SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara BAM 21. HD 2023/1647 E. 2023/1578 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1647

Karar No

2023/1578

Karar Tarihi

8 Kasım 2023

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1647 Esas 2023/1578 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1647

KARAR NO : 2023/1578

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/02/2023

NUMARASI : 2023/5 Esas -2023/112 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALILAR :

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 03/01/2023

KARAR TARİHİ : 08/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2023

Taraflar arasındaki limited şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ...tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ticaret Sicilinden terkin edilen ve ihyası istenilen... ve Ticaret Ltd. Şti.'nde işçi olarak çalıştığını ve Ankara 12. İş Mahkemesi'nin 2010/305 Esas ve 2013/398 Karar numaralı kararıyla şirketten işçilik alacağının bulunduğunu, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce şirketin tasfiye ve terkin edileceğine dair herhangi bir yazının müvekkiline doğal olarak tebliğ edilmediğini ve dolayısıyla yapılan işlemlerden müvekkilinin haberdar olmadığını, davalı ...'nun ... Ltd. Şti.'nin Ortaklar Kurulu tarafından tasfiye memuru olarak atandığını, 20.03.2014 tarih ve 8532 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre anılan şirketin genel kurulu tarafından ibra edildiğini, ancak tasfiye tarihi itibarı ile ... şirketinin mahkeme kararı gereği müvekkiline borçlu olması nedeni ile yapılan bu ibra işleminin usulsüz olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olarak Şirket Genel Kurulu tarafından alınan tasfiye kararının iptali ve Ankara 12. İş Mahkemesi'nin 2010/305 Esas ve 2013/398 Kararının icrası için şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek tasfiye ve terkin edilen... ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü temsilcileri cevap dilekçesi ile özetle; ihyası istenen şirketin 24/12/2012 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirket tasfiye memurluğuna ...'nun seçildiğini, bu kararın 30/01/2013 tarih ve 8247 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan üç ilanın gazetelerinde yayınlandığını, son 3. ilanın 13/02/2013'ten itibaren 1 yılı askın süre geçtikten sonra, 06/03/2014 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 17/03/2014'te yapıldığını, söz konusu şirketin terkininin 20/03/2014 tarih ve 8532 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından bu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, kanundaki öngörülen usullere uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde ihyasının değil 6102 sayılı TTK'nin 547. maddesi uyarınca ek tasfiyeye ilişkin hükümlerinin esas alınması gerektiğini ve TTK'nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu beyan ederek; ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK'nin 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasına, müdürlüklerinin yasal (zorunlu) hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti-yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı ...'ya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edildiği halde davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmaya katılarak beyanda da bulunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve toplanan tüm delillere göre; ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemiyle açılan davada, ticaret sicilinden terkin edilen şirketle ilgili Ankara 12. İş Mahkemesi'nin 2010/305 Esas, 2012/938 karar sayılı dosyası ile davanın bulunması sebebiyle yapılan tasfiyenin tam ve eksiksiz olduğundan bahsedilemeyeceğinden bahisle davanın kabulüne, ...'nun TTK 547/2. gereği Tasfiye Memuru olarak atanmasına, TTK 547. maddesi gereğince açılan işbu davada ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı, ancak tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini yaptığı sırada talebe konu İş Mahkemesi davasının bulunması ve tasfiyeye eksiksiz yapmaması nedeni ile tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru ...istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tasfiye memuru olarak üzerine düşen görevi yasaya uygun olarak yerine getirdiğini, borçlulara çağrı için tasfiye kararını üç kez Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlattığını, kusuru bulunmadığı halde aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek açıklanan bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davacı vekili, davalının istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, ticaret sicilinden terkin olunan limited şirketin TTK'nın 547. Maddesi gereği ek tasfiye hükmü uyarınca ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, davacı yararına hüküm altına alınan vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

Bilindiği üzere TTK'nın 547. maddesinde, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" hükmüne yer verilmiştir.

Davalı tasfiye memurunun istinafı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacının Ankara 12. İş Mahkemesi'nde açmış olduğu davada hüküm altına alınan işçilik alacaklarının davalı şirketten tahsiline dair anılan mahkemece verilen 07.11.2013 tarihli ve 2010/305 Esas-2013/938 Karar sayılı ilamının icrasını teminen, anılan şirketin 17.03.2014 tarihinde tasfiye kapanışının yapılarak ticaret sicilinden terkin olunan... ve Ticaret Limited Şirketi'nin TTK'nın 547. Maddesinde düzenlenen ek tasfiye hükmüne göre söz konusu mahkeme ilamının infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirkete tasfiye memuru ...'nun atanmasına, davacı lehine hüküm altına alınan maktu vekalet ücretinin tasfiye memuru tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.

Somut olayda ihyası talep edilen şirketin, davacının işçilik alacağı iş mahkemesince hüküm altına alındıktan sonra 06.03.2014 tarihinde genel kurulda alınan kararla tasfiyesinin sonuçlanarak 17.03.2014 tarihinde sicilden terkin edildiği, tasfiye nedeni ile sicilden terkin edilen şirket aleyhine anılan mahkemece işçilik alacağının tahsili için verilen ilamın infaz edilebilmesi için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararının bulunmaktadır. TTK'nın 547. maddesine göre açılan ihya davalarında herhangi bir dava açma süresi söz konusu değildir. Mahkemece şirket hakkındaki anılan mahkeme ilamının infazı ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmasına dair verilen karar yerinde olduğu gibi tasfiye sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı tasfiye memurunun sorumlu olması, esasen davalı tasfiye memurunun ihyası istenen şirketin işçisi olan davacı tarafından şirket aleyhine açılan davadan ve yukarıda belirtilen iş mahkemesince hüküm altına alınan işçilik alacağının varlığından haberdar olmaması mümkün olmadığından, 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetlidir. Bu durumda, davalı tasfiye memurunun istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. Nitekim Yargıtay 11. HD'nin 25.05.2016 tarihli ve 2016/5405 Esas- 2016/5701 Karar, 22.03.2022 tarihli ve 2022/578 Esas-2022/2212 Karar sayılı emsal nitelikteki kararları da bu yöndedir.

Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı tasfiye memurunun istinaf başvuru kanun dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. İstinafa başvuran davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili Tarifesi hükümleri gereği istinafa başvurusunda haksız çıkan davalı taraftan alınması gereken 269,85 TL  başlangıçta peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 

3. İstinaf aşamasında davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,  varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 

4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,	 

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/11/2023

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararİhyasıŞirketinhükümankaranumarasıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim