Ankara BAM 21. HD 2021/1797 E. 2023/1865 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2021/1797
2023/1865
27 Aralık 2023
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1797 Esas 2023/1865 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1797
KARAR NO : 2023/1865
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/09/2021
NUMARASI : 2021/50 Esas 2021/714 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 21/01/2021
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :28/12/2023
Taraflar arasındaki alacağa ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın 10/11/2016 tarih ve 5.000.000,00TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak davalının kullandığı krediler nedeniyle borçlu olduğunu, davacı borçlunun kredi borçlarını vadesinde ödeyememesi ve sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle 23.11.2018 tarihinde hesaplarını kat ederek Ankara 51.Noterliğinin 33897 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, komiserler kuruluna ilanda verilen süre içerisinde kesin mühlet tarihi itibari ile Banka alacağının bildirildiğini, ancak bildirilen alacağın 69.126,48TL nakdi ve 35.600,00TL gayri nakdi olmak üzere toplam 104.726,48TL tutarındaki kısmının reddedildiğini, işbu davanın açıldığı tarih itibarı ile davacı bankanın, davalı firmadan 104.726,48TL alacağı bulunduğunu belirterek, mahkememizin 2018/799 esas sayılı dosyasından verilen 13.11.2020 tarihli davacı firma hakkında konkordatonun tasdiki yönündeki kararda itiraz edilen ve kabul edilmeyen müvekkili banka alacaklarının karar tarihinde konkordato yürürlükte bulunduğu sürece alacağın konkordato koşullarına göre, konkordato ortadan kalktığı takdirde ise, alacağın tam olarak tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın konkordato mühleti içerisinde işlettikleri faiz ve kendi sistemleri ile hesap ettikleri alacak bakiyesini talep ettiklerini, oysa ki konkordato mühleti içerisinde faiz işleyeceği gibi alacakların da ancak konkordato hükümleri sistemi içerisinde tespit edilebileceğini, davalı bankaya 16 adet çek yaprağının bizzat davalı tarafından iade edildiğini, bu çeklerin hiçbirinde çek bedelinin tedarikçiler tarafından tahsil edilmediğini, geri kalan 16 adet çek için de banka tarafından hiç bir kimseye çek yaprağı bedeli ödenmediğini, Konkordato mühleti içerisinde ödenmesi mümkün olmayan bir bedel ödenmişse, bu bankanın sorumluğunda olacaksa da, davacının talep edilen alacağı ne şekilde kime ne kadar ödeme yaptığını ispat etmek zorunda olduğunu, bedeli talep edilen çek yapraklarının seri numaraları, basım tarihleri, hangilerinin iade olduğu, hangilerinin vadesinde ibraz edildiği ve hangileri için çek yaprağı bedeli ödendiği konusunun davacı tarafından açıkça belirtilmesi gerektiğini, çeklerin iadelerinin, konkordato projesi kapsamında alıcılara ödemeler tamamlandığında iade edilebileceğini, şu an bu bedellerin talep edilmesinin sebepsiz zenginleşmeye yönelik bir talep olduğunu, Konkordato mühleti içerisinde çek yaprağı bedelinin depo edilmesinin beklenemeyeceğini, eğer çek yaprağı bedeli ödemesi yapılırsa talep yönü ile davacının haksız olduğu ve hatalı ödemeden dolayı davacı bankanın sorumlu olacağını, ayrıca çek yapraklarının basım tarihi itibariyle zaman aşımı itirazlarının mevcut olduğunu, sadece bedeli ödenmiş çek yaprakları için dava açılabileceğini, muhtemel alacağa dayanarak talepte bulunulamayacağını belirterek davanın reddine, avacının davasının kısmen kabulüne,
Davacının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/11/2020 tarih ve 2018/799 esas 2020/583 karar sayılı dosyasında kabul edilen 500.000,00TL alacak haricinde 56.011,33TL banka alacağının olduğunun tespiti ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/11/2020 tarih ve 2018/799 esas 2020/583 karar sayılı dosyasında tasdik edilen proje kapsamında ilk taksit Şubat 2021'de tarihinde başlamak üzere 24 ay vadede eşit taksitler halinde davalı tarafından davacı bankaya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; 7101 sayılı Kanunun 22 maddesi ile faiz konusu 294/3 maddesinde; “Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur” hükmünden hareketle hesaplamaların Kesin Mühlet Tarihine göre yapıldığı, davalı firmanın, Kesin Mühlet Tarihi itibariyle, 23.11.2018 tarihli davacı banka ihtarnamesinde yer alan borçlarından; Kredili Mevduat Hesabı (Artı Hesap) riskinin, kesin mühlet tarihinden önce kapandığı, İşlek Kredi ( BCH Kredisi) hesabına ilişkin anapara tutarı olan 500.000,00TL'nın kredinin firmanın konkordato projesine dahil edildiği ve bu kredi nedeniyle, 52.496,33 TL işlemiş faiz, 3.515,00TL BSMV olmak üzere toplam 56.011,33TL alacağı bulunduğu anlaşıldığından, davacının davasının kısmen kabulüne, çekin karşılıksız çıkması halinde muhatap bankanın yasal sorumluluk tutarını ödemesinden sonra çek hesabı sahiplerinden bu tutarı bankaya ödeme yükümlüğünün doğacağı için bu sözleşme eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğundan, gayri nakdi alacağın konkordato davasında çekişmeli alacak olarak talep edilemeyeceğinden, ayrıca davacı bankanın konkordato sürecinde gayri nakdi alacak için alacak başvurusunda bulunmadığı dikkate alınarak davacının gayri nakdi alacak talebinin reddine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket 10/11/2016 tarih ve 5.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak müvekkili banka ... şubesinden kullandığı krediler nedeniyle borçlu olduğunu, davacı borçlunun kredi borçlarını vadesinde ödeyememesi ve sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle 23.11.2018 tarihinde hesap kat edilerek Ankara 51. Noterliğinin 33897 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/799 E. sayılı dosyasından verilen 13.11.2020 tarihli karar ile davalı şirketin konkordatosunun İİK.305 ve 306. maddeleri uyarınca tasdikine karar verilmiş ve tasdik ilanı 17.11.2020 tarihinde yapıldığını, komiserler kuruluna ilanda verilen süre içerisinde kesin mühlet tarihi itibari ile müvekkili bankanın alacağını bildirildiğini, bildirilen alacağın 69.126,48 TL nakdi ve 35.600,00 TL gayri nakdi olma üzere toplam 104.726,48 TL'lik kısmının reddedildiğini, mahkeme dosyasından alınan ve hükme dayanak gösterilen 13.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda "davalı firmanın, kesin mühlet tarihi itibariyle, 23.11.2018 tarihli davalı banka ihtarnamesinde yer alan borçlarından bankanın 56.011,33 TL alacağı bulunduğu, gayrinakdi çek kredisi nedeniyle dava tarihi itibariyle toplam 35.600 TL, rapor tarihi itibariyle 42.720 TL alacağı bulunduğu" tespit edildiğini, bilirkişi raporunda müvekkil bankanın gayri nakdi alacakları da hesaplandığını, nakdi alacak yönünden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, faiz ve ferileri yönünden hatalı hesaplama yapılarak hüküm tesis edildiğini, ekte yer alan konkordato komiserliğine gönderilen alacak bildirim dilekçemizde 64.960,00 TL gayri nakdi alacak bildiriminde bulunduğunu, taraflarınca alacak bildiriminde gayri nakdi alacağın bildirilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankaya 16 adet çekin bizzat müvekkili tarafından iade edildiğini, bu çeklerin hiçbirinde çek bedeli tedarikçiler tarafından tahsil edilmediğini, geri kalan 16 adet çek için de banka tarafından hiç bir kimseye çek yaprağı bedeli ödenmediğini, davacı bankanın bildiği üzere konkordato mühleti içerisinde banka hesaplarında hiç bir bedel bulundurmak zorunluluğu olmayan firmaların bu süre içerisinde çek yaprağı bedeli de depo etmeleri beklenemeyeceğini, konkordato mühleti içerisinde davacı banka tarafından yapılan çek yaprağı bedeli ödemesi varsa talep bu yönü ile haksız olduğunu, hatalı ödemesinden davacı banka kendisi sorumlu olacağının nakti alacak talebinin reddi gerektiğini, davacı yalnızca iş bu dava ile değil, davacı bankanın konkordato mühleti içerisinde işlettikleri faiz ve kendi sistemleri ile hesap ettikleri alacak bakiyesini talep ettiklerinin anlaşıldığını, konkordato mühleti içerisinde faiz işlemeyeceğini, konkordato mühleti için mahkemeye başvurdukları 20.11.2018 tarihinde davacı bankaya 500.000,00 TL KMH kredisi ve 100.000,00 TL de tanımlı eksi (-) bakiye kredisi olmak üzere toplamda 600.000,00 TL ana para borçlarının bulunduğunu, 29.01.2019 tarihinde davacı uhdesindeki hesabımıza ... Tic. A.ş. tarafından 124.254,66 TL ödeme yapıldığını ve davacı banka tarafından hesaplarının hiç bir açıklama olmaksızın kat edilmiş olduğundan bu bedele el konulduğunu, davacı banka tarafından müvekkiline gönderilen Ankara 51. Noterliği T.23.11.2018 33897 yevmiye nolu ihtarnamede (ek-1 ihtarname) kabul anlamına gelmemekle birlikte aşağıdaki bir anapara, faiz ve masraf borcu hesabı tebliğ edildiğini, konkordato mühleti için başvurdukları tarih olan 20.11.2018'den sonra faiz işlemesi son bulduğunu ve davalı banka tarafından 29.01.2019 tarihinde hesaplarına giren 124.254,66 TL'nin 100.000,00 TL'si ile eksi (-) bakiye kredi hesabı kapandığını, 24.254,66 TL'si ile KMH kredisi faizi kapandığını ve taraflarından da KMH kredisi anaparası 500.000,00 TL konkordato projelerine eklendiğini, bir an için nakti alacak talebi kabul edilecek dahi olsa ödemenin 39 ay vadeli olarak belirlenmesi gerektiğini, konkordato projesi uyarınca; 500.000 TL ve bundan fazla alacaklı olan alacaklıların alacaklarının 39 taksit ile ödendiğini, yerel mahkeme kararının gayri nakti alacak talebinin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılarak davanın tamamen reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin tamamının davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, konkordato davası neticesinde çekişmeli hale gelen nakdi ve gayri nakdi alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Konkordato komiser kurulu görüşü, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/799 Esas sayılı kararı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Davalı şirket hakkında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/799 Esas sayılı konkordato davası bulunmakta olup, anılan mahkemece yapılan yargılama sonunda 2018/799 Esas 2020/583 Karar sayılı karar ile davalı şirketin konkordato projesinin tasdik talebinin kabulüne karar verildiği,kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesinin 27.05.2021 tarih 2021/228 Esas 2021/795 Karar sayılı kararı ile, Ankara Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil nosunda kayıtlı olan ... Limited Şirketi'nin konkordato tasdik talebinin reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarih 2021/4857Esas 2022/3092Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda özetle, 7101 sayılı Kanunun 22 maddesi ile faiz konusu 294/3 maddesinde; “Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur” hükmünden hareketle hesaplamaların Kesin Mühlet Tarihine göre yapıldığı, davalı firmanın, Kesin Mühlet Tarihi itibariyle, 23.11.2018 tarihli davacı banka ihtarnamesinde yer alan borçlarından; Kredili Mevduat Hesabı ( Artı Hesap) riskinin, kesin mühlet tarihinden önce kapandığı, İşlek Kredi ( BCH Kredisi) hesabına ilişkin anapara tutarı olan 500.000,00TL'nın kredinin firmanın konkordato projesine dahil edildiği ve bu kredi nedeniyle, 52.496,33 TL işlemiş faiz, 3.515,00TL BSMV olmak üzere toplam 56.011,33TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
Davacı yan, davalı şirket hakkında yapılan konkordato yargılaması sırasında konkordato komiser heyetinin alacak bildirim daveti üzerine bildirdikleri nakit alacaklarının kısmen kabul edildiğini, gayri nakdi alacağın ise kabul edilmediğini, mahkemece tasdik edilen konkordato projesinde yer almayarak çekişmeli hale gelen nakdi ve gayri nakdi alacağın davalıdan tahsili gerektiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 500.000,00TL'nın kredinin firmanın konkordato projesine dahil edildiği ve bu kredi nedeniyle, 52.496,33 TL işlemiş faiz, 3.515,00TL BSMV olmak üzere toplam 56.011,33TL alacağı bulunduğundan davanın kısmen kabulüne, çekin karşılıksız çıkması halinde muhatap bankanın yasal sorumluluk tutarını ödemesinden sonra çek hesabı sahiplerinden bu tutarı bankaya ödeme yükümlüğünün doğacağı için bu sözleşme eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğundan, gayri nakdi alacağın konkordato davasında çekişmeli alacak olarak talep edilemeyeceğinden, ayrıca davacı bankanın konkordato sürecinde gayri nakdi alacak için alacak başvurusunda bulunmadığı dikkate alınarak davacının gayri nakdi alacak talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının davalı şirketten olan bakiye nakit kredi alacağının mahkemece tasdik edilen konkordato projesinde kabul edilmediği gayri nakit alacağın ise projede yer almadığı, çekişmeli hale geldiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacının dava tarihi itibarıyla davalıdan olan nakdi ve
gayri nakdi kredi alacağının tahsil edilmesini, konkordato projesi kapsamında ödeme yapılmasını talep edip edemeyeceği hususundan kaynaklanmaktadır.
Somut uyuşmazlığa gelince,davanın 2004 sayılı İİK'nun 308/b maddesi uyarınca konkordato davası neticesinde çekişmeli hale gelen nakdi ve gayri nakdi alacağın tahsili istemine ilişkin olup, konkordato tasdik kararı ile birlikte dava konusu alacağın çekişmeli alacak olarak kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle davacı tarafın alacağının tespiti ile konkordato hükümleri uyarınca tahsili istemine göre bu davanın tasdik kararı verilen mahkeme kararı gereğince ve 2004 sayılı yasanın 308/b maddesi hükmünde gösterilen süreye bağlı olarak açıldığı, bu davadaki hükmün çekişmeli kabul edilen alacak miktarına göre tespiti ile ilgili karardaki ödeme koşulları göz önünde tutularak oluşturulacağı, dolayısıyla konkordato tasdik kararı verilen kararın kesinleşmesine bağlı olarak çözümlenmesinin gerektiği, konkordato kararının kaldırılması halinde yapılacak yeniden yargılama neticesinde konkordato projesi koşullarının ve çekişmeli alacak miktarının değişeceği, eldeki davanın 2004 sayılı yasada belirtilen sürede ve konkordato tasdik kararı sonrasında açılmasının gerekli olması karşısında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/799 Esas 2020/583 Karar sayılı karar ile davalı şirketin konkordato projesinin tasdik talebinin kabulüne dair verilen kararın,Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesinin 27.05.2021 tarih 2021/228 Esas 2021/795 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak davalı şirketin konkordato tasdik talebinin reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarih 2021/4857Esas 2022/3092Karar sayılı ilamı ile onandığı böylece kararın kaldırılmasına bağlı olarak eldeki davanın davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin birinci fıkrasında, "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" hükmüne yer verilmiştir.
Yine, aynı Kanunun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinin ikinci fıkrasında, "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır" denilmektedir.
Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 5.20 maddesinde davacının davalıdan çekten kaynaklanan gayri nakdi risk alacağının depo edilmesini talep edebileceği hükme bağlanmıştır. Davacı tarafından açılan işbu davada gayri nakdi risk alacağının depo edilmesi değil, davalıdan tahsil edilmesi talep edilmiştir. Bu durumda davacı ancak gayri nakdi alacağın depo edilmesini talep edebilecektir. Bir başka anlatımla, risk gerçekleşip gayri nakdi alacak nakde dönüşmediği, muaccel bir nakit alacak haline gelmediği sürece davacı gayri nakdi alacağın tahsilini davalıdan talep edemeyecektir. Davacının ise işbu davadaki talebi depo değil, tahsile yöneliktir.
Davalı şirket hakkında verilen konkordato tasdik kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması nedeniyle davanın bir konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK m. 331/1 uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu gözetilerek nakdi alacak yönünden dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek davacı yararına vekalet ücreti takdirine,davacının gayri nakdi alacağın tahsilini talep ettiği oysa davacının davalıdan çekten kaynaklanan gayri nakdi risk alacağının depo edilmesini talep edebileceği hal böyle olunca, davacının dava tarihi itibarıyla deposunu talep edebileceği gayri nakdi alacağı bulunmakla birlikte anılan alacağın tahsilinin talep edilemeyeceği, ancak depo edilmesinin istenebileceği, davacının ise işbu davada alacağın tahsilini talep ettiği anlaşıldığından davacının dava açıldığı tarihte dava açmakta haklı olmadığı gözetilerek davalı yararına vekalet ücreti takdirine ve yargılama giderlerinin taraflardan eşit oranda tahsiline karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
2. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2021 tarih ve 2021/50 Esas 2021/714 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3. Dava konusuz kaldığından davanın esası ile ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4. Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 1.788,47 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 1.518,62 TL harcın davacıya iadesine,
5. Davacı tarafından posta gideri olarak yapılan 22,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranı gözetilerek hesaplanan 11,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6. Davalı tarafından posta gideri olarak yapılan 57,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranı gözetilerek hesaplanan 28,60 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7. Nakdi alacak yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Gayri nakdi alacak yönünden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9. Davacı tarafça yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
B)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
2. Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 22,00TL yargılama gideri olmak üzere toplam 184,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30TL harcın talep halinde davalıya iadesine,
4. Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 57,20TL yargılama gideri olmak üzere toplam 219,30 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy çokluğu ile karar verildi.27/12/2023
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
(KARŞI OY)
KARŞI OY
İİK 308/b-1 maddesindeki dava genel mahkemelerde genel hükümlere göre görülen bir eda davasıdır. Tanınan (1) aylık sürenin tek müeyyidesi konkordatodan sonra tahsil cezasıdır. Konkordato komiserliğince red edilen tutarın hüküm altına alınması davacı alacaklar için hukuki yararın varlığına yeter. Konkordatoya tabi olarak istenilebilmesinin iş bu davada hüküm altına alınacak tutarın ancak infazı ile ilgili bir aşama olup, konkordatonun red edilmesi ile davacı alacaklının hüküm altına aldırdığı alacak bu kez tümü ile istenebilir hale geleceğine göre hukuki yarar varlığını devam ettirmektedir.
Bu nedenle çoğunluğun davanın konusuz kaldığı yönündeki görüşüne katılmamaktayım.
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15