Ankara BAM 21. HD 2021/1236 E. 2023/1671 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
bam
2021/1236
2023/1671
29 Kasım 2023
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1236 Esas 2023/1671 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1236
KARAR NO : 2023/1671
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/04/2021
NUMARASI : 2019/574 Esas 2021/292 Karar
DAVACI :
DAVALILAR
DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/10/2019
KARAR TARİHİ : 29/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/11/2023
Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı ... ve ...’in sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, sözleşmeye istinaden asıl borçlu şirkete KGF destekli kredi kullandırıldığını, kredi garanti fonu ile yapılan protokolün 4. Maddesinde kanuni takip işlemlerinin kredi veren kuruluş tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığını, kredi borcunu vadesinde ödenmemesi üzerine hesabın 21.06.2019 tarihli noter ihtarı ile kat edildiğini ve alacağın tahsili için Ank. 18. İcra Müd. 2019/11013 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, o dönem şirket ortaklarından olan müvekkilinin sözleşmeyi müteselsil kefil olarak dahil edildiğini, kefalet ilişkisinin 26.09.2018 tarihinde kurulduğunu, kredinin ise kefalet sözleşmesinden önce kullandırıldığını, müvekkilinin bilgisi dahilinde olmayan krediden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ... ortaklığından 15.10.2018 tarihinde ayrıldığını, kullandırılan kredinin KGF destekli kredi olup, tahsil edilmeyen kredi alacağının KGF’den alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı banka ile borçlu şirket arasında akdedilen sözleşmeye şirket ortağı sıfatı ile kefil olduğunu, ancak ortaklıktan 07.08.2017 tarihinde ayrıldığını, bu tarihten sonra ortaklık yapısının değiştiğini, müvekkilinin kefil olarak taraf olduğu 04.04.2017 tarihli GKS kapsamında ortaklıktan ayrıldığı 07.08.2017 tarihine kadar süreçte herhangi bir kredi kullanımı olmadığını, şirketin ortaklık yapısı değiştikten sonra davacı banka ile ... arasında başka GKS’ler de imzalandığını, kredinin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığının araştırılması gerektiğini, kredi tahsis tarihinde şirket ortağı olmayan müvekkilinin kredi borcundan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; …546 nolu ve …0760 nolu kredi kartlarına ilişkin kat ihtarnamesinde belirtilen riskler davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanmış olan 26.09.2018 tarihli sözleşmeden sonra oluşan riskler olup, davalıların müşterek imzası bulunan 04.04.2017 tarihli sözleşmeden sonra ödenmemiş kredi kartının bulunması halinde davacı bankanın 26.09.2018 tarihli yeni bir sözleşme imzalaması ve kredi kullandırmasının söz konusu olmayacağı, davacı banka vekilinin mahkemeye sunduğu 16.07.2020 tarihli talep açıklama dilekçesinde kredi kartlarının 04.04.2017 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırıldığı beyan edilmiş ise de, risklerin 26.09.2018 tarihli sözleşmeden sonra doğduğu, bankanın şirketin yeni ortaklık yapısını dikkate alarak 26.09.2018 tarihinde yeni bir sözleşme imzaladığı, dikkate alındığında 26.09.2018 tarihli sözleşmede imzası bulunmayan davalı ...’in kredi kartlarından kaynaklı sorumluluğunun olmadığı, davalı ... yönünden ise; 26.09.2018 tarihli sözleşmede kefaleti bulunan davalı için 05.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve sunulan delillere uygun olduğu, hesap kat ihtarı tebliğ edilemeyen davalının takip öncesi temerrüdünden bahsedilemeyeceği, her iki kredi kartına ait kat tarihindeki borç tutarının (24.479,05 TL asıl alacak + 1.140,56 TL işlemiş faiz + 48,16 TL gecikme faizi + 59,44 TL BSMV)= 25.727,21 TL olduğu, ticari kredilerde KKDF oranının sıfır olduğu, bu nedenle hesap kat ihtarında belirtilen 178,31 TL’lik KKDF tutarının dikkate alınmaması gerektiği, (05.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda bu tutarın hesaplamaya dahil edilmesinin hatalı olduğu) söz konusu alacak için 20.06.2019 tarihinde 21.147,56 TL tahsilat yapıldığı, tahsilat tarihine kadar işlemiş akdi faiz hesabının takip tarihindeki alacak : (4.618,36 TL + 150,09 TL + 7,50 TL) = 4.780,45 TLçek yasal yükümlülük tutarlarına ilişkin olarak; davacı bankanın alacağının dört adet çek yaprağından kaynaklandığı, davaya konu çek yapraklarına ait çek karnelerinin 01.12.2017 ve 15.10.2018 tarihlerinde verildiği, alınan bilirkişi raporuna göre davalı ...’ın her dört çek yaprağından kaynaklı olarak sorumluluğunun olduğu, davalı ...’in ise sadece …1181 nolu çek yaprağına ilişkin sorumluluğunun olduğu, karşılıksız çıkan çek yaprakları için banka tarafından ödenen sorumluluk tutarlarına uygulanacak akdi faiz oranının faize ilişkin bölümde yapılan açıklamaya göre %22,80 olduğu, temerrüdü 26.06.2019 tarihinde başlayan ...’in sorumluluğunun bilirkişi raporunda hesaplandığı şekliyle (2.161,59 TL asıl alacak + 74,75 TL işlemiş faiz + 3,74 TL BSMV)= 2.240,08 TL olduğu, davalı ...’ın takip öncesi temerrüdünün söz konusu olmadığı, davaya konu çek yaprakları için bankaca ödenen sorumluluk tutarlarına ödeme tarihinden takip tarihine kadar akdi faiz uygulanması gerektiği bilirkişi raporunda hesaplandığı şekliyle; (8.120 TL asıl alacak + 699,40 TL işlemiş akdi faiz + 34,97 TL BSMV) = 8.854,37 TL olduğu…123 nolu taksitli ticari krediye ilişkin olarak; taksitli kredinin 26.02.2018 tarihinde 750.000,00 TL ana para üzerinden yıllık %22,80 akdi faiz oranlı, her biri 26.401,02 TL olmak üzere 36 taksitli olarak kullandırıldığı, en son 23.02.2019 vadeli 12’nci taksitin ödendiği, ödeme tarihi itibariyle kalan ana para tutarının 556.403,72 TL olduğu, 18.06.2019 hesap kat tarihi itibariyle 13,14 ve 15 nolu taksitlerin gecikmeye girdiği görülmüştür. Kredi kullanım tarihi itibariyle kredinin 04.04.2017 tarihli sözleşmeye istinaden açıldığı, bu nedenle her iki davalının da sorumlu olduğu, Son ödenen taksit tarihindeki kalan ana para tutarına taksit tarihinden hesap kat tarihine kadar %22,80 akdi faiz hesaplanması gerektiği, gecikmeye giren 13,14 ve 15 nolu taksit ana para tutarlarına ise vade tarihlerinden kat tarihine kadar olan dönem için %29,64 temerrüt hesaplanması gerektiği, ancak 05.03.2020 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamada gecikmeye giren 13,14 ve 15 nolu taksitlere ana para ayrımı yapılmaksızın temerrüt faizi uygulandığı, oysa ki temerrüt faizi uygulanacak kısmın sadece taksit içindeki ana para olması gerektiği, taksitlere ait akdi faiz ve BSMV’ye temerrüt faizi uygulanmasının doğru olmadığı, zira TTK 8/2 maddesi hükmü uyarınca üç aydan önce işlemiş faizlerin anaparaya ilave edilemeyeceği, bilirkişi raporunda bu kurala aykırı olarak (ana para + akdi faiz + BSBV) toplamına temerrüt faizi uygulandığı, bu hesaplamanın hükme esas alınamayacağı bu nedenle hesaplamanın yeniden yapılması gerektiği,temerrüt tarihleri birbirinden farklı olduğundan her bir davalı için ayrı yapılan hesaplama ile temerrüdü 26.06.2019 tarihinde başlayan ... için ,Kat Bakiyesi : (556.403,72 TL asıl alacak + 40.524,73 TL akdi faiz + 2.026,24 TL BSMV)=598.954,69 TL olarak hesaplandığını, ancak hesap kat ihtarında; 5.530,55 TL taksitlerin gecikme faizi göz ardı edildiğinde davacı bankanın talebi (88.203,06 TL + 500.398,84 TL + 8.239,90 TL + 412 TL) = 597.253,80 TL olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği kat bakiyesi 597.253,80 TL olduğu, kat bakiyesi olarak bulunan tutara 18.06.2019 kat tarihinden 26.06.2019 temerrüt tarihi arasındaki dönem için %22,80 akdi faiz uygulanarak temerrüt tarihindeki banka alacağı bulunacağı, (597.253,80 TL asıl alacak + 3.026,08 TL akdi faiz + 151,30 TL BSMV)= 600.431,18 TL temerrüt bakiyesi olarak bulunan tutara 26.06.2019 temerrüt tarihinden 07.08.2019 takip tarihi arasındaki dönem için %29,64 temerrüt faizi uygulanacak ve takip tarihindeki banka alacağı bulunacağı,takip Bakiyesinin: (600.431,18 TL asıl alacak + 2.579,04 TL Taksitlere ait faiz + 20.762,91 TL Temerrüt faizi + 1.167,10 TL BSMV)= 624.940,23 TLolduğu,davalı ...’ın takip öncesi temerrüdünün söz konusu olmadığı, davalının icra takibi ile temerrüde düştüğü, bu itibarla davalı için yapılacak hesaplamanın son ödenen 12 nolu taksit tarihindeki kalan ana para olan 556.403,72 TL’ye 23.02.2019 vade tarihinden 18.06.2019 kat tarihine kadar %22,80 akdi faiz uygulanması, işlemiş faiz ve BSMV tutarının kat tarihi itibariyle ana paraya ilave edilerek bulunan kat bakiyesine 18.06.2019 kat tarihinden 07.08.2019 tarihine kadar yine akdi faiz hesaplanması gerektiği,buna göre kat bakiyesi (556.403,72 TL asıl alacak + 40.524,73 TL akdi faiz + 2.026,24 TL BSMV)=598.954,69 TL olmakla birlikte hesap kat ihtarında 5.530,54 TL taksitlerin gecikme faizi göz ardı edildiğinde kat tarihindeki toplam alacak borçlu lehine olacak şekilde 597.253,80 TL olarak bulunduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği bu tutarın esas alındığı,takip bakiyesi (597.253,80 TL asıl alacak + 2.579,04 TL Taksit gecikme faizi + 18.913,04 akdi faiz + 1.074,60 TL)= 619.820,48 TL olarak hesaplandığı,depo talebi yönünden tarafların imzası bulunan sözleşmelerin 10.13 maddesinde kefiller yönünden açık bir depo sorumluluğu getirildiği, sözleşmenin bu hükmü uyarınca iade edilmemiş 5 adet çek yaprağından kaynaklı (2.030 TL x 5)= 10.150 TL’nin davalılardan deposunun talep edilebileceği,takip tarihindeki alacak : (4.618,36 TL + 150,09 TL + 7,50 TL)= 4.780,45 TL olduğu 2.939,03 TL ihtarname masrafına ilişkin noterlik makbuzu dosyaya sunulduğu ve hesaplamaya dahil edildiği, ancak 133,11 TL masrafa ilişkin sunulan noterlik makbuzundaki yevmiye numarasının davaya konu ihtarnameye ait olmadığından hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne, Ankara 18. İcra Müdürlüğü 2019/11013 sayılı takip dosyasında itirazın davalı ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 602.592,77 TL asıl alacak + 23.416,70 TL işlemiş faiz + 1.170,84 TL BSMV + 2.939,03 TL ihtarname masrafı = 630.119,34 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %29,64 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... yönünden, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 609.992,16 TL asıl alacak + 22.241,57 TL işlemiş faiz + 1.117,07 TL BSMV + 2.939,03 TL ihtarname masrafı = 636.394,33 TL üzerinden iptaline, asıl alacağın 605.373,80 TL'sine takip tarihinden itibaren %29,64 oranında, 4.618,36 TL'sine %28,80 ve değişen oranlarda temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, itirazın iptaline karar verilen 636.394,33 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine (davalı ...'in sorumluluğunun 630.119,34 TL'nin %20'si ile sınırlandırılmasına) reddedilen kısım için davalılar vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine, davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen hesapta depo edilmesini teminen 10.150,00 TL gayri nakit alacağın davalılardan tahsiline karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yapılan yargılamada, dosyada alınan eksik ve hatalı incelemeye dayalı bilirkişi raporuna ayrıntılı ve gerekçeli itiraz edildiğini, işbu rapora karşı itirazlarının hiçbirinin mahkemece değerlendirmeye alınmadığını, ve dilekçede belirttikleri hususlar ile taraflar arasında imzalanan sözleşme maddeleri ve kanunun amir hükümleri tesis edildiğini, yerel mahkemece iitirazları ve ek rapor taleplerinin değerlendirilmediğini, takip talepleri yer alan davalı ... yönünden yapılan sınırlandırma şerhinin dikkate alınmadığını, tarafların özgür iradeleri ile belirledikleri faiz oranına aykırı faiz oranına karar verildiğini, temerrüt faizi başlangıç tarihi hatalı tespit edildiğini ve tarafların arasındaki sözleşmenin kefalete ilişkin kısımlardaki imzaları incelenmeksizin taraflar arasındaki sözleşmenin adeta yok sayıldığını, hukuka ve yasaya aykırı bir alacak miktarına hükmedildiğini, yerel mahkemece itirazları ve ek rapor taleplerinin değerlendirilmediğini, takip taleplerinde yer alan davalı ... yönünden yapılan sınırlandırma şerhinin dikkate alınmadığını, tarafların özgür iradeleri ile belirledikleri faiz oranına aykırı faiz oranına karar verildiğini, temerrüt faizi başlangıç tarihi hatalı tespit edildiğini ve tarafların arasındaki sözleşmenin kefalete ilişkin kısımlardaki imzaları incelenmeksizin taraflar arasındaki sözleşmenin adeta yok sayıldığı, hukuka ve yasaya aykırı bir alacak miktarına hükmedildiğini, takip taleplerinde davalı ...'in sorumluluğunun şerh edildiğini, dava dilekçelerinde ise dava harcının borçlulardan borcu fazla olan borçlunun sorumlu olduğu miktar esas alınarak harca esas miktar belirtilmek ve harç bu sözleşmelerdeki bu imzalar ve beyanlar dikkate alınmadığını, bu alacakları hesaplanmadan hüküm kurulduğunu, sözleşmelerde de açıkça görüleceği üzere davalıların hem müteselsil kefil oldukları sözleşmelerdeki borçlardan hem de bu sözleşmelerden önceki borçlardan sorumlu olduklarından bu alacaklarında hesaplanması gerektiğini, karardaki en önemli hata ve yanılgılardan biri de, business kart alacakları davalı ... yönünden davalının imzasının bulunduğunu, 04/04/2017 tarihli sözleşmeden sonra müvekkili bankanın 26/09/2018 tarihine kadar ödenmemiş kredi borcu olması halinde yeni sözleşme imzalanmayacağından bahisle davalının bu alacaklarından sorumlu olmadığı hükmü kurulduğunu, yerel mahkemenin hukuki gerçeklikten uzak somut veriler dışında ve kişisel yorumla alacaklarını hesaplamamasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankanın önceki kredi sözleşmesinden borç bulunması halinde yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalamasında hukuken engel ve bunu yasaklayıcı bir kanun hükmü bulunmadığını, borçlu şirketin ortaklık yapısının değişmesi daha önceki borçları sonlandırmadığını, bu nedenle borçlu şirket ve davalıların imzalamış oldukları sözleşmeden kaynaklanan borçlarından dolayı sorumluluklarının devam ettiğini, müvekkili banka 04/04/2017 tarihli sözleşmeden sonra yeni bir sözleşme imzalayabilecek olduğundan, imzalanan yeni sözleşmeden önceki alacakları davalı kefil ...'den de talep edilebileceğini, takip taleplerinde yer alan, 133,11 TL masraf müvekkili banka kayıtlarında kayıtlı 228132800560 kontrat numarası ile kaydedildiğini gecikme faizinden kaynaklı masraf arttırımı olduğunu, işbu alacaklarının müvekkili banka kayıtlarında açıkça görüldüğünü, alacaklarının varlığına ilişkin noterlik makbuzu dosyaya sunulduğunu, TBK m.117 uyarınca, taksitli kredilerde taksit vadeleri taraflarca birlikte kararlaştırıldığını, ödenmeyen taksitler için vade tarihinden itibaren temerrüt faizi oranında faiz talep edilmesinin mümkün olduğu ve iş bu madde uyarınca dava konusu ticari kredi alacağı taksitlerinin, vade tarihlerinden itibaren temerrüt faizi talep edilebileceğinin rapora itiraz dilekçesinde özellikle belirtildiğini, borca ilişkin imzalanan ödeme planında taksit tutarları tek tek belirtildiğini ve vade tarihleri de borçlular ile birlikte kararlaştırıldığını, bu nedenle davalıların imzasına haiz ödeme planında ödenme tarihleri kararlaştırılan ancak vadesinde ödenmeyen ve hesabın kat edilmesine sebebiyet veren taksitler için vade tarihlerinden, ödeme planında belirtilen son taksit itibariyle kalan ana para bakımından da son taksitin vade tarihinden itibaren temerrüt faizi oranında faiz talep edilmesinin mümkün olduğunu, bu itirazlarının hiçbirinin yerel mahkemece değerlendirmeye alınmadığını ve temerrüt tarihinin davalı ... açısından ihtanamenin tebliği ile 24 saatlik sürenin dolduğu tarih, diğer davalı ... açısından ise, ihtarnamenin tebliğ edilmemesi gerekçesiyle icra takip tarihi olarak kabul edilmesi nedeniyle alacağımız eksik hesaplandığını, dosyada taraflarınca belirtilen iddia ve itirazların hiçbiri yerel mahkemece değerlendirilmeye alınmadığını, aksine dilekçelerinde belirttikleri ve özellikle vurguladıkları sözleşme ve kanun maddelerine aykırı hüküm tesis edildiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi ve istinaf giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2019/11013 sayılı takip dosyası örneği, dava ve takibe konu kredi sözleşmesi sureti, ödeme planı,ihtarname, bilirkişi raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2019/11013 takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı banka tarafından borçlular ... A.Ş. İle ... ve ... hakkında toplam 673.071,43 TL nakit alacağın tahsili ile 10.150,00TL gayni nakdi alacağın depo edilmesi için ilamsız takip yapıldığı borçluların süresi içinde borca itiraz ederek takibi durdurduğu, İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Davacı Banka ile dava dışı ... ... Tic. A.Ş.
arasında 12.12.2014 tarihinde 1.000.000,00TL limitli, 08.11.2016 tarihinde 500.000,00TL limitli 04.04.2017 tarihinde 2.000.000,00 TL limitli, 26.09.2018 tarihinde 2.000.000,00TL limitli genel kredi sözleşmeleri düzenlendiği, davalıların 04.04.2017 tarihinde 2.000.000,00 TL limitli, 26.09.2018 tarihinde 2.000.000,00TL bedelli sözleşmelere aynı tarih ve limitlerle müteselsil kefil oldukları davalı kefillerin borçlu şirketin ortağı olduğu görülmüştür.
Davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu şirket(Yeni Ünvanı ...
Tic. A.Ş.) ve dava dışı diğer kefil ile davalı kefillere keşide edilen Ankara 54. Noterliği’nin
21.06.2019 tarihli ve 19869 yevmiye nolu ihtarnamesinde; ödenmemiş kredi borçlarının
18.06.2019 tarihi itibariyle toplam 648.534,78 TL olduğu bu tutarın 24 saat içinde ödenmesi ile aynı süre içinde bankaya iade edilmeyen 5 çek için 10.150,00
TL’nin depo edilmesinin istenildiği,
İhtarnamenin;
dava dışı asıl borçlu Şirkete ve davalı kefil ...’e 24.06.2019 tarihinde
tebliğ edildiği,
davalı kefil ...’a çıkarılan ihtarnamenin adreste tanınmaması nedeniyle iade edildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince yargılama sırasında alınan bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişi tarafından tarafından düzenlenen raporda özetle,taraflar arasındaki Sözleşme ve kefaletin imza tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun
olarak tesis edildiği ve bankaca asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmediği,asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte gerçekleşmiş olması nedeniyle davalı kefiller hakkında icra takibi
yapılmasının şartlarının oluştuğu,
davalı kefil ... için icra takip tarihi itibariyle; a)Taksitli krediler ve çek yasal yükümlülük ödemeleri için asıl alacak 602.798,42 TL olduğu, davacının bu kaleme ilişkin talebinin(Talep: 622.496,25 TL) 19.697,83 TL lik,
b) Taksitli krediler ve çek yasal yükümlülük ödemeleri için İşlemiş faiz 24.935,73 TL
olarak belirlenmiş olduğundan, davacının bu kaleme ilişkin talebinin(Talep: 40.462,25 TL)
15.526,52 TL’lik,
c) BSMV 1.042,24 TL olarak belirlendiği, davacının bu kaleme ilişkin
talebinin(Talep: 2.035,45 TL) 993,21 TL’lik,
kısmının yerinde olmadığı,
d) davalının Business kartlara ilişkin alacaktan sorumlu olmadığı, bu
alacağa ilişkin davacı bankanın 4.757,96 TL asıl alacak ve 247,59 TL işlemiş faiz talebinin
yerinde olmadığı,
e) Takipte istenilen 133,11 TL’nin mahiyetine ilişkin belge olmadığından talep edilemeyeceği, f) davalının depo tutarlarından sorumlu tutulamayacağı, h) davacı bankaca, icra takibinde asıl alacağa yıllık % 46,80 temerrüt faizi uygulanması talep edilmiş ise de, uygulanacak faizin yıllık % 29,64 olduğu,
) Davalı kefil ... için icra takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamada;
a)Taksitli krediler ve çek yasal yükümlülük ödemeleri için asıl alacak 605.578,35 TL
olarak belirlenmiş olduğundan, davacının bu kaleme ilişkin talebinin(Talep: 622.496,25 TL)
16.917,90 TLTİk,
b) Taksitli krediler ve çek yasal yükümlülük ödemeleri için İşlemiş faiz 23.709,87 TL
Olarak belirlenmiş olduğundan, davacının bu kaleme ilişkin talebinin(Talep: 40.462,25 TL)
16.752,38 TL,
c) BSMV 990,53 TL olarak belirlenmiş olduğundan, davacının bu kaleme ilişkin
Talebinin (Talep: 2.035,45 TL) 1.044,92 TL,
d)Business karta ilişkin işlemiş faiz 191,69 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu
kaleme ilişkin talebinin(Talep: 247,50 TL) 55,81 TL'lik kısmının yerinde olmadığı, e) Takipte istenilen 133,11 TL’nin mahiyetine ilişkin belge olmadığından tale
Edilemeyeceği, f)davalının 10.150,00 depo tutarından sorumlu olduğu, g) Takibin aşağıda belirtilen tutarlar üzerinden yürütülmesi gerektiği,
Davacı bankaca icra takibinde asıl alacağa diğer alacaklar için yıllık % 46,80
Business Kartlar için %31,80 temerrüt faizi uygulanması talep edilmiş ise de, asıl alacağın diğer
alacaklardan kaynaklanan 605.587,35 TLTİk kısmına yıllık %29,64 ve Business kartlardan
kaynaklanan 4.757,96 TLTİk kısmına %28,80 oranında faiz uygulanması gerektiği,
Business kart için takip tarihi itibariyle uygulanacak faiz % 28,80 olmakla birlikte, söz
konusu alacağa tahsil edilinceye kadar TCMB tarafından kredi kartları için ilan edilen temerrüt
faizi oranları uygulanması gerektiğinden, bu oranların değişmesi halinde değişen oranların
dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe davanın kısmen karar verilmiştir.
Davacı banka ile asıl borçlu dava dışı ... ... Tic. A.Ş.
arasında 12.12.2014 tarihinde 1.000.000,00TL limitli, 08.11.2016 tarihinde 500.000,00 TL limitli 04.04.2017 tarihinde 2.000.000,00TL limitli, 26.09.2018 tarihinde 2.000.000,00TL limitli genel kredi sözleşmeleri düzenlendiği, davalıların 04.04.2017 tarihinde 2.000.000,00TL limitli, 26.09.2018 tarihinde 2.000.000,00TL bedelli sözleşmelere aynı tarih ve limitlerle müteselsil kefil oldukları davalı kefillerin borçlu şirketin ortağı olduğu kredinin ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalıların icra takibinde borca itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği herhangi bir alacak bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Taraflar arasında düzenelenen sözleşmenin “Temerrüt” başlıklı 11. Maddesinde; müşteri, temerrüt halinde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap
kapatma (hesap kesme, kat etme) ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap kapatma
tarihinden; bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen
borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları
bankaya bu Sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler
için, kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın kullanmış olduğu tüm kredilere, mevzuatta farklı
bir faiz oranının uygulanması zorunlu kılınmadıkça; bankanın mevzuat gereğince TCMB ’ye
bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz
oranına, bu oranın %30 (yüzde otuz) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik
edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet
kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. Temerrüt faiz oranının tespitinde, TL borç için, banka ’nın TCMB'ye TL krediler için bildirmiş olduğu, muacceliyet tarihi itibari ile
geçerli olan, en yüksek kredi faiz oranının %30 (yüzde otuz) fazlası ve yabancı para (döviz)
borcu için, bankanın TCMB'ye yabancı para (döviz) krediler için bildirmiş olduğu,
muacceliyet tarihi itibari ile geçerli olan en yüksek kredi faiz oranının %30 (yüzde otuz) fazlası
dikkate alınacaktır. MÜŞTERİ’ye uygulanacak temerrüt faizi hiçbir durumda; bu Sözleşmedin
Faiz maddesinde belirtilen azami kredi faiz oranlarına; bu oranın %100 (yüzde yüz) ilavesi ile
bulunacak oranı aşmayacaktır... ”
düzenlemesine yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 583.maddesinde; kefalet sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu, düzenlemesi yer almaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 582/1.maddesinde kefalet sözleşmesinin, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabileceği gibi gelecekte doğacak bir borç içinde yapılabileceği düzenlenmiş olup, buna göre dava ve takip konusu davalıların kefaletinin bulunduğu 04.04.2017 tarihli 2.000.000,00 TL limitli, 26.09.2018 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmelerinde kefaletin ileriye dönük borçları kapsayacağına dair bir hüküm bulunmadığı gibi TBK'nun 582.maddesi gereği kefaletin geçmiş borçları kapsamayacağı anlaşıldığından kefiller sadece kendi imzalarının bulunduğu sözleşmeden kaynaklı kefaletlerinden sorumlu olacağından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedenine itibar edilmemiştir.
Davacı banka tarafından kredi hesabının kât edilmesiyle birlikte davalı tarafa bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de; alacaklı borçluya atıfet süresi tanıması halinde muaceliyet atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiş olur (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/04/2019 tarih ve 2017/4707 Esas 2019/2247 Karar sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/12/2021 tarih ve 2020/5450 Esas 2021/7133 Karar sayılı ilamları)
Somut olayda ise, davacı bankaca davalı asıl borçlu şirketin kullanmış olduğu kredi gereğince hesabın kapatılmaması üzerine hesabının 18/06/2019 tarihinde kât edildiği, asıl borçlu ile davalı kefil ...'e gönderilen ihtarnamenin 24/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 24 saatlik ödeme süresi verildiği ve 2506/2019 tarihinde bu sürenin dolduğu ihtarnamede verilen 1 günlük atifet süresinin bitimi ile davalı Mehmet'in 26/06/2019 tarihinde temerrüte düştüğü,diğer davalı Burhan'a çıkarılan tebligatın iade edildiği bu nedenle adı geçen davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından davacı vekilinin istinafı yerinde görülmemiştir. Öte yandan gayrinakit alacak hakkında takibin devamı yerine tahsil hükmü kurulması da HMK 26 maddesine aykırı olduğu gibi infazda da tereddüt yarattığından bu hususta düzeltilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 26/1.maddesinde "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğundan talebi aşar şekilde hüküm kurulması yasaya aykırılık teşkil edecektir.
Somut olayda dava konusu Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2019/11013 Esas sayılı icra takibinde davacı banka davalı kefil ...'den 615.885,27 TL+4.757,96 TL olmak üzere toplam 620.643,20 TL asıl alacak ve temerrüt faizi talebinde bulunduğu, işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, temerrüt faizi istenmesinin akdi faiz istendiği anlamına gelmeyeceği halde ilk derece mahkemesince HMK 26. maddesine aykırı olarak davalı Mehmet'in işlemiş faize yönelik itirazının iptaline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2021 tarih ve 2019/574 Esas 2021/292 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
B) 1-Davanı KISMEN KABULÜ ile,
2. Ankara 18. İcra Müdürlüğü 2019/11013 sayılı takip dosyasında itirazın
Davalı ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 602.592,77 TL asıl alacak + 2.939,03 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 605.531,80 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa (602.592,77 TL) takip tarihinden itibaren %29,64 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davalı ... yönünden, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla;
609.992,16 TL asıl alacak + 22.241,57 TL işlemiş faiz + 1.117,07 TL BSMV + 2.939,03 TL ihtarname masrafı = 636.394,33 TL üzerinden iptaline, asıl alacağın 605.373,80 TL'sine takip tarihinden itibaren %29,64 oranında, 4.618,36 TL'sine %28,80 ve değişen oranlarda temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3. İtirazın iptaline karar verilen 636.394,33 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine (davalı ...'in sorumluluğunun 605.531,80 TL'nin %20'si olan 121.106,36 TL ile sınırlandırılmasına)
Reddedilen kısım için davalılar vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine,
4. Davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen hesapta depo edilmesini teminen 10.150,00 TL gayri nakit alacak yönünden takibin devamına,
5. Alınması gerekli 43.472,10 TL harçtan peşin alınan 8.302,36 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 3.365,36 TL'nın mahsubu ile 31.804,39 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (davalı ...'in sorumluluğunun 27.987,86 TL ile sınırlandırılmasına)
6. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
7. Davacı tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 206,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 1.706,00 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına (0,94) göre hesaplanan 1.613,04 TL'nin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı ...'in sorumluluğunun 1.597,13 TL ile sınırlandırılmasına)
8. Davacının dava açarken ödediği 8.302,36 TL peşin harcın ve mahsup edilen 3.365,36 TL ve 162,10 başvurma harcı olmak üzere toplam 11.829,82 TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
9. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
10-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 48.869,72 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, (davalı ...'in sorumluluğunun 48.555,97 TL ile sınırlandırılmasına,)
11-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 6.383,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
C) 1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
2. Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 49,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 211,10TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/11/2023
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54