Ankara BAM 21. HD 2021/695 E. 2023/1850 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2021/695
2023/1850
21 Aralık 2023
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/695 Esas 2023/1850 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/695
KARAR NO : 2023/1850
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/01/2021
NUMARASI : 2014/805 Esas -2021/30 Karar
DAVACI
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2013
KARAR TARİHİ : 21/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2024
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara’da 01.09.2007 tarihinden sonra 5669 sayılı kanun gereğince doğalgaz dağıtım işinin müvekkili tarafından verildiğini, 19.06.2007 tarihinde davalı banka ile ... arasında ...’ın hisselerinin satışının 24.12.2007 tarihinde tamamlandığını, ... tarafından hisseleri satılmadan önce ... ile EGO Genel Müdürlüğü 01.05.2002 tarihinde " mekanik sayaç abonelerinin doğalgaz fatura bedellerinin Online tahsilatına ilişkin protokolün, 04.04.2006 tarihinde “Sincan ve Batıkent Bölge Müdürlüklerinde bulunan gaz satış veznesinden gaz satışı ve tahsilat işlemlerinin banka elamanlarınca yaptırılması” hususunda protokolün, 03.12.2007 tarihinde “... A.Ş. Genel Müdürlüğünce mevcut 4 adet veznede gaz satış ve tahsilat işlemi yapılması” hususunda protokolün akdedildiğini, 03.12.2007 tarihli protokolün 4/2. Maddesinde, veznelerden yapılacak tahsilat tutarlarının bankada hesaba geçtiği gün hariç 4 işgünü bekletildikten sonraki iş günü Kurumun Banka nezdindeki kullanım hesabına aktarılacağına, aktarım gününün tatil gününe denk gelmesi halinde takip eden iş günü kullanım hesabına geçileceğine yönelik düzenleme bulunduğunu, söz konusu protokoller kapsamında müvekkil şirket tarafından Ankara ilinde satışı yapılan doğalgazın bedellerinin davalı banka tarafından tahsili işlemini müteakip birbirinden farklı abonelik biçimlerine göre açılan farklı hesaplardan 2744165 MT7 numaralı tahsilat hesabının ağırlıklı olarak kamu kurumları, kamu kurumlan adına saymanlıkları, hastaneler, site yönetimleri, fabrikalar gibi büyük miktarda doğalgaz tüketen abonelerin fatura bedellerini ödemek için tahsilat öncesinde EFT/Havale yolu ile para yatırılan veya ön ödemeli doğalgaz alımı için EFT/havale yolu ile gaz alımı yapılmadan önce para yatırılan bir hesap olduğunu, davalı Bankanın akdedilen protokollerin tümüne aykırı hareket etmek suretiyle MT7 olarak adlandırılan hesapta müvekkiline ait paraları haksız olarak tuttuğunu ve bu paraları “ilgiliye henüz gaz satışı yapılmadığı veya fatura ödemesinin gerçekleşmediği" gibi gerekçelerle kullandırmadığını, bununla birlikte müvekkili şirkete ait olan bu bedelleri hesapta beklettiği ve kullandırmadığı için müvekkili şirkete herhangi bir faiz de ödemediğini, büyük miktarda doğalgaz tüketen abonelerin yatırmış olduğu bedellerin herhangi bir doğalgaz alımı yapılmadığı gerekçesi ile davalı tarafından haksız olarak 60 günlük süre boyunca dahi bu hesapta tutulduğunu ve sonuç olarak müvekkilinin kendisine ait olan paraları kullanamaması nedeniyle maddi zarara uğradığını, MT7 numaralı hesapta gaz satışıyla da fatura tahsilatı yapılıncaya kadar belirsiz bir süre boyunca paraların bekletilmesi ve bu paraların kullandırmamasında davalının kötü niyeti olduğunu, davalı banka ile akdedilen protokollerin hiçbirinde tahsilat hesaplarının (MT2, MT3 ve MT4) dışındaki herhangi bir hesapta ve belirsiz bir süre için para tutulacağına ve müvekkili şirkete bu paraların kullandırılmayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, aksine tahsil edilen bedellerin tahsil tarihlerinden itibaren 3. veya 4. gün sonunda kullanım hesabına geçileceğinin kararlaştırılmış olduğunu, sonuç olarak davalı bankanın MT7 hesabında beklettiği paralardan kendi yararına nemalandırmak suretiyle gelir elde ettiği için bu paraları tahsilat hesabına aktarmadığını ve her türlü gerekçelerle tutabildiği kadar MT7 hesabında tutmaya çalıştığını, müvekkili şirketin haksız işlem nedeniyle davalı bankaya müteaddit defalar müracaat etmesine karşın sonuç alınamadığını, bunun üzerine ‘MT’ numaralı hesabın 22.08.2011 tarihinde yoğun uğraşlar sonucu kapatılabildiğini ve bakiyesinin yine davalı banka nezdinde bulunan kullanım hesabına aktarıldığını, yine o tarihte ... tarafından müvekkili şirkete verilen Over Night faiz oranı olan % 11,09 üzerinden yapılan hesaplama ile protokollerde belirtilen süre dışında haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak hesapta tutulan paralar nedeniyle uğranılan zararın tazmini için ilgili bankadan faiz talebinde bulunulduğunu, ancak bu talebin yerine getirilmediğini, davalı banka tarafından MT7 numaralı hesabın kapatıldığı 22.08.2011 tarihinden itibaren MT 1 numaralı hesaba aktarılan faralar için O/N(over night) faiz oranı üzerinden faiz uygulanmakta olduğunu, davalı bankanın daha önceden yapabileceği işlemi MT 7 numaralı banka hesabının kapatılmasından sonra uygulamaya başladığını, oysaki hali hazırda müvekkili şirket için MT 1 nolu hesapta bulunan paralar nedeniyle uygulanmakta olan faiz oranının geçmişte uygulanması halinde müvekkili şirketin herhangi bir maddi zararının olmayacağını, müvekkili tarafından yapılan araştırmalar neticesinde MT 7 numaralı hesapta açılışından itibaren haksız ve hukuka aykırı olarak tutulan paraların tutulduğu süre için O/N faiz oranı uygulanarak maddi zararın hesaplandığını ve bu tutarın 431.615,97 TL olarak tespit edildiğini, bu tutarın müvekkiline ödenmesinin istendiğini, ancak MT’ numaralı hesabın kapatılmasından önce yapılan bu taleplerin karşılık bulmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 431.615,97 TL tutarındaki maddi zararın 22.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket adına MT1, MT2, MT3, MT4, MT7 numaralı hesapların açıldığını, MT 1 ve MT 7 hesaplarında herhangi bir bloke kaydının olmadığını, teknik olarak bu hesapların davacı firma kullanımına açık olduğunu, MT 2, MT 3, MT4 nolu tahsilat hesaplarının özellikleri gereğince yapılan tüm tahsilatların mahiyetine göre MT 2, MT 3, MT 4 nolu tahsilat hesaplarına alacak olarak geçtiğini, bu hesaplarda protokollerde belirtilen süre kadar bekletildikten sonra firmanın MT1 nolu hesabına aktarıldığını, bu işleyişe göre davacının tahsilat hesaplarını kullanımıyla ilgili bir problemi olmadığını, bu hesapların davacının belirlemiş olduğu çalışanları tarafından internet bankacılığı yoluyla görüntülenebilmekte olduğunu, davacının talebi ile davacının üç çalışanının bu hesapların internet bankacılığı üzerinden görüntülenebilmesi için kullanıcı adı ve şifresinin tanımlanmış olduğunu, davacı firma tarafından MT7 uzantılı hesabın varlığının internet bankacılığı kullanımının tanımlandığı 2007 yılından beri bilinmekte olduğunu, ihtilaf konusu MT 7 nolu hesabına, ağırlıklı olarak kamu kurumlan adına saymanlık ile site yönetimleri, hastaneler gibi abonelerin ön ödemeli kartlı gaz satışı veya doğalgaz fatura ödemeleri için EFT/havale yoluyla paralar gönderildiğini, abonelerin gönderilen parayla ön ödemeli kartlar doğalgaz satış/yüklemesi isteniyorsa bankaya gelerek ön ödemeli sayaç abonelik kartını ve varsa damga vergisi ödeme makbuzunu ibraz etmesi, doğalgaz abonelik faturasının ödenmesini istiyorsa faturayı ibraz etmesi veya fatura bilgilerini beyan etmesi gerektiğini, diğer yandan Kamu Kurumlarıyla ilgili tutarların, ödenen damga vergisi mahsubu yapılmış olarak geldiğini ancak ön ödemeli kartlara yükleme, gelen tutara ödeme makbuzu ibraz edilen damga vergisi ilave edilerek bulunan tutarlara göre yapılmakta olduğunu, söz konusu işlemlerle ilgili hesaplar arasında yapılması gereken çeşitli aktarımların davacı ile mutabık kalınarak gerçekleştirildiğini, birçok kamu kurum ve kuruluşunun ödeneklerinin zamanında çıkmaması nedeniyle kamu kurumlarının ödenekleri çıktığı zaman peşinen doğalgaz alımı için tutarları müvekkili bankaya göndermekte olduklarını, ancak doğalgaz alım işlemi için davalı bankaya müracaatın daha sonra gerçekleştiğini, hangi işlem için gönderildiği henüz tam olarak bilinmeyen tutarların abone müracaatı ile gaz satışı/yüklemesi veya doğalgaz fatura ödemesi gerçekleştirilinceye kadar MT 7 hesabında bekletilmekte olduğunu, abone talebine istinaden satışı/yüklemesi gerçekleşen tutarların Protokol'de belirtildiği şekilde ilgili hesaplara aktarıldığını, müvekkili banka tarafından her şeye rağmen davacı yanın söz konusu hesabının kapatılması talebinin kabul edilerek 22.08.2011 tarihinde bu hesabın kapatıldığını, davacı yanın herhangi bir faiz kaybından bahsetmesinin hayatın olağan işleyişine aykırı olduğunu, zira tüzel kişilerin iradesinin yöneticilerinin iradesinden bağımsız olduğunu, yeni yönetimin bu yöndeki iradesinin önceki yönetimin iradesini ortadan kaldırıcı nitelikte olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, benimsenen 08.10.2020 tarihli bilirkişi raporuna ve toplanan tüm delillere göre; taraflar arasındaki protokol hükümleri kapsamında davacı tarafa ödenmesi gerektiği ileri sürülen yoksun kalınan faiz alacağının tahsiline istemiyle açılan davada, davalının protokol hükümlerine aykırı davranışı ile davacının faiz alacağının doğduğu sabit olmakla birlikte, davaya konu uygulamanın (MT7 hesap uygulamasının) 2007-2011 yılları arasına ilişkin bir uygulama olduğu, davacı çalışanlarına davalı banka tarafından 30.09.2009- 30.08.2010 tarihlerinde internet bankacılığı tanımlanmak suretiyle tüm hesaplara erişim imkanı sağlayan şifre tahsis edilmiş olduğu, buna göre davacının anılan uygulamadan haberdar olduğunun kabulü gerektiği, bir an için haberdar olmadığı kabul edilse dahi, basiretli bir tacir olarak basit bir araştırma veya denetleme ile durumdan haberdar olabilecekken bu yükümlülüğünü yerine getirmediği için zararın artmasına neden olduğu kanaatine varıldığı, zararın niteliği ve tarafların zararın doğmasına neden olan davranışları gözetildiğinde, sorumluluğun %50 oranında paylaştırılması gerektiği, davacının faiz zararının doğduğu, doğan bu zarara taraflarca eşit oranda katlanılması gerektiği belirlenmekle birlikte, davacının faiz alacağının belirlenmesinde esas alınacak faiz oranının ise bankacı bilirkişi ...tarafından tanzim olunan 08.10.2020 tarihli raporda belirtildiği üzere; yapılan hesaplamaya esas olarak davaya konu döneme denk gelen (hesabın açıldığı 22.01.2007 tarihi ile hesabın kapatıldığı 22.08.2011 tarihleri arası) sürede Merkez bankası gecelik repo faiz oranları ortalamasının alındığı, bu oranın %11,09 olup, davalı bankanın MT7 isimli hesabın kapatılmasından sonra paranın aktarıldığı MT1 adlı hesaba işletilen faiz oranı ile de aynı olduğu, buna göre davacının faiz alacağının hesabında %11,09 faiz oranının esas alınması gerektiği valör tarihleri ( yatan paranın 1 iş günü sonrası) esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde ise davacının KDV hariç 292.842.85 TL faiz zararı bulunduğu, zararın doğmasında tarafların %50 oranında sorumlu olduğu anlaşıldığından, davalının 146.421,42 TL faiz zararını ödemekle yükümlü olduğunun belirlendiği, davacı vekilince faiz alacağına hesabın kapatıldığı 22.08.2011 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi işletilmesi ve faiz alacağının hesabında KDV'nin dikkate alınması gerektiği belirtilmiş ise de; hükme esas bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere davaya konu hesabın niteliği ve bankacılık teamülleri nazara alındığında KDV’nin hesaplamaya dahil edilemeyeceği yine davaya konu talebin faiz alacağına ilişkin olduğu anlaşıldığı, ayrıca hüküm altına alınan kısım yönünden faiz işletilmesine gerek bulunmadığı kanaatine varıldığı, davacının kendi kusurlu hareketiyle zararın artmasına neden olduğu gözetilerek tazminat miktarından indirim yapılmış olması nedeni ile, ''indirime konu miktar dikkate alınmak suretiyle'' yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 146.421,42 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında söz konusu hesaplar üzerinde haftalık mutabakatlar yapıldığını, davacı ile davalı banka arasında her sabah bir önceki satışı yapılan doğalgaz bedelleri ile ilgili olarak mutabakatlar yapıldığını, söz konusu mutabakatların firma çalışanlarından ... ile yapıldığını, müvekkili banka tarafından protokoller kapsamında tahsil edilen tüm bedellerin davacıya tahsis edilen internet bankacılığı üzerinden görüntülenebildiğini, firmanın yazılı ve/veya sözlü talebi halinde davacıya hesap ekstrelerinin gönderildiğini, her hafta Salı ve Cuma Günleri MT-7 uzantılı ihtilaf konusu hesabın bakiyesi ve içeriği ile ilgili olarak davacı ile teyit işleminin yapıldığını, sırf bu durumun dahi davacının dava dilekçesi içeriğindeki iddiaları çürütecek mahiyette olduğunu, davacı firmanın yönetim yapısında meydana gelen değişiklik üzerine yeni yönetim tarafından MT-7 uzantılı hesabın varlığının inkar edildiğini ve kapatılmasının talep edildiğini, 2002 yılında açılan MT-7 numaralı hesaba karşı 2011 yılına kadar davacı firmanın hiçbir itirazının bulunmadığını, davacı firmanın yönetiminde meydana gelen değişiklik üzerine söz konusu hususun bir ihtilaf haline geldiğini, 2002 yılından beri aktif olarak kullanılan bir hesaptan ya da bu hesabın çalışma biçiminden davacının haberdar olmamasının akla ve mantığa uygun olmadığını, faiz talebinin yerinde olmadığını, zira tüzel kişiliklerin iradesinin yöneticilerin iradesinden bağımsız olup yeni gelen yönetimin bu şekilde meydana gelen talebi önceki yönetimin iradesini ortadan kaldırıcı nitelikte olmadığını, taraf menfaatleri gereği taraflar arasındaki sözleşmenin amaçsal olarak yorumlanması gerektiğini, MT-7 hesabına gelen tanımsız EFT ve havalelerin abone talimatıyla MT-2 ve MT-3 hesaplarına aktarıldığını, aralarında sözleşme olmadan davacı şirket ile yaptığı ticari işler için faiz ödemekle sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu MT-7 no'lu hesabın ağırlıklı olarak kamu kurumları adına saymanlıklar ile site yönetimleri, hastaneler gibi büyük aboneler tarafından ön ödemeli kartlı gaz satışı veya doğal gaz fatura ödemeleri için EFT/havale yolu ile para gönderildiğini, kamu kurumlarının ödenekleri çıktığında peşinen doğal gaz alımı için tutarların müvekkili bankaya gönderildiğini ancak doğal gaz alım işlemi için müvekkili Bankaya müracaatın daha sonra yapılabildiğini, buna bağlı olarak gelen ve hangi işlem için gönderildiği tam olarak bilinemeyen tutarlar abone müracaatı ile gaz satışı/yüklemesi veya doğalgaz fatura ödemesi gerçekleşinceye kadar MT 7 hesapta bekldiğini, abone talebine istinaden satışı/yüklemesi gerçekleşen tutarların Protokol'de belirtildiği üzere MT 3, hesaba ödemesi yapılan fatura tutarlarının ise yine Protokol'de belirtildiği üzere MT 2 hesabına aktarıldığını, bu sebeplerle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu MT 7 numaralı hesap 22.01.2007 tarihinde açılmış olup bu hesabın açılışı ile ilgili bir sözleşme veya bankaya verilmiş talimat bulunmadığını, ayrıca hesaba alacak yazılan paraların hesapta ne kadar tutulduktan sonra MT 1 kullanım hesabına aktarılacağı hususunda taraflar arasında sözleşmenin de bulunmadığını, bu hesabın 2009,2010 ve hesabın kapatıldığı 22.08.2011 tarihine kadarki hesap hareketleri incelendiğinde gaz satış tahsilatı nedeniyle yapılan hesaba alacak kaydedilen paranın bazen 1 bazen de daha uzun süre faiz verilmeden bekletildikten sonra müvekkili şirketin hesabına aktarıldığını, müvekkili ile davalı banka arasında 5 adet protokol imzalandığını, 2002 tarihli Protokolde açıkça bankanın tahsilatları Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri müvekkili şirketin belirleyeceği hesaba aktarmakla yükümlü olduğunun imza altına alındığını ve bu Protokol gereği açılan MT 2 numaralı hesaba gelen bedellerin Protokol hükümleri gereği Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri müvekkili şirketin belirlediği hesaba aktarıldığını, bu nedenle bilirkişiler tarafından tahsil edilen fatura bedellerinin talimat verilinceye kadar bu hesapta tutulmasına rıza gösterildiği şeklindeki beyanına itiraz edildiğini, burada bir rıza söz konusu olmayıp hesabın işleyişinde bir aksaklık bulunmaması nedeniyle bu işlemler için açılan hesabın işleyişine ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, ilk internet şifresinin 30.09.2009 tarihinde verildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin 2007 yılından beri söz konusu hesaba ilişkin bilgisinin bulunduğu yönündeki gerekçenin doğru olmadığını, 30.08.2010 ve 15.03.2012 tarihlerinde verilen diğer şifrelerin ise verildiği bu tarihlerde müvekkili şirketin hesabının kapatılması için davalı banka ile görüşmeye başladığı 02.07.2010 tarihinden sonrasına karşılık geldiğini, 07.02.2010 tarihinden itibaren hesabın kapatılması için çaba sarf edilmesine rağmen bankaca hesabın kapatılmamış olması nedeniyle oluşan müvekkilinin zararında davalı bankanın kusurlu olduğunu, MT 7 numaralı hesaba ilişkin fiili uygulama konusunda müvekkili şirketçe verilen bir icazet bulunmadığını, davalı şirketçe müvekkilinin bu işlemlere onay verdiği yönünde savunma yapılmış ise de bu yönde bir belge sunulmadığını, müvekkil Şirketin bu işlemlere icazet vermediğinin davalı Banka tarafından verilen cevap dilekçesi ile de bir anlamda kabul edildiğini, nitekim davalı Banka tarafından verilen cevap ve cevaba cevap dilekçeleri ile açıkça mutabakatların satışı yapılan doğalgaz bedelleri üzerinden gerçekleştiğinin ikrar edildiğini, satışı yapılan (yahut tahsilatı gerçekleşen) doğalgaz bedellerinin ise MT 7 hesabına havale/eft yoluyla gönderilen bedellerin abonenin banka’ya başvurması ile kartına doğalgaz yüklemesi yapması yahut fatura ibraz ederek faturasını ödemesi sonucu akıbeti netleşen ve MT 2 ve MT 3 hesaplarına aktarılan bedeller olduğunu, dolayısıyla müvekkil Şirket ile Banka arasındaki mutabakatın MT 2 ve MT 3 hesaplarına aktarılan bedelleri ile ilgili olup Havale/EFT yapılarak MT7 hesabına gönderilen bedellerin, henüz satış işlemi (yahut tahsilat) gerçekleşmediğinden bu bedellerin içeriğine ilişkin herhangi bir mutabakat yapılmadığını, söz konusu tahsilatların yapılan Sözleşmelere aykırı olarak davalı Banka tarafından müvekkil Şirketin herhangi bir talebi olmaksızın oluşturulan MT7 hesabında tutulduğunu ve Sözleşmelerde belirlenen sürelerden çok daha fazla sürelerle tutulduktan sonra ilgili müvekkil Şirket hesaplarına aktarılmasında müvekkil Şirketin değil davalı Banka’nın kusurunun bulunduğunu, bu durumun müvekkil Şirket yetkili birimlerince fark edilmesi üzerine MT 7 numaralı hesabın kapatılması için 02.07.2010 tarihinden itibaren yazışmalar yapıldığını; ancak davalı Banka tarafından ekonomik olarak zarara uğrayacağı gerekçesi ile hesabın kapatılmasının ötelenmeye çalışıldığını ve en son müvekkil Şirketin ısrarları sonucu ancak 22.08.2011 tarihinde kapatılabildiğini, müvekkil Şirketin zararının giderilmesi için yapılan yazışmalardan sonuç alınamaması üzerine ise işbu davanın açıldığını, dolayısıyla müvekkiline müterafik kusur atfedilmesinin doğru olmadığını, davalı Banka tarafından açılan MT 7 dışındaki hesaplar Sözleşmelere uygun olarak işletilirken daha sonradan fiili olarak Banka tarafından 22.01.2007 tarihinde açılarak kullanılmaya başlanan MT 7 numaralı hesabın Sözleşmelere aykırı olarak kullanılması sebebiyle haksız kazanç elde etmesi hukuka ve taraflar arasındaki Sözleşmelere aykırı olduğunu, davalı Banka tarafından MT 7 numaralı hesabın 2002 yılında açıldığının beyan edildiğini, ancak bilirkişi raporu ile bu hesabın 22.01.2007 tarihinde açıldığı tespit edildiğini, somut uyuşmazlık açısından asıl kusurlu olanın davalı banka olduğunu, imzalanan Sözleşmelerin hepsinde tahsilatların Banka nezdinde ne kadar sürelerle tutulacağına ilişkin hükümler yer almakta iken karşılıklı olarak belirlenen sürelere riayet edilmeksizin daha uzun sürelerle MT 7 numaralı hesapta tutulmasının sözleşmelere aykırılık teşkil ettiğini ve davalı Banka’nın kusurlu olduğu olduğunu gösterdiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle zararın oluşması bakımından müvekkil Şirketin müterafik kusurunun olduğu düşünülemeyeceği gibi daha önce de ifade edildiği üzere müvekkil Şirketin uyuşmazlık konusu hesabın işletilmesi biçimine onay/icazet verdiğinden de bahsedilemeyeceğini, müvekkil Şirketin satışı yapılan/tahsilatı gerçekleşen doğalgaz bedelleri üzerinde mutabakat yapmış olmasının henüz satışı yapılmayan/tahsilatı gerçekleşmeyen doğalgaz bedellerinin davalı Banka tarafından Sözleşmelere aykırı olarak kullanılacağı ve müvekkil Şirketin bu nedenle uğradığı zararından feragat ettiği anlamına gelecek şekilde yorumlanamayacağını, dava konusu alacak faiz türü hesabıyla ortaya konulan ancak nitelik itibariyle "zararın giderimi" talebi olup, doğrudan faiz talebi olmadığını, davanın konusu davalının kusuruyla mahrum kalınan getiri talebi olduğunu, bu nedenle dava konusu alacağa faiz işletilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, KDV tahakkukuna dair eksik nitelendirmeyle de dava konusu müvekkil Şirket alacağının hatalı hesaplandığını, zarara KDV eklenmesi gerektiğini, zarara KDV eklenmesi gerektiğini, zira, müvekkil Şirketçe talep edilen bedelin, abonelerden para tahsil ettiği halde müvekkil Şirket kullanımına sunmadan bu parayı yedinde tutan Banka'dan gün bazlı faiz kaybını ifade ettiğini, bu faiz kaybı karşılandığındna, ticari faaliyet içinde faturalandırılacak olup KDV'ye konu olacağını, müvekkil Şirketin aynı şekilde, abonesinden banka tarafından tahsil edilip de kullanımına verilmeyen bedeller için farklı bankalara KDV'li faiz faturası kesmekte olup, bu faturaların itirazsız ödendiğini, dosyada bulunan .... Genel Müdürlüğü'ne düzenlenmiş iki ayrı (KDV'li) faiz faturası örneğinin sunulduğunu, bu nedenlerle davamızın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken gerek hakkaniyete aykırı olan müterafik kusur indirimi gerekse de Kdv kesintisi yapılmasının yerel mahkeme kararını hukuka aykırı kıldığını, 7 yıl öncesine ait alacak talebine faiz uygulanmamasının da yine hakkaniyete aykırı olduğunu, ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, davalı banka ile imzalanan protokollerdeki hükümlere aykırı olarak davalı banka nezdindeki hesaplarda müvekkiline ait paraların haksız olarak tutulduğu iddiasıyla uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yargılama sırasında alınan hukukçu bilirkişi Av. ... ile bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 02.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı Banka'nın davacı şirket adına yapılan tahsilâtları davacının MT 7 uzanlılı banka hesabında tulmak üzere davacı ile yaptığı bir sözleşme bulunmadığı, davalı Banka'nın aralarında sözleşme olmadan davacı ile yaptığı ticari işler için faiz ödemekle sorumlu olduğu, yapılan hesaplamalarla davacı tarafın 2009-2010-2011 yılları için hesabın kapatıldığı 22.08.2011 tarihine kadar %11,09 oranı üzerinden toplam 365.776,47 TL faiz talep edebileceği, davalının bu faiz borcuna % 18 oranına isabel eden 65.839,73 TL KDV tutarının da eklenmesi halinde KDV dâhil faizden kaynaklanan toplam borcun 431.615,97 TL (365.776,47 TL*45.893,73 TL) olarak hesaplanabileceği, davalının ve davacının basiretli tacirler olduğu, davalı Banka tarafından internet şifreleri davalıya teslim edilmiş ve haftalık mutabakat yapılmış olduğu iddiaları göz önüne, dava konusu MT 7 no'lu hesaptan bilgi sahibi olan davacı şirketin de bu zararın oluşmasında müterafik kusurunun olduğunun düşünülebileceği, belirtilmiştir.
Dava konusu MT7 hesabında biriken paraya taraflar arasındaki diğer hesaplara ilişkin protokollerdeki emsallere göre gün ve oran üzerinden hesap yapılması için mahkemece verilen ara karar sonucunda aynı bilirkişi heyetinden alınan 14.10.2015 tarihli 1. Ek ve taraf vekillerinin itirazları üzerine alınan 01.12.2017 tarihli 2. Ek heyet raporunda özetle; davalı Banka'nın davacı şirket adına yapılan tahsilâtları davacının MT 7 uzanlılı banka hesabında tulmak üzere davacı ile yaptığı bir sözleşme bulunmadığı, davalı Banka'nın aralarında sözleşme olmadan davacı ile yaptığı ticari işler için faiz ödemekle sorumlu olduğu, yapılan hesaplamalarla davacı tarafın 2009-2010-2011 yılları için hesabın kapatıldığı 22.08.2011 tarihine kadar ekli CD'deki repo faiz oranı üzerinden hesaplanan toplam 206.912,11 TL faiz talep edebileceği, davalının bu faiz borcuna % 18 oranına isabel eden 37.244,17 TL KDV tutarının da eklenmesi halinde KDV dâhil faizden kaynaklanan toplam borcun 244.156,28 TL olarak hesaplanabileceği, davalının ve davacının basiretli tacirler olduğu, davalı Banka tarafından internet şifreleri davalıya teslim edilmiş ve haftalık mutabakat yapılmış olduğu iddiaları göz önüne, dava konusu MT 7 no'lu hesaptan bilgi sahibi olan davacı şirketin de bu zararın oluşmasında müterafik kusurunun olduğunun düşünülebileceği, belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince yargılama sırasında bankacı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyeti ... tarafından düzenlenen 13.11.2018 tarihli 2. Bilirkişi heyeti raporunda ve 03.05.2019 tarihli raporda özetle; dava konusu M17 hesaba davacının müşterileri tarafından gönderilen paraların davacının tasarrufunda (kullanımında) olduğu; bu paralar ile gaz alınmadığı sürece, taraflar arasındaki 01.05.2002 tarihli protokolde "tahsilatlarla ilgili kullanım hesabına' şeklinde belirlenen tahsilatlarla ilgili kullanım hesabında tutulması gerektiği, diğer yönden, taraflar arasında yapılan protokollerde; kamu kurumları, hastaneler, fabrikalar gibi büyük miktarda doğalgaz tüketen abonelerin davacıya göndermiş olduğu paralar için ayrı bir hesap açılacağı ve bu paraların fatura ödemeleri ve gaz alımları gerçekleşene kadar faiz ödenmeyen bir hesapta tutulacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, davalının, MT7 hesapta her bir gün biriken paraları için, hesabın açılış tarihi 22.01.2007'den hesabın kapatılış tarihi 22.08.2011'e kadar, MT1 hesaba her bir gün işletmiş olduğu değişen faiz oranları üzerinden; davacıya faiz ödemesi gerektiği kanaatinin oluştuğu, davacının yapmış olduğu hesaplamalardan, faize KDV hesaplamış olduğu anlaşılmakla birlikte bankaların mevduat faizi için ödemiş oldukları faizi KDV”si ile birlikte ödemesi uygulamasının teamülde bulunmadığı, 03.05.2019 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; dava konusu ikrazatın mevduat mı para alacağı mı olduğuna dair hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, 13.11.2018 tarihli raporda mevduat faizi olarak değerlendirilmesi sonucunda KDV hesaplanmamış ise de bu husustaki görüşten vazgeçildiğini, hukuki nitelemenin mahkemeye bırakıldığı belirtilerek davacının 22.08.2011 tarihi itibarıyla ekli CD de hesaplandığı üzere toplam 205.073,62 TL faiz alacağının bulunduğu, 22.08.2011 tarihinden itibaren avans faizi uygulaması ile davacının dava tarihi itibarı ile toplam 259.235,53 TL alacağının hesaplandığı, dava konusu ikrazatın mevduat mı para alacağı mı olduğu hususunun hukuki nitelendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, dava konusu ikrazatın mevduat olarak değerlendirilmesi halinde KDV uygulanamayacağı, dava konusu ikrazatın para alacağı olarak değerlendirilmesi sonucunda KDV uygulanabileceği, hesaplanan meblağın KDV'sinin 46.662,40 TL olduğu, bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarını değerlendirmek üzere alınan bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişi ...tarafından düzenlenen 08.10.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin MT 7 nolu hesabına gelen paralar karşılığında gaz satışı yapılacağı belli olup bu tutarların davacı şirketin tasarrufunda olması gerektiği, dolayısıyla, MT 7 nolu hesapta biriken paralar için de faiz tahakkuk ettirilmesi gerekirken söz konusu hesaba faiz verilmemesi nedeniyle davacının faiz gelirinden mahrum kaldığı, işbu Rapor ekinde sunulan CD'de kayıtlı hesaplama tablolarına göre, davacının davalı Bankadan talep edebileceği brüt faiz tutarının; 292.842,85 TL olarak hesaplandığı, söz konusu tutarın mevduat faiz geliri olması nedeniyle yasal düzenlemeler gereği brüt faiz tutarından Ve %15 oranında stopaj kesintisi yapılması gerektiği, bu gereklilik nedeniyle stopaj kesintisini müteakip davacının davalı Bankadan talep edebileceği net faiz tutarının 248.916,42 TL olduğu, davacı tarafın KDV talebi hususunda, Bankacılık uygulamasında mevduat hesapları için tahakkuk ettirilen faiz tutarları üzerinden Bankanın KDV ödemesi gibi bir uygulama bulunmadığı, bu nedenle mahrum kalınan mevduat faizi geliri üzerinden hesaplanan KDV için davalı Bankaya müracaat edilemeyeceği, bununla birlikte, davacının, talep edilen tutarın mevduat faizi olmayıp "adatlandırma” olduğu, bu nedenle mahrum kalınan gelir üzerinden KDV tahakkuku gerektiği yönündeki, yukarıda belirtilen görüşün aksine beyanlarının hukuki boyutuyla takdir ve değerlendirilmesinin Mahkemeye ait olduğu, bu bağlamda yapılacak hukuki değerlendirme neticesinde davalı Bankanın KDV ödeme yükümlülüğünde olduğuna kanaat getirilmesi halinde davacının talep edebileceği tutarın 293.721,37 TL olarak dikkate alınmasının uygun olacağı, belirtilmiştir.
Davacı, davalının devraldığı ... ile imzalanan 3 adet protokol kapsamında davacı tarafından Ankara ilinde satışı yapılan doğalgazın bedellerinin davalı banka tarafından tahsili işlemini müteakip birbirinden farklı abonelik biçimlerine göre açılan farklı hesaplardan 2744165 MT7 numaralı tahsilat hesabının ağırlıklı olarak kamu kurumları, kamu kurumlan adına saymanlıkları, hastaneler, site yönetimleri, fabrikalar gibi büyük miktarda doğalgaz tüketen abonelerin fatura bedellerini ödemek için tahsilat öncesinde EFT/Havale yolu ile para yatırılan veya ön ödemeli doğalgaz alımı için EFT/havale yolu ile gaz alımı yapılmadan önce para yatırılan bir hesap olduğunu, davalı Bankanın akdedilen protokollerin tümüne aykırı hareket etmek suretiyle MT7 olarak adlandırılan hesapta müvekkiline ait paraları haksız olarak tuttuğunu ve bu paraları “ilgiliye henüz gaz satışı yapılmadığı veya fatura ödemesinin gerçekleşmediği" gibi gerekçelerle kullandırmadığını, bununla birlikte hesapta haksız olarak tutulan para karşılığında herhangi bir faiz de ödenmediğini, bu şekilde müvekkili şirketin kendisine ait olan paraları kullanamaması nedeniyle maddi zarara uğradığını, davalı bankaya farklı tarihlerde başvurulmuş olmasına karşın sonuç alınamadığını, bunun üzerine ‘MT’ numaralı hesabın 22.08.2011 tarihinde yoğun uğraşlar sonucu kapatılabildiğini, yine o tarihte ... tarafından müvekkili şirkete verilen Over Night faiz oranı olan % 11,09 üzerinden yapılan hesaplama ile protokollerde belirtilen süre dışında haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak hesapta tutulan paralar nedeniyle uğranılan zararın tazmini için ilgili bankadan faiz talebinde bulunulduğunu, ancak bu talebin yerine getirilmediğini ileri sürerek müvekkili tarafından yapılan araştırmalar neticesinde MT 7 numaralı hesapta açılışından itibaren haksız ve hukuka aykırı olarak tutulan paraların tutulduğu süre için O/N faiz oranı uygulanarak 431.615,97 TL hesaplanan maddi zararın işbu hesabın kapatıldığı 22.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise savunmasında; müvekkili banka tarafından protokoller kapsamında tahsil edilen tüm bedellerin davacıya tahsis edilen internet bankacılığı üzerinden görüntülenebildiğini, firmanın yazılı ve/veya sözlü talebi halinde davacıya hesap ekstrelerinin gönderildiğini, her hafta Salı ve Cuma Günleri MT-7 uzantılı ihtilaf konusu hesabın bakiyesi ve içeriği ile ilgili olarak davacı ile teyit işleminin yapıldığını, davacı firmanın yönetim yapısında meydana gelen değişiklik üzerine yeni yönetim tarafından MT-7 uzantılı hesabın varlığının inkar edildiğini ve kapatılmasının talep edildiğini, 2002 yılında açılan MT-7 numaralı hesaba karşı 2011 yılına kadar davacı firmanın hiçbir itirazının bulunmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık, davacı kurum ile davalı banka arasında imzalanan protokoller kapsamında Ankara İlinde satışı yapılan doğalgaz sebebiyle davalı banka nezdinde farklı aboneliklere göre açılan hesaplardan dava konusu MT 7 nolu büyük aboneliklerden tahsil edilen abonelik bedellerinin protokol hükümlerine aykırı olarak davalı bankaca haksız şekilde tutulup tutulmadığı, söz konusu bedellerin haksız tutulması halinde davalı bankanın kusuru ve varsa davacı kurumun müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa tarafların kusur oranları ile davacının davalının bu hesaptaki bedelleri haksız tutması halinde zarara uğrayıp uğramadığı, uğramışsa maddi zararının belirlenmesinde uygulanacak faiz oranı ile hesaplanan faiz alacağı için davacı kurumun ayrıca KDV alacağı tahsil edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Davalı bankanın hisselerini devraldığı ... ile davacı arasında, 01.05.2002 tarihinde "Mekanik sayaç abonelerinin doğalgaz fatura bedellerinin Online tahsilatına ilişkin protokol’’, 04.04.2006 tarihinde “Sincan ve Batıkent Bölge Müdürlüklerinde bulunan gaz satış veznesinden gaz satışı ve tahsilat işlemlerinin banka elamanlarınca yaptırılması” hususunda imzalanan protokol ve 03.12.2007 tarihinde “... A.Ş. Genel Müdürlüğünce mevcut 4 adet veznede gaz satış ve tahsilat işlemi yapılması” hususunda protokol imzalandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı banka nezdinde söz konusu protokoller kapsamında davacı kurumun Ankara ilinde doğalgaz satış bedellerinin tahsili için farklı abonelik türlerine göre davalı banka nezdinde farklı hesaplar oluşturulmuş olup ağırlıklı olarak kamu kurumları, kamu kurumlan adına saymanlıkları, hastaneler, site yönetimleri, fabrikalar gibi büyük miktarda doğalgaz tüketen abonelerin fatura bedellerini ödemek için tahsilat öncesinde EFT/Havale yolu ile para yatırılan veya ön ödemeli doğalgaz alımı için EFT/havale yolu ile gaz alımı yapılmadan önce para yatırılan bir hesap niteliğinde olan dava konusu MT 7 nolu hesabın davalı bankaca birinci bilirkişi heyet raporunda 22.01.2007 tarihinde açıldığı belirlenmiş, taraflar arasında davalı banka nezdinde dava konusu MT 7 nolu hesabın açılması için sözleşme imzalanmadığı gibi akdedilen protokollerde de bu konuda herhangi bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Bilindiği üzere, dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TBK'nın 114/2. Maddesinde haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı kurumun doğal gaz satış bedelinin davalı bankaca haksız olarak tutulduğu iddiasıyla faiz kaybı sebebiyle uğranılan maddi zararın tazmini talep edildiğine göre davacının varsa maddi zararının belirlenmesinde TBK'nın 114/2. Maddesinde yapılan atıfla aynı Yasa'nın haksız fiil sorumluluğunun düzenlendiği 49 vd maddeleri dikkate alınacaktır.
Gerçekten de doğal gaz satışı sebebiyle davalı banka nezdinde söz konusu protokollere istinaden oluşturulan MT2, MT3, MT4 nolu hesapların dışında 22.01.2007 tarihinde davalı bankaca açıldığı belirlenen ağırlıklı olarak kamu kurumları, kamu kurumlan adına saymanlıkları, hastaneler, site yönetimleri, fabrikalar gibi büyük miktarda doğalgaz tüketen abonelerin fatura bedellerini ödemek için tahsilat öncesinde EFT/Havale yolu ile para yatırılan veya ön ödemeli doğalgaz alımı için EFT/havale yolu ile gaz alımı yapılmadan önce para yatırılan bir hesap niteliğinde olan dava konusu MT 7 nolu uzantılı hesapta, taraflar arasında imzalanan protokol hükümlerine aykırı olarak davacıya ait olan parayı faiz işletmeksizin hesapta tuttuğu, faiz işletilen diğer hesaplara aktarmadığı, davacının talebi üzerine MT7 adlı hesabın 22.08.2011 tarihinde kapatılarak bu hesapta tutulan paraların yine davalı banka nezdinde bulunan diğer kullanım hesabına aktarıldığı ve o tarihte davalı ... tarafından Over Night (O/N) tabir edilen gecelik repo faiz oranı olan % 11,09 üzerinden nemalandırıldığı, buna göre davacının MT7 adlı hesapta davalı banka tarafından paralar nedeni ile mahrum kaldığı faiz gelirinden dolayı maddi zararının doğduğu anlaşılmıştır. Bu durumda hükme esas alınan Dairemizce objektif ve ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 08.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda; her ne kadar 22.01.2007 tarihinde açıldığı tespit edilen MT7 nolu hesapta, 2007 yılında tek bir işlem mevcut olup 2008 yılının 12 ayından itibaren hesapta tahsilat yapılmaya başlandığı da gözetilerek 2008 yılının 11. Ayından 2011 yılının Ağustos ayına kadar Merkez Bankası Over Night (borç verme faiz oranları) esas alınmak suretiyle belirlenen ortalama %11,09 oranı üzerinden, önceki bilirkişi raporlarından ve davacının dava dilekçesindeki talebine esas hesaplama yönteminden farklı olarak işlem tarihleri üzerinden değil, davacı talebi bankadaki mevduat hesabına tahakkuk etmesi gerekirken tahakkuk ettirilmeyen faize yönelik olduğu için banka uygulamalarına ve teamüllerine uygun olarak faiz hesabı yapılması gerektiği belirtilmiş olmakla, bu bağlamda yapılması gereken her bir işleme ait valör tarihleri üzerinden MT 7 nolu hesaba 2007,2008,2009,2010 ve 2011 yıllarında alacak kaydedilen tutarlar için alacak kaydedildikleri tarihten itibaren 22.08.2011 tarihine kadar hesaplanan faiz tutarlarından, MT 7 nolu hesaba 2007; 2008, 2009,2010 ve 2011 yıllarında borç kaydedilen tutarlar için borç kaydının oluştuğu tarihten itibaren 22.08.2011 tarihine kadar hesaplanan faiz tutarları tenzil edilerek maddi zarar olarak hesaplanan davacının davalı bankadan talep edebileceği brüt faiz alacağından varsa davalının müterafik kusuruna karşılık gelen kısım hesaplanıp bulunacak tutardan mahsup edilerek bulunacak tazminat tutarının davacının uğradığı maddi zarar olarak kabulü gerekir. Somut olayda davacı tarafa internet şifresinin verildiği 30.09.3009 tarihinden itibaren davacının müterafik kusurunun doğduğu gözetilerek hükme esas alınan en son bilirkişi raporunun 11. sayfasındaki tabloya göre 2008 yılı için belirlenen brüt faiz toplamı 339.422,82 TL'den 2007 yılı için 25,52 TL, 2009 yılı için 49.501,27 TL, 2010 yılı için 6.274,03 TL'nin mahsubu ile bulunan 283.622,00 TL'den, 2009 yılı için belirlenen 9.220,86 TL'den davacıya %50 kusur izafe edilen kısmının mahsubu ile bulunan 4.610,43 TL ile 283.622,00 TL ile toplamı 288.232,43 TL'nin %15 stopajının da mahsubu ile (288.232,43 X15/100 =43.234,86 TL) 288.232,43 TL-43.234,86 TL=244.997,57 TL davacının maddi zararına karşılık gelen tazminat tutarı olarak belirlenmiştir. Bu durumda davalı vekilinin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Diğer taraftan dosya kapsamından davalı bankanın ...Şubesinden temin edilen belge içeriğinden davacı kurum görevlileri ...'e 30.09.2009 tarihinde, ...'e 15.03.2012 tarihinde ve ...'a 30.08.2010 tarihinde davacı kurumun davalı banka hesaplarını izleyebilmesi için internet şifreleri verildiği anlaşılmıştır. Şu halde davacı kurum görevlisine internet şifresinin verildiği 30.09.2009 tarihinden dava konusu MT 7 nolu hesabın kapatıldığı 22.08.2011 tarihine kadarki dönemde, MT7 nolu hesaba yatan paraların miktarları ve işleyişi izlenebileceği gibi internet şifresi verilmese dahi tacir olan davacı anonim şirket tarafından basit bir araştırma ile bu hesaptaki paraların akıbeti, hangi tarihte yatırıldığı ve ne kadar süre hesapta tutulduğu gözlemlenebileceğinden davacı kurumun mahrum kalınan faiz getirisi sebebiyle uğranılan maddi zarardan dolayı davacının TBK'nın 52. Maddesi gereği müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü ile ilk derece mahkemesince %50 oranında kusur atfedilmesi de yerinde görülmüş, bu sebeple davacı vekilinin istinaf sebebinin reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, davacı tarafından hesaplanan faiz alacağı için KDV alacağı da talep etmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan en son tarihli bilirkişi raporunda da bildirildiği üzere, bankaların mevduata tahakkuk ettirdikleri faiz tutarları üzerinden KDV ödemeleri yönünde bir uygulama bulunmadığını, zira taraflar arasında mevduat ilişkisi bulunmakta olup davacı tarafın talebinin de mevduat hesabına tahakkuk ettirilmeyen faiz tutarlarına yönelik olduğu, nasıl ki, davacıya ait diğer hesaplardan MT 1 nolu hesap için örneğin yıl sonlarında tahakkuk eden bir faiz olması durumunda davacının bu faize KDV talep etmesi söz konusu değil ise aynı durumun MT7 nolu hesap için de geçerli olduğunu, bu nedenle alacağın mevduat faizi olmayıp "adatlandırma" olduğu için tahakkuk edecek faiz gelirinin KDV'ye tabi olması yönündeki davacı beyanının yerinde olmadığı anlaşılmış olmakla, davacı vekilinin faiz alacağı için KDV talebinin kabulü yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, davacının talebi, davalı bankaca haksız olarak hesapta tutulan paranın yoksun kalınan faiz getirisi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Diğer bir deyişle dava, işlemiş faiz alacağına ilişkin olmayıp haksız fiil hükümleri uyarınca tazminat istemine ilişkindir. Davacının zararının, el konulan paranın mahrum kalınan faiz getirisi olması, alacağa faiz yürütülmesine engel değildir. Eldeki davada, paranın faiz getirisi müddeabihe dönüşmüştür. Tazminatın davacının talebi gözetilerek MT7 nolu hesabın kapatıldığı 22.08.2011 tarihinden itibaren avansı geçmemek üzere reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, faiz isteminin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmemiş, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin de kabulü gerekmiştir.
Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ve katılma yolu ile davacı vekilinin öteki istinaf sebeplerinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf, davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurularının kısmen kabulü ile duruşma açılmasına gerek görülmeksizin ilk derece mahkemesince verilen karar HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereği kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, 244.997,57 TL maddi tazminatın 22.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranını geçmemek üzere reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair davanın esası hakkında yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-İstinafa başvuran davalı ve katılma yolu ile davacı vekilinin öteki istinaf sebeplerinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf, davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurularının kısmen kabulüne,
2. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/01/2021 tarihli ve 2014/805 Esas. 2021/30 Karar sayılı Kararının HMK'nın 353/1. b. 2. Maddesi gereği KALDIRILMASINA,
B) 1-Davanın kısmen KABULÜNE,
244.997,57 TL maddi tazminatın 22.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranını geçmemek üzere reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili Tarifesi hükümleri gereği alınması gereken 16.735,78 TL'den başlangıçta alınan 7.370,95 TL'nin mahsubu ile 9.364,83 TL bakiye karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. Davacı tarafından yatırılan 7.370,95 TL nispi harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4. Davacı tarafından yapılan 275,00 TL posta. tebligat gideri, 24,30 TL başvurma harcı, 3,75 TL vekalet harcı, 4.300,00 TL bilirkişi masrafı toplamı 4.603,05 TL'den davanın kabul. red oranı gözetilerek belirlenen 2.612,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6. Yargılamada vekil ile temsil olunan davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1 maddesi gereği davada kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 38.749,64 TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7. Yargılamada vekili ile temsil olunan davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereği davada reddolunan miktar üzerinden belirlenen 29.858,94 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8. HMK'nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
C) 1-İstinafa katılma yolu ile başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30 TL karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
2. İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 2441,22 TL istinaf nispi karar harcının ve 59,30 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine,
3. İstinaf aşamasında katılma yolu ile istinafa başvuran davacı tarafından yatırılan 162,10 TL başvuru harcı, dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 24,57 TL olmak üzere 186,67 TL toplam istinaf giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye istinaf giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf aşamasında istinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 162,10 TL başvuru harcının davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye istinaf giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/12/2023
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15