89.500,00 TL'nin... Bankası ... Şubesine yatırılması yönünde talebin kabul edildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 07/03/2019 tarihli kararıyla görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olması nedeniyle kararın görev yönünden kaldırıldığı, ticaret mahkemesince bu kez açılan davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
28/08/2018 tarihli Kaza tespit tutanağının incelenmesinde; sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın ... Otel önüne geldiğinde yan yol orta refüjün bulunduğu alanda yaptığı manevra esnasında aracın sağ ön kısmının çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, araç sürücüsünün "0" promil alkollü olduğu belirtilmiştir.
...'ten alınan eksper raporunda özetle; sigortalı aracın yapmış olduğu kaza sonucu yedek parça ve işçilik dahil 155.313,76 TL hasar meydana geldiğini, aracın sigorta bedelinin 155.324,00 TL olduğunu, ikinci el değerinin 180.000,00 TL olacağının belirtildiği,
Makine Mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda özetle; dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle dosyaya sunulan aynı marka model ve tipteki 6 adet araca ait ilanlar dikkate alındığında Ocak 2019 tarihi itibariyle satış bedellerinin 147.500,00 TL ile 205.000,00 TL arasında olduğunu, bu değerlerin pazarlığa açık olup, dava konusu trafik kazasının 28/08/2018 tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında aracın olay tarihindeki değerinin 180.000,00 TL olacağını, sigorta şirketince teklif edilen piyasa rayicinin günün şartlarına uygun olduğunu, ayrıca kabul edilen 90.500,00 TL sovtaj değerinin makul olduğunu, araçtaki hasar bedelinin iskonto çıkıldıktan sonra yedek parça ve işçilik dahil 146.891,53 TL olduğunu, aracın ikinci el değerinden sovtaj bedeli düşüldüğünde davacının talep edebileceği hasar bedelinin 89.500,00 TL olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, düzenlenmiştir.
Düzenleme ile birlikte somut olaya değerlendirildiğinde, davacıya ait ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunduğu, davacının 28/08/2018 tarihinde trafik kazası sonucunda aracında maddi hasar meydana geldiğinden bahisle kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik işbu dava açılmıştır. Dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli makine mühendisi ve sigorta alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek raporunda da belirtildiği üzere dosya kapsamında davacıya ait sigortalı araçla aynı marka model 6 adet aracın Ocak 2019 tarihi itibariyle ikinci el satış fiyatlarını gösterir listenin dosya kapsamında yer aldığı, davaya konu kazanın 28/08/2018 tarihinde meydana geldiği gözetildiğinde davacıya ait sigortalı aracın ikinci el değerinin 180.000,00 TL olduğu, araçtaki hasarın yedek parça ve işçilik dahil iskonto düşüldükten sonra 146.891,53 TL olup, araç tamirinin ekonomik olmadığından pert total kabulü gerektiği, araç sovtaj bedelinin ise 90.500,00 TL olması nedeniyle bu bedelin 180.000,00 TL araç değerinden düşülmesi sonucu kalan miktar olan 89.500,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.
Öte yandan, davacı yan, dava dilekçesinde hüküm altına alınan alacağa avans faizi işletilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda mahkemece hüküm altına alınan tazminata ticari faiz niteliğindeki avans faizi işletilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin buna yönelik istinaf başvurusu kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılması gerekmiştir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2013 tarih ve 2013/10862 Esas 2013/13042 Karar).
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının faiz türü yönünden kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2021 tarih ve 2018/886 Esas 2021/131 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca faiz türü yönünden KALDIRILMASINA,
2. Davanın KABULÜ ile
89.500,00 TL'nin 16/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3. Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 6.113,75 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL harcı ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.511,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.566,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4. Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.511,35 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5. Davacı tarafça yapılan posta, davetiye ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.227,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6. Davanın kabul edilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 12.435,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7. Davacı tarafça yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
B)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
2. Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 19,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 239,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.28/02/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59