Ankara BAM 21. HD 2021/2001 E. 2023/1745 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2021/2001
2023/1745
8 Aralık 2023
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/2001 Esas 2023/1745 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/2001
KARAR NO : 2023/1745
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2021
NUMARASI : 2019/51 Esas 2021/708 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İpoteğin Fekki
DAVA TARİHİ : 09/06/2018
KARAR TARİHİ : 08/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2024
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'un davalı bankada tarım kredisi kullandığını, müvekkilinin taşınmazı üzerinde de dava dışı ...'un kredi borcunun teminatı olmak üzere davalı lehine ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun ödendiğini, davalının ise ipoteğin terkinini sağlamadığını, davalıya ipoteğin terkini için ihtarname gönderildiğini, buna rağmen davalının ipoteği terkin etmediğini belirterek müvekkilinin taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ipoteğin dava dışı ...'un imzaladığı tek bir sözleşmeye istinaden verilmediğini, anılan borçlunun tarımsal amaçlı kooperatif kredi sözleşmesinde kefil olduğunu, dava dışı ...'un kredi borcunu ödemediğini, bankanın halen riskinin devam ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının lehine taşınmazını ipotek verdiği dava dışı ...'un aldığı tarımsal kredilerden kaynaklı olarak halen 119.463,30 TL borcu bulunduğu, tesis edilen ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, kefaleten sorumluluğun da ipoteğin kapsamında olduğu, dava tarihi itibariyle ve halen ...'un borcu ödenmediğinden ipoteğin fek koşullarının dava tarihi itibariyle yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasındaki tutarsızlık ve özellikle 26/05/2021 tarihinde alınan bilirkişi raporunun içeriğinin dava konusu olayı aydınlatmaktan uzak olduğunu, bu rapora itibar edilerek hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığını, 07/12/2020 tarihli bilirkişi raporu ile " ... 184 numaralı Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin tarih ve tutarları bilinememekle birlikte,.." dendiğini, kredi tarih ve tutarlarının belirlenmesinin gereğinin vurgulandığını, ancak bu hususun netleştirilmesi için aldırılan 26/05/2021 tarihli raporda kredi sözleşmelerinin tarih ve miktarları belirlenmeksizin ".... ... ve ... adına açılan kredinin, kooperatif tüzel kişiliği ile iki ortağın müşterek borçlu ve müteselsil kefaletle kullandırıldığını, çekilen kredinin söz konusu borca dahil edilip edilmemesi konusu hakkında davalının ...'nın ipotek senedine güvenerek ...'a kredi verildiğini,..." şeklinde hatalı değerlendirmede bulunulduğunu, müvekkili ile dava dışı ...'un hiç bir ortaklığının bulunmadığını, müvekkilinin ipotek tesis ettiği 1017 numaralı kredi borcunun ...'un daha önce çekmiş olduğu kredilerden sonra olduğunu, bu nedenle davalı bankanın müvekkilinin ipoeteğine güvenerek ...'a diğer kredileri vermiş olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin resmi senet ile davalı banka lehine ipotek tesis ettiğini, ancak dava dışı ...'un 06/05/2011 tarihli 184 sözleşme no'lu genel tarımsal krediler sözleşmesinin müvekkilin teminatına güvenilerek imzalandığının hatalı olarak değerlendirildiğini, 23/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda sonuç kısmında davalının 184 no'lu genel tarımsal krediler sözleşmesi ile kullandırdığı kredi ve bu sözleşme sebebi ile alacağının bulunmadığını, 212 sözleşme nolu genel tarımsal krediler sözleşmesi ile kullandırılan 1017 numaralı kredi borcunun ödenerek kredi hesabının kapatıldığını, davalı bankanın bu sözleşme sebebi ile alacağının kalmadığının belirtildiğini, ancak bu değerlendirme sonrasında aldırılan bilirkişi raporlarında müvekkili lehine ipotek tesis ettiği sözleşme borcu müvekkili tarafından ödenmiş olmasına karşın sanki başkaca kredi sözleşmelerinin teminatıymış gibi davranılarak davanın reddine karar verildiğini, raporun karara elverişli olmaması nedeni ile itirazda bulunulmuş olmasına rağmen itirazlarının reddedilerek hüküm tesis edildiğini, itirazlarına konu bilirkişi raporu ne hükme esas alınabilir niteliktedir ne de mahkeme tarafından verilen görevi karşılar nitelikte olduğunu, ipotekli taşınmazın maliki olan müvekkilinin gerek sözlü gerek yazılı olarak davalı bankaya müracaat ederek alacağın sona ermesinden dolayı ipoteğin terkinini talep etmiş olmasına rağmen, davalının haksız olarak ipoteği terkin ettirmediğini, müvekkilinin ilgili kredi sözleşmesine ve ilgili kredi borcuna teminat olarak taşınmazı üzerine ipotek tescil isteminde bulunduğunu, bu hususun da tescil istem belgesinde yer aldığını, dolayısıyla ipotek ile teminat altına alınan kredi borcunun tamamen ödenmiş ve kredi hesabı kapatılmış olmasına ve defalarca kez alacaklı bankadan ipoteğin terkin edilmesini istemelerine rağmen davalının ipoteği terkin etmemesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, dava dışı ... tarafından davalı bankadan kullanılan 1017 numaralı krediye teminat olarak müvekkilinin maliki olduğu taşınmazı üzerine tesis edilen ipoteğin, borcun ödenmiş olması sebebiyle terkini gerekirken davalı tarafça terkin işlemi yapılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davasının ipoteğin terkin edilmesine ilişkin olup, nispi harca ve aynı zamanda ipotek bedeli üzerinden nispi vekalet ücretine tabi olduğunu, davacının dava konusu ettiği ipoteğin bedelinin 230.000,00 TL olup, davacı tarafından dava açılışında nispi harç yatırılmadığını, ayrıca davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, dava değeri olan 230.000,00 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
Dava Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen 2018/399 Esas 2018/594 Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi ve davacı vekilince süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebi üzerine dosya Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı vekili tarafından davalıya gönderilen ihtarname suretleri, dava dışı ... tarafından yapılan ödemeye ilişkin banka dekontu ve hesap ekstreleri, tapu kayıt sureti, ipotek tesis talebi, genel tarımsal krediler sözleşmeleri, ortaklar sözleşmesi, yargılama aşamasında hesap bilirkişiden alınan 23/03/2020 tarihli kök, 07/12/2020 tarihli ek rapor, bankacı bilirkişiden alınan 26/05/2021 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Davalı banka ile dava dışı ... arasında 23/05/2011 tarihinde 212 sayılı, 27.500,00 TL limitli, 06/05/2011 tarihli 184 sayılı 100.000,00 TL limitli genel tarımsal krediler sözleşmeleri imzalandığı, anılan sözleşmelerde davacının sözleşme limitleriyle aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 23/05/2011 tarihli sözleşmede 06/05/2011 tarihli 184 no'lu 100.000,00 TL limitli sözleşme ile bağlantılı olduğunun belirtildiği görülmüştür.
... ile borçlu ortak dava dışı ... arasında ortaklar sözleşmesi imzalanmıştır.
İpotek tesis talebinde, davacı ve davalı tarafından imzalanarak 06/05/2011 tarih ve 184 sayılı genel tarımsal krediler sözleşmesinin mütemmim cüzü olduğu belirtilerek genel tarımsal krediler sözleşmesinde belirtilen ve %10 değişken faiz oranı uygulanan krediyi teminen 230.000,00 TL karşılığı ipotek tesis talep edildiği belirtilmiştir.
Dava konusu ipotek resmi senedi incelendiğinde; 11/05/2011 tarihinde davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde, dava dışı ...'un doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davalı banka lehine 230.000,00 TL limitli ipotek tesis edildiği görülmüştür.
Dava dışı ... tarafından 05/01/2017 tarihinde davalı bankaya 28.679,27 TL ödendiği, dekont üzerinde 1017 no'lu kredi hesabının kapatıldığının belirtildiği dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı vekili tarafından davalıya gönderilen 19/01/2017 tarihli ihtarname ile ipotek tesisine sebep 1017 no'lu kredi borcunun 05/01/2017 tarihinde ödenerek kredi hesabının kapatıldığı belirtilmek suretiyle ipoteğin 7 gün içinde fekkedilmesi talep edilmiş, 23/05/2017 tarihli ihtarnamede aynı talep tekrarlanmak suretiyle vekil olarak ipoteğin fekki talebi için özel yetkiye gerek bulunmadığı belirtilmiş, gönderilen 31/07/2017 tarihli ihtarnamede borcun ödenmesi nedeniyle ipoteğin fekkinin talep edildiği görülmüştür.
Yargılama aşamasında hesap bilirkişiden alınan kök raporda, 23/05/2011 ve 06/05/2011 tarihli sözleşmelerin ipotek kapsamında bulunduğu, dava dışı borçlu ...'un borçlusu veya kefili olduğu başka sözleşmelerin ipotek kapsamında bulunmadığı, davalının 06/05/2011 tarihli 184 no'lu sözleşme ile kullandırdığı kredi ve bu sözleşme sebebiyle alacağının bulunmadığı, 23/05/2011 tarihli sözleşme ile kullandırılan 1017 no'lu kredi borcunun ödenerek kredi hesabının kapatıldığı, davalının bu sözleşme sebebiyle alacağının kalmadığı, ipoteğin 184 no'lu sözleşme ve onun eki olarak akdedilen 212 no'lu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin teminatı olduğu, ipoteğin kaldırılması için bu sözleşmelerden kaynaklanan borç bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği, davalının 06/05/2011 tarihli 184 no'lu sözleşme kapsamında kredi kullandırdığına dair bilgi ve belge sunmadığı, dosya kapsamına göre bu sözleşme ile kullandırılan kredi ve borç bulunmadığı tespit edilmiştir.
Alınan ek raporda, dava konusu ipoteğin 06/05/2011 tarihli ve bu sözleşme ile bağlantılı 23/05/2011 tarihli genel tarımsal krediler sözleşmesinin teminatı olduğu, tesis edilen ipotek üst sınır ipoteği olduğundan terkin edilmediği sürece dava dışı ...'un kullanacağı kredilerden ipotek miktarıyla davacının sorumluluğunun devam ettiği, bu nedenle 212 no'lu sözleşme ile kullandırılan 1017 no'lu kredi borcunun ödenmiş olmasının ipoteğin kaldırılması için yeterli olmadığı, 184 no'lu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin tarih ve tutarları bilinmemekle birlikte kredi hesabının kat edilmediği, kredi ilişkisinin devam ettiği, bu aşamada ipoteğin kaldırılması için depo edilmesi gereken bir borç hesaplamasının yapılamayacağı yönünde kanaat bildirilmiştir.
Yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan raporda, dava dışı ...'un fon kaynaklı kredilerden devam eden borcu bulunduğu, borcunu vadesinde ödemediği için borcun takip yoluyla izlendiği, güncel takip borcunun 119.463,30 TL olduğu, kredi için ipotek bulunduğu, davacı taşınmazının dava dışı ... tarafından çekilen diğer krediler için de teminat niteliğinde olup olmadığı hususunda çekilen kredinin söz konusu borca dahil edilip edilmemesi konusunda bankanın davacının ipotek senedine güvenerek dava dışı ...'a kredi verdiği, konunun hukukçular tarafından tartışılması gerektiği tespit edilmiştir.
Davacı yan dava dışı ...'un 23/05/2011 tarihli sözleşme ile kullandığı 1017 no'lu kredi borcunun ödendiğini, taşınmazı üzerinde anılan kredi borcunun teminatı olan ipoteğin fekkinin gerektiğini iddia etmiş, davalı yan ise davacının taşınmazının dava dışı ...'un kredi borçlarının teminatı olduğunu, bankanın halen riski bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının taşınmazı üzerinde davalı banka lehine 06/05/2011 tarihinde 230.000,00 TL limit ile ipotek tesis edildiği, dava tarihi itibarıyla ipoteğin halen kaldırılmadığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, dava tarihi itibarıyla davacının ipoteğin fekkini talep edip edemeyeceği, davalının ipotek ile teminat altına alınan bir alacağının bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Taraf vekillerinin istinaf itirazları kamu düzenine aykırılık da gözetilerek incelendiğinde, davacı vekili dava dilekçesinde dava değerini 230.000,00 TL olarak göstermiş, netice talebinde de ipoteğin fekkini talep etmiş ise de, 35,90 TL peşin harç yatırmıştır. Bir başka anlatımla nispi harca tabi olan işbu davada davacı yan dava dilekçesinde dava değerini ipotek limiti olan 230.000,00 TL olarak isabetli şekilde göstermiş ise de, peşin harç maktu olarak yatırılmıştır.
Harçlar Kanununun 28/1. maddesi uyarınca karar ve ilam harçlarının 1/4'ünün peşin ödenmesi gerekir. Aynı Yasanın 32. maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, Harçlar Kanununun 28, 32. maddeleri uyarınca eksik harcın tamamlanması için davacıya süre verilerek harç ikmali yapıldıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yargılama yapılması usul ve yasaya aykırı olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen gözetilmiştir (Emsal Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 23.02.2016 tarih ve 2015/9916 Esas 2016/2974 Karar sayılı ilamı).
Öte yandan, yargılama aşamasında alınan birinci bilirkişi kök ve ek raporu, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu hesap bilirkişi tarafından hazırlanmıştır. Anılan raporlarda, 184 no'lu kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin tarih ve tutarlarının bilinmediği açıkça belirtilmiştir.
Bankacı bilirkişinin verdiği ikinci rapor, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle alınmış ise de, rapor içerisinde dava tarihi itibarıyla davalının davacıdan alacaklı olduğu miktarın ne şekilde hesaplandığına ilişkin hiçbir hesaplama bulunmadığı gibi, raporda tespit edilen borcun davalı banka ile dava dışı ... arasında akdedilen hangi sözleşmeden kaynaklandığı da tespit edilmemiştir.
Açıklanan bu durum karşısında yargılama aşamasında alınan birinci rapor banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmadığı, eksik belgeler nedeniyle hesaplama içermediği, alınan ikinci rapor banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınmışsa da raporda borç miktarına ilişkin hiçbir hesaplama bulunmamakta olup, raporlar mevcut hali ile denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş davacı tarafından verilen süre içerisinde eksik peşin harcın ikmali halinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma, gerekli gördüğü belgelerden suret alma yetkisi verilmek suretiyle bankacı bilirkişiden dava tarihi itibarıyla davalının davacının taşınmazı üzerinde tesis edilen ipotek ile teminat altına alınan bir alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, alacağın hangi genel tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklandığı hususlarında ayrıntılı hesaplamayı içerir rapor alınıp, dava konusu ipotek tesis talebi ve ipotek resmi senedi birlikte değerlendirilerek ipoteğin davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen 06/05/2011 ve 23/05/2011 tarihli sözleşmelerden her ikisinin teminatı mı, birinin teminatı ise hangi tarihli sözleşmenin teminatı olduğu, birinin teminatı ise ve dava tarihi itibarıyla davalı bankanın dava dışı ...'dan var ise alacağının bu sözleşmeden doğup doğmadığı üzerinde de durulmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında kamu düzenine aykırılık da gözetilerek isabet bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, eksik peşin harcın ikmali, ikmal edilmesi halinde ise bankacı bilirkişiden banka kayıtları üzerinde yerinde yapılacak inceleme ile rapor alınıp, dava konusu ipotek tesis talebi ve ipotek resmi senedi birlikte değerlendirilerek ipoteğin davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen 06/05/2011 ve 23/05/2011 tarihli sözleşmelerden her ikisinin teminatı mı, birinin teminatı ise hangi tarihli sözleşmenin teminatı olduğu, birinin teminatı ise ve dava tarihi itibarıyla davalı bankanın dava dışı ...'dan var ise alacağının bu sözleşmeden doğup doğmadığı üzerinde de durulmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1. Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık da gözetilerek 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1). a.6, 355. maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE,
2. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2021 tarih ve 2019/51 Esas 2021/708 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4. Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5. Davalı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
6. Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7. İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/12/2023
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38