Ankara BAM 21. HD 2021/1297 E. 2024/193 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2021/1297
2024/193
7 Şubat 2024
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1297 Esas 2024/193 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1297
KARAR NO : 2024/193
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2021
NUMARASI : 2020/451 Esas 2021/323 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 10/09/2020
KARAR TARİHİ : 07/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/02/2024
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan bankayla arasında akdettiği kredi çerçeve sözleşmeleri nedeniyle asaleten, dava dışı ... ... Ltd. Şti. ve ... ile akdedilen genel kredi sözleşmeleri nedeniyle kefaleten alacağı bulunduğunu, davalının konkordato davası süresince atanan komiserler kurulunun bildirilen alacaklardan yalnızca nakit olan asalet borcunun dikkate alınarak nisaba dahil edildiğini, müvekkilinin davalıdan ... ... Ltd. Şti.'ne müteselsil kefil sıfatıyla 3.359.584,22 TL nakdi, 551.290,00 TL gayri nakdi, ...'e müteselsil kefil sıfatıyla 30.958,34 TL nakdi alacağı bulunduğunu, bu miktarların konkordato projesine dahil edilmediğini belirterek davalının ... ... Ltd. Şti.'ne kefaletinden kaynaklanan 3.359.584,22 TL nakdi, 551.290,00 TL gayri nakdi alacak ile ...'e kefaletinden kaynaklanan 30.958,34 TL nakdi alacağın tespiti ve davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bildirdiği alacağın nisaba dahil edildiğini, teminat mektubu ve kefalete bağlı alacakların komiser tarafından nisaba dahil edilmediğini, tasdik edilen projeye bu dava ile alacak kaydı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 10.01.2017 tarihli, 2.750.000,00 TL bedeli genel kredi sözleşmesi ile yine davacı banka ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında akdedilen 29.01.2016 tarihli, 2.750.000,00 TL bedeli genel kredi sözleşmesini ayrı ayrı davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalının her iki genel kredi sözleşmesi için imzalamış olduğu kefalet sözleşmesinin akit tarihi itibariyle bekar olması karşısında TBK'nun 584. ve yine her iki kefalet sözleşmesinin kanuni şekli şartları içermesi karşısında TBK'nun 583. maddesi gereğince geçerli olduğu, davacı bankanın asıl borçlusu ...'den olan alacağı için hesabı kat ettiği, kat ihtarnamesinin tüm muhataplara 18.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, anılı borç için davalının 20.09.2018 tarihinde temerrüte düştüğü, yine davacı bankanın asıl borçlusu ... ... Ltd.Şti.'den olan alacağı için hesabı kat ettiği, kat ihtarnamesinin tüm muhataplara 21.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu suretle davalının 24.09.2018 tarihinde temerrüte düştüğü, davacı bankanın her iki genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırmış olduğu kredi için yıllık %38 akdi, %57 temerrüt faizi, yine kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağı için yıllık %24,24 oranında akdi, %30,24 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, taraflar arasındaki ihtilafın ticari iş mahiyetinde olması sebebiyle somut olayda TBK'nun 88. ve 120. maddelerinin uygulanamayacağı, asıl borçlusu ... olan alacağa kefaletinden kaynaklanan borcu için; ibraz edilen bilirkişi ek raporuna göre geçici mühlet tarihi olan 09.11.2018 tarihinde davacının, davalı kefilden 30.793,42 TL asıl alacak, 734,68 TL akdi faiz, 36,74 TL akdi faizin BSMV'si olmak üzere toplamda 31.564,84 TL alacaklı olduğu, ancak davacının Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3599 esas sayılı takip dosyasında asıl alacak miktarını talep ettiği asıl alacağın ferilerini talep etmediği, dolayısıyla işbu davada sadece asıl alacağı davaya konu ettiği nazara alınarak, asıl alacak miktarı olan 30.793,42-TL üzerinden davanın kabul edilmesi gerektiği, asıl borçlusu ... ... Ltd. Şti. olan alacağa kefaletinden kaynaklanan borcu için; ibraz edilen bilirkişi ek raporuna göre geçici mühlet tarihi olan 09.11.2018 tarihinde davacının, davalı kefilden 2.544.408,07 TL asıl alacak, 185.193,33 TL temerrüt faizi, 9.196,85 TL temerrüt faizinin BSMV'si olmak üzere toplamda 2.738.798,25 TL nakdi alacak talep edebileceği, borç miktarının kefalet limiti ve teminatı kapsamında kaldığı, her ne kadar kefil olan davalıdan davacı gayrinakdi alacak isteminde bulunmuş ise de, kefilin gayrinakdi alacaktan sorumluluğu için kefalet sözleşmesinde açık hüküm bulunması gerektiği, kefalet sözleşmesi 2.8. maddesinde yer alan ibarelerin gayrinakdi alacaktan sorumluluk için açık bir düzenleme olarak kabul edilemeyeceği, dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde ... ... Ltd. Şti., ... ve davalı ...'in asaleten ve kefaleten kaynaklanan borcu için ipotek tesis edilmiş ise de, İİK'nun 45. maddesindeki hükmünün yalnız icra ve genel iflas takipleri için geçerli olduğu, işbu alacak davasında ipotek bedelinin alacaktan düşülemeyeceği, yine nizalı alacak için açılan işbu alacak davasında alacağın 3. kişinin maliki bulunduğu taşınmaz ile rehinle teminat altına alındığında, adi alacak niteliğinde olduğu ve bu nedenle geçici mühlet tarihinden sonra faiz işlemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, asıl borçlusu ... olan alacağa davalının kefaletinden kaynaklanan borcu için geçici mühlet tarihi olan 09/11/2018 tarihi itibari ile tespit edilen 30.793,42 TL nakdi alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.07.2020 tarih ve 2018/819 Esas 2020/217 Karar sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordatonun konkordato şartlarının hükmün infazı sırasında nazara alınmasına, asıl borçlusu ... ... Ltd. Şti. olan alacağa davalının kefaletinden kaynaklanan borcu için geçici mühlet tarihi olan 09/11/2018 tarihi itibari ile tespit edilen 2.738.798,25 TL nakdi alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine nakdi alacağın fazlaya ilişkin kısmının reddine, gayrinakdi alacak yönünden açılan davanın reddine, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.07.2020 tarih ve 2018/819 Esas 2020/217 Karar sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordatonun konkordato şartlarının hükmün infazı sırasında nazara alınmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordato komiserlerine borçlu davalının asalet ve kefalet borçlarının bildirildiğini, asalet borcu kabul edilerek projeye dahil edildiğini, ancak kefalet borçlarının konkordato projesine dahil edilmediğini, bildirilen alacakların nakit ve gayrinakit olarak detaylandırıldığını, komiserin iddiasının aksine büyük kısmının da nakit olduğunu, nakit alacak tutarının hesap ekstrelerinde de yer aldığını, bu kadar açık bildirime rağmen bildirilen alacak tutarının gayri nakit olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, mahkemece kesin mühlet tarihi itibariyle bildirilen ve bilirkişice tespit edilen alacak kapsamında davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiş ise de mahkemece geçici mühlet tarihi itibariyle tespit edilen nakit alacak yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, tespit edilen gayri nakdi alacak yönünden ise davanın reddine karar verilmiş olup verilen karar, bankamız yönünden gerek kabul ve reddolunun miktarlar ve gerekse feri alacaklar (vekalet ücreti) yönünden hatalı olduğunu, bildirimin kesin veya geçici mühlet tarihi itibariyle yapılması gerektiğine dair herhangi bir açıklama yapılmadığını, Kanunda dahi açıklayıcı bir hüküm mevcut olmadığını, bildirimlerin kesin mühlet tarihi itibariyle yapıldığını, asıl borçlu yönünden kesin mühlet tarihi itibariyle yapılan alacak bildirimleri doğrultusunda alacağın kabul edilerek projeye dahil edildiğini, tüm bildirimlerin alacak borç hesap ve kayıtlarının da kesin mühlet tarihi dikkate alınarak yapıldığını, işbu davada geçici mühlet tarihi itibariyle karar verilecek olması halinde tüm konkordato dava dosyası karardaki ilkelerden uzak kalacak ve çelişkili bir durum ortaya çıkacağını, geçici mühlet bir koruma tedbiri olup kesin mühlet tarihinin esas alınmasının hukuka daha uygun olacağını, konkordato dava dosyası kapsamında alacak bildirimlerinin projeye dahil alacaklar, kesin mühlet tarihi esas alınmak suretiyle yapıldığını, işbu davanın feri nitelikte olduğundan aynı esaslar doğrultusunda hesap yapılmasının usul ve yasaya uygun ve tutarlı olacağını, mahkemenin geçici mühlet tarihi esas alınmak suretiyle kısmen kabul kararının kaldırılarak bilirkişi kök raporundaki kesin mühlet tarihi esas alınmak suretiyle davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, eldeki davada alacaklı bankanın kusurundan doğmayan ve kötü niyet içermeyen geçici mühlet tarihi ile kesin mühlet tarihi arasında kalan ve reddedilen kısım yönünden banka aleyhine hükmedilen 48.097,54 TL vekalet ücretinin usule yasaya ve en çok da hakkaniyet hükümlerine aykırı olacağını, bu durumda mahkemece yapılması gereken bu kısım yönünden ret hükmü tesis etmek yerine karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, kalan dönem yönünden alacağın varlığı açık ve tespit edilmiş olup, yalnızca bağlanan sonuçların değiştiğini, dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir içtihada dayanılarak bu kararın verildiğini, bu yönden ret hükmü tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortada alacağına konkordato hükümlerince haksız şekilde kavuşamamış bir kamu bankası olup haklılığı işbu dava ile ispatlandığını, ya da en azından red hükmü tesis edilse dahi aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, zira davanın açılmasına dahi banka sebebiyet vermediğini, işbu davanın açılmasına haklı ve geçerli borcu bulunmasına rağmen haksız şekilde reddeden, konkordato projesi kapsamına dahil etmeyen ve haksız şekilde konkordato projesini tasdik edilmesini sağlayan bizzat borçlunun sebebiyet verdiğini, gayrinakit alacağın tespiti yönünden açılan davada mahkemece red kararı verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, karşı yanın bu hususta bir red talebi, savunması iddiası dahi yokken ve mahkemece taleple bağlılık ilkesinin aşılarak resen bu hususta red kararı tesisinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, bilirkişi tarafından gayri nakit riskin tespit edildiğini, gayrinakdi riskin varlığının rapor ile de sabit olduğunu, davalının yalnızca miktarına ilişkin itirazda bulunmuş olmasına karşın mahkemece red kararı verilmesinin hatalı olduğunu, nakde döndüğü takdirde projeye dahil olacağı aşikar olup verilmesi gereken kararın ret yerine, karar verilmesine yer olmadığı yönünde veya gayrinakit olması sebebiyle nakde dönmesi halinde projeye dahil edilmesi gerektiğinin tespiti olacağını, gayrinakit riskleri kefilden talep hakkının sözleşmeler kapsamında mevcut olduğunu, mahkemece gayrinakit alacak için kefalet sözleşmesinde açık hüküm bulunmadığı belirtilmiş ise de kefalet sözleşmesinin kredi sözleşmesinden ayrı ve bağımsız bir sözleşme olmayıp mütemmim cüzü niteliğinde ve son sayfalarında yer aldığını, kefiller yalnızca kefalet metnini değil tüm sözleşme sayfalarını imzalamakta olup kefalet sözleşmesinin 2.8 maddesinde de açıkça tüm sözleşme maddelerinin kendilerine uygulanacağını kabul ettiklerini, kefaletin feri bir borç olduğunu, mahkemelerce sırf bu kapsamda gayrinakit alacağın talep edilememesi ancak nakde dönmesi halinde kefalet kapsamına gireceğinin kabulünün de çelişkili olduğunu, ancak bu halde iken dahi gayri nakit alacağın reddi usule aykırı olup, nakde dönmesi halinde projeye dahil edilmesine karar verilmesi ve veya karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin daha uygun düşeceğini, zira alacağın varlığının tespit edildiğini, davalı tarafından da talep edilemeyeceğine dair bir itirazın vaki olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; alacağın hiç/eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle hiç/eksik kaydedilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Genel kredi sözleşmesi suretleri, hesap kat ihtarları, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/819 Esas 2020/217 Karar sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 02/03/2021 tarihli kök, 14/04/2021 tarihli ek rapor, Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2019/3539 sayılı takip dosyası sureti, ipotek belgesi, davacı tarafından yapılan alacak bildirimleri dosya içerisinde yer almaktadır.
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/819 Esas 2020/217 Karar sayılı dosyasında, davacı tarafından komiserler kuruluna 19/06/2019 tarihli başvuru ile kesin mühlet tarihi itibarıyla bankanın davalı ...'den 18.941,15 TL nakit, 234.543,71 TL gayri nakit alacağı olduğu bildirilmiş, 29/01/2020 tarihinde ise kesin mühlet tarihi itibarıyla davalı ...'den 18.941,15 TL nakit, 226.791,42 TL gayri nakit alacağı, kefili olduğu ... ... Ltd. Şti. nedeniyle 3.359.584,22 TL nakit, 551.290,00 TL gayri nakit, kefili olduğu ... - ... ... Ltd. Şti. nedeniyle 3.200,00 TL nakit, 12.920,00 TL gayri nakit alacağı, kefili olduğu ... nedeniyle 30.958,34 TL nakit alacağı bulunduğu, sonuç olarak davalının 18.941,16 TL nakdi, 226.791,42 TL gayri nakdi asaleten, 3.393.742,22 TL nakdi, 564.210,00 TL gayri nakdi kefalet alacağı bulunduğunu bildirmiştir.
Anılan mahkemece yapılan yargılama sırasında 09/11/2018 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı, 08/02/2019 tarihinde 3 aylık geçici mühletin bittiği 09/02/2019 tarihinden itibaren 2 ay geçici mühlet süresinin uzatıldığı, 08/04/2019 tarihinde de 1 yıllık kesin süre verildiği, yapılan yargılama sonunda 2020/217 Karar sayılı kararla davalı hakkında konkordato tasdik kararı verilmiştir.
Davacı ile davalı arasında 10/01/2017 tarihli 2.750.000,00 TL limitli, 19/10/2016 tarihli 900.000,00 TL limitli, 29/01/2016 tarihli 600.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmıştır.
Dava dışı ... ... Ltd. Şti ile davacı arasında 25/06/2013 tarihli 1.500.000,00 TL limitli, 04/02/2015 tarihli 3.000.000,00 TL limitli, 29/01/2016 tarihli 2.750.000,000 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalının 29/01/2016 tarihli genel kredi sözleşmesinde 2.750.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzası yer almakta olup, diğer sözleşmelerde ise kefaletinin bulunmadığı görülmüştür.
Davacı ile dava dışı ... arasında 29/01/2016 tarihli 2.750.000,00 TL limitli, 03/12/2014 tarihli 100.000,00 TL limitli, 04/02/2015 tarihli 3.000.000,00 TL limitli, 10/01/2017 tarihli 2.750.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalının 29/01/2016 ve 10/01/2017 tarihli genel kredi sözleşmelerinde sözleşme limitli müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, diğer sözleşmelerde ise kefaletinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalının asıl borçlu olduğu kredi hesabı davacı tarafından kat edilerek davalı ve dava dışı diğer borçlulara gönderilen 14/09/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile 36.888,35 TL nakit alacağın ödenmesi, 263.000,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiş, borçlulara 1 günlük atıfet süresi tanınmıştır.
Davacı tarafından asıl borçlusu ... ... Ltd. Şti. olan kredi hesabı kat edilerek dava dışı asıl borçlu, kefil olan davalı ve diğer borçlulara gönderilen 19/09/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile 1 günlük atıfet süresi içerisinde 2.658.970,84 TL nakit alacağın ödenmesi, 1.115.000,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiştir.
Davalının kefil olduğu dava dışı asıl borçlu ...'in kredi hesabı davacı tarafından kat edilerek davalı ve dava dışı diğer borçlulara gönderilen 14/09/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile 16.419,99 TL nakit alacağın ödenmesi, 41.000,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiş, borçlulara 1 günlük atıfet süresi tanınmıştır.
Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2019/3539 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla davacı banka tarafından davalı ve dava dışı ... ... Ltd. Şti., ... aleyhine toplam 3.000.000,00 TL alacağın tahsili talebiyle 08/03/2019 tarihinde icra takibi başlatılmıştır.
Anılan takip dayanağı ipotek resmi senedinden dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin taşınmazı üzerinde davalı, dava dışı ... ... Ltd. Şti. Ve dava dışı ...'in asaleten ve kefaleten borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 11/09/2017 tarihinde 3.000.000,00 TL limit ile davacı banka lehine üst sınır ipoteği tesis edildiği görülmüştür.
Yargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi kök raporunda, davacının 08/04/2019 kesin mühlet tarihi itibarıyla dava dışı ...'e kullandırılan kredi nedeniyle davalıdan kefil sıfatıyla 30.908,51 TL nakit alacağı bulunduğu, gayri nakit alacağı bulunmadığı, davacının 08/04/2019 kesin mühlet tarihi itibarıyla dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ne kullandırılan kredi nedeniyle davalıdan kefil sıfatıyla 3.347.804,20 TL nakit, 551.290,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.
İtiraz üzerine alınan ek raporda ise, geçici mühlet tarihi olan 09/11/2018 tarihi itibarıyla davacının davalıdan asaleten toplam 15.092,57 TL nakit, 91.749,84 TL gayri nakit, dava dışı ...'e kullandırılan kredi nedeniyle davalıdan kefil sıfatıyla 30.793,42 TL nakit, dava dışı ... Ltd. Şti'ne kullandırılan kredi nedeniyle davalıdan kefil sıfatıyla 2.738.798,25 TL nakit, 551.290,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacı yan dava dışı ... ... Ltd. Şti. ve ... ile akdedilen genel kredi sözleşmelerinde davalının kefil olduğunu, davalıdan kefil sıfatıyla nakit ve gayri nakit alacağı bulunduğunu, davalıdan asaleten olan alacağı komiserler kurulunca kabul edildiği halde davalıdan kefil sıfatıyla olan nakit ve gayri nakit alacağın komiserler kurulunca kabul edilmediğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı banka ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. ve ... ile akdedilen genel kredi sözleşmelerinin bir kısmında davalının müteselsil kefil olduğu, anılan asıl borçluların kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesaplarını kat ettiği, davacının davalının kefil olduğu ... ... Ltd. Şti.'nden 3.359.584,22 TL nakit, 551.290,00 TL gayri nakit, davalının kefil olduğu ...-... ... Ltd. Şti.'nden 3.200,00 TL nakit, 12.920,00 TL gayri nakit, davalının kefil olduğu ...'den 30.958,34 TL nakit alacağı, davalıdan asaleten 18.941,16 TL nakit, 226.791,42 TL gayri nakit alacağı bulunduğunu bildirerek belirtilen alacaklar için komiserler kuruluna başvurduğu, davacının davalıdan asaleten olan nakit alacağının konkordato davasının görüldüğü mahkemece kabul edildiği, fazlaya ilişkin asaleten olan gayri nakit alacak ile davalının kefaletinden kaynaklanan nakit ve gayri nakit alacaklarının ise reddine karar verildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacının dava dışı ... ... Ltd. Şti. Ve ... ile akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında kefil sıfatıyla davalıdan komiserler kurulunca kabul edilmeyen nakit ve gayri nakit bir alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı, kesin mühlet tarihine kadar alacağa faiz işletilip işletilemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde komiserler kurulu tarafından kabul edilen davalıdan asaleten olan nakit alacağı dışında davalıdan kefil sıfatıyla nakit ve gayri nakit alacağı bulunduğunu, kefil sıfatıyla olan alacakların komiserler kurulunca kabul edilmediğini, konkordato projesinde davalıdan kefil sıfatıyla olan alacakların yer almadığını ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır.
Yargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemeyi içeren bilirkişi ek raporu ile, geçici mühlet karar tarihi itibarıyla davacının dava dışı ...'e kullandırılan kredi nedeniyle davalıdan kefil sıfatıyla 30.793,42 TL nakit, dava dışı ... Ltd. Şti'ne kullandırılan kredi nedeniyle davalıdan kefil sıfatıyla 2.738.798,25 TL nakit, 551.290,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi ek raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Anılan raporda da açıkça tespit edildiği üzere davacının geçici mühlet karar tarihi itibarıyla dava dışı ...'e kullandırılan kredi nedeniyle davalıdan kefil sıfatıyla 30.793,42 TL nakit, dava dışı ... Ltd. Şti'ne kullandırılan kredi nedeniyle davalıdan kefil sıfatıyla 2.738.798,25 TL nakit, 551.290,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu, alacakların davalının konkordato projesinde yer almadığı anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde yer alan ipotek resmi senedinden anlaşılacağı üzere, davalının mülkiyetinde bulunan taşınır ve taşınmaz malları üzerinde davacı banka lehine tesis edilen herhangi bir teminatı bulunmamaktadır. Davacı banka lehine tesis edilen ipotek dava dışı asıl borçlu şirketin taşınmaz malı üzerinde tesis edilmiştir.
Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK'nun 294. maddesi "1-Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 2-206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. 3-Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. 4-Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır", İİK'nun 288/1. maddesi "Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur." hükmünü içermektedir.
Anılan hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır. Somut olayda, davalının mülkiyeti kendisine ait taşınır ve taşınmaz malı üzerinde davacı lehine tesis edilen bir rehin bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla, davacı lehine verilen ipotek dava dışı asıl borçlu tarafından verilmesi nedeniyle davacı alacağının rehinle teminat altına alınan alacak kapsamında olduğu söylenemeyecektir.
Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ipoteğin üçüncü kişi tarafından verildiği, davacı alacağının rehinle teminat altına alınan alacak kapsamında bulunmadığı, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacı bankanın alacağına faiz işlemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, davacı yan davalıdan ... ... Ltd. Şti.'ne kefil sıfatıyla gayri nakit alacağı bulunduğunu iddia ederek gayri nakit alacağın da tahsilini talep etmiştir. Oysa gayri nakit alacağın tahsili değil ancak davacı tarafından depo edilmesi talep edilebilecektir. Davacı yan ise dava dilekçesinde nakit ve gayri nakit ayrımı yapmaksızın alacağın davalıdan tahsili yönünde talepte bulunmuştur.
Bu durumda, mahkemece davacının davalıdan komiserler kurulu tarafından kabul edilen alacak dışında dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ne kefaleti nedeniyle davalıdan 551.290,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiş ise de, dava dilekçesindeki gayri nakit alacak talebinin depo edilmesine yönelik değil, tahsile yönelik olduğu, davacının gayri nakit alacağın tahsilini talep edemeyeceği gözetilerek gayri nakit alacak yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile gayri nakit alacağa yönelik davanın reddine karar verilmesinde gerekçe yönünden isabet görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince kurulan hükümde davada kabul edilen ve reddedilen kısımlar gözetilerek taraflar yararına hüküm altına alınan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazının kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesine gelindiğinde, işbu dava dava şartı arabuluculuğa tabi olup, dava tarihinden önce yapılan arabuluculuğa ilişkin son tutanak aslı dava dilekçesi ekinde ibraz edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücreti hazineden karşılanmıştır. Bu durumda hazineden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan aleyhine hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece bu hususun gözetilmemiş olmasında isabet görülmemiş, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen gözetilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun bir kısım gerekçe ve kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının bir kısım gerekçe ve kamu düzenine aykırılık gözetilerek kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun bir kısım gerekçe ve kamu düzenine aykırılık gözetilerek KISMEN KABULÜNE,
2. Ankara 1. Asliye Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2021 tarih ve 2020/451 Esas 2021/323 Karar sayılı kararının bir kısım gerekçe ve kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,
B)1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
a) Asıl borçlusu ... olan alacağa davalının kefaletinden kaynaklanan borcu için; 30.793,42-TL nakdi alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.07.2020 tarih ve 2018/819 Esas 2020/217 Karar sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordatonun konkordato şartlarının hükmün infazı sırasında nazara alınmasına,
b) Asıl borçlusu ... ... Ltd. Şti. olan alacağa davalının kefaletinden kaynaklanan borcu için; 2.738.798,25-TL nakdi alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, nakit alacağa ilişkin fazla kısım ile gayrinakdi alacak yönünden davanın reddine,
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.07.2020 tarih ve 2018/819 Esas 2020/217 Karar sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordatonun konkordato şartlarının hükmün infazı sırasında nazara alınmasına,
2. Alınması gereken 189.190,80 TL karar ilam harcından peşin alınan toplam 57.901,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 130.288,81 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A. 13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumu gözetilerek 927,45 TL'sinin davalıdan, 392,55 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4. Davacı tarafından yatırılan toplam 57.901,99 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5. Davacı tarafından yapılan 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 160,70 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.960,70 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 1.601,61 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6. Kabul edilen nakdi alacak yönünden, kararın kaldırma gerekçesi de gözetilerek davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 113.677,65 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7. Reddedilen nakdi alacak yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 48.097,54 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8. Reddedilen gayrinakdi alacak yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9. Yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
C)1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
2. Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3. Davacı tarafından istinaf aşamasında posta masrafı olarak yapılan 54,30 TL yargılama masrafının davadaki haklılık durumu gözetilerek 38,15 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/02/2024
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20