SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2021/1428 E. 2023/1727 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1428

Karar No

2023/1727

Karar Tarihi

6 Aralık 2023

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1428 Esas 2023/1727 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1428

KARAR NO : 2023/1727

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :23/06/2021

NUMARASI : 2019/158 Esas 2021/500 Karar

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALILAR :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 04/04/2019

KARAR TARİHİ : 06/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 07/12/2023

Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Makina Ltd. Şti. ile davacı banka arasında imzalanan Kredi Sözleşmelerine istinaden firmaya kredi kullandırıldığını, diğer davalının kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi geri ödemelerini zamanında yerine getirmeyen asıl borçlu ve kefile, Beşiktaş 17. Noterliği 12.10.2017 tarih ve 28939 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek borcun ödenmemesi halinde haklarında icra takibi yapılacağının bildirildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında Ankara 4. İcra Müdürlüğü’nün 2018/11133 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçluların itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalıların icra takibine yaptığı haksız itirazın 6.753.848,18 TL'lik kısmının iptali ile takibin devamını, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafça müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin belirtilen miktarda borcunun bulunmadığını, bu nedenle söz konusu takipte miktarın nasıl hesaplandığının anlaşılamaması üzerine takibe itiraz edildiğini, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 88. ve 120. maddelerinin birlikte değerlendirildiğinde ticari kredilere dahi temerrüt faiz oranının avans faiz oranının %100 ünden fazla olamayacağını, T.C. Merkez Bankası’nın 2018 yılı avans faiz oranının 9,75 olduğunu, en yüksek temerrüt faiz oranının % 19,50 olabileceğini, müvekkillerine gönderilen hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkil şirket açısından temerrüt faizinin başlangıç tarihinin takip tarihi olarak belirlenmesi ve bu doğrultuda borç hesaplanması gerektiğini, davacı tarafça dayanak olarak sunulan GKS'lerin her birisi için kararlaştırılan faiz oranlarının bakiye anaparaya uygulanması ve bu şekilde borç hesabı yapılması gerektiğini, davanın reddine ve dayanaktan yoksun ve haksız olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacı taraf aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı banka ile davalı/asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında düzenlenen 09/10/2013 tarihli, 4.500.000 TL limitli, 27/06/2014 tarihli, 5.000.000 TL limitli, 07/06/2017 tarihli, 4.530.000 TL limitli (3) adet genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı/kefil ...'nın aynı miktarlar üzerinden müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığı,hükme esas alınan 19/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, kredi borçlusu tarafından kredi taksitinin ödenmemesi üzerine hesabın katedildiği, kat ihtarnamesinin davalılardan asıl borçlu şirkete 16/10/2017, davalı/kefil ...'ya ise 17/10/2017'de tebliğ edildiği, buna göre temerrüt tarihinin, asıl borçlu şirket yönünden 18/10/2017, kefil yönünden ise 19/10/2017 olduğu, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizine yönelik (4.2.) maddesindeki düzenlemede, "bankanın akdi faiz oranının TCMB'na bildirdiği ve kredi türlerine göre farklılaşan azami faiz oranını geçemeyeceği, temerrüt faizinin ise akdi faiz oranının %50 oranına ilavesi sureti ile bulunacağının" düzenlendiği, temerrüt tarihi itibari ile bankanın TCMB'na bildirdiği cari faiz oranının %38 olduğu, buna göre %50 ilavesi ile hesaplanacak %57 oranında temerrüt faizi isteyebileceği, buna göre bankanın takipte talep ettiği %57 temerrüt faizi oranının sözleşmeye uygun olduğu, dosya kapsamına uygun, denetlenebilir bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre, davacı bankanın takip tarihi itibari ile asıl borçlu şirketten 4.530.000 TL asıl alacak, 1.832.544,02 TL işlemiş faiz ve 91.627,20 TL BSMV olmak üzere toplam 6.454.171,22 TL, davalı kefil ...'den 4.530.000 TL asıl alacak, 1.831.285,69 TL işlemiş faiz ve 91.564,28 TL BSMV olmak üzere toplam 6.452.849,97 TL alacağının olduğu, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü ile takibin devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren %57 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, alacağın likit olması sebebi ile hükmolunan 6.454.171,22 TL üzerinden hesaplanan 1.290.834,24 TL (davalı kefil ... yönünden 1.290.569,99 TL ile sınırlı olmak üzere) icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebi ile reddedilen kısım yönünden takibin kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlular hakkında yapılan takip usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkili ile davalı ... .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden firmaya kredi kullandırıldığını, diğer davalı ... kredi sözleşmesine müşterek borçlu, müşterek-müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, kefil kefalet sözleşmelerinin imzalandığı tarihte borçlu firmanın ortağı ve yöneticisi olduğunu, buna ilişkin ticaret sicili gazete örneklerinin de olduğunu, kredi geri ödemelerini zamanında yerine getirmeyen asıl borçlu ve davalı kefile, asıl borçlu ile birlikte Beşiktaş 17. Noterliği 12.10.2017 tarih ve 28939 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek borcun ödenmemesi halinde haklarında icra takibi yapılacağının bildirildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında icra takibi yapıldığını, borçluların itirazı üzerine duran takibin devamı için bankaca işbu davanın açıldığını, dosya kapsamında düzenlenen ek bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadan hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 19.02.2021 tarihli ek bilirkişi raporuna itiraz edilerek, bankanın alacak tutarı ile hükme esas bilirkişi ek raporuyla tespit edilen tutar arasındaki farkın, bilirkişi raporunda yasal olarak uygulanması gereken faiz oranının uygulanmamış olmasından kaynaklandığını, hükme esas bilirkişi ek raporunun 2. maddesinde, 18.10.2017-25.09.2018 (temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında) arasında temerrüt faiz oranları (%30, %36, %27, %36, %27,75…) gibi değişen oranlar dikkate alınarak faiz hesaplaması yapıldığını, uygulanan faiz oranları hatalı olduğunu, icra takibine dayanak alacak hesaplamasında; 10.10.2017 (ihtarname tarihi) – 18.10.2017 (temerrüt tarihi) : %26 cari faiz oranı (tcmb’ye bildirilen cari/akdi faiz oranı), 18.10.2017 (temerrüt tarihi) sonrası: %39 temerrüt faizi (tcmb’ye bildirilen cari/akdi faiz oranının %50 fazlası) 15.08.2018 (temerrüt faiz oranı değişikliği) – 25.09.2018 (takip tarihi): %57 temerrüt faizi (15.08.2018 tarihinde tcmb’ye bildirilen cari/akdi faiz oranı olan %38’in %50 fazlası) uygulaması gerektiğini, alacak tutarları arasındaki fark temel olarak temerrüt faiz oranları uyumsuzluğundan kaynaklandığını, cari ve temerrüt faiz oranlarının taraflarca serbetçe kararlaştırılmasının usul ve yasaya uygun olduğunu, zira banka ile borçlu firma arasında kredi sözleşmesi imzalanmasının ve bu sözleşmeye istinaden firmaya kredi kullandırılmasının ticari iş niteliğinde olduğunu, cari ve temerrüt faiz oranları taraflarca serbetçe kararlaştırılabileceğini, ticari işlerde Türk Ticaret Kanununun uygulanacağı mevzuat ve yerleşik içtihat ile sabit olduğunu, Türk Ticaret Kanununun "ticari işlerde faiz" i düzenleyen 8. maddesi " ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." aynı kanunun 9. maddesi " ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında, ilgili mevzuat hükümleri uygulanır. " şeklinde olduğunu, Türk Ticaret Kanununun ticarî işlerde faiz oranının serbestçe tayin olunacağı şeklindeki temel ilkesi gereğince faiz oranı tarafların serbest iradesi ile belirlenebileceğini, bankaca takip başlangıç tarihi itibariyle alacak tespiti yapılırken davalılar ile banka arasındaki sözleşmenin üzerinde anlaşma sağlanan ilgili hükümlerinin dikkate alındığını ve bankaca TL krediler için TC merkez bankasına bildirilen en yüksek cari faiz oranı 15.08.2018 tarihine kadar %26, bu tarihten sonra %38 olduğundan, hesap kat tutarına işletilmesi gereken cari ve temerrüt faiz oranları tarihler ve oranlar dikkate alınmak suretiyle işletilmeli ve alacak hesabı yapılması gerektiğini, dava kapsamında bu iddialarının göz önünde bulundurularak bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, böyle bir hesaplama yaptırılmadan karar tesis edilmesi hem yasaya ve hem sözleşmeye aykırı olduğunu, ilgili mevzuat ve sözleşme hükümleri dikkate alınmadan gerçeğin altındaki faiz oranlarının işletilmek suretiyle hesaplama yapılması nedeniyle, bilirkişilerce tespit edilen tutar gerçek alacaklarını yansıtmadığını, hatalı hesaplamanın bankanın alacağını gerçeğin altında gösterdiğini, bilirkişilerce; banka alacağı hesaplanırken ihtarname tutarına temerrüt tarihine kadar %26 cari faiz, temerrüt tarihinden sonra,15.08.2018 tarihine kadar o dönemde TL krediler için merkez bankasına bildirilen en yüksek cari faiz oranının(%26) %50 fazlası olan %39 temerrüt faiz oranı, 15.08.2018 tarihinden sonra o dönemde TL krediler için merkez bankasına bildirilen en yüksek cari faiz oranının (%38) %50 fazlası olan %57 temerrüd faiz oranı işletilerek takip başlangıç tarihindeki bankanın alacağının hesaplanması gerektiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının davanın reddedilen kısmı yönünden kaldırılarak, eksik incelemenin giderilmesini ve davanın tüm alacaakları yönünden kabulünü, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe İtirazın İptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davacı ...ş. İle ... .... Ltd.şti. arasında 09/10/2013 tarihli, 4.500.000 TL limitli, 27/06/2014 tarihli, 5.000.000 TL limitli, 07/06/2017 tarihli, 4.530.000 TL limitli (3) adet genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı/kefil ...'nın aynı miktarlar üzerinden müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığı,davalı kefilin asıl borçlu şirketin yetkilisi olduğu anlaşılmıştır.

Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/11133 takip sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak 4.787.425,06 TL asıl alacak, 1.873.446,67TL işlemiş faiz ve 93.672,33 TL BSMV olmak üzere toplam 6.754.544,06TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı,davalı borçluların 7 günlük itiraz süresi içerisinde takibe konu borca itiraz ettiği, iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.

Davacı banka tarafından davalı borçlulara Beşiktaş 17.Noterliğinin 12/10/2017 tarihli 28939 yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarnamede,bankanın ... Şubesi tarafından ... .... Şti. İle Banka arasında akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığı, söz konusu krediler nedeniyle 10/10/2017 tarihi itibariyle 4.759.666,14 TL, 1.394,52 EUR olmak üzere toplam 4.765.740,94 TL nakit, 1.028.457,88 EUR gayrinakit borcu bulunduğu, müşterek-müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış oldukları sözleşmelerde belirtilen limitler çerçevesinde her biri kendi temerrüdünden dolayı doğmuş ve doğacak borçlardan sorumlu oldukları,muhataplara kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca 10/10/2017 tarihi itibariyle 4.759.666,14 TL, 1.394,52 EURO karşılığı olmak üzere toplam 4.765.740,94 TL borçlarını ihtarnamenin tebliğini izleyen 1 (bir) gün içinde ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara müracaat edileceği ihtar edildiği ihtarnamenin davalı şirkete 16.10.2017 diğer davalı ...'e 17.10.2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.

Yargılama aşamasında bankacı bilirkişi ...tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle,davalı asıl borçlu ... .... Şti.'nin davacı banka ile imzaladığı sözleşmelere istinaden kullanmış olduğu KGF kredisinden doğan borçlarını ödememesi nedeniyle, davalı asıl borçlu ile birlikte sözleşmelerde müteselsil kefil olan ... aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğü 2018/11133 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiği,taraflar arasında düzenlenen 09.10.2013 tarıhli 4.500.000,00TL, 27.06.2014 tarihli 5.000.000,00TL ve 07.06.2017 tarihli 4.530.000,00TL olmak üzere 3 adet toplam 14.030.000,00TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmeleri'nin davalı asıl borçlu ... .... Şti. ile davacı banka arasında akdedildiği, bu sözleşmeye davalı ...'nın toplam 14.030.000,00 TL tutarına kadar müteselsil kefil olduğu,davalı asıl borçlunun davacı bankadan KGF Garantili Taksitli Kredi kullandığı, bu krediden kaynaklı borç tutarının 25.09.2018 İcra takip tarihi itibariyle: 4.530.000,00 TL Asıl Alacak, 1.218.013,03 TL İşlemiş temerrüt faizi, 60.900,65 TL BSMV olmak üzere toplam 5.808.913,68 TL olduğu, Davalı müteselsil kefil yönünden 25.09.2018 İcra takip tarihi itibariyle; 4.530.000,00 TL Asıl Alacak, 1.217.258,03 TL İşlemiş temerrüt faizi, 60.862,90 TL BSMV olmak üzere toplam 5.808.120,93 TL olduğu, 10/05/2019 tarihinde KGF garantili krediye 3.850.500,00 TL tahsilat yapıldığı,takip tarihinden tahsilat tarihine kadar faiz hesaplaması sonucunda, davacı bankanın,davalı borçlu yönünden 10/05/2019 tarihi itibariyle toplam alacak tutarının 2.894.800,07 TL,davalı müteselsil kefilin ise, 10/05/2019 tarihi itibariyle toplam alacak tutarının 2.894 007,32 TL olduğu belirtilmiştir.

Bilirkişi ek raporunda özetle, gerekçeli işbu raporun "İnceleme ve Değerlendirme" ve "Hesaplama " başlıklı kısımlarında arz ve izah edilen nedenlerle, tarafıma tevdi edilen dosya kapsamı, tüm belge ve hesap dökümlerinin incelenmesi, değerlendirilmesi sonucunda, tebligat kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 21. Ve 29. Maddelerine göre, davalı asıl borçlu şirkete keşide edilen ihtarnamenin usulüne uygun şekilde 16/10/2017 tarihinde davalı asıl borçluya tebliğ edildiği, 18/10/2017 tarihinde temerrüdün oluştuğu, ... A.Ş. İle davacı ...Ş. Arasında yapılan 09.06.2010 tarihli protokole istinaden, ...A.Ş. Tarafından, davacı bankaya 10/05/2019 tarihinde ödenen 3.850.500,00 TL'nin davalı tarafın yaptığı bir ödeme olarak değerlendirilemeyeceği, kök raporda, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 13.01.2015 tarih ve E. 2014/14648 K. 2015/137 sayılı kararına göre, davacı bankanın aynı tür kredilere uyguladığı en yüksek akdi/cari kredi faiz oranları ile temerrüt faiz oranları listesine göre yapılan hesaplamada; Davacı bankanın 25.09.2018 takip tarihi itibariyle davalı borçlu yönünden alacağının; 4.530.000,00 TL asıl alacak, 1.218.013,0 TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 60.862,90TL BSMV = 5.808.913,68 TL toplam olduğu, davacı bankanın 25.09.2018 takip tarihi itibariyle davalı müteselsil kefil yönünden alacağının; 4.530.000,00 TL asıl alacak, 1.212.258,03 TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 60.862,90 BMSMV = 5.808.120,93 TL toplam olduğu, davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği "24 ay üzeri vadeli-Ticari İşletme Kredi Faiz Oranları"na göre yapılan hesaplamada; davacı bankanın 25.09.2018 takip tarihi itibariyle davalı borçlu yönünden alacağının, 4.530.000,00 TL asıl alacak, 1.832.544,02 işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 91.627.171,22TL BMSMV = 6.454.171,22 toplam olduğu, davacı bankanın 25.09.2018 takip tarihi itibariyle davalı müteselsil kefil yönünden alacağının, 4.530.000,00TL asıl alacak, 1.831.285,69 TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 91.564,28 TL BSMV =6.452,849,97 toplam olduğunu belirtmiştir.

Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı,davalı ...'nin sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığı, kredinin ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalıların icra takibinde borca itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği herhangi bir alacak bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, hususlardan kaynaklanmaktadır.

Taraflar arasında imzalanan dava konusu ilamsız icra takibine dayanak genel kredi sözleşmesinin 4.2. Maddesi ile,“Müşteri, anapara, dönem faizleri, komisyon, masraf vb ödemelerde gecikme olması, adına açılmış cari hesap veya hesapların kesilmesi, taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birinin ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi, vadeli kredilerin vadelerinin gelmesi, temerrüde düşmesi, sözleşmenin feshi veya her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye T.C. Merkez Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt eder. Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından T.C. Merkez Bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda ... temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder." düzenlemesine yer verilmiş, açıkça uygulanacak temerrüt faizi oranı kararlaştırılmamış, sadece temerrüt faizi oranının nasıl belirleneceği belirtilmiştir.

Dairemizce davacı bankadan temerrüt tarihinde aynı tür kredilerde uyguladığı faiz oranının sorulduğu bankaca krediye canlı iken uygulanan faiz oranının yıllık %15,6 olduğu ancak 18.10.2017/19.10.2017 tarihlerinde TCMB’ye bildirilen azami faiz oranı %26 olup, bu oranın değişim tarihinin 15.08.2018 olduğu, belirtilen tarihlerde bankaca uygulabilecek en yüksek faiz oranının %26 olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan Dairemizce objektif, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi ek raporunda,davacı bankanın aynı tür kredilere uyguladığı en yüksek akdi/cari kredi faiz oranları bankadan temin edilerek belirlenmiş olup bu oran üzerinden genel kredi sözleşmesinin 4.2.maddesi gereği %50 ilavesi ile temerrüt faizi oranı hesaplandığı tespit edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanacak temerrüt faizinin belirlenmesinde TC Merkez Bankas'ına bildirilen ancak fiilen uygulanmayan oran yerine fiilen uygulanan faiz oranı esas alınmalıdır. Gelinen aşamada davacı banka İlk Derece Mahkemesi'nce uygulanan temerrüt faizi oranından daha fazla temerrüt faizi uygulanması gerektiğine dair iddiasını ispatlayamadığından davacı bankanın buna ilişkin istinaf istemi kabul edilmemiştir.(Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08.06.2023 tarih 2022/472 Esas 2023/3601 Karar sayılı ilamı ile 13.02.2023 tarih 2021/6370 Esas 2023/803 Karar sayılı ilamı)

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2. Davacıdan alınması gerekli olan  269,85 TL harçtan peşin alınan  59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 

3. Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/12/2023

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararSözleşmesindencevapİptaliGarantiNiteliktekiankaraKaynaklanan)numarasıBankaİtirazın(Ticarihükümbmsmv

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim