Ankara BAM 21. HD 2021/1367 E. 2024/126 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2021/1367
2024/126
29 Ocak 2024
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1367 Esas 2024/126 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1367
KARAR NO : 2024/126
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2021
NUMARASI : 2019/9 Esas 2021/85 Karar
DAVACI
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 13/12/2017
KARAR TARİHİ : 29/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2024
Taraflar arasındaki Alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 25.02.2015 tarihli “T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne ait Derince Limanının 39 yıl Süreyle İşletme Hakkının Devrine İlişkin Sözleşme” ile vaat edilen bazı gelirleri, kendisine kusur izafe edilemeyecek nedenlerle elde edememesi sonucu uğradığı ve işletme hakkı süresi sonuna kadar uğrayacağı zararın tespiti ile tespit edilecek meblağın 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca zarar miktarının tam ve kesin olarak belirlendiği anda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı idareye ödenen özelleştirme bedelinden mahsup edilerek işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, görev yönünden dosyanın görevli Danıştay 13. Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin diğer tarafının TCDD Genel Müdürlüğü olduğunu, bu kuruluşun da davaya dahil edilmesi gerektiğini, ihale şartnamesi ve taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinde kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerine yönelik olarak yer alan hükümler incelendiğinde tüm sorumluluğun davacıya ait olduğunun açıkça belirtildiğini, davacı tarafın ilgili kurumların işlemlerine karşı dava açmadan dava açtığını, dava açmışsa sonucunu beklemesi gerektiğini, diğer taraftan Derince Limanında bu hizmetlerin davacının kusurundan dolayı sunulamaması da sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu, ayrıca ne müvekkili idarenin ne de TCCD Genel Müdürlüğü tarafından davacı tarafa sözleşme kapsamında bir gelir vaadinde / taahhüdünde bulunulmadığını, dava konusu edilen alacağın elde edilememesinin davacının kendi kusuru olduğunu, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ile davacı tarafa liman dışında Etap Seyri ile ilgili bir devir ve taahhütte bulunulmadığını, bu hizmetlerin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmadan önce TCDD Genel Müdürlüğü tarafından sorunsuz bir şekilde yerine getirildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kılavuzluk hizmeti ile ilgili olarak Derince Limanı İhale Şartnamesinde ve İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nde özel bir hüküm bulunmadığı, davacı yanın sunduğu uzman görüşünde, sözleşmeye taraf olan TCDD Genel Müdürlüğü de 31.10.2016 tarihinde Denizcilik Genel Müdürlüğü'ne (Mülga Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü'ne) yazmış olduğu yazıda; TCDD tekelindeki Derince Limanına yanaşma ve kalkma ordinosu verilmiş olan gemilerin, kılavuz alma noktasından Derince Limanına getirilmesi veya Derince Limanından kılavuz indirme noktasına kadar götürülmesinin TCDD Derince Limanı kaptanları tarafından yapılmasının uygun görüldüğü, dolayısıyla TCDD tarafından işletilirken olduğu gibi özelleştirildikten sonra da işletici firma kılavuz kaptanları tarafından yapılması gerektiğini yazı ile bildirdiği, Derince Limanının İşletme Hakkının Devrine İlişkin Sözleşme m.4 kapsamında; etap seyrinin, özelleştirme tarihinde TCDD'nin sunduğu hizmetler kapsamında olduğu, TCDD'nin limanda sunduğu ve sunabileceği her türlü hizmetin sözleşme ile işleticiye devri açık olduğundan sözü edilen etapta kılavuzluk hizmeti de işleticiye devredilmiş olduğuna yönelik kanaat bildirildiği, yine dava tarihinden sonra 08.01.2020 tarihinden sonra Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik hükümlerine göre etap seyri, demir alma, demir atma gibi hizmetlerin kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinin mütemmim cüzü olduğunun kabulü gerektiğine ilişkin görüş mahkemeye sunulmuş ise de taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin genişletilerek yorumlanmasının mümkün görülmediği, bu doğrultuda davacının kılavuzluk hizmetinin etap seyir hizmetini de kapsayan daha geniş kapsamlı bir hizmet türü olduğu hususuna ilişkin iddiasının da dosya kapsamında sübut bulmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne ait Derince Limanının 39 yıl süreyle İşletme Hakkının Devrine İlişkin Sözleşme gereği ... A.Ş., İşletici sıfatıyla 02/03/2015 tarihinde limanın işletmesini devraldığını, 06/10/2016 tarihine kadar etap seyri hizmeti, 14/07/2017 tarihine kadar ise demir atma – demir alma hizmeti ... A.Ş. tarafından verildiğini, bu hizmetlerin ücretleri müvekkili Şirket tarafından tahsil edildiğini, müvekkili Şirket’in o tarihte istidam ettiği ve halen istihdam etmeye devam ettiği deneyimli ve İzmit Körfezi (Kocaeli Liman Başkanlığı) ehliyetli kılavuz kaptanları ve gemi adamları ile sahip olduğu kılavuz botları ve kılavuzluk hizmetini vermeye yönelik imkân ve kabiliyetleri yanında yukarıda sunulan hususlar mahkeme dosyasında mevcut olmasına ve uzman görüşünde ayrıca ifade edilmesine rağmen; mahkeme kararında yer alan “…Bu nedenle davacının sözleşme gereği gerekli şartları sağlamaması nedeniyle bu hizmetleri veremediği anlaşılmıştır.” ifadesinin hangi mülahaza ile yazıldığını anlamak mümkün olmadığı gibi bu sonuç ve kanaatin yanlış ve düzeltilmeye muhtaç olduğunu ifade etmemiz hukuki ve teknik bir zorunluluk olduğunu, Kocaeli Liman Başkanlığı idari sahasında kılavuzluk hizmetlerinin nasıl verileceği 31/10/2012 tarihli ve 28453 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Limanlar Yönetmeliği'nde düzenlendiğini, anılan Yönetmelikte mevcut haritada (Değişik: RG-24/9/2019 - 30898) kılavuz kaptan alma ve kılavuz kaptan indirme mevkileri, koordinatları verilerek ve harita üzerinde pilotlanmış olarak gösterildiğini, Ek – 1 olarak da sundukları haritadan açıkça görüleceği üzere Kocaeli Liman Başkanlığı idari sahasında kılavuzluk hizmetleri, sorumluluk sahasının batı sınırında kılavuz kaptan alma mevkiinde başlatılmakta ve yine sorumluluk sahasının batı sınırında kılavuz kaptan indirme mevkiinde sonlandırılmakta olduğunu, diğer bir ifadeyle, TCDD Derince Limanı hariç, Kocaeli Liman Başkanlığı idari sorumluluk sahasındaki liman ve kıyı tesislerinin tamamında (34 liman ve kıyı tesisi) kılavuzluk hizmetlerinin, Darıca kılavuz kaptan alma mevkiinden liman ve kıyı tesisinin iskele, rıhtım ve diğer yanaşma yerlerine (dahili liman tesislerine) veya dahili liman tesislerinden Darıca kılavuz kaptan indirme mevkiine tek kılavuz kaptan ile kesintisiz olarak gerçekleştirilmesine rağmen, sözde iki aşamalı şekilde veriliyor gösterilmekte olup; “liman kılavuzluk ücreti” ve “etap seyri kılavuzluk ücreti” olmak üzere iki ayrı ücret tahsil edildiğini, Kocaeli Liman Başkanlığı idari sahasında uluslararası ulaştırmaya açık 35 kıyı ve liman tesisinin bulunduğunu, TCDD Derince Limanı hariç, Kocaeli Liman Başkanlığı idari sorumluluk sahasındaki 34 liman ve kıyı tesisinin kılavuzluk hizmetlerinin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından yürütülmesi durdurulmuş olan ve 08/01/2020 tarihli ve 31002 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik ile 10/01/2020 tarihli, 2661 sayılı ve 2020/1 sıra numaralı Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Bakanlık Genelgesi kapsamında ... Anonim Şirketi tarafından; yürütmenin durdurulması kararı öncesinde yetkilendirme, yürütmenin durdurulması kararının resmiyet kazanmasıyla görevlendirme çerçevesinde Denizcilik İdaresince yaptırıldığını, anılan Yönetmelik ve Genelge öncesinde bu hizmetler 15 yılı kesintisiz olmak üzere toplam 19 yıl süreyle makam olurları çerçevesinde yapılan görevlendirmeler ile ... müşterek teşebbüsüne verdirildiğini, Ek – 2 olarak sunulan yukarıda bahse konu Bakanlık Genelgesi'nin "İzmit Körfezi Liman ve Kıyı Tesisleri" başlıklı ve Genel Müdür imzalı Ek – 3, Lahika – 1'inde ... Anonim Şirketi'nin "Kılavuzluk Hizmeti" verebileceği 34 liman ve kıyı tesisi, diğer bir ifade ile ... Anonim Şirketi'nin yetkilendirme/görevlendirme sınırları açıkça gösterildiğini, TCDD Derince Limanına yönelik olarak verilen kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri ile kılavuzluk hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan “Etap Seyri” hizmeti, Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik ile anılan Yönetmeliğe dayalı olarak çıkarılan Bakanlık Genelgesi’nin konu, kapsam ve uygulamasının tamamen dışında olup, bu düzenlemelerle herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in "Kapsam" kenar başlıklı 2'nci maddesinin 4'üncü fıkrasının "Kamu kurum ve kuruluşları tarafından işletilmekte olan kıyı tesisleri ile özelleştirme sonucu işletme/imtiyaz hakkı elde etmiş olan kuruluşlar tarafından işletilmekte olan kıyı tesislerine verilen kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri bu Yönetmelik kapsamı dışında olup İdarenin kontrol ve denetimine bağlı olarak verilmeye devam edecektir." şeklindeki hükmünün açık olduğunu, mahkeme kararında bu konunun da göz ardı edildiğini ve irdelenmediğini, TCDD Derince Limanı hariç, Kocaeli Liman Başkanlığı idari sahasındaki liman ve kıyı tesislerini gösteren ve Ek – 2 olarak da sunduğumuz listede 34 numaralı ... Tesisi sadece kılavuzluk hizmetleri kapsamında özel kılavuzluk teşkilatlarının yetki/görev alanına bırakılırken, TCDD Derince Liman Tesisi için İdarenin hiçbir düzenlemesinde böyle bir hüküm ve ayrıntıya yer verilmediğini, Kocaeli Liman Başkanlığı idari sahası bütününde kılavuzluk hizmetlerinin, ayrılmaz parçası olan etap seyri ile birlikte TCDD Derince Liman İşletmesi’ne ve bu kapsamda müvekkil Şirket’e bırakıldığının açık olduğunu, Mahkeme kararında “…Davacı yanca bilirkişi raporu ve davacının sunduğu uzman görüşü arasındaki çelişkinin giderilmesi talep edilmiş ise de çelişkinin hukuki yorum farkından olduğu gözetilerek bu yönde inceleme yaptırılmamıştır.” hususunun ifade edildiğini, Yıldız Teknik Üniversitesi’nden alınan ve mahkemenin “uzman görüşü” olarak tanımladığı raporun olduğunu ve denizcilik alanında uzman akademisyenler tarafından hazırlanmış ve ilgili makam tarafından onaylanmış bilirkişi raporundan çok daha kapsamlı olduğunun görüleceğini, Uzman görüşü olarak ifade edilen rapor ile bilirkişi raporu arasında esastan kaynaklanan ve mahkemece dikkate alınması gereken ciddi bir çelişki olduğunu, davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığının mahkeme dosyasına sunulan ve uzman görüşünde de yer verilen birçok resmî yazışmasında etap seyrini liman hizmetlerinin ve kılavuzluk hizmetlerinin ayrılmaz parçası olarak ifade edip tamamıyla müvekkil Şirket iddiaları istikametinde görüş belirtmesine rağmen; görülmekte olan davadaki savunmasını etap seyrini liman hizmetlerinin kapsamı dışında tutma gayreti ile teknik ve hukuki realiteden uzak ve kendi kurumsal hafızasıyla çeliştiğini, mahkeme dosyasında mevcut olan belgeye dayanan bilgiler ve bu istikametteki uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin öncelikle ve ivedilikle giderilmesinin gerektiğini, Eksik belge ve bilgi ile hazırlandığı açık olan bilirkişi raporunun düzeltilmeye muhtaç olduğunu, bilirkişi heyetinin sadece Ek – 1 ve Ek – 2 olarak sundukları belge ve bu istikametteki bilgiyi değerlendirmeye almış olsaydı bile böyle bir rapor hazırlamayacaklarını, ... A.Ş. tarafından işletilen Derince Limanında kılavuzluk hizmetleri iki ayrı kılavuz kaptan tarafından, iki aşamalı ve kesintili olarak verilirken; kılavuzluk ücretinin etap seyrine karşılık gelen büyük bölümü yetkili/görevli özel kılavuzluk teşkilatınca tahsil edildiğini, İşletme Hakkının Devrine İlişkin Sözleşme gereği kamu hizmeti niteliğinde hizmet sunan ... A.Ş., etap seyri ve demirleme gelirlerinden mahrum edilirken, özel kılavuzluk teşkilatı haksız kazanç sağladığını, sadece Derince Limanı için uygulanan zorunlu kılavuz kaptan değişimi nedeniyle Derince Limanına gelen/limandan ayrılan gemiler ciddi zaman kayıplarına uğratılmakta ve denizcilik sektörünün de zarar gördüğünü, Derince Limanına gelen/limandan ayrılan gemileri de kapsayacak şekilde etap seyri ile demir atma – demir alma hizmetlerinin Denizcilik İdaresi tarafından yetkilendirilen/görevlendirilen özel kılavuzluk teşkilatlarınca verilmiş/veriliyor olması nedeniyle müvekkil ... A.Ş. her ay yaklaşık 165.000 (yüz atmış beş bin) ABD Doları tutarında özelleştirme kapsamında hesaplandığını ve beklenen bir gelirden mahrum edilirken, sürekliliği olan bir zarara uğratılmakta olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, işletme hakkı devir sözleşmesi ile işletme hakkı devredilmiş olan bir kısım hizmetlerin verilmesine engel olunduğu iddiasına dayalı zararların tespiti ve sözleşme gereği fazla ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan 25/02/2015 tarihli TCDD Derince Limanının İşletme Hakkının Devrine İlişkin Sözleşme, 17/04/2014 tarihli Derince Limanı İhale Şartnamesi, 2011 tarihli TCDD Liman Hizmetleri Tarifesi, faturalar, hesap ekstrleri, taraflar arasındaki yazışmalar, 24/02/2020 tarihli kök ve 06/10/2020 tarihli ek bilirkişi raporları, 12/01/2021 tarihli Uzman görüşü, Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğünün 14/07/2017 tarihli yazısı, 2017,06/10/2016, 08/10/2016 yazıları, TCDD Genel Müdürlüğünün 31/10/2016 tarihli yazısı vs deliller dosya arasında mevcuttur.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına davacı vekilince gerekçeleri gösterilmek suretiyle itiraz edilmiş ve itirazların desteklenmesi amacıyla 12/01/2021 tarihli uzman görüşü sunulmuş ise de, davacı vekilinin itirazlarını karşılayacak ve sunulan uzman görüşündeki ayrıntılı teknik terimlere dayalı açıklamalar ile mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarındaki denetime elverişli ve gerekçeli olmayan rapor içeriği arasındaki çelişki giderilmemiştir.
Öte yandan, davacı yanca istinaf aşamasında dosyaya sunulan Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari dava Dairesinin 06/04/2022 tarih 2022/1244 Esas 2022/1408 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Denizcilik Genel Müdürlüğünün 24/12/2020 tarihli ve 72205 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada mahkemece 25/02/2015 tarihli TCDD Derince Limanının İşletme Hakkının Devrine İlişkin Sözleşme ile TCDD Derince Limanının işletme hakkının, TCDD tarafından yürütülen tüm hizmet ve unsurları ile birlikte kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri davacı şirkete devredildiğine göre Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddelerinde ifade edildiği üzere, kılavuzluk (pilotaj) ve römorkörcülük (römorkaj) hizmetlerinin mütemmim cüzü olan demir alma- demir atma ve etap seyri hizmetlerinin de 25/02/2015 tarihli sözleşme hükümleri uyarınca davacı şirkete 39 yıllığına devredildiği gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece, Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararının eldeki davaya etkisi olup olmadığı değerlendirilerek uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasındaki teknik terimler yönünden çelişkiyi giderir ek rapor alınması, öte yandan Bölge İdare Mahkemesi'nin iptale ilişkin kesin kararının ihtilaf üzerindeki etkisini de değerlendirerek, bu değerlendirme neticesinde eldeki davaya etkisi olduğu düşünülmesi halinde davacının dava konusu uyuşmazlık nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, varsa miktarı hususunda davacı vekilinin kök ve ek raporlara itirazlarını da karşılar şekilde ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekliliği HMK.nun 353/1-a.6 anlamında esasa etkili delillerin toplanmaması ve delillerin değerlendirilmemesi niteliğindedir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince yeterli inceleme ve araştırma içermeyen, hükme ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1). a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/02/2021 tarih 2019/9 Esas 2021/85 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4. Davacı tarafından yatırılan 1.024,30 TL istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,
5. Yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/01/2024
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38