Ankara BAM 21. HD 2021/1964 E. 2024/305 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2021/1964
2024/305
21 Şubat 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1964 Esas 2024/305 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1964
KARAR NO : 2024/305
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :27/01/2021
NUMARASI :2020/90 Esas 2021/45 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALILAR :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 07/02/2020
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :21/02/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... Şubesi ile davalı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri düzenlenip sözleşmelere istinaden krediler kullandırıldığını, diğer davalıların da borca müşterek borçlu / müteselsil kefil olduklarını, hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderilmiş ise de borcun ödenmemesi üzerine Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/244 esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, takipte davalılardan kredi garanti fonu kefaleti ile kullandırılan taksitli ticari kredi borcunun talep edildiğini, davalıların bankaya başka borçlarının da bulunduğunu, davalıların itirazlarının haksız olduğunu, işbu dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını iddia ederek haksız itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında çok sayıda ve birbirinden farklı miktarlarda teminatlı ve teminatsız olacak şekilde kredi sözleşmeleri imzalandığını, hesap kat ihtarnamesinde ve dava dilekçesinde Kredi Garanti Fonu kefaleti ile kullandırıldığı belirtilen davaya konu 0352063 numaralı kredinin belirtildiğini, davacı banka ile müvekkilleri arasında 26/10/2016 tarihinde 4238-0323370 referans numarası ile kullandırılan 300.000,00 TL miktarlı ipotek ve rehin teminatlı kredi için müvekkili şirketin maliki olduğu araçlar ile dava dışı ... adına kayıtlı taşınmaz ile araç üzerine rehin ve ipotek tesis edildiğini, bu kredi dışında kullandırılan krediler için bankaya verilmiş ipotek veya rehin bulunmadığını, 4238-0323370 referans numaralı ipotek ve rehin teminatlı kredinin borçlarının ödemesi devam ederken 04/04/2017 tarihinde müvekkili şirkete 4238-0329977 referans numaralı 800.000,00 TL miktarlı taksit ödemeli orta vadeli kefalet mukabili kredi isimli KGF teminatlı kredi kullandırıldığını, ipotek ve rehin teminatlı 4238-0323370 referans numaralı kredi borcu kapatıldıktan sonra eş zamanlı olarak taksit ödemesi ayrıca devam eden 4238-0329977 referans numaralı KGF teminatlı krediye ait borcun yarısından fazla taksidi ödendikten sonra taksit ödemelerinde gecikmeler yaşanması üzerine davacı tarafla müvekkili şirket, ... ve ... arasında 2019 yılında KGF teminatlı yeni bir kredi sözleşmesi imzalandığını ve müvekkili şirkete daha önce kullandırılan ancak ipotek ve rehin teminatı kapsamında bulunmayan tüm diğer kredi borçları ile 04/04/2017 tarihinde kullandırılan 800.000,00 TL miktarlı KGF teminatlı krediye ait bakiye borçların yeni kullandırılan KGF teminatlı kredi ile kapatıldığını, 2019 tarihli yeni KGF teminatlı kredi sözleşmesinde müvekkili ...'nın imzası ve kefaletinin bulunmadığını, davacı bankanın huzurdaki davaya konu icra takibine ve dava dosyasına takibe dayanak olduğunu belirttiği 00352063 referans numaralı KGF teminatlı krediye ait tüm müvekkillerinin imzasının bulunduğu sözleşmeyi sunmadığını, KGF teminatlı sözleşmede müvekkili ...'in imzası olmadığını, sözleşmenin celbi ve banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile bu hususun ortaya çıkacağını bildirerek davanın reddi ile müvekkili ...'nın imzası bulunmayan KGF teminatlı kredi sözleşmesinden dolayı borçtan sorumlu tutulmaya çalışılması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı banka ... Şubesi ile davalı kredi borçlusu ... ... Ltd. Şti. arasında 14/03/2014 tarihli 300.000,00 TL limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme limitinin önce 600.000,00 TL'ye sonra 1.400.000,00 TL'ye ve daha sonra 2.100.000,00 TL'ye çıkarıldığı, bu sözleşmenin davalılar ... ve ... tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, bu davalıların şirket ortağı olduğu, davalı ...'nın 2.100.000,00 TL'lik sözleşme limitinde kefalet imzasının bulunduğu, 14/03/2014 tarih 300.000,00 TL'lik ve 30/04/2014 tarihli 300.000,00 TL'lik, 31/03/2017 tarihli 800.000,00 TL'lik limit artışında bu davalının eşinin eş rızası bulunduğu, 700.000,00 TL'lik limit artırımında eş rızası bulunmadığı, 14/03/2014 tarihinde imzalanan ve limit artışları ile 2.100.000,00 TL'ye ulaşan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinden sonra imzalanmış başka bir sözleşmenin bulunmadığının bildirildiği, kredinin teminatını teşkil etmek üzere dava dışı ...'ya ait taşınmaz üzerinde 260.000,00 TL'lik gayrimenkul ipoteğinin bulunduğu, davalı kefiller ..., ... ve ...'nın krediye kefaleti olanların yapılandırma sonrasında da sorumluluklarının aynen devam ettiğine dair taahhütnameyi imzaladıkları, davalıların asıl borçlunun doğmuş, doğacak tüm borçlarından kefalet limitleri ve sorumluluk tutarı ile sorumlu oldukları, KGF kefaleti ile kullandırılmış kredi hakkında bankanın borçtan sorumlular hakkında takibe geçebileceği, KGF'nin ödeme yapması halinde dahi KGF'nin ödediği tutarı borçludan tahsili için davacı bankanın takibi sürdürebileceği, işbu davada KGF tarafından yapılmış bir ödeme de bulunmadığı, düzenlenen sözleşme ve limit artırımlarına dayalı olarak davacı bankaca davalı kredi borçlusu ... .... Ltd. Şti.'ne taksitli ticari kredi, ticari kredili mevduat hesabı, borçlu cari hesabı kredileri kullandırıldığı, sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi üzerine davacı bankaca hesabın kat edilerek Ankara 47. Noterliğinden 28/11/2019 tarihli 30013 yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, ihtarnamede belirtilen miktarın 7 gün içerisinde ödenmesi isteğinde bulunulduğu, ihtarnamenin asıl borçlu şirkete 29/11/2019 tarihinde, davalı kefillere 29/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 7 günün eklenmesi ile temerrüdün 07/12/2019 tarihinde oluştuğu, bilirkişi raporunun dosya kapsamı, sözleşme ve hesap ekstreleri ve sunulan tüm belgeler itibariyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, fiilen uygulanan akdi faiz oranının yıllık %30 olup, sözleşmenin 10. maddesinde en yüksek cari faiz oranının 2 katı olarak temerrüt faizinin uygulanacağı belirtilmiş ise de; takip tarihinde %48 oranı talep edilmiş olup, taleple bağlı kalınması gerektiği, yıllık %30 akdi faiz, yıllık %48 temerrüt faiz oranı esas alınarak yapılan hesaplamada borcun 491.394,53 TL asıl alacak, 25.596,55 TL işlemiş faiz, 1.279,82 TL BSMV olmak üzere toplam 518.270,90 TL olduğu, asıl borçlu yönünden ipotek limiti 260.000,00 TL'nin kredi sözleşmesinin teminatına yönelik olmakla borçtan düşümü gerektiği, davalı asıl borçlu şirket yönünden bu miktarın düşümü ile 258.270,90 TL asıl alacağa konu borcunun olduğu davalı kefillerin, kefillerinin teminatını teşkil eden ipotek bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davalıların itirazının 491.394,53 TL asıl alacak, 25.596,55 TL işlemiş faiz, 1.279,82 TL BSMV olmak üzere toplam 518.270,90 TL (davalı asıl borçlu ... ... Ltd. Şti.'nin ipotek bedeli 260.000,00 TL'nin düşümü ile 258.270,90 TL asıl alacak kısmından sorumlu olmak üzere) için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48 oranında faiz ve faize yıllık %5 oranında BSMV işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmakla hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacı tarafça kötü niyetle takibe geçtiği hususu kanıtlanamadığından davalı tarafın reddedilen miktar üzerinden yasal koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipotek tutarı olan 260.000,00 TL'nin davalı asıl borçlu şirketin takip borcundan düşülmesinin hatalı olduğunu, zira söz konusu ipoteğin dava konusu KGF garantili olmayan diğer kredi borçları için verildiğini, nitekim diğer kredi borçları için Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2020/246 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde ipotek tutarının düşüldüğünü ve asıl borçlu şirketin söz konusu takipte borçlu olarak gösterilmediğini, ipoteğin diğer tüm borçlar sona erdikten sonra ancak KGF kredisinin teminatı olabileceğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar vekili 09/12/2021 tarihli istinafa cevap dilekçesinde özetle; hesap kat ihtarnamesinde ana para alacağı 490.676,15 TL olarak belirtilmiş iken takip talebinde 491.394,53 TL olarak belirtildiğini, yine bilirkişi raporunun 6. sayfasında da kat ihtarında yer alan taksitli ticari kredinin hesap kat ihtarnamesi ile takip talebinde belirtilen ana para miktarları ile bu kredinin tesis tarihi olan 28/12/2018 deki ana para miktarlarının birbirlerinden farklı olduğunun tespit edildiğinin, bu farklılıklara ilişkin itirazları karşılanmadan karar verildiğini, bilirkişi raporunun bu hususta denetime elverişli olmadığını, 2019 tarihli KGF teminatlı kredi sözleşmesi ile diğer kredilere ait sözleşmelerde davalı ...'in imzası veya kefaletinin bulunmadığını, 2019 tarihli KGF kredisinde faiz oranının %18 yerine %32 olarak yazılmasının mevzuata aykırı olduğunu, bu konuda yeterli inceleme yapılmadığını, davacının takipte kötü niyetli olduğunu, KGF teminatlı kredi tesis belgesi dışında ipotekli gayrimenkul maliki ...'in isminin yazmadığını ve imzasının da bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar vekili 07/12/2023 tarihli dilekçesinde ise, istinaf talebine verdikleri cevap dilekçesindeki beyan ve taleplerinin sadece müvekkili şirket yönünden verilen katılma yoluyla istinaf talebi olup, müvekkili şirket yönünden belirttikleri hususlarda istinaf talepleri bulunduğunu, diğer davalılar ..., ... ve ... yönünden ise istinaf taleplerinin bulunmadığını, şahıs müvekkilleri yönünden sadece davacının istinaf kanun yoluna yaptığı başvurusunun reddini talep ettikleri bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/244 ve 2020/246 esas sayılı dosyaları, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarnamesi, ipotek akit tablosu, hesap ekstreleri, davalıların yapılandırma kabul beyanları ve bila tarihli taahhütname vs deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/244 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından, davalı - borçlular hakkında genel kredi sözleşmesine dayalı olarak 491.394,53 TL asıl alacak, 27.896,16 TL işlemiş faiz, 1.394,81 TL BSMV olmak üzere toplam 520.685,50 TL alacağın tahsili isteğiyle 07/01/2020 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İcra İflas Kanununun 67. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
21/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yapılan hesaplamalar sonucu dava konusu 4238-352063 nolu taksitli ticari kredi ile ilgili olarak davacı bankanın alacağının 491.394,53 TL asıl alacak 25.596,55 TL işlemiş faiz, 1.279,82 TL BSMV olmak üzere 518.270,90 TL olarak hesaplandığını bildirilmiştir.
Dosya kapsamından; davacı banka ... Şubesi ile davalı kredi borçlusu ... ... Ltd. Şti. arasında 14/03/2014 tarihli 300.000,00 TL limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme limitinin önce 600.000,00 TL'ye sonra 1.400.000,00 TL'ye ve daha sonra 2.100.000,00 TL'ye çıkarıldığı, bu sözleşmenin davalılar ... ve ... tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, bu davalıların şirket ortağı olduğu, davalı ...'nın 2.100.000,00 TL'lik sözleşme limitinde kefalet imzasının bulunduğu, 14/03/2014 tarih 300.000,00 TL'lik ve 30/04/2014 tarihli 300.000,00 TL'lik, 31/03/2017 tarihli 800.000,00 TL'lik limit artışında bu davalının eşinin eş rızası bulunduğu, 700.000,00 TL'lik limit artırımında eş rızası bulunmadığı, kefaletlerin geçerli olduğu, 14/03/2014 tarihinde imzalanan ve limit artışları ile 2.100.000,00 TL'ye ulaşan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinden sonra imzalanmış başka bir sözleşmenin bulunmadığının bildirildiği, kredinin teminatını teşkil etmek üzere dava dışı ...'ya ait taşınmaz üzerinde 260.000,00 TL'lik gayrimenkul ipotek tesis edildiği, söz konusu ipoteğin davalı gerçek kişilerin kefaletinin teminatını teşkil etmediği, davalı kefiller ..., ... ve ...'nın krediye kefaleti olanların yapılandırma sonrasında da sorumluluklarının aynen devam ettiğine dair taahhütnameyi imzaladıkları, davalıların asıl borçlunun doğmuş, doğacak tüm borçlarından kefalet limitleri ve sorumluluk tutarı ile sorumlu oldukları, KGF kefaleti ile kullandırılmış kredi hakkında bankanın borçtan sorumlular hakkında takibe geçebileceği, KGF'nin ödeme yapması halinde dahi KGF'nin ödediği tutarı borçludan tahsili için davacı bankanın takibi sürdürebileceği, işbu davada KGF tarafından yapılmış bir ödeme de bulunmadığı, düzenlenen sözleşme ve limit artırımlarına dayalı olarak davacı bankaca davalı kredi borçlusu ... .... Ltd. Şti.'ne taksitli ticari kredi, ticari kredili mevduat hesabı, borçlu cari hesabı kredileri kullandırıldığı, sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi üzerine davacı bankaca hesabın kat edilerek Ankara 47. Noterliğinden 28/11/2019 tarihli 30013 yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, ihtarnamede belirtilen miktarın 7 gün içerisinde ödenmesi isteğinde bulunulduğu, ihtarnamenin asıl borçlu şirkete 29/11/2019 tarihinde, davalı kefillere 29/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 7 günün eklenmesi ile temerrüdün 07/12/2019 tarihinde oluştuğu, bilirkişi raporunun dosya kapsamı, sözleşme ve hesap ekstreleri ve sunulan tüm belgeler itibariyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, fiilen uygulanan akdi faiz oranının yıllık %30 olup, sözleşmenin 10. maddesinde en yüksek cari faiz oranının 2 katı olarak temerrüt faizinin uygulanacağı belirtilmiş ise de; takip tarihinde %48 oranı talep edilmiş olup, taleple bağlı kalınması gerektiği, yıllık %30 akdi faiz, yıllık %48 temerrüt faiz oranı esas alınarak yapılan hesaplamada borcun 491.394,53 TL asıl alacak, 25.596,55 TL işlemiş faiz, 1.279,82 TL BSMV olmak üzere toplam 518.270,90 TL olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davalıların takip konusu borçtan sorumlu olduklarının kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde;
Dava dışı ...'nın taşınmazı üzerinde davalı şirketin kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilen 26/10/2016 tarihli 2244 yevmiye nolu ipotek akit tablosunda, söz konusu ipoteğin davalı asıl borçlu şirket namına ve/veya tarafına/ taraflarına açılmış ve/veya açılacak olan her türlü krediden, bankaya teminata, iştiraya veya iskontoya verilecek asıl borçlu şirketin gerek kendisinin/kendilerinin borçlusu veya cirantası olduğu/oldukları senetlerden veyahut gerek asıl borçlu şirket gerekse tarafından/taraflarından teminat cirosu ile verilen senetlerden, bu sayılanlar dışında kalan gelen asıl borçlu şirketin gerek kendisinin/kendilerinin her türlü sözleşmeden asıl borçlu şirket dışında 3. kişilere olan kefaletinden/ kefaletlerinden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden, kanundan, bankaya bu ipoteği vermeden önce veya sonra bankanın herhangi bir şekilde iktisah etmiş olacağı özellikle asıl borçlu şirketin veya kendisinin/ kendilerinin borçlu bulunduğu / bulundukları meblağları alacağın devri yoluyla devralmasından ve diğer her türlü nedenden, gerek asıl borçlu şirketin gerekse kendisinin/ kendilerinin bankaya karşı doğmuş/ doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere tesis edildiği, ipotek akit tablosunda dava konusu takibin dayanağı olan KGF teminatlı kredinin ipotek teminatı dışında tutulduğuna dair bir ibare/ açıklama yer almadığı gibi asıl borçlu şirketin doğmuş/ doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil ettiğinin açıkça düzenlenmiş olması karşısında davacı vekilinin söz konusu ipoteğin dava konusu KGF kredi teminatlı kredi dışındaki krediler için düzenlendiğine yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davalılar vekilinin 07/12/2023 tarihli dilekçesindeki beyanları ve talebi dikkate alınarak istinaf itirazlarının davalı şirket hakkında verilen karara yönelik olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin davalı şirket yönünden istinaf itirazlarının incelenmesi gereğince;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan miktarlar ve dava konusu taksitli ticari kredinin ödeme planında yer alan aylık %2,5 akdi faiz (yıllık %30) ve taraflar arasındaki sözleşmenin 10.5. maddesindeki temerrüt faiz oranını 2 katı olacağına ilişkin düzenleme karşısında davacı yanca talep edilebilecek temerrüt faiz oranı %60 olabilecek iken davacı yanca %48 oranında temerrüt faizi talep edildiği gözetilerek hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmayıp, davalı şirket vekilinin faiz oranlarına ilişkin istinaf itirazı ile dava konusu kredi için KGF tarafından ödeme yapılması halinde dahi davacı bankaca ödenen miktarın tahsili için takip yapılabilecek olması karşısında davalı şirket vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte, hükme esas alınan bilirkişi raporunda "36000" böleni esas alınmak sureti ile hesaplama yapılması hatalı olup, Dairemizce "36500" böleni esas alınmak sureti ile yapılan hesaplama sonucu; dava konusu KGF teminatlı taksitli ticari kredinin hesap kat tarihi itibari ile ödenmeyen 3, 4 ve 5. taksit tutarlarına (her biri 22.070,59 TL) vade tarihleri ile takip tarihleri arasındaki dönem için %48 oranında gecikme faizi uygulanmak sureti ile ödenmeyen 3 adet taksit tutarı olan toplam 66.211,77 TL'nin takip tarihi itibari ile toplam 5.238,09 TL gecikme faizi ve 261.90 TL BSMV'sinin bulunduğu; 28/10/2019 tarihli 5. taksit sonrası kalan (31 adet) taksit ana para tutarı olan 410.096,75 TL'ye hesap kat tarihi olan 26/11/2019 tarihine kadarki 29 günlük süre için -dava konusu kredinin ödeme planlanın da yer alan - aylık %2,5 oranında akdi faiz uygulanmak sureti ile hesap kat tarihi itibari ile 9.910,67 TL akdi faiz ve 495,53 TL BSMV'nin ilavesi ile ve kapitalize edilerek kalan taksitler için hesap kat tarihindeki asıl alacak tutarının 420.502,95 TL olduğu, böylelikle hesap kat tarihi itibari ile toplam ana para alacağının 486.714,72 TL olduğu; hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi olan 07/12/2019 tarihi arasındaki 11 günlük süre için aylık %2,5 akdi faiz alınmak sureti ile 4.400,43 TL akdi faiz ve 220,02 TL BSMV'nin de eklenmesiyle temerrüt tarihi itibariyle toplam asıl alacak miktarının 491.335,35 TL olduğu; temerrüt tarihi olan 07/12/2019 ile takip tarihi olan 07/01/2020 arasındaki 31 günlük süre için %48 oranında temerrüt faizi uygulanmak sureti ile takip tarihi itibariyle davacı bankanın 491.335,17 TL asıl alacak, 20.030,32 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.001,51 TL BSMV olmak üzere toplam 512.367,00 TL alacağının bulunduğu, söz konusu miktarda 260.000,00 TL tutarlı ipotek bedelinin mahsubu ile davacı bankanın davalı şirketten 252.367,00 TL asıl alacağının bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, taraf vekillerinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazı ileri sürmediği ve aleyhe bozma yasağı gözetilerek takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2. Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının 59,30 TL'den peşin alındığından bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
B) 1-İstinafa başvuran davalı şirket vekilinin öteki istinaf sebeplerinin ESASTAN REDDİNE, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,
2. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2021 tarih ve 2020/90 Esas 2021/45 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b. 2 maddesi uyarınca davalı şirket yönünden KALDIRILMASINA,
C) 1- Davanın davalı şirket yönünden kısmen KABULÜ ile
Davalı şirketin Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2020/244 sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin davalı şirket yönünden 252.367,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine (davalılar ...,... ve ... yönünden ilk derece mahkemesince verilen karar ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ve müteselsilen),
252.367,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 48 oranında temerrüt faizi ile bunun % 5 i oranında BSMV işletilmesine (davalılar ..., ... ve ... yönünden ilk derece mahkemesince verilen karar ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ve müteselsilen),
Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 252.367,00 TL üzerinden İİK 'nın 67/2. ve 4. maddesi hükmü gereğince % 20 oranında hesaplanan 50.473,40 TL icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine(davalılar ..., ... ve ... yönünden ilk derece mahkemesince verilen karar ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ve müteselsilen),
Davalı yanın tazminat isteminin reddine,
2. Alınması gereken 17.239,18 TL harçtan peşin yatırılan 6.288,58 TL ve icra dosyasına yatırılan 2.603.43 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.347,17 TL'nin davalı şirketten tahsili ile hazineye gelir yazılmasına(davalılar ...,... ve ... yönünden ilk derece mahkemesince verilen karar ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ve müteselsilen),
3. Davacı tarafça yatırılan 6.288,58 TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 2.603.43 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine(davalılar ...,... ve ... yönünden ilk derece mahkemesince verilen karar ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ve müteselsilen),
4. Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile yapılan posta ve tebligat gideri 150,10 TL, bilirkişi masrafı 1.000 . TL olmak üzere toplam 1.150,10 TL'nin red ve kabul oranına göre davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 566,42 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına(davalılar ...,... ve ... yönünden ilk derece mahkemesince verilen karar ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ve müteselsilen),
5. Davacı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince taktir edilen 26.528,96 TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine(davalılar ...,... ve ... yönünden ilk derece mahkemesince verilen karar ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ve müteselsilen),
6. Davalı şirket davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince taktir edilen 2.414,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
7. Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 1.313,93 TL'sinin davalı şirketten, 6,07 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, (davalılar ...,... ve ... yönünden ilk derece mahkemesince verilen karar ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ve müteselsilen)
8. Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde yatırana iadesine,
D)1-Davalı şirket taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcın talep halinde davalı şirkete iadesine,
2. Davalı şirket tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
3. İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59