SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2022/1093 E. 2024/121 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1093

Karar No

2024/121

Karar Tarihi

29 Ocak 2024

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1093 Esas 2024/121 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1093

KARAR NO : 2024/121

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/02/2022

NUMARASI : 2021/755 Esas 2022/122 Karar

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI :

DAVA : Şirket Payının Bedelsiz Olarak Devri

DAVA TARİHİ : 24/09/2021

KARAR TARİHİ : 29/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2024

Taraflar arasındaki şirket payının bedelsiz olarak devri istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların paydaş oldukları ... Tic. Ltd. Şti.'nin %99,9 hissesinin sahibi ve yönetim kurulu başkanı ...l'in 16/09/2020 tarihinde vefat ettiğini, ...’in şirketteki payının tamamının yasal mirasçısı olan oğlu müvekkiline intikal ettiğini, müvekkilinin payını devraldığı şirketin %99,9 hissedarı olduğunun Ticaret Sicilinde de tescil ve ilan olunduğunu, davalı ...'ın şirkette %0,1 oranında ikinci pay sahibi olduğunu, şirketin başka ortağının olmadığını, daha önce başka bir şirket tarafından işletilmekte olan ...'nde, davalı diş hekimi olarak çalışırken, işletme yeni kurulan-unvan değişikliği yapılan ... Tic.Ltd.Şti.'ne devrolunduğunu, işletmeyi devralan şirketin sahibi olan müvekkilin murisi ... ile davalı arasında 10.10.2018 tarihinde haricen düzenlenen dava konusu Şirket Ortaklık Sözleşmesi başlıklı protokol düzenlendiğini ve davalının şirketin %0,1 ortağı olduğunu, davalının anılan işletmede diş hekimi ve mes’ul müdür olarak çalışması devam ederken ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle davalının iş akdi işveren tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, dava konusu ortaklık sözleşmesi ile müvekkil murisi arasında gerçekleşen anılan ortaklık ilişkisinin de fiilen sonlandığını, davalının iş akdinin sonlandırılması üzerine işçilik alacaklarının tahsili talepli dava açtığını, davalı ile kurulan ortaklık ilişkisi anlamını yitirmiş ve fiilen de sonlanmış olduğunu, müvekkilinin davalı üzerindeki ortaklık payının tarafına devrini davalıdan ihtarname ile talep ettiğini, davalının ise devre yanaşmadığını, diğer yandan davalının şirketin ortaklar kurulu kararlarına katılımı olmadan şirketin genel kurul toplantılarının yapılamadığını, şirkete müdür de atanamadığını, müvekkilinin toplantı çağrılarını karşılıksız bırakan davalının, haksız tutumuyla şirketin yönetim organına kavuşmasına da fiilen engel olduğunu, davalının açık sözleşme hükümlerine rağmen dava konusu hisse devrine yanaşmamasının da açıkça kötü niyetinden kaynaklandığını, dava konusu sözleşmede davalının ortaklık için herhangi bir sermaye katmadığı, şirkete ait menkuller üzerinde herhangi bir hakkının olmadığı, kar payı üzerinde hakkının bulunmadığı, şirketin zararından, borçlarından da sorumlu olmadığı, tüm kar ve zararın büyük ortağa ait olduğunun açıkça belirlendiğini, davalının ortaklıktaki görevi ile görevi karşılığı belirlenen hak ve alacaklarının da sözleşmede açıkça belirlendiğini, sözleşmede ortaklığın fesih ve devrinde herhangi bir bedel de öngörülmediğini, davaya konu protokolde ortaklığın feshi ve davalının %0,1 hissesini müvekkile devri gerektiğini, devirle birlikte herhangi bir bedel talep edemeyeceği hususlarının açık olduğunu belirterek davalının %0,1 hissesinin bedelsiz olarak müvekkiline devrine, devrin bedelsiz olması yönündeki talep uygun görülmezse şirket sermayesinin davalı payına tekabül eden tutarının devir bedeli olarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet akdinin haksız bir şekilde feshedildiğini, müvekkilinin şirketin faaliyetlerinde ve kazanç elde etmesinde büyük çaba sarf ettiğini, bunun karşılığını görmek isterken davacının bedelsiz devir talebini hukuki şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, TTK'nun 595. maddesine göre esas sermaye payının devri veya devri borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılacağının ve tarafların imzalarının noterce onaylı olacağının düzenlendiği, madde uyarınca hisse pay devrinin yazılı şekilde imzası noterlikçe onaylı sözleşme ile yapılmasının geçerlilik koşulu olduğu, dosyaya sunulan 10/10/2018 tanzim tarihli şirket ortaklık sözleşmesi başlıklı belgenin adi yazılı şekilde düzenlendiği, adi yazılı sözleşme ile davacının davalıdan şirket pay iktisabının mümkün olmadığı, taraflar arasında geçerli bir şirket pay devri sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme noter onaylı olmamakla birlikte, tarafları bağladığını, sözleşmede tarafların pay devrine ilişkin iradelerinin açık olduğunu, sözleşmeye veya hükümlerine ilişkin taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, davalının davada sözleşmeye, sözleşmedeki imzaya ve pay devrine ilişkin hükme bir itirazı olmadığını, sözleşme ve hükümlerinin davalı yanca ikrar edildiğini, bu itibarla sözleşmenin tarafları bağlayıcı özelliğinde kuşku bulunmadığını, gerekçede dile getirilen, davalının iş akdinin feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin hisse devrini talep ettiği yönündeki kabulün de yerinde olmadığını, dava dilekçesinde bu hususun gerekçelerden biri olarak zikredildiğini, dava konusu sözleşmede müvekkilinin hisse devrini talep etmesinin herhangi bir şarta bağlanmadığını, diğer yandan, davalının şirkette %0,1 payla ortaklığını devam ettirmesinde hukuki bir yararının olmadığını, hakkını da kötüye kullandığını, müvekkilinden bu ortaklığa katlanmasının da beklenemeyeceğini, müvekkilinin davalıdaki hisseyi devralması için elverişli başka bir hukuki yol bulunmadığını, dava konusu sözleşmenin tarafların açık iradelerini yansıtması bakımından geçerli bir sözleşme olduğunu, davada da davalı yanca geçerliliğine dair bir itirazda bulunulmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; limited şirket hissesinin bedelsiz olarak devri, mümkün olmadığı takdirde hisseye isabet eden şirket sermayesinin devir bedeli olarak belirlenmesi istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Ankara Batı 6. İş Mahkemesinin 2020/443 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı, muris ... mirasçıları tarafından davalıya gönderilen ihtarname sureti, şirket ortaklık sözleşmesi dosya içerisinde yer almaktadır.

Davacı murisi ... ile davalı, davalı ... arasında şirket ortaklık sözleşmesi başlıklı 10/10/2018 tarihli adi yazılı sözleşme imzalanmış olup, anılan sözleşmede halen ... Ltd. Şti'nin şubesi olarak ağız ve diş sağlığı merkezi olan işletmenin ...'e devrinin kararlaştırıldığı, halen faaliyette olan kliniği devralmak üzere limited şirket kurulacağı, şirket kuruluşuyla ilgili davalıyla sözleşme imzalandığı, muris ...'in kurulacak şirketin %99,9 sahibi olduğu, davalının %0,01 hissedar olduğu, davalının klinikte diş hekimi olarak hizmet vermeye devam edeceği, sözleşmenin 5 yıl geçerli olduğu, 5 yılın sonunda küçük ortağın hissesini büyük ortağa devredeceği, tarafların ilk yıldan sonra dilerse 3 ay önceden ihbarda bulunarak sözleşmeyi feshedebileceği, sözleşmenin feshinin küçük ortağın hissesinin büyük ortağa devri yoluyla gerçekleşeceği, anlaşmaya göre hisse devriyle birlikte küçük ortak çalışan olarak hizmet vermeye devam edeceği hükme bağlanmıştır.

... Ltd. Şti.'nde davacı ile davalının ortak olduğu dosya içeriğiyle sabittir.

Davacı yan murisi ile davalı arasında akdedilen şirket ortaklık sözleşmesi gereğince davalının şirketteki hissesini bedelsiz olarak büyük ortak olan murisine devretmeyi taahhüt ettiğini, murisin hisselerinin ölümüyle davacı adına tescil ve ilan olunduğunu, davalının hizmet akdinin haklı olarak feshedildiğini, davalının ortaklık sözleşmesinde yer alan bedelsiz olarak hissesini devir yükümlülüğünü yerine getirmediğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında davacı ile davalının dava dışı ... Ltd. Şti.'nde hissedar oldukları, anılan şirketin kuruluş aşamasında davacı murisi ile davalı arasında 10/10/2018 tarihli adi yazılı şirket ortaklık sözleşmesi imzalandığı, davacının anılan sözleşme uyarınca davalıdan şirketteki hisselerini bedelsiz olarak kendisine devrini talep ettiği, davalının bu talebi yerine getirmediği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

İstinaf itirazı kapsamında uyuşmazlık, hisse devir taahhüdünü içeren şirket ortaklık sözleşmesinin noterde yapılması gerekip gerekmediği hususundan kaynaklanmaktadır.

Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; dava dışı ... Ltd. Şti'nde davacı %99,9, davalı %0,01 oranında şirket hissedarıdır.

Anılan şirketin kuruluşuna ilişkin davacı murisi ile davalı arasında 10/10/2018 tarihli şirket ortaklık sözleşmesi başlıklı adi yazılı sözleşme imzalanmıştır. Anılan sözleşmede şirketin kuruluş işlemlerinin büyük ortak olan davacı murisi tarafından yürütüleceği, tüm masrafların büyük ortak tarafından karşılanacağı, küçük ortağın (davalının) şirket ortaklığı için bir sermaye katmadığı/katmayacağı, kar payı üzerine bir hakkı olmayacağı, şirket zararından sorumluluğu bulunmayacağı, şirketin doğacak tüm kar ve zararının büyük ortağa ait olduğu düzenlendikten sonra 5 yılın sonunda küçük ortağın hissesini büyük ortağa devredeceği, tarafların 5 yılın sonunda sözleşme süresini uzatabileceği, ilk yıldan sonra dilerse üç ay önceden ihbarda bulunarak sözleşmeyi tarafların feshedebileceği, sözleşmenin feshinin küçük ortağın hissesinin büyük ortağa devri yoluyla gerçekleşeceği hükme bağlanmıştır.

Sözleşme adi yazılı olup, içeriğinde küçük ortak olan davalının büyük ortak olan davacı murisine hissesini devir taahhüdüne ilişkin hükümler içermektedir.

Bilindiği üzere TTK'nun 595/1. maddesinde esas sermaye payının devrinin ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılacağı, tarafların imzalarının noterce onanacağı hükme bağlanmıştır. Maddede düzenlenen şekil koşulu geçerlilik koşulu olup, re'sen gözetilmesi gerekir.

Davalının hisse devir borcunu doğuran ve işbu davaya dayanak yapılan 10/10/2018 tarihli şirket ortaklık sözleşmesi ise adi yazılı şekilde yapılmış olup, şekle ilişkin geçerlilik koşulu oluşmamıştır.

Hal böyle olunca, mahkemece işbu davaya dayanak yapılan 10/10/2018 tarihli şirket ortaklık sözleşmesinin adi yazılı şekilde düzenlendiği, taraflar arasında TTK'nun 595. maddesinde düzenlenen şekilde geçerli bir şirket pay devri sözleşmesi bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 

2. Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,   

3. Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/01/2024

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...

... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

OlarakkararDevridavacıPayınınvekilihükümŞirketankaranumarasıBedelsizcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim