SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2021/1163 E. 2023/1855 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1163

Karar No

2023/1855

Karar Tarihi

21 Aralık 2023

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1163 Esas 2023/1855 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1163

KARAR NO : 2023/1855

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/05/2021

NUMARASI : 2020/106 Esas 2021/354 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 18/02/2020

KARAR TARİHİ : 21/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2024

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin aracının trafikte seyir halinde iken önünde seyreden kamyonetten gelen bir taş parçasının sol farına çarpması sonucu hasara uğradığını, araçta 16.235,45 TL hasar oluştuğunu, davalının ise 2.257,17 TL ödeme yaptığını, bakiye zararın giderilmediğini, ödenen 354,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şimdilik 13.978,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 354,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ekspertiz incelemesi sonucu davacının aracını hasar sonrası kullanımına devam etmesi nedeniyle yağan yağmur suyunun kırık olan sol farın içine girerek far beyninin de hasara uğramasına neden olduğunun tespit edildiğini, sol far beyni hasarının ikinci hasar olarak değerlendirmeye alındığını, ekspertiz raporunda birinci hasar olarak geçen far bedeli olan 2.257,17 TL'nin müvekkili tarafından ödendiğini, davacının yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi nedeniyle artan hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, sigortalı aracın onarımının yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığını, müvekkilinin kdv sorumluluğunun doğmayacağını, eksper ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, avans faizine hükmedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacıya ait aracın 08/11/2018 tarihinde karayolu üzerinde seyri esnasında yoldan seken taşın sol farına çarpması nedeniyle aracın sol farı ve kapağında hasar meydana getirdiği, sigorta şirketine ihbarın 14/11/2018 tarihinde yapıldığı, bu süre içinde aracın Kayseri iline gittiği ve tekrar Ankara iline geri döndüğü, yapılan keşifte araçta onarımın davacı tarafından yapıldığının görüldüğü ancak onarıma ilişkin davacı tarafından dosyaya bilgi belge sunulmadığı, araçtaki hasarın sadece taşın fara çarpması nedeniyle oluşmadığı, buna ilaveten fardaki kırık olan yere yağmur suyu girmesi nedeniyle ayrıca hasarın oluştuğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı tanığı, araç sürücüsü tarafından farın kırık olan yerine şeffaf bant çekildiğini beyan etse de tanığın hasar oluştuğunda araçta bulunmaması sebebiyle beyanlarına itibar edilmediği, davacı aracının hasar oluştuktan sonra yolculuğuna devam etmesi karşısında kasko sigortası genel şartlarına uygun olarak sigortalının araçtaki hasarın artmasını engelleyici koruma önlemini almadığının ve zararın artmasına neden olduğunun kabul edileceği, bunun aksine dosyaya bilgi belge sunulmadığı, bu hususlar dikkate alınarak bilirkişi marifetiyle tespit edildiği üzere davacı aracında meydana gelen kasko sigorta şirketi tarafından karşılanması gerekli farın kdv ve işçilik masrafı dahil 8.352,96 TL olduğu, taşın fara isabet etmesi nedeniyle oluşan bu zararın davalı tarafından karşılanması gerektiği, yeterli önlem alınmadığından oluşan başkaca zararların davacının üzerinde bırakılacağı, bu yöndeki davalı itirazlarının yerinde olduğu, davalı tarafından hasar nedeniyle davacıya ödenen 2.257,17 TL tutarın davacının zararını karşılamaya yetmediği, bu tutara KDV eklenerek tespit olunan hasar bedelinden mahsup edildiğinde davacının davalıdan KDV dahil 5.689,49 TL hasar bedelini talep edebileceği, davalının 15/04/2019 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü, davacı tacir olduğundan avans faizi uygulanacağı, davacı tarafından faturası sunulan ve hasar bedelinin tespiti için yaptırılan makul tutardaki ekspertiz ücretinin yargılama giderinden sayılacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.689,49 TL'nin 15/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin zararın artmasına neden olacak bir davranışı olmadığı gibi müvekkilinin kaza anındaki mevcut şartlarda alabileceği önlemi aldığını, müvekkilinin aracın farına taş çarptığı esnada yolculuk etmekte olup aynı esnada yağmur yağıyor olmasının da müvekkilinin kontrolünde olan bir durum olmadığını, bilirkişi heyetinin ve mahkemenin yorumunun davalı ... lehine taraflı bir yorum olup, objektif olarak kaza anı şartlarının değerlendirilmediğini, yolculuk esnasında farının kırılması üzerine aracını kapalı bir yere çekerek korumaya alması ya da başka bir araç temin etmesinin müvekkilinden beklenemeyeceğini, her ne kadar mahkemece itibar edilmemişse de dinlenen olduğumuz tanık beyanında aracın farı üzerine şeffaf bant çekilerek farın korumaya alındığının açıkça dile getirildiğini, müvekkilinin yolculuk koşullarında alabileceği önlemi aldığını, müvekkiline aksi yönde daha fazla yükümlülük yüklemenin hakkaniyetsiz olduğunu, kaldı ki olayın gerçekleştiği Kırıkkale Keskin civarında yetkili bir ... servisi dahi bulunmadığını, müvekkilden hareket halinde iken, şehirler arası bir yolda, yağmur yağması esnasında fazladan ne gibi bir önlem almasının beklendiğinin anlaşılamadığını, bu nedenle teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesi ile hesaplamaya dahil edilmeyen hasarlı parçaların da teminat dahilinde olduğunu, bu yönde hesaplama yapılarak karar verilmesi gerektiğini, gece kırılan bir fara karşın sigortalı müvekkilin alacağı tek önlem araçta ulaşabileceği bir bant varsa genelde bulunmaz far camını bantlamak olduğunu, bu yorumun dışında bilirkişilerin akla ve mantığa uymayan raporunun mahkemece kabul edildiğini, müvekkilinden aksi yönde afaki önlemler almasının beklenemeyeceğini, zararın eksik hesaplandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek, eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Kasko sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, yargılama aşamasında hesap uzmanı ve makine mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 11/12/2020 tarihli kök, 04/03/2021 tarihli ek rapor, sigortalı araç ruhsatı, hasarlı araç fotoğrafları, davacı sigortalı tarafından davalıya yapılan başvuru, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi müzekkere cevabı, davacı tarafından davalıya gönderilen 08/04/2019 tarihli ihtarname, 20/03/2019 tarihli sigorta eksper raporu, araç üzerinde yapılan keşfe ilişkin keşif tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.

Araç üzerinde yapılan 04/12/2020 tarihli keşif sırasında davacı tanığı dinlenmiştir.

Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti kök raporunda, araç üzerinde yapılan keşif sırasında aracın sol ön farının değişmiş olduğu, araçta kazayla ilgili bir eser kalmadığı, böylece davacının aracının onarımını haricen yaptırdığının anlaşıldığı, dosyaya fatura ve belge sunulmadığı, davacının talep ettiği zararın sadece taş çarpmasından kaynaklanmadığı, ilaveten açık olan kırık yer yağmur suyu girmesi neticesinde de hasıl olduğu, zararın bu şekilde arttığı, davacının kasko genel şartlarına aykırı davrandığını, davalıdan sadece ilk hasar bedelini talep edebileceğini, kendi kusuruyla artan zararı isteyemeyeceği, davalıdan 6.778,78 TL talep edebileceği, davalının 2.257,17 TL ödediği, bakiye 4.521,61 TL istenebileceği, davacının tamir belgesi sunmaması nedeniyle ne kadar ödediğinin tespit edilemediği, sunması halinde hasar miktarının yeniden değerlendirilebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir.

Davacı vekili 07/01/2021tarihli yazılı beyan dilekçesi ile aracın tamirine ilişkin faturaların bulunamadığını, bu nedenle davalının gerçek zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, faturaların bulunmamasının bir etkisinin bulunmadığını belirtmiştir.

Alınan ek raporda, kök rapordaki görüş tekrar edildikten sonra davacının onarımı yaptırdığı, sigorta tazminatının zenginleşme aracı olmayacağı, zararın giderim bedelini aşmamak üzere ödenen hasar bedeline itibar edilmesi gerektiği, davacının kdv'ye yönelik itirazına itibar edilmesi halinde davacının talep edebileceği kdv'li hasar miktarının 8.352,96 TL olduğu, onarımın yetkili serviste orjinal olarak yaptırılmaması nedeniyle kıymet kazanma tenzili yapılmadığı tespit edilmiştir.

Sigorta ekspertiz raporunda, araçta toplam 16.235,45 TL hasar oluştuğu tespit edilmiştir.

Davacı tarafından davalıya gönderilen 08/04/2019 tarihli ihtarname ile trafikte seyir halinde ön ileride giden kamyondan gelen bir taş parçasının sol farı kırdığı, 16.235,45 TL hasar oluştuğu, anılan hasar bedeli ile 354,00 TL ekspertiz ücretinin 8 iş günü içinde ödenmesi talep edilmiştir.

Davacı yan kasko sigortalı aracın trafikte seyir halinde iken araç farına taş çarpması sonucu farın kırıldığını, havanın yağmurlu olması nedeniyle far beyninin de hasara uğradığını, davalının kırılan far nedeniyle 2.257,17 TL ödeme yaptığını, yapılan ödeme eksik olduğu gibi, far beynindeki hasarın da kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise kırılan far nedeniyle ödenen bedel sonucu yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının gerekli önlemleri almayarak araçtaki hasarın artmasına neden olduğunu, kasko sigortası genel şartlarına aykırı davrandığını, artan zarardan sorumlu olmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınarak yukarıda özetlenen şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında davacının aracının trafikte seyir halinde iken taş çarpması sonucu farın kırılıp, yağan yağmurun kırılan fardan içeri girmesi nedeniyle far beyninin hasara uğradığı, davalının davacı aracının kasko sigortacısı olduğu, hasarın kasko sigorta poliçesi geçerlilik süresi içerisinde meydana geldiği, davalının davacıya kırılan far nedeniyle 2.257,17 TL ödediği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın kırılan farı nedeniyle davacının davalının ödediği bedel dışında zararının bulunup bulunmadığı, sigortalı aracın far beyninde oluşan hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamına girip girmediği, davacının yağmurlu havada kırılan far nedeniyle yola devam ettiği sırada zararın artmasını önlemek için alabileceği bir önlem bulunup bulunmadığı, davacının zararın artmasını önleyen önlemleri alıp almadığı, davacının dava tarihi itibarıyla ödenen bedel dışında davalıdan talep edebileceği bir miktar bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davacının bu miktarı davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu bulunduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.

Taş çarpması sonucu sigortalı aracın sol farı kırıldığı gibi, yağan yağmur suyunun kırık fardan içeri girmesiyle far beyni de hasara uğramıştır. Bu husus davacı tarafından dosyaya ibraz edilen sigorta eksper raporundan anlaşıldığı gibi, kasko ekspertiz raporunda da tespit edilmiştir.

Mahkemece yargılama aşamasında sigortalı araç üzerinde keşif yapılmış ise de, keşif sırasında aracın farının tamir edilmiş olduğu tespit edilmiştir.

Yapılan yargılama sonunda sigortalı araçta meydana gelen far kırılması hasarından davalı sigortacı sorumlu tutulmuş ise de, far beyninde meydana gelen hasardan davacının farın kırılmasından sonra gerekli önlemleri almayarak zararın artarak far beyninin hasara uğramasına neden olduğu gerekçesiyle far beynindeki hasardan davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı kabul edilmiştir.

Davacı vekilinin istinaf itirazı kapsamında burada tartışılması gereken husus, davacının aracının farı kırıldıktan sonra hasarın artmaması için hangi önlemleri alması gerektiği, davacının gerekli önlemleri alıp almadığı, kasko sigortası genel şartlarına aykırı davranıp davranmadığı, artan far beyni hasarından davalının sorumlu olup olmadığıdır.

Kasko sigortası genel şartlarının "B.l. Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortalı ve/veya Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri" maddesinde sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmak, sigortalı değilmişcesine gerekli kurtarma ve koruma önlemlerini almak ve bu amaçla sigortacı tarafından verilen talimata elinden geldiği kadar uymak, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarıyla delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı, sigortalı ve sigorta ettiren için sağlanması mümkün gerekli bilgi ve belgeleri gecikmeksizin sigortacıya verme yükümlülüklerinin bulunduğu düzenlendiği gibi, B.2. maddesinde de sigortalı ve/veya sigorta ettirenin teminat altına alınan rizikoların gerçekleşmesinde zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almakla yükümlü oldukları, alınan önlemlerden doğan masraflar, bu önlemler faydasız kalmış olsa bile, sigortacı tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır.

TTK'nun 1448/1. maddesi "(1)Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkanlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortacının bu konudaki talimatlarına olabildiğinde uymak zorundadır. ... (2)Bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır." hükmünü içermektedir.

Keşif sırasında dinlenen tanık hasarın oluştuğu sırada sigortalı araçta bulunmamaktadır.

Davacı yan aşamalarda şehirler arası karayolunda gece vakti önde giden kamyondan sıçrayan taşın araç farını kırdığını, araçta bulunan şeffaf bant ile kırık farı bantladığını, farın kırıldığı yerde aracın yetkili servisinin olmadığını, hasarın oluştuğu yerin il ve ilçe arasındaki boş alan olması nedeniyle yola devam etmek zorunda kaldığını ileri sürmüştür.

Anılan iddia karşısında davacı sigortalının hasarın oluştuğu andaki imkanlar ölçüsünde sadece kırık farı bantlamakla yetinerek bir kısım önlemi almış durumdadır. Davacının hava yağmurlu olduğu halde kırık fardan aracın far beynine yağmur girmesini engelleyecek şekilde farı bantlamayarak imkanları ölçüsünde gerekli önlemleri alma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden far beyninin de hasarlanması ile davalı sigortacı aleyhine durum yaratmıştır.

Bu durumda mahkemece, davacının hava yağmurlu olduğu halde kırık fardan aracın far beynine yağmur girmesini engelleyecek şekilde farı bantlamayarak imkanları ölçüsünde gereli önlemleri alma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden far beyninin de hasarlanması ile davalı sigortacı aleyhine durum yarattığı, TTK'nun 1448/2. madde hükmü uyarınca kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılması gerektiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken anılan hüküm gözetilmeden davacının kasko genel şartlarına aykırı davrandığına ilişkin yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

Gelinen aşamada sigortalı araçta sol far ve sol far beyni hasarının toplam 16.235,45 TL olduğu davacı tarafından dosyaya ibraz edilen sigorta eksper raporundan anlaşılmıştır. Anılan rapor yargılama aşamasında alınıp, hükme esas alınan bilirkişi ek raporundaki hasara ilişkin tespit birlikte değerlendirildiğinde, kasko sigortalı araçta kdv'li olmak üzere 8.352,96 TL far, 7.882,49 TL far beyni hasarı meydana gelmiştir.

Sigortalı araçta 7.882,49 TL far beyni hasarı meydana gelip, davacının zararın artmasını önlemek için alması gereken tüm önlemleri almayarak sigortacı aleyhine durum yarattığı anlaşıldığından, TTK'nun 1448/2. maddesi uyarınca davacının kusurunun ağırlığı gözetilerek Dairemizce anılan tazminat miktarından %50 oranında indirim yapılması yoluna gidilmiştir.

Sonuç olarak davacının davalıdan 8.352,96 TL far bedeli ile far beyni hasarının 3.941,24 TL'lik kısmını talep edebileceği, mahkemece davalının dava tarihinden önce ödediği miktarın far bedelinden mahsup edilerek far bedelinin 5.689,49 TL olarak tespit edildiği, anılan bedelin hüküm altına alındığı, hüküm altına alınan far bedeline yönelik davacı vekilinin açık istinaf itirazı bulunmadığı, bu nedenle davacının davalıdan far nedeniyle 5.689,49 TL talep edebileceği, bunun yanı sıra far beyni nedeniyle 3.941,24 TL talep etmesinin mümkün olduğu gözetilerek far ve far beyni nedeniyle davacının davalıdan talep edebileceği toplam 9.630,73 TL'nin temerrüt tarihi olan 15/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.

Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,

2. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/05/2021 tarih 2020/106 Esas  2021/354 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,  

B)1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 9.630,73 TL'nin 15/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2. Alınması gereken 657,87 TL harçtan peşin alınan 238,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 419,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 9.630,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

4. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 4.347,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

5. Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 238,71 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 

6. Davacı tarafından yapılan 99,40 TL posta masrafı, 354,00 TL ekspertiz ücreti, 1.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.653,4‬0 TL'nin davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 1.139,18 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7. Davalı tarafından yatırılan 384,90 TL keşif harcının davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 119,71 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

8. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A. 13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 410,53 TL'sinin davacıdan, 909,47 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 

9. HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

C)1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

2. Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 

3. Davacı tarafından istinaf aşamasında posta ve tebligat gideri olarak yapılan 107,60 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek 74,14 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  	

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 21/12/2023

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...

... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararSigortakabulüne(KaskoTazminathükümankaraKaynaklanan)numarasıkısmenPoliçesindencevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim